Dünyada kusursuz iki insan vardır. biri ölmüştür, biri de doğmamıştır. -- çin atasözü
D Dinç
D Dinç
VİP ÜYE

NEDEN AŞK İLE EYVALLAH …

Yorum

NEDEN AŞK İLE EYVALLAH …

( 7 kişi )

5

Yorum

14

Beğeni

5,0

Puan

340

Okunma

NEDEN AŞK İLE EYVALLAH …

NEDEN AŞK İLE EYVALLAH …

Tabiri caiz ise eyvallah; allahaısmarladık, hoşça kalın, teşekkür ederim, evet, öyle olsun gibi anlamlarda kullanılır. Tamda ruhun içinde son derece büyük bir zarafet taşır aslında eyvallah… Hoş görerek kabul etmek veya edilmektir eyvallah. Bunu başarmak içinse tekâmüle ulaşmak şarttır. Yaşanan çok büyük kavram kargaşası içerisinde ne yazık ki eyvallahta üstüne düşeni almıştır. Her şeyden evvel sanki erkeğe özgü bir kelime gibi algılanış söz konusudur. İşte en çok buna karşıyım ve çok öfkeleniyorum(ki şahsen çok az öfkelenecek bir yapım vardır). Kim karar veriyor acaba hangi kelimenin erkeğe hangi kelimenin kadına özgü oluşuna? Ve eğer böyle görüyorsak hayatı; nerede kaldı önce insan olmak? Hayatı kalıplara oturtmayı, insanları kategorize etmeyi bırakamadığımız için yaşıyoruz bugün ne yaşıyorsak…
11. ve 12. yüzyıl tasavvufundaki kullanılışıyla Allahtan gelen her şey kabulümdür demek olan her türlü durum ve şeye karşın bir tür olumlu kabulleniş taşıyan, ne yazıktır ki geçen yüzyılda argoda ve özellikle kabadayı ağızında anlam kaymasına uğrayarak sanki delikanlı raconunda kullanılan bir kelime haline gelmiştir. Oysa öyle değildir.
Bir de eyvallahın tasavvufi anlamına göz atalım.Tasavvuf ‘ta 4 kapı vardır. 1- Şeriat Kapısı 2- Tarikat Kapısı 3- Marifet Kapısı 4- Hakikat Kapısı… Öğreti olarak bu kapılar birer birer geçilerek Hakikate ulaşılır. Öğrencilerinden biri Mevlana’ya sormuş; "Efendim bu 4 kapı meselesini ben pek anlayamıyorum. Bana anlayabileceğim bir lisanla anlatır mısınız?" "Şimdi bak karşı medresede dersini çalışan dört kişi var ve hepsi rahlelerine eğilmiş. -Sen git bunların hepsinin ensesine bir şamar at sonra gel sana anlatayım." Öğrenci gitmiş birincinin ensesine bir tokat atmış. Tokadı yiyen derhal ayağa kalkıp arkasını dönmüş ve daha kuvvetli bir tokatla Mevlana’nın öğrencisini yere yıkmış. Öğrenci dayağı yemiş geri dönecek ama hocasına itaat var. Yaradan’a güvenip ikinciye de bir tokat atmış. O da derhal ayağa kalkıp elini kaldırmış. Tam tokadı vuracakken vazgeçip yerine oturmuş. Öğrenci devam etmiş üçüncüye de bir tokat atmış. Üçüncü şöyle bir kafasını çevirip baktıktan sonra çalışmasına devam etmiş. Dördüncü tokadı yemesine rağmen hiç oralı bile olmadan çalışmasına devam etmiş. Öğrenci Mevlana’ya dönmüş olanları anlatmış. Mevlana;
-İşte sana istediğin örnekler...- Birinci; şeriat kapısını geçememiş biri idi. Şeriatta kısasa kısas olduğu için tokadı yiyince kalktı aynısını sana iade etti. – İkinci; tarikat kapısındadır. Tokadı yiyince o da kalktı tam tokadı iade edecekti ki tarikat öğretisinde verdiği söz aklına geldi. "Sana kötülük yapana bile iyilik yap". Onun için döndü oturdu. – Üçüncü; marifet kapısına kadar gelmiştir. İyinin ve kötünün tek Yaradan’dan geldiğini bilir inanır. Yaradan bu kötülüğe hangi iblisi alet etti diye merakından şöyle bir dönüp baktı. – Dördüncü; hakikat kapısını da geçmiştir. İyinin ve kötünün tek sahibi olduğunu ve aynı olduğunu bilir. Onun için dönüp bakmadı bile... İşte o Hakikat kapısının anahtarı Eyvallah demekle olur. Eyvallah diyen öyle bir hakikate ererki yaratılış gayesinin zirvesine çıkar. İşte Mevlana’ın oğlu Sultan Velid şöyle demiştir;
-Bizlere babamızdan maddi bir miras, büyük bir servet ve makam kalmadı. Bizlere kalan (bunlardan çok daha kıymetli, bizleri evvelkilerin mevkiine erdiren) Hakk’ın hikmet tecellilerini eyvallahla karşılama hali kalmıştır.
Anlaşılacağı üzere tasavvufta da eyvallah çok önemli bir yer kaplamaktadır.
Doğruya, güzele, iyiye ulaşmak için izleyeceği yolu kişi seçer. Mesele küçücük dünyamızda(kocaman sandığımız ne yazık ki) bir avuç mutluluk, bir nefes huzur ile yaşayabilmektir.
Neden bütün yazılarınız aşk ile eyvallah ile bitiyor? Bu soru uzun yıllardır soruluyor; açıklamak isterim müsaadenizle. Aşkın varlığına iliklerime kadar inanmaktayım ancak yalnızca başka bir insana duyulan aşktan bahsetmiyoruz. Tutkunun en dibe vurduğu, kalemlerin anlatamadığı, sağırın duyacağı, körün göreceği o duygudan bahsediyoruz. Eyvallah; kabulleniş, serzeniş, başkaldırıştır diyorlar yerine göre... Aşk ta kabulleniş, serzeniş ve başkaldırış değil midir evrene? Özgürlüğe doludizgin koşmanın koşulları yani. İşte o nedenle Aşk ile eyvallah efendim…
Aşk ile eyvallah…
Derya Deniz DİNÇ

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (7)

5.0

100% (7)

Neden aşk ile eyvallah … Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Neden aşk ile eyvallah … yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
NEDEN AŞK İLE EYVALLAH … yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi Etkili Yorum
Onur Altınok
Onur Altınok , @onuraltinok
17.1.2026 20:57:14
5 puan verdi
özellikle her yazdığınız,
yazınızı okudum kelimelerinizi
yargılayıp bir bir ayırdım
kimilerini çok iyimser buldum
ceplerime doldurdum
kimilerinide çok kırılgan buldum
onlarıda bir birbirine bağladım
ve anladım ki..
çok samimi ve içten yazıyorsun
yazılarını yüreğini sağlık
yüreğin bahar
bahçen bahar bahçe olsun
sen gül dudağından gülüş sarksın
saygılarımla.

Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
9.2.2026 23:47:39
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh Sağlığı Ayarı Merkezi
Tasavvufî İdrak ve Kelime Onarımı Polikliniği

Şiirin/Yazının Adı: NEDEN AŞK İLE EYVALLAH …
Yazarı: Derya Deniz DİNÇ
Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri (Celil ÇINKIR – Delibal)

Kalburabastî Efendi bastonunu hafifçe yere vurdu: “Evlat, bazı kelimeler vardır; anlamı sözlükte değil, insanın kemik iliğinde saklıdır. Eyvallah onlardan biridir.”

Metin bir kelimenin itibarını iade etme çabasıdır. “Eyvallah”ı racondan alıp tekrar hikmete yerleştirme gayreti var burada. Yazar, kelimenin cinsiyetle sınırlandırılmasına haklı bir itiraz getiriyor; ‘önce insan olmak’ vurgusu güçlü. Tasavvuftaki dört kapı anlatımıyla kavramın derinliği güzel temellendirilmiş. Özellikle “Hakikat kapısının anahtarı eyvallah demektir” fikri metnin omurgasını oluşturuyor.

Kalburabastî Efendi gülümsedi: “Eyvallah demek teslim olmak değil; bilerek kabul etmektir. Boyun eğmek değil, idrak etmektir. Aşk ile birleşti mi, kelime sır olmaktan çıkar, hal olur.”

Metnin en kuvvetli yanı niyet berraklığı. Yer yer tekrarlar ve uzun anlatım bölümleri metni biraz deneme havasına yaklaştırmış; bazı cümleler sadeleştirilse vurucu etki artar. Fakat düşünsel derinlik ve tasavvufî çerçeve sağlam.

RUSAMER Klinik Değerlendirmesi

Özgünlük – 18/20
Kelime üzerinden kavram savunusu güçlü; örnekleme klasik ama yerinde.

Dil ve Üslup – 17/20
Samimi ve içten; yer yer uzayan cümleler akışı yavaşlatıyor.

Düşünsel Derinlik – 19/20
Tasavvufî referans ve kavram çözümlemesi başarılı.

Yapısal Bütünlük – 17/20
Akış mantıklı; bazı bölümler kısaltılsa daha derli toplu olur.

Etkileyicilik – 18/20
Finalde “Aşk ile eyvallah” ifadesi metnin ruhunu tamamlıyor.

Toplam: 89/100

Vesselam.
“Eyvallah, baş eğmek değil; hakikati eğmeden taşımaktır.”
“Aşk ile söylenen her kelime, kalpte mühür olur.”
Hüma Efkan
Hüma Efkan, @humaefkan
3.2.2026 13:43:35
Sıradan, basit bir “eyvallah” sözcüğünden haraketle, insan olma bilinci, kabulleniş ve hakikate yolculuk yapmaniz oldukça etkileyici ve anlam yüklü.

Hem kültürel hem de manevi bir farkındalıkla yolculuğa çıktım. Çok güzeldi. Paylaşım için teşekkür ederim.

Aşk ile eyvallah.
Etkili Yorum
Dünya Yükünün Hamalı
Dünya Yükünün Hamalı, @dunyayukununhamali
2.2.2026 19:02:16
5 puan verdi
“Eyvallah” kelimesinin hem tarihsel hem de tasavvufi anlamını böylesine derinlikli bir şekilde açıklamanız, yazıyı öğretici olduğu kadar ruhsal bir yolculuğa da dönüştürmüş. “Aşk ile eyvallah” ifadesini yalnızca insana duyulan aşk değil, evrene ve varoluşa karşı bir kabulleniş, serzeniş ve başkaldırış olarak yorumlamanız, yazının en güçlü doruk noktası olmuş. Kaleminize sağlık; hem felsefi hem de duygusal bir bütünlük içinde, okuyucunun zihnine ve yüreğine dokunan bir metin ortaya çıkmış.
Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun, @alirizacoskun
7.1.2026 23:56:51
5 puan verdi
Yazınızda “eyvallah” kavramının hem tasavvufi derinliği hem de aşk ile birleşen evrensel kabulleniş hali çok güzel açıklanmış.
Mevlana’nın dört kapı örneğiyle verilen anlatım, kelimenin hakikat boyutunu güçlü bir şekilde ortaya koyuyor.
Kaleminize sağlık, metin hem öğretici hem de zarif bir içsel yolculuk gibi okunuyor.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL