Denk olmayan birleşmelerin en kötüsü gönüllerinkidir. chamort
Güneşin Kızı Zehra
Güneşin Kızı Zehra
VİP ÜYE

SOSYETE TAVUĞUN ALIŞVERİŞ MACERASI

Yorum

SOSYETE TAVUĞUN ALIŞVERİŞ MACERASI

( 14 kişi )

3

Yorum

27

Beğeni

5,0

Puan

945

Okunma

SOSYETE TAVUĞUN ALIŞVERİŞ MACERASI

SOSYETE TAVUĞUN ALIŞVERİŞ MACERASI

Kümesköy’de her sabah güneş doğar doğmaz, tavuklar folluktan birer birer çıkardı. Gıdaklamalar arasında yumurtalar toplanır, kümeste iş bölümü başlardı.

Lale adındaki tavuk da sıradan günlerden birinde folluktan gülümseyerek çıktı. Taze yumurtasını güzelce samanın üstüne bıraktı ve Şapkalı Horoz’a teslim etti.

Şapkalı Horoz, kümeste yumurtaları pazara götüren güvenilir ve zarif bir horozdu. Şapka giyerdi ama herkes saygı duyardı. Şapkası sadece bir kumaş parçası değil, onur nişanıydı.

Her günkü gibi Lale’nin yumurtası da sepete kondu, Horoz pazara yollandı.

Lale o gün içinden geçirdi:

“Acaba pazarda neler oluyor? Yumurtam satılınca nereye gidiyor? Parasıyla ne alınıyor?”
Ertesi sabah Şapkalı Horoz hastalanınca, Lale gönüllü oldu:

“Bugün yumurtamı ben pazara götüreyim.”

Sepeti kaptı, sarı yumurtasını içine koydu ve ilk defa kümesten dışarı çıktı.

Pazar gürültülüydü. Serçeler limon satıyor, kazlar bağırıyordu:

“1 yumurtaya 3 kereviz! Kış gelmeden alın!”

Lale, sepeti usulca tezgâha koydu. Bir müşteri yaklaştı:

Bu yumurta… çok parlak. Sen neyle besleniyorsun?

“Ben…” dedi Lale utanarak, “yulafla.”

Yumurta üç mısır parası etti!

Lale şoktaydı. “Demek bir yumurtam bu kadar ediyorsa…”

İlk defa pazardan kendine tokalı bir tarak aldı.

Ertesi gün yine yumurtladı. Yumurtasını bu kez pazara götürmek için kendisi gönüllü oldu.

Satınca bu kez tırnak uzatma cilası aldı.

Üçüncü gün: Tüy maşası.

Dördüncü gün: Kümes parfümü.

Haftaya kalmadan Lale artık “Sosyete Tavuk” olmuştu.

Tüyleri kabartılmış, gagası parlatılmış, konuşurken göz deviriyordu:

“Yumurtam sadece sarı değil, inci ışıltısındadır!”

Diğer tavuklar onun yaldızlı folluk minderlerini, ışıltılı su kabını görünce kıskanıyor ama aynı zamanda uzak duruyordu.

Sosyete Tavuk sofrada çatal bıçakla bir lokma alır, uzun tırnağını gagasına götürüp nazla silerdi.

“Hmm… doyumsuz…”

Diğer tavuklar utanıp sofradan kalkardı.

Bir gün TavukBank’tan bir görevli geldi:
“Alışveriş kartımızla bugün harcayın, yarın yumurtlayın!”

Sosyete Tavuk hiç düşünmeden aldı.

O gün üç yumurta değerinde tüy tokası, ertesi gün beş yumurta değerinde tül kanat aldı.

Ama her gün sadece bir yumurta yumurtlayabiliyordu.

Borçlar kabardıkça kabardı.

Bir sabah kümese iki baykuş ve bir kartal geldi.

Kümesin etrafı sarıldı.

Baykuş bağırdı:

“TavukBank adına geldik! Borç 27 yumurta! Faiziyle 39!”

Tavuklar panik içinde sağa sola kaçıştı.

Sepetler toplandı, süslemeler söküldü.

Son olarak biri bağırdı:

“Şapkalı Horoz’un şapkası da listede!”

“Satılacak mallar arasında!”
Kümes sessizleşti.

Şapkalı Horoz şapkasını tutarak öne çıktı:

“Ama bu… bu sadece kumaş değil. Bu, benim onurum!”

