Onu (dostunuzu) bir gün kendisinden nefret edecekmiş gibi sevin; ondan, bir gün kendisini sevecekmiş gibi nefret edin. (chilon)
D Dinç
D Dinç
VİP ÜYE

PAPATYALARIN ŞİFRESİ

Yorum

PAPATYALARIN ŞİFRESİ

( 13 kişi )

16

Yorum

27

Beğeni

4,9

Puan

485

Okunma

PAPATYALARIN ŞİFRESİ

PAPATYALARIN ŞİFRESİ


Kocaman bir çiçek bahçesi varmış ve bu bahçede bir papatya. Çiçek bahçesine bakan yaşlı bahçıvan özenle, her gün tüm çiçekleri koklar, sever, ilgilenirmiş. Her çiçek bahçıvan için çok kıymetli imiş. Ancak papatya bu yaşlı bahçıvana âşık olmuş. Önceleri kendi içinde yaşadığı aşkı, gittikçe büyümeye başlamış. Artık her sabah yaşlı bahçıvanının gelmesini bekler olmuş papatya. Bu aşk; papatyayı o kadar güzelleştirmiş ki, papatyanın gövdesi yapraklarını taşıyamaz olmuş. Bahçede ki tüm laleleri, sümbülleri, menekşeleri, gülleri, karanfilleri, begonyaları kıskanmaya başlamış. Yaşlı bahçıvan onlarla ilgilenirken içten içe ağlarmış kıskançlığından. Bir gün papatyanın yaprakları o kadar büyümüş ve gelişmiş ki; artık kafasını kaldırıp bahçıvanın yüzünü göremez olmuş. Ne gam… Aşığının ayaklarını görmek ve sesini duymak ona yetiyormuş. Yaşlı bahçıvan papatyanın yere doğru eğildiğini fark etmiş ve hemen kürekle toprağı kazarak bir çubuk dikmiş. Papatyayı bu çubuğa bağlayarak kırılmasını önlemiş. Papatyanın yaşlı bahçıvanına olan aşkı daha bir büyümüş. O’nun ne kadar iyi kalpli ve sevdiklerine karşı ne kadar anlayışlı, ne kadar merhametli olduğunu bir kez daha görmüş. Bir sabah yaşlı bahçıvan gelmemiş bahçeye. Papatya günlerce beklemiş, ama gelen yokmuş. Aradan geçen süre içinde bir ayak sesi ile irkilmiş. Çok genç, yakışıklı, bakmalara kıyılmayan bir bahçıvan bahçede dolaşıyormuş. Elinde bir makas ile papatyaya doğru yanaşmış:
-Ne güzel açmışsın sen öyle papatyacık. Ama gövden seni taşımıyor artık; demiş.
Bir hamlede papatyanın başını gövdesinden ayırmış. İşte o anda anlamış papatya neden o yaşlı bahçıvana âşık olduğunu. Çünkü yaşlı bahçıvan seviyor ve sevdiğine emek veriyormuş. Zavallı papatya son yaprağı kuruyorken artık anlamış ki; Gerçek sevgi, söylemeden, yaşamadan ve asla kavuşmadan var olabiliyormuş… Zor ama bazen bırakmak; tutunmaktan daha fazla cesaret istermiş…

