Ama şan ve şerefime tanık olanların önünde ondan daha fazla söz etmek bana yakışmaz.. xıv. louis
turgaykurtulus
turgaykurtulus
VİP ÜYE

Hareketsizliğin Konforu

Yorum

Hareketsizliğin Konforu

( 5 kişi )

3

Yorum

12

Beğeni

5,0

Puan

160

Okunma

Hareketsizliğin Konforu

Hareketsizliğin Konforu

İnsan çoğu zaman hareketsizliği tarafsızlık sanır. Oysa hareketsizlik, en net tercihlerden biridir. Çünkü durmak da bir yön seçmektir; sadece sonucu erteler.

Günlük hayat, karar anlarını görünmez kılacak biçimde düzenlenmiştir. İnsan sabah kalkar, işine gider, konuşur, susar. Tüm bunlar bir akış hissi yaratır. Ancak bu akış, çoğu zaman gerçek bir ilerleme değildir. Sadece yerinde saymanın estetikleştirilmiş hâlidir.

Seçim, modern insan için ağır bir yüktür. Çünkü seçim, sorumluluk doğurur. Sorumluluk ise mazeretleri ortadan kaldırır. Bu nedenle birçok kişi, karar vermemeyi bilinçli bir strateji olarak benimser. Beklemek, düşünmek, şartların olgunlaşmasını istemek… Tüm bu gerekçeler, aslında tek bir kaygının etrafında döner: Yanılma korkusu.

Oysa yanılmak, insan olmanın kaçınılmaz bir parçasıdır. Hata yapmamak için hareket etmemek, yaşamaktan vazgeçmenin örtük bir biçimidir. Bu durum, bireyi ne güvende tutar ne de özgür kılar. Sadece belirsizlik içinde askıda bırakır.

Hareketsizlik, ilk bakışta sakinlik sunar. Gürültüden uzaktır. Çatışmasızdır. Ancak uzun vadede içsel bir basınca dönüşür. Çünkü ertelenen her karar, zihinde birikerek kişinin kendisiyle ilişkisini bozar. İnsan, zamanla ne istediğini değil, neden hiçbir şey istemediğini sorgulamaya başlar.

Toplumsal yapılar da bu durumu teşvik eder. Net tavırlar yerine uyum, kararlılık yerine esneklik yüceltilir. Böylece birey, kendi sınırlarını çizmek yerine mevcut düzen içinde erimeyi öğrenir. Bu erime, çoğu zaman “denge” olarak adlandırılır. Oysa bu denge, hareketten yoksun bir durağanlıktır.

Özgürlük, çoğu anlatıda büyük atılımlarla tanımlanır. Radikal kararlar, keskin kopuşlar, dramatik dönüşler… Ancak özgürlüğün ilk adımı genellikle sessizdir. Kimse fark etmez. Dışarıdan bakıldığında sıradan bir hareket gibi görünür. Fakat bireyin iç dünyasında, bu küçük adım büyük bir kırılma yaratır.

İnsan, bir noktada şunu kabul etmek zorundadır: Seçmemek, seçmekten daha masum değildir. Aksine, sonuçları başkalarına devretmenin en kolay yoludur. Bu devrin bedeli ise zamanla ödenir. Geç kalmışlık hissiyle. İçsel boşlukla. Sürekli ertelenmiş bir hayatla.

Bu nedenle asıl soru “hangi yolu seçmeliyim” değildir. Asıl soru şudur:
Ne kadar daha bekleyebilirim ve hâlâ kendime sadık kalabilirim?

Sonuç açıktır. Hareketsizlik, güvenli değildir. Sadece alışıldık olduğu için katlanılabilirdir. Oysa insan, alıştığı yerde değil; cesaret ettiği yerde kendisi olur.

Turgay Kurtuluş

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (5)

5.0

100% (5)

Hareketsizliğin konforu Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Hareketsizliğin konforu yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Hareketsizliğin Konforu yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy, @gulum-camlisoy
15.1.2026 11:53:28
5 puan verdi
Oysa insan, alıştığı yerde değil; cesaret ettiği yerde kendisi olur.


En çok bu cümleyi sevdim hayli vurucu idi.


Etki-tepki meselesi algıda seçicilik.


Uzlaşı


Mantık


Duygular ve de


Örselenen insan ve ötelenen ve iteklenen



Sessiz kalmak aslında bir seçim belki de kimine göre Mecburiyet



Düşündüren makaleleri çok seviyorum


Tebrik ederim dost yazarım



Kandiliniz mübarek olsun


İçten selam saygılarımla


Hele ki psikolojiden de dem vuran yazılar ayrı güzel
Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun, @alirizacoskun
15.1.2026 10:26:13
5 puan verdi
Metniniz, hareketsizliğin aslında bir seçim olduğunu ve özgürlüğün cesaretle başladığını çok güçlü bir şekilde vurguluyor. Özellikle “insan, alıştığı yerde değil; cesaret ettiği yerde kendisi olur” cümlesi, yazının özünü etkileyici biçimde özetlemiş. Düşündürücü, derinlikli ve akıcı bir anlatım olmuş; tebrikler, kaleminize sağlık.
Etkili Yorum
gölgesiz
gölgesiz, @golgesiz
15.1.2026 02:41:14
Evet demeden önce bir beş dakika daha düşünülmelidir kalemınoz kavi ola hocam misss🙏🏻💐
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL