0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
185
Okunma
Dünya zulümle dolmuşken sessiz kalmak, zulmü onaylamaktır! İşte bu yüzden, hakkı haykırıyorum! Şüphesiz, her çağda Firavunlar, Nemrutlar ve Karunlar oldu; ama onların karşısına çıkan Musa’lar, İbrahim’ler ve Yusuf’lar da vardı! Bugün de, çağın zalimlerine karşı haykırmanın, hakkı savunmanın zamanıdır!
Ey kendini güçlü zannedenler! Gerçek güç sizde mi sanıyorsunuz? Servetiniz, ordularınız ve silahlarınız sizi koruyacak mı? Oysa Allah, her şeyin üzerindedir! Unutmayın, Nemrut kendini ilah ilan ettiğinde bir sivrisinek onun sonunu getirdi. Firavun, denizleri aştığını sandığında, aynı sular onun boğuluşuna şahit oldu. Karun, hazinelerinin anahtarlarını bile taşıyamazken, toprağın derinliklerine gömüldü. Siz de aynı akıbetten kaçabilir misiniz?
Ey zalimler! Siz, mazlumların ahını aldınız! Yetimin hakkını gasp ettiniz, masumların kanını akıttınız, zayıfları ezdiniz. Ama unutmayın, her zalimin bir sonu vardır! Gazze’nin sokaklarında yankılanan çocuk çığlıkları, Arakan’da akan gözyaşları, Doğu Türkistan’da susturulan dualar, sizin hesap gününüzün yaklaşmakta olduğunun işaretidir! Rabbimizin adaleti gecikmez, mutlaka tecelli eder!
Ey ABD! Ey Trump! Ey Siyonist Netanyahu! Siz, kibir ve gururunuzu bir zırh gibi kuşandınız. Kendinizi yenilmez, dokunulmaz ve üstün sandınız! Ama bilmelisiniz ki, bu kibir ve gurur insanlığın uyanışına vesile olacak! Mazlumlar, sizin acımasızlıklarınızı gördükçe dirilecek, sizin gaddarlıklarınızı öğrendikçe birbirine kenetlenecek! Gücünüz, sandığınız gibi mutlak değildir. Allah’ın gazabı üzerinize çöktüğünde, ne zırhınız, ne silahlarınız, ne de gizli anlaşmalarınız sizi kurtaracak! Tarihin çöplüğüne atılacak ve yerle yeksan olacaksınız!
Ey İslam alemi! Siz neyi bekliyorsunuz? ABD’nin insafına sığınarak adalet mi bekliyorsunuz? Siyonistlerin vicdanına güvenerek merhamet mi umuyorsunuz? Oysa onlar, insanlığı sadece çıkarları için kullanır, menfaatleri bitince de yok ederler! Siz, kendi kardeşlerinize sırt çevirip, zalimlerin kapısında medet umuyorsunuz! Unutmayın, bu gaflet size pahalıya mal olacak! Allah’ın dinini, mazlumların hakkını savunmayanlar, cehenneme odun olmaktan başka neyi hak ederler?
Bizler, korkaklar gibi yaşamak için yaratılmadık! Bizim yolumuz, peygamberlerin yoludur! Hz. İbrahim gibi ateşe atılmayı göze alırız, ama hakkımızdan vazgeçmeyiz! Hz. Musa gibi zalimin karşısına dikiliriz, ama zillete boyun eğmeyiz! Hz. Muhammed (s.a.v.) gibi bir avuç inanan olarak yola çıkarız, ama dünyaya adalet getiririz! Çünkü bizim sahibimiz Allah’tır! O bize yeter!
Ey gaflet içinde uyuyanlar! Hangi dünyaya aldanıyorsunuz? Sizi aldatan, sahte gücünüz mü, geçici saltanatınız mı, elinizde tuttuğunuz servet mi? Allah’ın huzuruna çıktığınızda, bu dünyada kazandığınız ne varsa hepsi elinizden gidecek! O gün ne paralarınız, ne makamlarınız, ne de sahte dostlarınız sizi kurtaracak! Sadece amellerinizle baş başa kalacaksınız!
Bu bir çağrıdır! Hakkın yanında yer alın! Sessiz kalan dilsiz şeytandır! Zalimlere karşı durmak, imanımızın gereğidir! Unutmayın, biz ölsek de kazananlarız! Çünkü bizim için ölüm, yok olmak değil, sonsuz hayatın başlangıcıdır! Oysa sizin için ölüm, azabın kapısıdır!
Allah şahidimiz olsun ki, zalimlerin karşısında susmayacağız! İzzetle yaşamak, zillete boyun eğmekten bin kat daha değerlidir! Hodri meydan! Bakalım kim kazanacak? Rabb’im şahidimizdir, zafer inananlarındır!
Erol Kekeç/13.02.2025-01.45/Sancaktepe/İST