halil_
36 şiiri ve 16 yazısı kayıtlı Takip Et

Kendimle hasbihal...



Derin bir nefes kadardı nasibi. Hayat, en zorlu yolları sunsa da umut her defasında bir geçit sunuyordu. Bir, iki, üç! Basamakları birer birer çıkmak gibi elbette üçer üçer de inmek vardı, olsun. Ne çıkar, inanç ve itikat ayalarında saklıyken... Hiç bir mani engelleyemezdi; hedef belli, menzil belli, yol belliydi. Her gelişin bir gidişi, her konaktan bir ayrılış vardı. Yine de unutmak, bazen gaflete düşmek, aldanmak insanın hamurundaydı. Burası dünyaydı, cennetin bir arsası değil ama tarlasıydı...

Gözleri kapandığında, kulaklarını tıkadığında daha güzel bir dünya olduğunu hissediyordu. Acı da tattı, öğretileri şekerden daha fazlaydı. Elbet gülecekti, ağlayacaktı, acı çekecekti ama insan olduğunu hep hatırlatan bir sebep bulacaktı. Duyularımız bize bahşedilen en güzel hediyelerdi... Varlığında eksikliğini hissetmediğimiz, farkında olmadan dilediğimiz gibi kullandığımız; göz, kulak, burun ve üzerimize giydirilen ten gibi duyulara asıl giydirilen gömlek, aslında akıldı...

Ne kadar farkındayız? Koku alamadığımızda yediğimiz yemeklerin, çeşnilerin ne kadar değiştiğinin; gürültülü bir ortamda yanı başımızdakinin yırtındığı, bir kelâmını dahi duyuramadının; gece karanlığında ani bir şimşekle gözlerimizin bir anda kör olduğunun; sevgilimiz bize dokunduğunda karşılık veremeyişimiz ve onu hissedemememizin; bir hastalık neticesinde geçici tat alamamanın kalıcı olduğunu bir düşünelim. Bunlardan birinin eksikli diğerlerini nasıl etkiler, bizlerin hayatını nasıl değiştirir?

Okumaktan bahsediyoruz, anlamaktan değil! Ne okuduğunu bilmedikçe, anlamlandıramadıkça ve kendini bilmedikçe okumanın ilme katkısı yoktur. ’’İlim kendin bilmektir.’’ Demişse Yunus ve:’’ Cahilin ilmi sırtında yük taşıyan eşek gibidir, alimin ilmiyse eşeğin taşıdığı yük gibidir.’’ Eğer biz ilmimizi özümsemezsek, yük taşıyan bir araçtan ne farkımız kalır?

Ne yazık ki saygının tükendiği, bir megalomanlık, ben bilirim havası her mekanda esmekte. Dinlemekten ziyade söz söylemeyi, kendini göstermek için farklı görünmeyi, kusurumuzu örtmek için kusur aramayı... Sabreden insana acımayı, kanaatkâr insana aptal, iyilik sever insana enayi demeyi... Biz hangi ara öğrendik! Yukarıda olanın yanına ulaşmak çabası yerine onu aşağıya çekmeye çalışmak, düşene daha çok vurmak... Gerçekten tahammülsüz oluşumuzun altında yatan sebep nedir? İşte tüm bunların kaynağı ne kazık ki kibirdir, hasettir ve zandır. Bunlardan uzak durma çabamız ne kadarsa işte o kadar insanız.

Ünvanı profesör, doktor olanlara bakıyorum, dinliyorum. Şok olmamak elde değil. Vekillere bakıyorum, aslı benim o vekilin ne bekleyebilirdim ki? Dertleri vatan olanlar istisna, baş olmak eyleminde. Öğretmenlere bakıyorum maaş derdinde. Kendime bakıyorum keza öyle... Japonya’yı örnek veririz ’’adamlar ülkesi için nasıl çalıştı!’’ Deriz lakin işteyken gözümüz kulağımız saatte... Ya gideceğimiz evde aklımız ya da gireceğimiz kahve veya meyhanede...

Bizi insan yapan duyularımızı aklın verdiği ölçüde değerlendirdiğimizde insanız. Bazen duymayacak, bazen görmeyecek, bazen hissetmeyeceğiz ama duyarsız kalmayacağız. Düzelteceğiz derken daha çok bozabiliriz gerçeğini göz ardı etmemeliyiz... Dünyadan nasibimiz nefes kadar... Hem alırken, hem verirken kesilen nefesten sonra bizimle beraber sadece yaptıklarımız olacak...

İnsan evvela kendiyle hasbihal olmalı göreceğiz ki kınanacak durumlarımız çok, kendimizle başlanmalı..

Beğen

halil_
Kayıt Tarihi:22 Haziran 2022 Çarşamba 21:28:40

KENDIMLE HASBIHAL... YAZISI'NA YORUM YAP
"Kendimle hasbihal..." başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
ŞÜKRÜ ATAY
22 Haziran 2022 Çarşamba 22:59:10
Kendimle hasbihal... son derece anlam dolu harika duygularla yazılmış bir paylaşımdı gönülden kutluyorum tebrikler üstâdım.
İnsan önce kendiyle hasbihal yapıp düzeltmesi gereken yanlışlarını düzeltmeli ve bunu herkes yapabildiğinde her şey çok daha farklı olacaktır muhakkak kalanları da düzeltmek iyi niyetli insanların birbirlerine yardımcı olmaları sayesinde daha da kolaylaşacaktır.
Duyarlı yürek sesinize, kaleminize ve yüreğinize sağlık diliyorum.
Sonsuz selam ve saygılarımla.
Allah'a emanet olun.

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.