Baykuş gülümsedi:

“Yarın sabah açık artırmayla satılacak!”
Ertesi gün pazaryerinde kalabalık toplandı.
Şapkalı Horoz’un püsküllü, zarif şapkası ipe asılmıştı.

“Başlangıç: 3 yumurta!”

“5 yumurta!”

“7 yumurta ve bir civciv battaniyesi!” diye bağırıldı.

Tam o anda komşu kümesten zarif bir tavuk öne çıktı:

“10 yumurta! Onu almak istiyorum!”
Kalabalık homurdandı.
Bu gizemli tavuk kimdi? Horozun eski bir sevdiği mi?
O sırada bir kenarda civcivler annelerine sokulmuş izliyordu.
Biri fısıldadı:
“Anne, Şapka nedir?”
“Bir horozun kalbini sakladığı kumaştır.” dedi annesi.

Tam ihalenin çekiç sesi inecekken, Sosyete Tavuk kalabalığı yararak sahneye çıktı.
Makyajsızdı.

Yumurtasını elinde tutuyordu.

“Bunu ben yaptım. Her şey benim açgözlülüğümle başladı. Yumurtamın kıymetini bilmeyi unuttum, soframızı boşalttım, borca battım… Şimdi de bir horozun onuru satılıyor.”

İkinci yumurtasını da çıkardı:

“Bu da yarınki emeğim. Lütfen… bu yeterli olsun.”

Şapkalı Horoz sessizce baktı.
Gözlüklerini çıkardı. (Gerçekten yoktu ama dramatikti.)
“Lale… sen geri dönmüşsün.”
Kümes icradan kurtuldu.
Süs eşyaları değil, gerçek yem geldi.

Sosyete Tavuk yeniden Lale oldu. Ama bu kez daha bilgeydi.

Artık yumurtasını satarken yanında hep bir civciv götürüyordu.

“Bir yumurtayı üçe böl:

Biri sofraya, biri yarına, biri de ihtiyacı olana.”

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (14)

5.0

100% (14)

Sosyete tavuğun alışveriş macerası Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Sosyete tavuğun alışveriş macerası yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
SOSYETE TAVUĞUN ALIŞVERİŞ MACERASI yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Dünya Yükünün Hamalı
Dünya Yükünün Hamalı, @dunyayukununhamali
11.2.2026 19:20:10
EMEĞİNİZE YÜREĞİNİZE SAĞLIK KALEMİNİZİN MÜREKKEBİ EKSİLMESİN ÜSTADIM
Fikri Kalem Hasan
Fikri Kalem Hasan, @fikrikalemhasan
3.6.2025 02:21:52
Sayın Güneşin Kızı;
Bu hikâyede yalnızca tavuklar, horozlar ya da baykuşlar yok… Bu satırlarda günümüz insanının tüketim alışkanlıkları, gösteriş tutkusu, borç döngüsüne kapılışı ve en sonunda da kendine dönüşü var.

Lale’nin “sıradan bir tavuk” olmaktan “sosyete”ye evrilişi; ilk bakışta komik ve sevimli gibi dursa da, ardında çok daha derin bir mesaj taşıyor: Gerçek değer nedir? Bir yumurta sadece besin mi, yoksa alın teriyle yoğrulmuş bir emek mi?

Şapkalı Horoz’un şapkası… ah o şapka! Kumaştan çok daha fazlası. Onur, saygınlık, belki de değerlerimizin sembolü. Bu hikâyede en çok etkilendiğim anlardan biri, “Bir horozun kalbini sakladığı kumaştır” cümlesi oldu. Hem edebi, hem de yürek burkan.

Ve elbette Lale’nin dönüşü… Açgözlülükten pişmanlığa, pişmanlıktan bilgece bir olgunluğa. Bu, sadece Lale’nin değil, toplumun da özlemini duyduğu bir dönüş.

Hikâye boyunca kullanılan isimler, olay örgüsü, hayvan karakterlerinin toplumdaki rolleri ve pazaryerinin işleyişi… hepsi büyük bir gözlem gücünün ve kalem ustalığının ürünü.

Bir çocuk okusa güler, bir yetişkin okusa düşünür, bir yazar okusa ilham alır.

Yüreğinize Kaleminize sağlık.
Bu yalnızca bir hikâye değil — bir ders, bir mesaj, bir uyanış.

Saygılarım ile

Fikri Kalem Hasan

Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
2.6.2025 22:56:51
5 puan verdi
Çok ders alacağımız bir hikaye kaleme almışsınız. Akıcı ve okurken gülerek tebessümle okudum. Kaleminiz daim olsun. Saygılarımla
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL