3
Yorum
11
Beğeni
0,0
Puan
193
Okunma

yağmur durdu, fırtına bitti.
su bulandı, aktı geçti; bak herkes evine gitti!
ver elini hocam, gel gidelim buradan..
sen hiç gördün mü hocam?
kelimeler ile kuyudan su çeken insan
bu ne okul kitaplarında yazar,
bu ne tarih kitaplarında geçer.
sen ne demek istediğimi anladın hocam."
bak, burası dünya...
duygular bile sahte bazen burada.
sakın inanma yolda gördüklerine burda;
onlar alışmışlar düz yolda gitmeye,
senin gibi yürüyemezler her yerde
sakın güvenme yüreklerine!
sonra bırakırlar elini müsait bir yerde..
hatırlar mısın hocam?
hani bir zamanlar birinin yüreğini taşırdın,
avuçlarında hüzünle öperdin saçlarını
dağın yamacında.
yüreğini örterdin üstüne gece olunca.
dünyalık hâli işte hocam,
bak ne oldu sonunda?
sonra bir şeyler oldu o ara;
dökülmez sandığın yüreğin döküldü bir anda.
kimse toplamadı bizden başka...
ceplerimde hâlâ yüreğinden dökülen
birkaç parça..
hatta o parçaların içinde sevdiklerin de var;
İşte sen çok aramıştın onları karanlıkta
ama bulamamıştın o fırtınada.
bilmem ki kaç zaman gelip geçti
ama söyleyemedim ben sana...
diyemedim ki..
hocam bulsan ne yapacaksın?
onlar seni çoktan unuttular..
haydi hocam,
ver elini gel gidelim buradan.
bak buralar çok yaman,
fırtına gelecek birazdan...
not..
hocamız ne okul hocası
hocamız ne cami hocası..!
onur altınok