2
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
214
Okunma

İnsan Yanılır Verilen Sözlerin Sessiz Şahitliği
Dünyanın gürültüsünde kaybolan en büyük yalan, dudaklardan dökülen ama kalbe uğramayan sözlerdir. Birine söz verdiğimizde, o anın ağırlığını sadece iki kişi bildiğimizi sanırız. Oysa başımızı kaldırdığımızda tepemizde duran o devasa mavilik, yıldızların o her şeyi gören gözleri ve rüzgârın taşıdığı fısıltılar; hepsi o ana mühür vurur.
Gökyüzü, tutulmayan sözlerin mezarlığıdır.
İhanetin Hafifliği, Şahitliğin Ağırlığı
İnsan, doğası gereği unutmaya meyillidir. Çıkarına ters düştüğünde ya da rüzgâr yön değiştirdiğinde, dün "asla" dediği yerden bugün vazgeçebilir. İnsanın umursamazlığı, bir kağıt kesiği gibidir; ince ama derinden sızlatır. Verilen sözler havada asılı kalırken, muhatabı o sözlere tutunarak uçurumun kenarında bekler.
Ancak gökyüzü, insanın bu hoyratlığını asla paylaşmaz.
Güneş, verilen sözün sıcaklığını hatırlar.
Gece, uykusuz bırakılan vicdanları izler.
Yağmur, yerine getirilmemiş vaatlerin yasını tutar.
Umursamazlık: Modern Zamanın Vebası
Bugün söz vermek, bir "anlık his" paketine dönüştü. İnsanlar, kelimelerin bir onur nişanı olduğunu unutup onları sadece günü kurtaran araçlar olarak kullanıyor. Birine "yanındayım" demek, gökyüzüne bir imza atmaktır. Oysa modern insan, imzasını silmek için ilk yağmuru bekliyor.
"İnsan unuttuğunda değil, umursamadığında asıl ihanet başlar."
Eğer bir gün verdiğin sözün altında ezildiğini hissedersen veya birinin umursamazlığıyla karanlıkta bırakılırsan, gökyüzüne bak. Orası, yeryüzündeki tüm vefasızlığa rağmen hala aynı ihtişamla duruyor. İnsanlar unutsa da, evrenin o derin hafızası senin hakikatini korumaya devam edecektir.
... Çünkü diller yalan söylese de, gökyüzü her zaman doğruyu hatırlar.
Sen düşlerine saklanmış olabilirsin.
Ama verdiğin sözler hala o ışığın gözlerinde asılı duruyor.
Şahidinden kaçabilirsin...
Ama imzanı attığın o gökyüzünden asla.
..L.s..
5.0
100% (4)