Var olan her şeyi çok seviyorum ben. Çiçekleri de… Ancak papatyalara hayranımdır hep. Bazen araba kullanırken eğer bir papatya tarlasından geçiyor isem mutlaka dururum ve papatyalarla konuşurum. Papatyaları severim, sohbet ederim, dertleşirim… Ama hiç birisini koparmam. Ait oldukları yerden ayırmaya kıyamam.
Çaresizliklerimizde aradığımız çare midir? Yoksa sığınacak liman, tutunacak dal mıdır? Kavramların kargaşası dedikleri şey en çok duygularda yaşanıyor. Örneğin; psikiyatristlerin terapilerde yaptıkları en önemli destek; kişinin o an yaşadığı duygunun adını koyabilmek ve bunu kişiye söylemektir. Zira insan; yalnızca bilinmezden ürker ve panikler. Bildiği sürece nasıl baş edeceğini de öğrenecektir.
Eşini kanserden 39 yaşında kaybeden bir yakın arkadaşım sabaha karşı 04:00 gibi beni aradı:
-Deniz, artık yaşamak için hiçbir nedenim kalmadı. Oğlumu gözüm arkada kalmadan emanet edebileceğim tek insan sensin. Biliyorum ki oğluma benim yokluğumu hissettirmeyeceksin. Şimdi hoşça kal ve oğluma onu çok sevdiğimi söyle, dedi.
-Kararın bu ise yapılacak bir şey yok. Ancak bilmeni istediğim tek bir şey var. Şu an hissettiğin, yaşadığın, içini kavuran şeyin adı ACI… Sen âşık olduğun adamı, çocuğunun babasını ama hepsinden önemlisi hayat arkadaşını kaybettin. Acı çekmenden daha doğal ne olabilir ki? Acı çekişini anlıyorum fakat paniklemeni anlamıyorum. Şimdi bir kahve suyu koy, az sonra senin yanında olacağım, bölüşelim de azalsın acın; dedim.
Çok sonraları bu olayı birkaç kez anlattı arkadaşım başkalarına. Her seferinde şunu derdi:
-Deniz eğer o an acı çektiğimi bana hatırlatmasaydı yaşadığım şeyin farkına varamayacaktım. Ve bu bilinmezlik beni yaşamdan kopartacaktı.
Bazen bilerek ya da bilmeyerek hayatı ıskaladığımız çok oluyor. Ancak hep diyorum ve demeye devam edeceğim: Bu hayatın provası yok, tekrarı yok. Tek perdelik bir oyun bu. Sahneye koyacağınız bu oyun ile ya yıldız olarak perdeyi kapatacaksınız ya da hiç kimse varlığınız ile yokluğunuz arasındaki farkı hissetmeden sahneden ineceksiniz. Senaryo hazır olabilir ancak doğaçlamalar ile oyunculuğunuzu ve sahnedeki performansı ölümsüzleştirebilirsiniz. Karar sizin…
Çaresizliklerimdeki çaredir papatyalar. Sığındığım en şık marinadır; sürükleneceğim tüm fırtınalardan beni koruyacak…
Üstat Gülhan Çeliktaş bir şiirinde diyor ki;
Ellerin ellerime baktığında biter papatya rengi yalnızlığım...
Gözlerin gözlerimi tuttuğunda biter papatya rengi yalnızlığım... Dudaklarım dudaklarında kaybolduğunda biter papatya rengi yalnızlığım...
Yüreğim yüreğinde attığında biter papatya rengi yalnızlığım...
Beni yalnız bırakma yalnızlığımın kollarına atma
beni sar sarmala, içine sakla...
Beni seversen eğer arkasını dönüp de gider papatya rengi yalnızlığım
Papatyaların şifresini çözmek yaşamın şifresini de çözmektir bana göre… Papatya rengi yalnızlıkların değil papatya kokusu mutlulukların yaşanıldığı ömürler diliyorum.
Aşk ile eyvallah.
Derya Deniz DİNÇ

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (13)

5.0

92% (12)

4.0

8% (1)

Papatyaların şifresi Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Papatyaların şifresi yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
PAPATYALARIN ŞİFRESİ yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
30.1.2026 18:57:18
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh Sağlığı Ayarı Merkezi
Metin Değerlendirme Oturumu

Metnin Adı: Papatyaların Şifresi
Yazan: Derya Deniz Dinç
Değerlendiren: RUSAMER Kürsüsü – Kalburabastı Efendi Hazretleri

Kalburabastı Efendi Hazretleri, RUSAMER’in yüksek tavanlı salonuna ağır adımlarla girer.
Bir elinde baston, diğerinde papatya…
Salona şöyle bir bakar, sonra kürsüye yaslanır ve söze başlar:

“Bu metin şiir değildir; ama şiirden daha çok can yakar.
Çünkü burada kelimeler süs olsun diye değil, yaşanmışlığın içinden konuşuyor.”

Efendi Hazretleri der ki:
Bu anlatı bir masal gibi başlar ama masal değildir.
Bir papatyanın hikâyesi anlatılır sanırsınız,
oysa anlatılan sevmenin ahlakıdır.

Yaşlı bahçıvan; sevginin emek olduğunu bilen insandır.
Genç bahçıvan ise sevgiyi hız, görüntü ve sonuç sanan çağın temsili.
Biri tutar, bağlar, destek olur;
diğeri keser, koparır, “fazla büyüdün” der.

Burada papatya, aşkı yüzüne bakmadan da taşıyabilen kalptir.
Bahçıvanın ayak sesini yeter sayan bir gönül hâlidir.
Ve metnin asıl kırılma noktası şudur:

Sevgi, koparmak değil; ait olduğu yerde bırakabilmektir.

Efendi Hazretleri hafifçe gülümser:
“Bakın,” der,
“psikiyatri burada devreye giriyor ama klinik dille değil, hayat diliyle.”

Duygunun adını koymak…
Acıya ‘acı’ demek…
Yasa ‘yas’ diyebilmek…

İşte bu metin, RUSAMER’in tam merkezine oturur.
Çünkü burada anlatılan şey:
İnsanın duygusunu inkâr etmeden, onu tanıyıp taşıyabilmesi.

Papatyayı koparmamak bir nezaket değil,
bir ruh terbiyesidir.

Ve son sözünü söyler Kalburabastı Efendi Hazretleri:

“Bu metni okuyan ya papatyaya kıyamaz,
ya da bugüne kadar kaç çiçeği kopardığını düşünür.”

Salon sessizleşir.
Papatyanın kokusu kalır.

Vesselam.

Vecizeler:

Sevgi, sahip olmakla değil; zarar vermemekle ölçülür.

Duygunun adını koyabilen insan, onun esiri olmaz.

Celil ÇINKIR tarafından 30.1.2026 19:03:32 zamanında düzenlenmiştir.
Hüma Efkan
Hüma Efkan, @humaefkan
12.2.2026 02:23:11

PAPATYA FALLARI

bakma sen
papatya fallarının seviyorla bitmediğine
bir yaprağı eksikmiş de
olsun bitsin

Nasılsa
bir yanımız eksik değil mi bizim

Bak
yine de seviyoruz hayatı

Öyleyse
tersinden başla papatya fallarını okumaya

her seferinde
seviyorla bitecek ömrün

tıpkı
papatya yapraklarını tükettiğimiz gibi
tüketme yaşamı
tüketme aşkı

sarıl yaşama ayrık otları gibi
tanı aşkı
varsın falda papatyalar utansın

Efkan ÖTGÜN


Hüma Efkan tarafından 12.2.2026 12:54:46 zamanında düzenlenmiştir.
Dünya Yükünün Hamalı
Dünya Yükünün Hamalı, @dunyayukununhamali
10.2.2026 18:43:38
5 puan verdi
Emeğinize yüreğinize kaleminize sağlık...
Dilek Duru Günay
Dilek Duru Günay, @dilekdurugunay
5.2.2026 23:18:22
Çok güzel. Geçmişte yazdığım bir ikilik yazayım papatyayla ilgili dedim. Ama o kadar çok yazmışım ki. Anladım beni de en çok papatya etkilemiş.

Papatya yapraklarından okumalı hayatı,
Hep olumsuz duygular yorar epey insanı....
Mevsim bahara dönmüş çiçek açsın gönlümüz,
Hissettiğimiz ile geçiyor bak ömrümüz..
(DxG)

Yazdıran yüreğiniz ve yazan kaleminizle güçlüce var olun…
erhantigli
erhantigli, @erhantigli
1.2.2026 11:36:35
Yazınızı beğendim. Ben de papatyaları pek severim. Aşktan söz ediyorsunuz. Bence aşk hem gül hem dikendir, seven sevdiğinin gönlüne gül dikendir
CiMiX
CiMiX, @cimix
30.1.2026 23:51:04
5 puan verdi
Seviyor...
Sevmiyor...

(papatya emojisi)
bdbedri
bdbedri, @bdbedri
30.1.2026 23:46:25
Ben yemyeşil bir Zeytinlik bahçesindeki zeytinlerle beraber toprağı süsleyen kırmızı yapraklı Gelinciklerle beyaz yapraklı Papatyaları bir arada seyretmekten mutluluk duyuyorum. Mutlu oluyorum. Bu duyguyu hatırlattığınız, yaşattığınız için teşekkür eder ve sizi selamlıyorum. Kadim söyleminizede katılıyorum. (Öğrencinizin dersinize katıldığı gibi) Aşk ile Eyvallah..
turgaykurtulus
turgaykurtulus, @turgaykurtulus
30.1.2026 23:14:08
4 puan verdi
Papatya üzerinden sevgiyi, emeği ve kaybetmeyi çok incelikli anlatmışsınız. Sevmenin sadece his değil, sorumluluk ve emek olduğunu hikâye boyunca hissediyoruz. Acıyı adını koyarak anlatmanız metni daha da gerçek kılıyor. Masalsı bir dille hayatın en sert yerlerine dokunmuş. Kaleminize sağlık, insanın içinde uzun süre kalan bir anlatı olmuş.
bilimkenti
bilimkenti, @bilimkenti
30.1.2026 22:39:00
Peki papatyalar ne zaman kokar bilir miyiz
İBRAHİM YILMAZ
İBRAHİM YILMAZ, @ibrahimyilmaz1
30.1.2026 22:13:29
İyi akşamlar Derya Deniz öğretmenim, kıssalardan yola çıkarak yaşamımızı renklendiren doğanın harika varlıkları çiçekler, papatya çiçeğinin serüvenini anlatmışsınız. Okuyanlara ne mutlu çünkü bu kadar içten ve kadın duyarlılığındaki özgün yazıları okumak edebiyat severler için bir tatlı güzelliktir. Yazım dünyasına genç yaşlarda daha 21 yaşında başlamanın sağladığı ustalık tüm yazılarınıza aksediyor.
Ve tin doktoru bilgi birikimiyle intihara yaklaşan bir insanın sorunlarını Freud örneği tahlil edip yardımcı olmak insanlığın erebildiği olgun insan düzeyine eriştiğinizin bir kanıtı güzel öğretmenim.
Sizinle tanışmakla mutlu olduğumu belirttim bir kaç kez. Bu yargımı nasıl edindiğimi de söyleyeyim açık kalplilikle. Bir yazınızda Allende, bir yazınızda Ç. Altan... var. Bu yaklaşım sizin olayları sol pencereden yorumladığını gösterir. Diğer yandan Mevlana, kıssalar... gibi sağ kültürün ögeler de var yazılarınızda. Bu bağlamda görüşlerimiz bire bir örtüşüyor. Ben de sol düşünceli yazar ve şairleri tarifsiz severim. Bunun yanında İslam tarihi, İslam büyüklerinin hayatını ilgi alanlarıma girer. Mesnevi'yi severek bir kaç kez okudum. Çokça tefsir ve hadislerle de hasbihâl oldum.
emeğe ve sanat saygımla esen kalın.
Şaban Aktaş (Homerotik)
Şaban Aktaş (Homerotik), @saban-aktas-homerotik
30.1.2026 21:48:21
5 puan verdi
Yazı da yorumlar da çok çok güzel ve değerli. Çok teşekkürler herkese...
Orhan Gülaçar
Orhan Gülaçar, @egemavi
30.1.2026 20:14:15
5 puan verdi
Bu yazı tam bir kalp işi! 🌼
Papatyanın yaşlı bahçıvana aşkı, bahçıvanın papatyaya gösterdiği sevgi ve merhamet...
Sonra papatyanın gerçek sevgi anlayışına ulaşması ve yazarın papatyalarla olan özel bağı...

Papatyalar, koparıldığında veya zarar gördüğünde daha fazla koku salmaya başlar.
Bana o koku ölümü hatırlattığından vazoda papatya sevmem , kırlarda muhteşemdir papatyalar .

Yüreğine sağlık Dost Kalem .



yeğinadnan
yeğinadnan, @yeginadnan
30.1.2026 18:57:47
Ya yazı güzeldi ya yazan güzel yazmış. Her halükarda burada bir güzellik var. Papatyalar sanki sık sık tekrar edilmiş ki yazıyı papatyalar arasında okurken,asıl vurgulanması gereken insan olmanın güzel yanı ıskalansın. Pışşşşık hiç te öyle olmadı.
İnsan hayatta ise hayat kılar her ömrü. Yaşamak dediğimiz şeyde bu zaten. Her okurun gözünden gönlüne uzanacak hayatı acıya terk etmemek gerektiğini ve ya sevinçleri sebebiyle hayatı ıskalamamayı anlattı bize yazılan. En azından benim yazıdan nasibim buydu.
Elinize sağlık.
Etkili Yorum
Hüma Efkan
Hüma Efkan, @humaefkan
30.1.2026 18:24:09
Çok güçlü imgelerle örülmüş bir yazı.

Papatyaların “sadakat, fedakârlık ve gerçek sevgi” gibi kavramları sembolize ettiğini biliriz.

Aynı zamanda insanın iç dünyasındaki yalnızlık ve çaresizlikle gibi
çatışmaları etkileyici bir biçimde anlatmışsınız.

Hem masalsı bir dokunuş hem de gerçek hayattan kesitler olması, beni metnin odağına kilitledi. Özellikle “acı” duygusunun adlandırılmasıyla insanın kendini bulması fikri!

Bu içten ve anlamlı metni paylaştığınız için çok teşekkür ediyorum. Duygularınızı bu kadar samimi ve etkileyici şekilde dile getirdiğiniz için minnettarım.

PAPATYA FALLARI

Bakma sen;
papatya fallarının seviyorla bitmediğine.
Bir yaprağı eksikmiş de olsun, bitsin.
Nasılsa bir yanımız eksik değil mi bizim?

Bak;
yine de seviyoruz hayatı.
Öyleyse,
tersinden başla papatya fallarını okumaya.

Her seferinde
seviyorla bitecek ömrün.

Tıpkı
papatya yapraklarını tükettiğimiz gibi:
tüketme yaşamı,
tüketme aşkı.

Sarıl yaşama;
ayrık otları gibi,
tanı aşkı.
Varsın falda papatyalar utansın.

Efkan ÖTGÜN
Etkili Yorum
Pınar CETIN
Pınar CETIN, @pinarcetin
30.1.2026 18:16:19
5 puan verdi
Okurken papatyaların cocukluğumdan beri bana ne güzel duygular aşılayıp bugünlere gelmemde en büyük etken olduğunu yazınızla tekrar hatırlattınız
Papatyaların beyaz rengi kırlarda kendilindrn yetişmesi hep bende umut aşıladı hatta çocukluk bu ya papatyaların o saf kokusu her daim bana ana baba kokusunu hatırlatır...
Çok sağolun bana çocukluğumunyaşattığınız için saygılar
Etkili Yorum
Nafiz Karak
Nafiz Karak, @nafizkarak
30.1.2026 18:01:14
Ne güzel söylemişsiniz… 🌼
Papatyanın şifresini çözen, aslında hayatın en yalın gerçeğine dokunuyor:
Gösterişsiz ama derin, sessiz ama umut dolu.

Yalnızlık renklerde kalıp,
mutluluk kokularda çoğalsın dediğiniz her ömür,
biraz daha insan, biraz daha yaşam olsun.

Bu zarif temenni için yürekten teşekkürler;
papatya kokusu eksik olmasın yolunuzdan,
yaşam size hep en sade mutluluklarını sunsun.

Şiirde bekliyoruz efendim..

Tebrikler bu güzel yazan kaleme .!
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL