mehmet talip bilgil
308 şiiri ve 269 yazısı kayıtlı Takip Et

DİJİTAL FAŞİZM(TERÖRİZM)



DİJİTAL FAŞİZM(TERÖRİZM)

DİJİTAL FAŞİZM(TERÖRİZM)

Televizyon, telefon ve bilgisayar sektörünün gelişmesi neticesinde, dijital platformlarında çoğalması ve insanları esir almasıyla beraber, bazı uygulamaları ve çıkışlarıyla Hitler’in dünyaya ve Almanlara yaptığı baskıdan daha fazla baskı uygulamaktadır.
Öyle dijital cihazlar çıkarıldı ki: En uzak ülkeden dahi ani olarak en uzağı ile konuşabiliyor ve isteklerini kabul için zorlaya biliyor, ya da algı oluşturabiliyor. Hele birde dijital kaset olayı var ki, kimini çökertiyor, kimisini göklere çıkarabiliyor. Lider değiştiriyor, lider götürüp getiriyor. Kimsede bu dijital baskıya karşı koyamıyor. Dijital sistemler en kötü bir cihazla bile çok güçlü olabiliyor. Bu popülerleşme, yani kültür seviyesi düşük olan toplulukların zevklerine uygun olarak baskı altına almayı kolaylaştırıyor. Cihazların bağımlılığı insanları esarete sürüklemiş durumda. Bu dijital sistemlerden: Twitter WhatsApp Instagram, Facebook, tik tok gibi baskın olan dijital medya kuruluşları insanları esir aldığı gibi ülkeleri de baskı altında tutuyor.
Dijitalizm tüm platformlarda baskı kurmuş ve kendine gençliği bağımlı kılmıştır. Telefon elindeyken dünyayla irtibatı kesilen gençler, bu baskının göstergesidir. Ülkeler bu dijitalizme dur demezse çok şeylerin kaybedilebileceği bir gerçektir. Dijital medya, dijital sistemler ile popülerleşen cihazlar, dijitale bağımlı hale gelen insanlar ve her geçen gün vazgeçilmezliğini artırıyor. Dijitalizmi kuran güçler o kadar bu konuya enerjilerini harcıyorlar ki geceleri gündüzlerine karışıyor.
Ülkeler bu dijitalizme karşı çok değil bir haftalığını tüm sistemlerini kapatsalar çökerler. O zaman belki faşist uygulamalardan vaz geçerler. Fikir özgürlüğü prensimizdir derler ama sen onların çizgisinden çıkarsan senin hesabını siliverirler, ya da karartı verirler. Sen fikrini beyan edemezsin. Onların istediği gibi yazmak zorundasın. Dünyayı kontrol manyaklığına soyunan bu dijital formlar: Her şeyi ve her yeri kontrol altında tutmak istiyorlar. Onların çizgisinden çıkarsan öyle sert tavırlar alıyorlar ki hitlerin faşizmi onların yanında halt etsin. Bu yazıyı yazıyorum ya akıbette belki de engel konacak belli değil.
Dünya dijitalleşirken, sistemleri kontrol eden güçler gittikçe daha sert tavırlar ile faşizme doğru gitmektedirler. Süreç, her şeyi kontrol altında tutmak isteyen bir ’Kontrol Manyaklığı’ psikolojik hastalığına dönmüş durumda ve gittikçe belirginleşmektedir. Bazı aklı selim yazar ve çizerlerin yazıları zaman zaman siliniyor ya da karartılıyor. Bazı siyasiler yerden yere vurulurken, yok edilmeye çalışılırken bütün yayınladıklarına ambargo koyulurken bazıları göklere çıkarılıyor, hatta yol gösteriliyor. Hatırladığım kadarıyla devlet Bahçelinin titrlerinin engellenmesi Süleyman soylunun twittlerine nefreti içeren Twitter diye yayınlanmaması gibi uygulamalar faşizmin göstergesi değil de neyin nesi.
Her yerde fikir özgürlüğünden bahsedip, fikir beyan edince engellenmesi veya uyarı verilmesi tam bir dijital faşizm örneğidir. Batı ya da bu platformları elinde tutan güçler kendilerine gelince özgürlük oluyor Türklere Türk kültürüne ya da İslam’a gelince sakıncalı oluyor. Bunun adı gücü elinde bulunduranın baskısı değilse ya nedir demezler mi. Bende derim ki Dijital faşizmin ta kendisidir. Çizgilerinden çıkan olursa sistemin yöneticiler bazı uyarılarla güç bizim. Ancak biz karar veririz demek istiyorlar. Bunlar medeni olamazlar, olamıyorlar, olmuyorlar. Türkün karşısında duran batı, İslam’ında karşısında durup İslami yayınları oldukça kısıtladığı gibi, batının bütün yayınlarını abartarak yayınlarlar.
Ne zaman Türkiye’ye ve islam’a ait bir yayın yapılacak olsa her şey, her yerde kısıtlanır. Ama İslam ve Türkiye karşıtı hiç bir gönderiyi engellememişlerdir. Hatta gündem yaparak destekliyorlar. Ne zaman dünyada yaşanan haksızlığı ve adaletsizliği gündeme getirmeye çalışsak, twitt tarafından ya engelleniyoruz ya da gündemden düşürülüyoruz. İşte bu Dijital Faşizmin sadece başlangıcı. Dijital faşizme ilk karşı çıkanda Türk yetkililer olmuştur. “Medya ve iletişim konuları, sosyal medya ile dezenformasyonla mücadele, siyasi ve sosyal bekamızın temini açısından hayati öneme sahiptir. Mavi vatan, adalar meselesi, Ukrayna’ya, Rusya’ya karşı olan mesafeli ve dostane davranışları, Karabağ Savaşı sırasında şahit olduğumuz yalan ve iftira furyası, bize hem bu meselenin önemini hatırlatmış hem de güçlerimizi birleştirmemizin ne kadar vazgeçilmez olduğunu göstermiştir.
Dijital faşizm ile savaş sadece sahada verilmemiş, yazılı ve görsel basından sosyal medyaya kadar pek çok mecrada çetin bir mücadele yürütülmüştür. Yaşadığımız acı tecrübeler ışığında, artık hepimiz şu gerçeği çok net biçimde görüyoruz. Demokrasilerde dördüncü kuvvet olarak nitelenen medya, belli güçlerin, belli küresel şirketlerin, art niyetli çevrelerin elinde hakikatleri tahrif eden, gerçeğin üstünü örten bir manipülasyon aracına dönüşebilmektedir. Bu gerçeği görerek batının ve dijital medyanın karşısında durmayı başarmalıyız.
Dijital faşizm Türk insanını ve İslam’ı karşısına almış adete bir savaş içine girmiş gibi görünüyor. Etik değerlerin yok sayıldığı otokontrolün kaldırıldığı bu sistemler tüm dünya için ciddi riskler oluşturmaktadır. Tek taraflı bir gücün çarpıtarak yalan ve iftiralarla yeni bloklar oluşturması ayrı bir bela olmuştur. Bunca yalan yayınların içinde, çarpıtılmış dizelerin içinde hakikat aramak saflıktır. dezenformasyonla mücadele, bilgi güvenliği, milli bilgi teknolojileri hamlesi ve ortak kültürü önceleyen özellikle film-dizi projeleri gibi hususlarda Türk dünyası ve İslam ülkeleri ile aramızdaki iş birliğinin daha da gelişeceğini ümit ediyorum. Özellikte tek yumruk olmalılar.
Şu günlerde PKK’yı güçlenmiş gösteren Fransa, İsveç gibi ülkelerdeki şarlatanlığı abartarak Türkiye’ye karşı kışkırtarak şımartanda dijital faşizmdir. Bunların yanında dijital sağlık cüzdanı, dijital aşı kartları, dijital kimlik çalışmaları da bu faşizan tutumun geldiği yeri göstermektedir. Seyahat edilecek ülkeler dijital nüfus cüzdanı istiyor. ABD; AB Çin ve benzeri ülkelere girişlerde ve gezilecek yerlerde lokantalarında HES kodunuz yoksa giremiyorsunuz. Paranın da dijitalleştiği bir dünya geliyor Gerçi para da dijitalleşti artık. Otobüse, uçağa, vapura ve metroya zaten binemiyorsunuz. Çok yakında eşiniz eve girerken HES kodu isterse şaşmayınız. apartman girişlerine HES kodu tarayıcısı koyacaklar. Evine HES kodsuz giremeyebileceksiniz. Dünya dijitalleşiyor ve gittikçe daha da faşistleşiyor. Gitgide daha fazla kontrol altına alınıyoruz ve gittikçe daha fazla takip ediliyoruz.
Bu durum içinde sıkıntı görmüyorsanız kendinizi bir daha kontrol edin. Sonra çıkıp akşam konuştuğunuz yemeğin, Google aramasında hemen çıkmasına şaşırmayın lütfen. Tüm ilgi alanlarınızı, ’size daha iyi hizmet verebilmek adına’ diyerek kontrol altına alıyorlar. İşte bu ’DİJİTAL FAŞİZM’ dir. Dijital terörizmdir. Bir Not: Bu uygulamaların kullanıldığı ve kullanılacağı ancak faşizme dönüşmeyeceği yer ve ülke yok gibi Tıpkı ORTA ÇAĞ dünyası gibi. sosyal medya platformları için Amerikan ordusunun psikolojik etki operasyonlarına imkân tanıdığı ve alan açtığı belgeleriyle ortaya çıkan sosyal medya platformlarının hala tarafsızlığından, bağımsızlığından bahsedilebilecek miyiz? Bu keyfiliğin ve kural tanımazlığın kişiler, toplumlar ve ülkeler açısından ciddi tehditler oluşturduğu çok açıktır. Bunun adı olsa olsa dijital faşizmdir, dijital terörizmdir.
Batılı sömürge sistemi olan dijital terörizmin modern dönemin adaletsizliklerinin başlıca kaynağıdır. Gelinen nokta itibarıyla biz Irak’ta, Suriye’de, Filistin’de hatta Libya’da herhangi bir şekilde yaşanan sorunların istikrarsızlığın kaynağına baktığımızda Batı’nın Dijital faşizmi ve terörizmi uyumalarıyla karşılaşıyoruz. “Batılı dezenformasyon kampanyalarıyla susturulmaya çalışılıyor ya da terör örgütleriyle, siyasi ve toplumsal istikrarsızlık dalgalarıyla, hesaplarıyla istenen çizgiye çekilmek isteniyor. Türkiye bu art niyetli hesaplara, siyasal mühendislik çabalarına, dezenformasyonlara en fazla maruz kalan ülkelerin başında geliyor.
Dijital platformlar: kendilerini pazarladıkları kadar özgürlükçü ve tarafsız olmayan, dijital faşizmden dijital terörizmden etki operasyonlarına kadar, pek çok faşist baskının odağı ortamı haline gelmiştir. Asgari ve siyasal baskılardan nasıl ülkemizi ve milletimizi koruyorsak sistematik dizayndan dezenformasyondan dijital faşizmden ve dijital terörizmden de korumalı ve dijital emperyalizme karşı çıkabilecek bir güç oluşturarak güç birliği içinde mücadele vermeliyiz. Büyük veri (big data), hızlı internet, sosyal medya ve yapay zekâ gibi olgular bir taraftan karar vericilere yeni olanaklar ve sanayide müşteriyi veya hedef kitleyi daha yakından tanımak için bilgiler vermeyi vaat etse de işin bir de karşıt yönü var. O da bu bilgilerin toplumsal manipülasyonlara ve kötü amaçlara alet edilmesi riski.
Dijital şirketler adeta dünyanın bilgilerinin depolandığı veri depoları haline gelmiştir. Birçok geri kalmış devletlerin bilgilerinden daha fazla bilgiye sahipler. Uzayda sanal bir dünya kurdular ve depolar oluşturdular. gerektiğinde ve gerektiği yerde kullanıyorlar. Artık gerçek toplumlarla bağlantılı bir de dijital topluluklar ortaya çıktı. Bu ise ortaya yeni bir tehlikeyi de getirdi: Dijital diktatörlük ve dijital faşizm. Bilgi ve bilişimin kendi kendini yönetmesi ve kişisel bilgiler, veri bankaları yoluyla dünya küresel bir faşizme açıktır. Bilgi ve bilişimin kendi kendini yönetmesi ve kişisel bilgileri, veri bankaları yoluyla dünya küresel bir faşizme açıktır. Bizler, yani demokrasiyi korumak isteyenler duyarsız kalırsak faşizmin güçlenmesi o kadar kolay olur. Her gün yeni algoritmalar yoluyla kişisel bilgiler toplanmaya devam ediyor. Bazı kamu kurumlarınca toplanan bilgiler veya sosyal medya bilgileri piyasada satılıyor. Böylece bizim davranışlarımız kontrol altına alınıyor.
Teknoloji geliştikçe faşist dijitalizmin ve faşist diktatörlerin elindeki kontrol silahlarına yenileri ekleniyor. Zaman daha dikkatli olma zamanı. Bu dijital Faşizme karşı sistemler geliştirip onların etkinliğini kırmalı ve etkisizleştirilmeli, diyelim ve noktayı koyalım.
===========================AR============================

Ana Karakterler:
şüphe

Beğen

mehmet talip bilgil
Kayıt Tarihi:22 Ocak 2023 Pazar 16:59:52

DİJİTAL FAŞİZM(TERÖRİZM) YAZISI'NA YORUM YAP
"DİJİTAL FAŞİZM(TERÖRİZM)" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.