8
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
228
Okunma

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Anlatıyor
Esselamü aleyküm, kıymetli çay mütefekkirleri…
Ben Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi,
Yani çayı demli içenin, dünyayı dert etmemesinden sorumlu halk filozofu.
Kalburabastî Efendi der ki:
“Bir fincan çay, bir ömürlük nasihattir.
Demli içersen sabrı öğrenirsin, açık içersen neyin eksik olduğunu fark edersin.
Şekersiz içen derviştir, çok şekerli içen hâlâ dünya tatlısı peşindedir.”
Çay… Öyle bir şey ki dostlar;
Siyasiler geçim endeksini bile onunla yapıyor artık.
Hani meşhur: “Bir simit, bir çay... Yeter mi?”
Simidi bilmem, ama çay her derde deva.
Şekerli içersen neşelenirsin, şekersiz içersen kendini derin düşüncelere kaptırırsın.
Ama gel gör ki biz çayın kitabını ortasından okumaya başladık!
Kalburabastî Efendi burada döner seyirciye:
“Evladım, bir hikmetli cümle öğreneceksen, önce çayını bitir.
Aksi takdirde ne dedik, ne demledik, senin aklında çayın demi kalır, sözün özü kalmaz.”
Kısa tarih dersi:
Çay bu topraklara 19. yüzyıl sonlarında gelir,
Ama öyle kolay kolay içimize sinmez, evvela biraz burun kıvırırız...
Sonra 20. yüzyılda Rize’de kök salar;
Ama bu çayın kökü, Rize’nin dağından değil, Çin’in yüksek tepelerinden gelmiştir.
Ve ne hikmetse, kökü Çin’de olan bu ot, bizim burada derin felsefi meseleleri çözer.
Kalburabastî Efendi:
“Çin’den çıkmış olabilir, ama gönlü bizimkine dem tutmuş evlat.
Bir ot ki, toprakla kavga etmez… Demlenmeyi bilir.”
Şimdi Rize’ye dönelim:
Rize’de çay tarlası işidir ama ayıptır söylemesi, erkek tarlaya girerse karısı utançtan yere bakar.
Bir Rizeli arkadaşıma “Trabzon’da da böyledir herhalde?” dedim,
Adam celallendi!
“Trabzon kadını erkeğini çay bahçesine değil, kahveye oturtur; kadın karar vermişse, 40 erkek hoca toplanıp da o kararı bozamaz!” dedi.
Bu sözden sonra sustum, sadece demledim…
Kalburabastî Efendi der ki:
“Her yörenin kadını ayrı güçlüdür; ama çayı ortak kadere benzer:
Ateşle kaynar, sabırla dinlenir, kararlılıkla sunulur.”
Erzurum’a gidelim:
Kıtlamasız çay içene “şekersizsin” derler,
Erzurumluysan çay şekerle içilir ama şeker çayın içine atılmaz!
Şeker ağzına kıtlanır, çay üstüne yudumlanır.
Yani burada bile bir edep, bir usul var!
Kalburabastî Efendi:
“Çaya şeker atmak kolaydır, kıtlama yapmak sabır ister.
Sabırla içilen çayın duası kabul olur.”
Toroslar’da başka türlü:
Bizim Toros yörüklerine "Aydınlı" derler.
Bir gün Aydınlı’ya sormuşlar:
“Açık mı olsun, demli mi?”
Adam düşünmeden yapıştırmış cevabı:
“Demi ne yapayım, şekeri bol olsun!”
Bu laf, yalnızca çayın değil, hayatın da özetidir.
Kalburabastî Efendi:
“Hayatta da böyledir:
Herkes ‘dem’ der, ama kimse ‘şeker’in kıymetini bilmez.”
Çayda Batılı şaşkınlık:
Bir yabancı kadın yazar var…
Çayın kültürüne dalmış, kitap yazmış,
1 milyondan fazla satmış kitabı.
Biz yıllarca çay demlemişiz,
Ama o demlemeden dem vurmuş,
Biz yazmamışız… yazan kazanmış!
Kalburabastî Efendi:
“Biz hikmeti içeriz, onlar yazar.
Çay da bir ilimdir evladım;
Ama önce dil değil, gönül dem tutmalı!”
Maraş’ta bir çay hikâyesi:
Maraş’ın Döngel diye kaplıcası var.
İçinde beş yıldızlı otel…
Bir gariban turist gelmiş, geceliğine 750 avro bayılmış!
Yani neredeyse bir koyun fiyatı…
Ama yemekten sonra 3 avro çay parası istediklerinde…
Bütün Maraş’a lanet okumuş.
Oysa bizde öyledir:
Çay yemekten sonra lokantanın şerefi, ikramı, yüz akıdır.
Bizim kültürde “çayı sattı” dedirtmektense dükkânı kapatırlar!
Kalburabastî Efendi:
“Çay ikram değilse, o masa sohbet değil, hesap masasıdır.
Misafire çay satılmaz, gönül satılır o zaman!”
Ve Kalburabastî Efendi der ki:
>“Çay içtikten sonra dünyanın en çetrefilli sorunu 11 saniyede çözülür.
12’nci saniyede unuturuz, 13’te tekrar başlarız.
Bu döngüde huzur var evlat.”
Ve son söz:
Unutma:
Simit kuru kalabilir,
Ama çay daima ıslaktır;
O ıslaklık değil, berekettir.
Çay varsa, muhabbet vardır.
Muhabbet varsa, çorak toprak bile gül bahçesi olur.
Kalburabastî Efendi kapanışı şöyle yapar:
“Evladım, çay yalnız içilmez.
Eğer yanına biri oturmuyorsa, demliğin de bir hükmü yoktur.
İnsan demleyecekse, dost için demlemeli.
Çünkü çay kısmettir... bazen bir bardakla ömür değişir.”
İslam’ın 5 şartı var altıncısı çay içmektir.
Ser Feyzlizof Delibal Hazretleri
5.0
100% (8)