0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
200
Okunma
Siz Kimsiniz? Bayrağa Uzanan El, Millete Uzanan Eldir
Bir ülkenin bayrağı, bir bez parçası değildir.
Bir ülkenin bayrağı; şehidin kefeni, gazinin onuru, anaların duası, çocukların yarınıdır.
Ve şimdi soruyorum:Siz kimsiniz de o bayrağı indiriyorsunuz?
Nusaybin sınırında yaşanan hadise bir “olay” değildir. Bu açık ve net bir provokasyondur. Ne spontane bir öfke, ne masum bir protesto, ne de ifade özgürlüğü kılıfına sığdırılabilecek bir eylemdir. Bu, devletin egemenlik sembolüne doğrudan saldırıdır.
Bayrak indirmek; fikir beyanı değildir.
Bayrak indirmek; eleştiri değildir.
Bayrak indirmek; demokrasi hiç değildir.
Bayrak indirmek, meydan okumaktır.
Soruyorum;
Bu topraklarda yürüyorsanız, bu sınırlar içinde nefes alıyorsanız, bu devletin yollarını, hastanelerini, okullarını kullanıyorsanız… Siz kimsiniz de bu ülkenin bayrağına el uzatıyorsunuz?
Bu ülke, bayrağını indirerek var olmadı.
Bu ülke, bayrağı yere düşmesin diye toprağa düşenlerle kuruldu.
O bayrak, sınırda süs olsun diye asılı değildir.
O bayrak, “burada bu devlet var” diye dalgalanır.
Ve o bayrak indirildiğinde, mesele sadece bir direk değil, bir milletin iradesi hedef alınır.
Daha da vahimi şudur:
Bu tür eylemler her zaman “birkaç kişi” diye geçiştirilmeye çalışılır. Ama tarih bize şunu öğretmiştir: Provokasyonlar az kişiyle başlar, sessizlikle büyür.
Burada devlete, güvenlik güçlerine ve yargıya düşen sorumluluk nettir:
Bu işi “haber döngüsü” içinde eritmek değil, hukuk önünde ibretlik biçimde sonuçlandırmaktır.
Ama toplum olarak bizim de söyleyecek sözümüz var:
Bayrak meselesi, parti meselesi değildir.
Bayrak meselesi, ideoloji meselesi değildir.
Bayrak meselesi, birlik meselesidir.
Kim olursa olsun, hangi gerekçeyi öne sürerse sürsün;
Türk bayrağına uzanan el, milletin tamamına uzanmıştır.
Ve son kez soruyorum:
Siz kimsiniz?
Bu ülkenin tarihini bilmeden, bedelini anlamadan, acısını taşımadan, hangi cesaretle o bayrağı indiriyorsunuz?
Unutmayın:
Bayrak iner gibi olur…
Ama millet ayağa kalkar.