Amansız bir aşkın acı bir umutsuzluk içinde kıvrandırdığı kimseler gider, gözlerden uzak bulunan ağaçlıklı yollarda saklanırlar... vergilius
Çağdaş Durmaz
Çağdaş Durmaz

Bilginin Karanlık Işığı

Yorum

Bilginin Karanlık Işığı

( 2 kişi )

1

Yorum

6

Beğeni

5,0

Puan

183

Okunma

Bilginin Karanlık Işığı


Bazen bir an gelir, şehrin kalabalığında yürürken veya gecenin sessizliğinde yıldızlara bakarken, bir düşünce sızar zihne: "Bilmemek, belki de en lüks sığınaktır." Çünkü bilmek, özünde bir yük taşımaktır. Evrenin devasa mekanizmasına dair en ufak bir çarkı görmek, insanı sonsuz bir soru labirentinin içine çeker. Bu labirentte, her gerçek, bir duvar, her kavrayış, bir çıkmaz sokağa dönüşebilir. Oysa cehalet, kollarını açar ve insanı kör eder bir rahatlık sunar. Bu karanlıkta soru yoktur, sadece basit ve dolaysız bir "var olma" vardır. Kıyıdaki balıkçı, denizin derinliklerindeki tehlikelerden habersiz, dalgaların şarkısıyla mutludur. Şehrin gürültüsünde koşturan insan, dünyanın döndüğü uzay boşluğunun anlamını düşünmeden, günlük telaşına gömülmüştür. Onların mutluluğu, bilginin keskin bıçağıyla bölünmemiş bir bütünlüktür. Cahil mutluluk, sorgulamayan bir teslimiyetin çiçeğidir.


Fakat bir kez bilgi tohumu ekilirse, kök salar. Kökler, zihnin toprağını yararak, bilinmeyenin karanlık suyuna ulaşır. Bu su, berraktır ama içindeki gerçekler acıdır. Sokrates’in "bildiğim tek şey, hiçbir şey bilmediğimdir" itirafı, bu yüzden önemlidir. Çünkü bilmek, aslında bilmediğimizin sınırlarını çizmektir. Her cevap, yeni sorular doğurur. Bu sonsuz sorgulama, insanı giderek yalnızlaştırır. Çevrendekiler basit inançlarla, geleneksel tatminlerle yaşarken, sen bir uçurumun kenarında durmuş, boşluğun derinliğini ölçmeye çalışırsın. Bu uçurum, seninle diğerleri arasına inen bir settir. Konuşursun ama kelimelerin, anlamadıkları bir dilde yankılanır. Gülümsersin ama içindeki bilginin gölgesi, yüzüne vurur. Bu yalnızlık, bir seçim değil, bilginin kaçınılmaz vergisidir. İnsan, anladığı ölçüde yabancılaşır.


Tarih, bu döngünün kanıtlarıyla doludur. Prometheus, ateşi (bilgiyi) çalarak insanlığı aydınlattı ama bir kayaya zincirlendi, bir kartal tarafından iç organları kemirildi. Bilgi, bedel ister. Oedipus, kaderinin gerçeğini öğrendiğinde, gözlerini oyarak kör oldu. Bazen hakikat, görmemek için ödediğimiz bedeldir. Cehennem, belki de hakikatin ta kendisidir; cehalet ise cennetin unutulmuş kapısı. İnsan, Adem ile Havva gibi, yasak meyveyi (bilgi ağacının meyvesini) tatmış ve cennetten (kör mutluluktan) kovulmuştur. Bilincin laneti budur.


Peki, bu durumda bilmek bir hata mıdır? Cehalete özlem duymak doğal mıdır? Burada bir ironi yatar .Cehaletin mutluluğunu fark etmek bile, onu yok eden bir bilgidir. Artık o saf, sorgusuz mutluluğa geri dönüş yoktur. Körlüğün ne olduğunu bilen biri, bir daha asla gerçekten kör olamaz. Bu bilinç, insanı bir labirentin ortasında bırakır. Bir yanda, rahat ve sığ karanlığa dönme arzusu ,diğer yanda, içgüdüsel bir hakikat açlığı. Bu açlık, insanın özündeki merak ateşidir. Bu ateş, bazen yakıcıdır ama aynı zamanda insanı insan yapan şeydir. Cehaletin mutluluğu, bir taşın mutluluğuna benzer. Taş, acı çekmez ama aydınlığı da görmez, büyümez, dönüşmez.


