Yinsani
614 şiiri ve 549 yazısı kayıtlı Takip Et

Barbar Klavyeler 5



intaktunun bilgesi en son şamanın ve kavminin ateş başındaki dansından uzaklaşmış ve mağarasına çekilmiş olmalıydı aydınlık ormandaki mağarasına..

bilgeyi takip eden kılıç dişli canavar ise o esnada insan kokusunu almış ve ilk adımını atmıştı mağaraya doğru.

canavar insan yiyen cinstendi elbet. dişlerini avının boğazına şahdamarı denilen hortuma denk getirip çenesinin basıncıyla hem kalbe giden ve çıkan kanı hem de ciğere giden ve gelen havayı kesmeliydi. kan ve hava ne muhteşem bir yaratım öyle miydi gerçekten? fiziki olarak başka bir öldürme şekli o zamanlar daha düşünülmemişti dünya üzerinde.

peki intaktunun bilgesi mağarada ne yapmalıydı, nasıl bir yaşam alanı kurmuştu orada kendisine. o da şaman gibi dış güçler ile iletişime geçmek mi istiyordu, ruhlar dünyası, öteler, mavera, tanrılar ülkesi, yaratılış cevherleri, tanrı tahtı ile ve her şeyin müsebbibi ilk düşünce ile irtibat mı kurmaya çalışıyordu...

o zamanlar insan ömrünün çok uzun olduğu söylenir ya, bunun da bir kanıtı yok, sadece bir söylence. intaktunun bilgesi de destanlarda ve efsanelerde anlatılan ak saçlı, nur yüzlü, aydınlığın savaşcısı gibi bir şey , bir insan türü, belki de ilk yaratılanlardan bir gen taşıyor olmalıydı. ilk yaratılan ilk olan nasıl devam etmişti macerasına? intaktunun bilgesi geçmişi değil geleceği mi deşmeliydi. geçmişi mi geleceği mi planlamalıydı? geçmişe veya geleceğe yolculuklar sadece bir kurgu muydu, bir hayal olarak mı kalmalıydı.

bahsettiğimiz devir antikaların, özürle, antik dünyaya daha tanrı ve tanrılar kelimesi inmeden önceki zamanı kapsamalı. bir zaman aralığı olmalı. ve ilk düşünceden ibaret olan tüm köklenmeleri ve dallanmaları o sağlamalıydı. kayıp kıta söylenceleri gibi. Mu olabilir, atlantis olabilir, kutuplardaki kayıp ülke de olabilir. daha kıtalar ayrılmamalı. kıtaların kaydığının anlaşılması da son yüzyıllarda açığa çıkmışken yani.. ilk kıta insanlarından olmalı. hayvan ile insanın ilk karşılaşmalarını içermeliydi.

...Y...

bilge ile şamanın da kardeş olduklarını varsaymalı, daha doğrusu tek veya çift yumurta ikizleri gibi bir şeyler ile desteklemeliyiz. çünkü yakın tarihte ekseriyetle bir aile içinde başlayan didişme ve havailikler ile düşünce farklılıkları milyarları etkileyebiliyordu dünya üzerinde sonradan sonraya.. zihnimiz neden sınırlı kaldı? neden aşamadı kendisini?

peki bilge veya şaman denize ulaşabilecekler ve aşabilecekler miydi, daha dünya tanınmıyordu insanlar tarafından, denizin ötesinde hangi hayvan türleri veya başka insanlar yaşamalı mıydı, yoksa bilge ve şaman yolculukları esnasında mı deniz ötesindeki toprağa canlılar yerleşmeliydi. bulundukları kıtadan ayrılsalar sonradan... çok sonradan da nesilleri dünyadan mı ayrılırdı. hep ayrılık üzerine tüm anlatılar dünya üzerinde.

tanrı düşünceden ayrılır, düşünde tanrıdan, sonra ilk yaratılan ilk şeyden ayrılır, ve sonra ikilem ve sonra yollar ve sonra ikilemlerin kendine has macerası. ilk şeyin macerası ikinci şeyden sonra bitmiş sayılmalı mıydı?

Beğen

Yinsani
Kayıt Tarihi:24 Ocak 2023 Salı 03:38:02

BARBAR KLAVYELER 5 YAZISI'NA YORUM YAP
"Barbar Klavyeler 5" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
KUSHİM
26 Ocak 2023 Perşembe 11:15:09
Selamün aleyküm abim,
Sana bi şey daha soracak ama geçiştirici cevap veriyor. Yeikuku nedir dedim. İyi bir şey dedin.
Şimdi de intakuku nedir diyecem. İyi bişey diycen diye korkuyorum.

Bi amca dayı anlattıydı ölüler öldüğünde bizimle konuşurmuş ama biz bilemezmişiz. Mezarlığın yanından geçme goçum dediydi bana.
Niye ki dayı dedim.
Ölüler seni.....
Tövbe tövbe. Yanlış anlama abim orası kufür değil. Tövbe tövbe de korkumu salmak için dedim.
Amca, dayı, dede dedi ki ölüler ölür, sonra topraa karışır, topraktan ota çöpe geçermiş onların ruhu.
Biz de onu yedimiydik ondan bize geçermiş ölünün ruhu.

Hani karıya soruyon ya geçmişde neydin diye ya kraliçe ya prenses ya da asil bi şey oluyorlar. Heriflerde öyle...

Kötüyü kim ister ki değil mi?

Ben bunu daha önce yaşadım derker ta bazen o da bu dan olurmuş. Yani ölünün rufu hafızasını yaşatırnış bize.
Yalanım varsa amcayı cin çarpsın ben onun yalancısıyım.

Şimdi sen abim güzel abim sen antikutu dedinya orası ölüler alemi mi?
He ya da yoh deyip geçiştirme güzel abim. Oldu mu? Fıs fıs fıs fıs...

Yanlış anlama abim bazen takılyom böyle yazmazsam rahatlıyamıyorum ondan fısırdadım yani.
Selametle değerli abim. Saygım sonsuz hürmetim uçsuz bucaksız.
Senin ayakkabın ney abi?

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Yinsani Yazının sahibi 26 Ocak 2023 Perşembe 11:46:51
yanlış anlaşılacak o kadar çok şey varken fıs fıs az gelir cart curtlamalı efendim. intaktu yeikunun anavatanı güzel abim, fantasy dünyası, hani bu gerçeklik dışındaki alem va ya ola... edebiyat defterindeki gizli bir geçitten intaktuya yıldız köpürüsü ile dıkıdık dıkıdık vın vınnn yapıyorum,

eksik olma. aksi olma hep ol...
black_sky
24 Ocak 2023 Salı 13:25:34
Nesildaşım tebrikler öncelikle.
Öyle güzel giriş yapmışsın ve öyle masalsı bir havada devam etti ki anlatı kaptırmışım kendimi baktım bitmiş yazı.
Sorular, sorular öyle çok ki, cevaplar ve ayınlanma adına kitaplar dolusu yazmak gerekir sanırım.
Devam etmeli...

Aksi olma hep ol dilerim.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Yinsani Yazının sahibi 24 Ocak 2023 Salı 13:38:52
sen yorum yapar mıydın nesildaşım:)
yılkı atı diye kısa bir roman okumuştum, çok sade idi üslubu yazarın. niye ise şimdi aklıma geliverdi.

yaşam döngüsü bir yerden başlıyor ya,sonradan dönüp duruyor kendi kuyruğu etrafında..

sorular ve cevaplarda sanki döngü ve döngü kuyruğu gibi..
orta bir boşluk ötesi muamma..
ne dediğimi bilmiyorum lakin beğenini beğendim..:)
eksik olma zaten aksiliğin görülmedi duyulmadı hep ol nesildaşım.
Y...'den..
unutmadan bir Y imzası bırakım hep unutuyorum..
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.