4
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
306
Okunma

Her gün televizyon ekranlarında aynı serzeniş yankılanıyor;
“Bu ürün ithal…Bu da ithal…”
Vatandaş isyan ediyor, yetkililer fiyatları dengelemek için ithalatın zorunlu olduğunu söylüyor.
Herkes haklı gibi…
Ama kimse aynaya bakmıyor.
Şehirlerde yaşayan bizler “çiftçilik bitti” diye yakınıyoruz.
Aynı bizler çocuklarımızı köyden kurtarmak için okutup şehre taşıyoruz. Toprağa emanet edilmesi gereken eller, beton duvarlar arasında gelecek arıyor
Sonra dönüp soruyoruz; “Neden yerli üretim yok?”
Bu bir tesadüf değil; kendi tercihlerimizin sessiz sonucudur.
Köyde hayat zor.
Gelir belirsiz, eğitim sınırlı, sağlık hizmeti uzak.
Genç için umut yoksa toprağın da yarını yoktur.
Hiçbir anne baba çocuğunu imkânsızlığa mahkum etmek istemez.
Bu yüzden köyler boşalırken, tarlalar sessizleşir; ahırlarda yankılanan sesler azalır; bir zaman bereket kokan topraklar yalnızlığa gömülür.
Oysa köy sadece üretim alanı değildir.
Köy; köklerdir, sabırdır, emeğin ve kanaatin mektebidir.
Köy boşaldıkça sadece mahsul değil, hatıralar da kurur.
Sofradaki ekmek azalırken, gönüllerdeki huzur da eksilir.
Köyde üretim istiyorsak, köyde yaşamı garanti altına almak zorundayız.
Ziraat mühendisi tarlada olmalı, hayvan sağlık memuru ahırın kapısını çalmalıdır.
Köy okulu kapanmamalı, sağlık ocağı ışığı söndürülmemelidir.
Yolu, suyu, interneti olmayan köyde üretimden söz etmek; susuz tarladan mahsul beklemek gibidir.
Buradan yöneticilere bir çağrı düşer;
Köyü yaşatmak yalınız destek vermek değil, köyde hayatı mümkün kılmaktır.
Genç çiftçi sosyal güvenceyle korunmalı, küçük üretici piyasanın acımasızlığına terk edilmemelidir.
Planlı üretim, adaletli kazanç ve güçlü altyapı; toprağa umut eker.
Unutulmasın ki güçlü tarım, güçlü devletin teminatıdır.
Ailelere de bir sözümüz var,
Toprağı hor görmeyelim, alın teriyle kazanılan ekmeği küçümsemeyelim. Her başarı masa başında olmaz; bereket bazen nasırlı ellerde filizlenir. Çocuklarımızı okutalım, ufkunu açalım; ama köklerinden koparmayalım. Toprağın kıymetini bilmeyen nesil, sofradaki nimetin de değerini unutabilir.
Tarım sadece destekle değil, hayatla ayakta durur.
İthalat geçici çözümdür; Ama köyü boşaltmak, bir milletin geleceğini sessizce tüketmektir.
Bugün köyü unutanlar, yarın sofradaki ekmeğin neden azaldığını sorgular.
Çünkü değişmeyen hakikat şudur:
Köy boşsa..
Tarlalar susuzsa…
Yarın sofralar da boş kalır.
Fevzi GÜLTUNA
5.0
100% (6)