...yine de en iyi şey, sevilen bir kadının yanında, konuşmadan, yalnız onun beraberliği duygusu ile tamamen mutlu bir gece geçirmektir. fazlasını aramamalıyız; çünkü iki varlık hiçbir vakit tek olmaz. maupassant
Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun

Sahi aşk neydi…

Yorum

Sahi aşk neydi…

( 7 kişi )

4

Yorum

15

Beğeni

5,0

Puan

225

Okunma

Sahi aşk neydi…

Sahi aşk neydi…


Sahi aşk neydi?
Birine “seni seviyorum” demek miydi sadece; yoksa o cümlenin içini yakıp kül eden, sonra küllerinden insanı yeniden var eden bir hâl miydi? Aşk, bir yüzün kıyısında durup kalmak mıydı; yoksa o yüzün ardındaki manaya doğru yola düşmek mi?

Biz çoğu zaman aşkı bir kalpte ararız. Oysa aşk, kalbin kendisini arar. Bir bakarsın bir insana tutulmuşsundur; sesine, susuşuna, gidişine… Ama ne garip ki, o tutuluşun içinde bile bir eksiklik dolaşır durur. Bir şey tamamlanmaz. Çünkü o aşk, seni bir yerden başka bir yere çağırmaktadır. İnsan sandığını, aslında insan üzerinden Hakk’a çağırır.

Yunus Emre bunu yüzyıllar önce fısıldamıştı kulağımıza:
(“Aşk gelicek cümle eksikler biter.”)
Demek ki aşk, tamamlayan bir şeydi. Ama neyi? İnsanı mı, yoksa insanın yarım sandığı hakikati mi?

Mevlânâ der ki:
(“Aşk şeriat değildir, aşk bir denizdir.”)
O denize giren, kıyıda kalamaz. Islanır, üşür, ürperir; bazen boğulacak gibi olur. Ama bilir ki o denizden çıkarsa, eksik çıkacaktır. Çünkü gerçek aşk, insanı konforundan değil, kendinden vazgeçirir. Ben dediğin şeyi inceltir, şeffaflaştırır, sonra da sessizce alır elinden.

Karacaoğlan başka bir yerden seslenir:
(“Güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmasa.”)
Aşk burada da bir ölçüdür. Görüneni değil, görünmeyeni kıymetli kılan bir tartı. Demek ki aşk, nesnesinde değil; bakanın gözündedir. Göz ne kadar temizse, gördüğü de o kadar hakikate yakındır.

Hacı Bektaş-ı Veli ise kapıyı açık bırakır:
(“İncinsen de incitme.”)
Aşkın kemale erdiği yer burasıdır belki de. Sevenin canı yanar, ama dili yaralamaz. Aşk burada bir hâl olur; ahlâka dönüşür. Sadece yanmak değil, yanarken yakmamayı bilmektir.

Gerçek aşk, işte bu yürüyüştür. Bir insana bakıp yola çıkmak, ama yolda kalmamaktır. Bir kalpte durup dinlenmek, ama orayı son durak sanmamaktır. Aşk seni bir insana bağlar; ama orada zincirlemez. Aksine çözer, hafifletir, yola hazırlar.

Ve insan, o sonsuz arayışta fark eder:
Aradığı aslında bir yüz değilmiş.
Bir isim hiç değilmiş.
Aradığı, kendisini Yaradan’a götüren o ince sızıymış.

O sızı durulduğunda, aşk bitmez; kemale erer.
Artık sevgi telaşsızdır. Özlem sessizdir. Hüzün bile bir şükür hâlidir.
Çünkü insan bilir:
Aşk, bulmak değilmiş.
Aşk, O’nda bulunmakmış.

Sahi…
Aşk neydi?
İnsanı insandan alıp Hakk’a teslim eden o uzun, içli ve yakıcı yolculuktu.

ALİ RIZA COŞKUN

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (7)

5.0

100% (7)

Sahi aşk neydi… Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Sahi aşk neydi… yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Sahi aşk neydi… yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Orhan Gülaçar
Orhan Gülaçar, @egemavi
8.1.2026 17:47:38
5 puan verdi
İnsani aşk ve ilahi aşk arasında büyük bir fark var !
Yüce varlığa duyulan sevgi ve bağlılık ....
İnsani aşk daha dünyevi ve duygusal bağ .
İlahi yaratıcı aşkından vazgeçmek duyguların azalması gibi bir şey söz konusu değil hatta zaman geçtikçe daha bir artarak sürerken , İnsanın insana duyguları doruğa ulaşıp inişe geçmeye başladıkça eriyor .

Cemal Safi şiirinde bunu çok güzel ifade etmişti .

Tek Hece Aşk

Var mı beni içinizde tanıyan
Yaşanmadan çözülmeyen sır benim
Kalmasa da şöhretimi duymayan
Kimliğimi tarif etmek zor benim

Bülbül benim lisanımla ötüştü
Bir gül için can evinden tutuştu
Yüreğine Toroslar’ dan çığ düştü
Yangınımı söndürmedi kar benim

Niceler sultandı, kraldı, şahtı
Benimle değişti talihi, bahtı
Yerle bir eyledim taç ile tahtı
Akıl almaz hünerlerim var benim

Kamil iken cahil ettim alimi
Vahşi iken yahşi ettim zalimi
Yavuz iken zebun ettim Selimi
Her oyunu bozan gizli zor benim

Yeryüzünde ben ürettim veremi
Lokman Hekim bulamadı çaremi
Aslı için kül eyledim Keremi
İbrahim’in atıldığı kor benim

Sebep bazı Leyla bazı Şirin'di
Hatırım için yüce dağlar delindi
Bilek gücüm Ferhat ile bilindi
Kuvvet benim, kudret benim, fer benim

İlahimle Mevlana’yı döndürdüm
Yunusumla öfkeleri dindirdim
Günahımla çok ocaklar söndürdüm
Mevladanım hayır benim, şer benim

Benim için yaratıldı Muhammed
Benim için yağdırıldı o rahmet
Evliyanın sözündeki muhabbet
Enbiyanın yüzündeki nur benim

Kimsesizim hısmım da yok hasmım da
Görünmezim cismimde yok resmim de
Dil üzmezim tek hece var ismimde
Barınağım gönül denen yer benim
Benim adım aşk!

Cemal Safi

Benim için insani Aşk sevgiye dönüşmüyor ayrılığa dönüşüyorsa ciddi bir Beladır .

Sevgiler Kardeşim .

akeolog
akeolog, @akeolog
8.1.2026 13:45:40
5 puan verdi
Aşk, sadece bir duygu değil; bir hicrettir. İnsanın kendi "ben"liğinden, hırslarından ve dünya telaşından hicret edip, mutlak varlığa yönelmesidir.
- Bu, beşeri olanın geçiciliğini fark etme halidir. Leyla'da Mevla'yı bulmak, yani aynadaki yansımadan geçip asıl ışığın kaynağına yönelmektedir.
- Aşkın ateşi, kalpteki, Allah'tan gayrı her şeyi yakıp kül eden bir ateştir. Bu yanış, aslında ruhun arınma sürecidir.
-Hakk’a Teslimiyet: Yolun sonu değil, asıl başlangıcıdır. "Kahrın da hoş, lütfun da hoş" diyebilen o muazzam sükunet halidir. kahrı hoş lutfu hoşş..... selam ve dualarımla
yön
yön, @yon
8.1.2026 11:59:30
5 puan verdi
Emeğinize yüreğinize sağlık değerli
Hocam kaleminizi yürekten kutluyorum.
.Selamlar dualarımla.
serdarascioglu
serdarascioglu, @serdarascioglu
8.1.2026 11:27:14
5 puan verdi
Yunus der ki...gel gör beni aşk neyledi..?
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL