Şadiye gürbüz(zaralıcan
1612 şiiri ve 141 yazısı kayıtlı Takip Et

Yetmişlik Rakibe hanıma nişan takındı....



Sizin için havası soğuk bir günün ne anlam taşır bilmiyorum. Lakin benim için soğuk bir günün en keyifli yanı günün diğer yarısını uyuyarak geçirmekti.
Hayatım ilk defa rastlaştığım bir durum var ki göğsümü yumruklayan kalbimin boş oluşu nedeni ile bu aralar sık sık kendime düşünce tatili veriyor olmamdı.
Çünkü yetiştirmen gereken bir uğraşım yok ve ya birine bir kahve içelim sözünü de vermiş değildim. Anamın hele ki! Biz çocukken böyle yan gele yat hallerimize sıkça kullandığı bir sözü vardı ."sen ağa ben ağa ineği kim sağa" derdi. Bu cümle sonrası inek mi? ineği sağan mıydık? Kafa karışıklığım halen mevcut ve ona yeni bir Şansı tanıma kavramı o kadar benliğimden uzaktı ki
Tutunduğum dallar bir bir kırılıp köküne inkâr sebepler varmış gibi sinirlerime hâkim olmamam da ayrı bir dertti. Aslına bakılırsa Bizde doğru gitmeyen bir şeyler vardı.
Örneğin: Çocukluğumuzdan kalan belli alışkanlıklar edinmişiz ve bir türlü o alışkanlıkları terk edemiyoruz da.
Bunun belirtileri o kadar net açık ki kendimize bir türlü rahat vermememizin yorgunluğunun bir açılması olsa ilk ben o doğrunun peşinden giderdim.Yapıp bozduğumuz istekler zamanla yıpranmışlığı ve körelmeyi de beraberinde getirdi.
Suç ortaklığımız bu arada nasıl olduysa giderayak çoğaldı. Kimsenin yürek taşımacılığını bizi ilgilendirmediği gibi biz bunu kadercilikle bağdaştırdık. Yani ille de bir şeylerle uğraşmak gerek.
Bu kim zaman temizlik, yemek pişirme kadar telefonun ucunda zamanını çalmayı başardığımız dostlarımız arkadaşlarımızda olabiliyordu.
Çok uykuya yoğunlaşmama izin vermeyen düşüncelerimden dolayı yattığım yerden doğrulup cep telefonumu elime alıp, şu sosyal medya da kim ne durumla ne paylaşmışlara bakındım.
Aaa! Oda ne bizim atmış beşlik Rakibe Hanım çiçek sepeti gibi ısmarlama ve bukle bukle gelin kız gibi süslenmiş ve şık bir yemek masasının etrafında üç genç bayan ile cici poz veri vermişler
Ve bir ev hanımın hamaratlığı dışı bir sofra zenginliği ben buradayım diyordu. Zaten kendisi bir restoran işletmecisi kumru, Adana dürümcü anamızdı ya! Gelgelim masa etrafında toplaşan hanım kızlara pekiyi kim idi; tahminine, evet sanırım onlarda kızları olmalı helal anasını gör kızını al hesabı kıkır kıkır ve poy pos o biçimdi.

Bu resim ilk başta masumane birinin yaş günü; akşam yemeği falan geçişlerdeydim ki! Sayfasına esmer etine dolgun tahminen kırk beş eli yaşlarında tek tek o beyefendi ile gayet samimi resim kareleri düşmeye başladı.
Rakibe hanımın bir ilişkide genel düşünce yapısının ne olduğuna dair az çok fikir sahibi olduğumdan. Şaşırmak yerine dedim ki yok kardeşim bizim gibi değil alan geniş bu kadın hep büyük oynar ve yakınında olan erkeği de oynatır.
Bazı şeyleri çok erken kabul etmemekte faydasına gelince ben gayet normal koşullar ile olaya endekslemişim kendimi, birde Burcumun özelliğinden olsa gerek çok erken tanı koyarım doğru ve yanlış olaylara da.
Sadece ve sadece bu olayda hasmım korku idi; böyle bir paylaşım cesaretini nereden aldı ve acaba bu sefer kime hangimize oynuyordu.
Sineğin bal hikâyesinin ince detayı var ya hani? Sineğin bal dolu kaseye düşüp çıkamaması bir an gözümün önüne geldi. iiiiiih! Ne kadar tiksindirici dedim.
Her şey anlık dakikalar arası bir kıta keşif edildi ve bütün iyi arazileri bunların üzerine tapulanmış gibi ilişkisi de başladı mı?
Bu konuda dürüst olmak gerekirse kendi adıma geçmişte bana yaşatıklarının adına çok büyük bir şoktayım ve yine konu ile ilgili edeceğim cümleyi beynimden süzüp keza cümle katil olmama gayesindeyim
Birde bütün bedenimde zarar görmenin sonrası olan o uyuşukluğumu hissettim ama! Gözlerimin önün uçuşan neon renkler sol yanıma bir ağrı saplanır gibi oldu. Kısaca tanımım Bir hiçlik ve sahipsizlik bütün bedenim vakumlayıp içine aldı. Vakumlaşmanın içinde kalıyor gibi yapıp bir iki saniye kendimi kendime gelmesini bekledim.
Sonra etrafımda tanınmamış yüz ve sesler doluştu. Aynen karanlık bir kuyuya atılmışım sesimi yetirmiş bir türlü nefes alamıyordum.
Dudaklarım gittikçe morarıyor bedenim buza kesilmiş belirtiler gittikçe yaşıyor olmam haklılığındayım.
Ben ne günah işledim ki bir sene önce bu kadın kirli elleri ile hayatıma hakkı olmadan bilerek kurulu düzenime dokundu.
Canımı acıtmanın ona keyif verdiğini tekrarlar yaparak ve o sıcak anlarda bana karşı öldürülesi bir savaş açmıştı.
Ve ulan be kadın sen hangi dalgaya köpüktün gücüm sana yetmedi. Pisliğinden aranmanın tek çözümü geri çekilip, sonra yaşayacaklarının kısaca olup biteni böyle karışı da netleşmesini bekledim. ,
Düşündükçe içime hafif bir serinleme geldi. Çok yaşayan görür elbet kendine yapılan haksızlığın ne kadar hasar verici olduğunu da. Kısaca toparlayacak olursam konuyu demek ki bu gün o günmüş

