Alıcılar almaz, vericiler alır. eugene benge
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN

Kağıda Düşen Sessizlik

Yorum

Kağıda Düşen Sessizlik

( 16 kişi )

4

Yorum

21

Beğeni

5,0

Puan

436

Okunma

Kağıda Düşen Sessizlik

Kağıda Düşen Sessizlik

İnsan, evrende en çok kendi içine gürültü biriktiren tek canlıdır. Sabahın ilk ışıklarından gece karanlığının çöküşüne kadar geçen o bitmek bilmeyen döngüde, aslında dış dünyayla değil, kendi zihnimizdeki yankılarla çarpışırız.
Bir yanımız anlatmak için can atarken, diğer yanımız anlaşılmayacağının o kadim korkusuyla susmayı seçer. İşte tam bu eşikte edebiyat, o aşılmaz gibi görünen duvarların arasında bir kapı aralar bize.
Kelimeler, sadece harflerin yan yana gelmesiyle oluşan basit dizilimler değil; ruhumuzun dikiş tutmayan yerlerine atılan zarif yamalardır.
Yazmak, aslında bir tür kendini temize çekme eylemidir.
insan, kağıdın o bembeyaz ve yargısız boşluğuna dertlerini dökerken, aslında en çok kendinden kendine kaçar.
Bir mısra karaladığımızda ya da bir hikayenin kahramanına kendi hüznümüzü yüklediğimizde, o acı artık sadece bize ait olmaktan çıkar; evrensel bir sızının parçası haline gelir.
Edebiyatdefteri gibi mecralarda bir araya gelmemizin asıl sebebi de bu değil midir?
Hiç tanımadığımız birinin bir cümlesinde, kendi kalbimizin en kuytu köşesini bulmak...
Hiç görmediğimiz bir gözün yaşına, kendi mürekkebimizle ortak olmak...
Günümüzde her şeyin hızla tüketildiği, duyguların bile "beğen" butonlarına sığdırıldığı bir çağda, oturup uzun uzun cümleler kurmak aslında bir başkaldırıdır.
Zamana dur demektir.
Bir ağacın gölgesinde soluklanmak gibi, bir paragrafın derinliğinde nefes almaktır.
Eskiler, kelamın bir ruhu olduğuna inanırdı.
Bugün bizler de o ruhun peşindeyiz
Kimimiz çocukluğunda kaybettiği bir oyuncağın yasını tutar satırlarında,
kimimiz ise hiç gidilememiş o limanların hayalini kurar.
Ama hepimiz,
aslında kendi eksikliğimizi bir başkasının cümlesiyle tamamlamaya çalışırız.

Hayat, parçaları her gün değişen devasa bir yapboz gibidir.
Her sabah uyandığımızda,
Dünkü bizden bir parça eksilmiş, yerine tanımadığımız bir his eklenmiştir.
Bu değişimi fark etmek ve o değişimin izini sürmek ancak yazıyla mümkündür.
Bir gün geriye dönüp baktığımızda, bizi ayakta tutan şeyin sadece yaşama içgüdüsü değil, o anlarda hisdeki ve kağıda emanet ettiğimiz o ince sızı olduğunu anlarız.
Kelimeler hafızadır; unutmaya karşı örülmüş en güçlü kalkandır.
Peki, onca kelime, onca mısra gerçekten bir şeyleri değiştirir mi? Belki dünyayı kurtarmaz ama bir insanın içindeki o karanlık geceyi şafakla tanıştırabilir.
Çünkü en büyük itiraflar, kimsenin duymadığı o sessiz çığlıklar, sadece kağıdın üzerinde dillenir. İnsan, kendi yazdığı bir cümlede kendini bulduğunda, dünyadaki tüm yabancılığı son bulur.
Unutma ki; her yazar aslında kendi mezar taşına en güzel harfleri kazımaya çalışan bir yolcudur.
Yazdıklarımız bittiğinde değil, okunacak tek bir yürek kalmadığında gerçekten susmuş oluruz.
Şimdi sor kendine:
Sen bugün kalbindeki o dilsiz acıya hangi kelimeyi giydirdin? Mürekkebin izi kurusa da, o ruhun kağıda bıraktığı koku sonsuza dek orada, birilerinin onu fark etmesini bekleyecektir.
Belki de o "birisi", yıllar sonra kendi enkazını senin cümlelerinle toparlayacak olan yine sensin...

Cemre Yaman

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (16)

5.0

100% (16)

Kağıda düşen sessizlik Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Kağıda düşen sessizlik yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Kağıda Düşen Sessizlik yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Dünya Yükünün Hamalı
Dünya Yükünün Hamalı, @dunyayukununhamali
11.2.2026 19:05:07
EMEĞİNİZE YÜREĞİNİZE SAĞLIK KALEMİNİZİN MÜREKKEBİ EKSİLMESİN ÜSTADIM
yön
yön, @yon
24.1.2026 14:14:57
5 puan verdi
Bu sözler, insanın iç dünyasının ne kadar karmaşık ve gürültülü olabileceğini anlatıyor. "İnsan, evrende en çok kendi içine gürültü biriktiren tek canlıdır" cümlesi, insanın kendi düşünceleri, duyguları ve endişeleriyle baş başa kaldığında ne kadar çok şey yaşadığını söylüyor.

"Sabahın ilk ışıklarından gece karanlığının çöküşüne kadar geçen o bitmek bilmeyen döngüde, aslında dış dünyayla değil, kendi zihnimizdeki yankılarla" cümlesi, insanın dış dünyadan çok kendi iç dünyasıyla meşgul olduğunu anlatıyor. Bu, insanın kendi düşüncelerinin ve duygularının esiri olabileceğini gösteriyor.

Bu sözler, insanın iç dünyasının keşfi ve anlaşılması hakkında derin bir düşünce taşıyor.
Sayğlarimla esen kalın.
Etkili Yorum
meselci
meselci, @meselci
23.1.2026 22:58:21
5 puan verdi
Evrensel, barışçıl, kapsayıcı, edebi ve yürekli dilini okumayı seviyorum. Edebiyat işçisi konumunda sizi görüyorum. Bu yolda olmak, öncelikle yürek gerek.

Yazdıklarınız yarına hem umut hem bir tohum. Yazmak bütüncül bir eylem. Yazmak, içi dışa aktarım kanalı.

Nadide satırlarınız daim olsun.

Çok tebriğimle 👏👏👏✏️
Mehmet Salih Demirsoy
Mehmet Salih Demirsoy, @olumunesevenler
23.1.2026 22:50:50
5 puan verdi
Tebrikler değerli dost yürek.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL