9
Yorum
27
Beğeni
5,0
Puan
292
Okunma

Kar mı yağmış Çıldır’ımın üstüne,
yoksa tarih mi bir kez daha beyaz bir örtüyle kendini hatırlatıyor?
Her düşen kar tanesi, bu toprakların hafızasına işlenmiş bir mühür gibidir. Sessizdir ama ağırdır, soğuktur ama onurludur. Çünkü Çıldır, yalnızca bir yer adı değil; bir duruşun, bir bekleyişin ve bitmeyen bir nöbetin adıdır.
Ata yurdu Çıldır’ım, tarih boyunca bir sancak gibi dalgalanmış; Türk kültür ve medeniyetinin yılmaz bekçisi olmuştur. Doğunun kapısında dimdik durmuş, geleni tartmış, gideni uğurlamış; gerektiğinde siper, gerektiğinde umut olmuştur. Sınırda yaşamak kolay değildir; ama Çıldır, bu yükü hiçbir zaman şikâyetle değil, vakar ile taşımıştır. Her çağda, her zorlukta, bu topraklar “buradayım” demeye devam etmiştir.
Bu toprakların asıl gücü insanındadır. Nüfusunun büyük çoğunluğu Karapapaklar ve Ahıska Türklerinden oluşan Çıldır, dilin, inancın ve kültürün ayrışmadığı; kardeşliğin ve ortak kader bilincinin hâkim olduğu bir gönül coğrafyasıdır. Aynı sofrada ekmek bölünmüş, aynı soğukta omuz omuza direnilmiştir. Sert iklim, insanı sertleştirmemiş; aksine yüreği genişletmiştir. Çıldır’da komşuluk, sadece kapı komşuluğu değil; yılların yoğurduğu bir kader ortaklığıdır.
Ve Çıldır Gölü…
Bir yanı Kars’ın Arpaçay’ına, büyük yanı Ardahan’ın Çıldır’ına yaslanan o kadim göl… Bu göl, bölgenin yalnızca suyu değil, aynı zamanda hafızasıdır. Kış geldiğinde donan yüzeyi, bambaşka bir hayata sahne olur. Atlı kızaklar gölün üzerinde süzülürken zaman ağırlaşır; insan, geçmişle bugün arasında sessiz bir yolculuğa çıkar. Yaz aylarında ise göl, bereketini cömertçe sunar. Tatlı su balıklarıyla sofralara rızık, gönüllere şükür olur.
Çıldır, kış turizmiyle olduğu kadar yaz turizmiyle de sessiz ama güçlü bir iddia taşır. Gösterişten uzak, samimi ve sahici… Doğasıyla, gölüyle, yaylalarıyla insana kendini dinleme imkânı verir. Burada manzara seyredilmez; yaşanır, hissedilir, hatırlanır.
Kar yağdığında Çıldır’a, hüzün de iner biraz. Uzakta olanların yüreğinde ince bir sızı, içten bir çağrı olur. Bu bir dönüş sesidir; köke, geçmişe, asıl olana… Okuyanı durduran, düşündüren, ruhunda bir irkilme bırakan bir özlem. Çünkü Çıldır’ı anlatmak, sadece bir memleketi değil; aidiyeti, vefayı ve unutulmaması gereken bir emaneti anlatmaktır.
Ve insan, aidiyetini hatırladıkça
bu satırlara bir kez daha dönmek ister…
ALİ RIZA COŞKUN
"Görsel alıntıdır"..
5.0
100% (14)