Sonuçta, bilgi bir seçim değil, bir kaderdir. Ruhu bu ateşle yanmaya başlayan biri, onu söndüremez. Gerçek mutluluk belki de, bilginin getirdiği acıyı kucaklamakta ve bu acının içinde bile anlam arayışını sürdürmekte yatar. Okyanusun dibindeki inci, karanlıkta ve basınçta oluşur. İnsan ruhunun incisi de, hakikatin ağırlığı altında, yalnızlığın soğuk sularında parıldayabilir. Bu, naif bir mutluluk değil, derin ve sarsılmış bir huzurdur. Bilginin karanlık ışığı, nihayetinde, kendi anlamımızı yaratma cesaretimizi aydınlatır. Cehaletin sığ sularından, bilginin derin ve tehlikeli okyanusuna açılmayı göze alanlar, belki asla "mutlu" olmayacaklardır ama "uyanık" olmanın, "anlamış" olmanın o tuhaf ve acılı asaletini taşıyacaklardır. Ve belki de bu, cehaletin oyun bahçesinde asla bulunamayacak bir tür özgürlüktür: Acıyı bilerek, yine de ileriye bakma özgürlüğü.


Bilgi ateştir. Ateş elimizi yaksa da, onu taşımaya devam ederiz. Çünkü insan, ateşle oynayan çocuktur. Yanar ama ışığından da asla vazgeçemez.


Çağdaş DURMAZ


Tüm sayfa dostlarımın , değerli şair ve yazar arkadaşlarımın yeni yılını en içten dileklerimle kutlarım. Bilginin ışığından ayrılmadığımız bir yıl dileğimle.

Paylaş:
6 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Bilginin karanlık ışığı Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Bilginin karanlık ışığı yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Bilginin Karanlık Işığı yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy, @gulum-camlisoy
31.12.2025 12:00:23
5 puan verdi
Kıymetli dost yazarım, hayata ışık tutan muhteşem bir paylaşım:

Elbette bilginin gücü ve insanın güçsüzlüğü.


Sizin de vurguladığınız üzere: hep kural bellemişimdir bildiklerimin aslında hiç bir şey olduğunu ve bilginin sınırsızlığını.


Lakin bilgi fazla da oldu mu yoruyor insanı daha detaycı oluyor birey bilginin ihtişamında bilmeye öğrenmeye doyamıyor gelin görün ki: bilgisiz ve cahil insanlar daha bir rahat daha bir gevşek hatta umrarsız ve ne yazık ki bilmeyi bilgiyi küçümsemekte.



Gelişim, anne karnında başlayan ve ölümle nihayetlenen sonsuz bir süreç bir o kadar ölüm sonrası kim bilir nasıl gelişimlere mazhar olacağız.

Deryalar misali duygular ve beynimizi de aslında tüm kapasitesi ile kullanmadığımız için bizler öğrendikçe ve bilgiye sarıldıkça beynin kullanmadığımız hücreleri faaliyete geçiyor.


Bilmek bazen doyumsuzluğu da beraberinde getirmekte çünkü bilen kişi daha iyiye daha güzele meylediyor ve çarpık düzende gördüğü aksaklıklar onu daha çok rahatsız ediyor.


Hani, bilmeden bilip gözüküp de geçenler daha mı mutlu yaşarken ya da çok bildiğini sanıp daha mı kibirli ve burnu Kaf dağında?


Bilgi cesaret ister ve emek ister ve çaba



Eşsiz bir paylaşımdı ilgi ve beğeni ile okuduğum.


Bu vesile ile hem kaleminizi hem de yeni yılınızı kutlarım değerli yazarım


Her şey gönlünüzce olsun.


İçten sonsuz selam ve saygılarımla, efendim
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL