Amansız bir aşkın acı bir umutsuzluk içinde kıvrandırdığı kimseler gider, gözlerden uzak bulunan ağaçlıklı yollarda saklanırlar... vergilius
Tu
Turan Yalçın

Özgelişim ve Okumak

Yorum

Özgelişim ve Okumak

0

Yorum

5

Beğeni

0,0

Puan

1495

Okunma

Özgelişim ve Okumak

ÖZGELİŞİM,OKUMAK VE ÖMÜR
Sevgili dostum,
Gün geçmiyor ki, okumanın faydaları konusunda bir bilimsel araştırma sonucuna rastlıyoruz ve seviniyoruz. Okuyan , okutan ve okumayı sevenleri destekleyen insan olarak. Bunu da anlatmaktan zevk alıyor, sana bu mektuplar ile anlatmaktan da mutluluk duyuyorum.
Sevgili dostum,
Yale Üniversitesi bir araştırma yapmış, 3635 kişiye sormuşlar. Haftada en az 1 saat kitap okuyan insanın 2 yıl daha fazla yaşadığını tespit etmişler. Okumak ömrü uzatır, özgelişim içinde olan insan okur, okutur ve başkalarının ömrüne de ömür katar elbette.
Sevgili dostum,
Bak aynı araştrmada haftada 3.5 sat kitap okuyan insanın ölüm riski yüzde 23 azalıyor. Yani okuyan insan, özgelişim amacı ile okuyan ve okutan insan nerede ise ölüme meydan okuyor. Tabii ki insan ömrünü sadece Yaradan bilir ama bun bilimsel araştırmaları da ihmal etmemek lazım.
Sevgili Özgelişim Yolcusu dostum,
Burada okumaktan kasdedilenin de “derin okuma” olduğundan bahsediliyor, Yani anlayarak ve hissederek inanarak okumak. Bizde inanarak, hissederek okumuyor muyuz? Gerçi hayatın ne zaman son bulacağını biz bilemesek de okumanın “ömürlere ömür kattığını” hissediyor ve okumanın sevincini taa derinlerde hissederek yaşamıyor muyuz?
Sevgili dostum, özgelişim yolcusu,
Nerede ise her gün karşılaştığımız insanlar” Okumayı sevmeyen toplumuz” diye genelleme yapmaktan nereden ve nasıl ise zevk alırlar “ Çocuklara nasıl okumayı sevdirelim, bizlere ve bizi yönetenlere ne gibi görevler düşüyor, gidip yetkilliler ile konuşalım” demezler de , hep böyle her yerde söylenirler. “Biz söyleyen değil söylenen milletiz” diyen Ahmet Haşim ‘i ve bu sözü sık sık tekrarlayan Rahmetli Recep Yazıcıolu’nu haklı çıkarırlar.
Sevgili dostum,
Yaptığım gözlem ve araştırmalarda aslında çocukların çok kitap okuduğunu ama yanlış yönlendirmeler, ailede kitap konusunda konuşulmaması ve kitap okuyan insanların ve yazanların saygı görmemesi karşısında çocukların okumaktan zamanla soğuduklarını gösteriyor.
Derler ki, “dervişin fikri neyse zikri odur” yani insan ne düşünüyorsa onu söyler, kimi seviyorsa , neyi seviyorsa ondan bahseder. Bu yüzden başkalarını ve çocukları “okumuyorlar” diye suçlamak yerine onların yanlarında kitap okumak, kitap okumanın önemini konuşmak, yazan insanlar ile çocukları tanıştırmanın yollarını aramak , yazarları özel günlerinde iş ve evlerinde ziyaret etmek gerekir.
Sevgili Özgelişim yolcusu dostum,
Son bir yıldan bu yana, sadece kitap okumak değil, çocuklara kitap hediye etmenin ötesinde de , çocuklara kitaplar vererek, bunları arkadaşlarına hediye etmeleri yani “çocuklara kitap hediye etme “ alışkanlığı aşılamaya çalışıyorum da hem hediye eden, hem de edilen çocukların mutluluğu gittiğim ortamlarda anlatılıyor. Gazete haberlerine konu oluyor. Bunları duyunca bende mutlu oluyorum. İmkanı olan topluca kitap alıp da okullarda ve çocukların olduğu ortamlarda hediye etmeleri hem yazana hem okuyana artı değer katar. Hediye eden de mutlu olur .
Sevgili dostum, özgelişim aşığı kardeşim,
“okumayan toplumuz” sözüne inat yayınevleri daha çok çocuk kitabı basıyor. Demek ki çocuk kitapları satıyor. Çocuklar okuyor. Yayınevleri yazarlardan çocuk kitabı yazmalarını talep ediyor. O zaman beri gelsin marifetmiş gibi sık sık “ okumuyoruz, okumayı sevmeyen milletiz” diyenler.Olumlu olarak okumaya katkısı olmayan bari şikayet ederek söylenmesin. Bu alışkanlığı kazanmaları için kitap alarak çevrelerine hediye etsinler.
Sevgili özgelişim yolcusu dostum,
“Kötüleri sevmiyoruz” deriz ama toplumun büyük bölümü toplumdaki kötüleri sever. Bunu da şöyle davranışlar ile gösterirler. Birisi kötü insanlara laf ettiği zaman “ Aman haklarında konuşma, duyarsalar sana zarar verirler, asar keser” gibi korkutmaya bakarlar. Bu insanlarda “ben ondan neye korkacağım, o kötülüklerinin hesabını naısl verecek ondan korksun, Yaradandan korksun” dediğinde iyilere hak vermekten de geri durmazlar. Özgüven eksikliği burada da ortaya çıkıyor.
Sevgili özgelişim yolcusu dostum,
Birisi bir kurumun kurallarını hatırlattığında, o kurallara kafa tutanların “ onlar ezik de ondan yasak diyorlar” demesi kadar komik bulduğum başka şey yok. Davranışları işimize gelmediğinde insanlara” ezik” deyenlere ezik gözü ile bakmaktan da kendimi alamıyorum. İnsan ona buna “ezik” demekle ezikliği gitmez, ya da ona buna “deli” demekle de akıllı olunmuyor. Toplumsal tezatlıklarımız işte.
Sevgili dostum,
Bak güzel bir okuma haberi olunca laf nereden nereye geliyor. Sen var ya sen gerçek dostsun bu mektupları sen okudukça, bana değer verdikçe benim de yazma isteğim bir Düden Çağlayanı gibi çoştukça coşuyor işte.
Sevgli dostum, Özgelişim neferi kardeşim,
Yıllar önce kitap hediye ettiklerim aynı kitabı yeniden isteyince şaşırıyorum. Verdiğimi söyledikçe “vermedin” demeleri onların kitaplıklarına bakma zahmetine bile katanmadıklarını hediye ettğimiz kitapları kitaplıklarının bir köşesine attıklarını anlıyorum ve sadece onlar adına üzülüyorum. Biz okusun faydalı olsun diye verdiğimizde onların vurdumduymaz tavrı üzüyor. Okumuyorsan mutlaka çevrende okumayı seven vardır ona ver ya da hediye et. Kendi sorumsuzluklarını kendine kitap hediye edeni unutarak, onları suçlayarak gidermeye çalışan mı ezik yoksa kurumların kurallarını hatırlattı diyene “ezik” diyen mi? Var sen karar ver.
Sevgili Kardeşim,
Bazen okumak da yetmiyor insan olmaya, herkesi her kurumu kendinin hizmetçisi sanan insanlarda toplumda az değil. Yüz verdikçe astar isteyen, gelip karşında psikolog kesilen, sen yanlışsın o çok iyi insan diyenler mi dersin ? Sana iyi gelen bana iy gelemez mi ? Senin her fikrine he demek mi zorundayız. “Güvenme dostuna, saman doldurur postuna” misali insanları överken dikkat etmek lazım , çünkü o övdüğün zaman gelir yerdiğin insan olur. Bunu ben değil Peygamber (sav) söylemiş. Ne güzel de söylemiş. Başkalarını ulu orta övenlerin kulaklarına küpe olsun.
Sevgili Kardeşim,
“oku” emri ve bu güzel haberler önümüze gelince insanı coşturuyor ve sana bu güzel haberleri yorumlayarak ulaştırmak bana mutluluk veriyor. İşte bu yüzden sana mektuplar yazılsa, “okuyan dost”, okutan dost” , “kitap hediye eden dost” ve sana “ ömrü uzatan dost” da demek geldi içimden . Haydi bana müsade . Sen mektubumu bir daha oku!

Paylaş:
5 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Özgelişim ve okumak Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Özgelişim ve okumak yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Özgelişim ve Okumak yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL