6
Yorum
21
Beğeni
0,0
Puan
265
Okunma

Muhakkak ki,
Bizim attığımız ok hedefini asla şaşırmaz;
Şaşırsa bile, hedefi rüzgârından kurtulamaz.
Biz ki;
Her babayı bir ata, bir ulu çınar bildik.
Ne bir ’of’ diyerek gönüllerini kırdık,
Ne de bir sözlerinden çıkıp
Hürmette kusur ettik"
Çünkü biliriz ki:
"Babanın evladına olan duası,
Peygamber’in ümmetine olan duası gibidir!"
(Hadis-i Şerif)
Biz ki;
Her bir anneyi annemiz bildik.
O toprak kokan ellerinden saygıyla öptük,
Yüreğimizi ayaklarının altına serdik.
Baktık ki ne yapsak eksik, ne desek noksan;
Birde söz yazdık onlara bu sözüde
Hediye ettik bütün annelere
"Bazı kadınların hikâyesi yorgundur;
Saçları hüzün kokar,
Gözleri vefa, yılları cefa..."
(Kendi sözümdür)
Gerçekten
Biz bu sözü bir annenin hüzünlü bir
Hayat hikâyesinden aldık
Hem yazdık hem onun ayaklarına döküldük!!
İsterseniz
Hikâyesini de kısaca anlatayım size
Günlerden pazardı herhâlde.
Bir baktım, sokağın içinde bir kalabalık...
Herkes birikmiş olay yerine.
Kimi diyor "yazık olmuş", kimi diyor "iyi olmuş"
Dedim "Ne oluyor orada sabah sabah?"
Baktım, Şevket de yok piyasada.
Hemen koştum olay yerine.
Bir baktım,
Şevket orada; bağırıyor herkese "Çekilin!" diye.
Dedim "Ne oluyor Şevket, varmı ölü yaralı?
Şevket dedi ki: "Merhameti vurmuşlar gece,
Vicdan da ağır yaralıymış hastanede..."
Kısaca hikâyenin özeti bu işte.
Muhakkak ki BİZ,
Kendimizi övmek için yazmadık
Bu yazı serisini;
Öyle bir karaktersizlikte yapmadık kimseye!
Birileri sordu, "Siz kimsiniz?" dedi;
Biz de onlara cevaben
Kısaca özetledik kendimizi SON
Saygılarımla...
Onur Altınok