Kolay kolay birini sevemeyen kadınların sevdası öyle yücedir ki! Bir daha başkasını sevemezler de. Bunların hesabına nasıl vereceksin Ve o canımın canı ile yaşanmışlığa güvene hiç bir kadın başka kadın kadınlığına laf etmeye hakkını vermez.

Fakat tekrar sayfayı yenilerken öncekinden daha bir sakin resimlerini inceledim. Yok, gördüklerim gayet net ve doğru imiş kendi arkadaş sayfasında tek tük tebrik yorumları bile gelmiş olduğunu gördüm.
Ağlıyorum oda sinirden kesinlikle zayıflıktan sanılmasın. Dudağımda şu cümle azat etti kendini, hangi hakla neden yordun yüreğimi madem yaş dala basıp, kendine Allah’ın emri kurdurarak allı gelin olup gidecektin...

Haaa! bu arada Kadın çift dikili bir düzen kurmuşken ben onun bizimki ile tanışma hikâyesine geleyim.
Benim adam sosyal medya da yoğunlukla bulunan biri ama her şeyi tesadüflerle öğrenen biridir de. Hata bir gece sosyal medyaya dakikalarını kurban ederken çat diye kendisine tanımadığı ve bir arkadaşlık gelir. Öyle kimi idi" merakı da olmadığı için hemen davetti kabul eder etmez klasik başlama sözü merhaba ile yazışıp dertleşirler

Karşıdaki ulu bir meydanda ya bol kesende salıyor aynen bülbül gibi şakıyor der iken.
Hadi samimi olduk bitti maşallah el ense birbirimize cam açalımaa gelir mi?
Kılıfına uygun bir buluşma onlar tarafından insan tarihine geçer.
Abooo! İki kıl yumağı adam göz göze gelir... Gerisi mi? O ona küfürlü o ona bu günlerce süren kafalar şenlik kalp hoplayan yazışma biter. Yani tecrübe sahibi bizim herif…

Bir cumartesi sabahı kahvaltılık almak için market doğru yürürken bir kadının küçük bir köpekle birbirine olan sevgisini hayranlık izlemeye koyular. Bir avuç yüzü gözlerinin için gülmesinden mi? bilinmez ama kadın yabancı uyruklu ve oldukça da çekici gelir kendisine. Nasıl olsa yanaşmak için bir köpek bahanesi de var... Hop damlar bizim ki kadının yanına
Yardım etme ısrarı sonrası hayvanı beraber okşaya okşaya kafesine alırlar.
kadın ise teşekkür maiyetinde bir kart verir bizimkinin eline diyor ki ben burada çalışıyorum. Lütfen yolun düşerse kesin ve kesin gelin bir kahve içelim deyip sonra arabasına binip oradan uzaklaşır.

Bu Olay çok hatırda kalmaz gibi düşünmeyin bizim adam ertesi günün akşamı kadının çalıştığı yerin yolunu tutar..
. Yeter ki bir açık kapı bulsun ve boğazına düşkün ve dürüm kebap kokusuna zaten hiç dayanmayan biride...
Yemek faslını sonrada beraber içebilme sözü verilen kahveye gelirken çok zaman kayıp etmeden. O Tatlı gülüşlü çalışan ile ilk kahve içilirken.
Saçı başı sarılmış eşkıya kılıklı ve tahminen Yaşça atmış gibi kadının biri restoranın kapısından hızlı bir şekilden içeri girer. Ve direk bunların oturduğu masaya kendini buyur eder.
Sen nerelisin ben neresiyim gecenin geç vakitlerine ve uzun uzun konuşulur... İşin en garip tarafı bizim adam yabancı uyruklu çalışanı mı? Yoksa patronuna mı? Yürüdüğünü ilk başta hiç anlayamamıştır.
Ve artık haftanın hemen her akşamı kurulan çilingir sofrasında başköşeye oturur bizim adam...
Ortalık salgın ile kırılırken hazır sipariş işine dönülmüş ve bunların üzerinde gözleri olacak müşteride yok.
Patronun ağa tavırları buna gel ediverince olay önce otel sonra yurt dışına giden anasının boş evine taşınır
İhanet uğramış kadınların ortak kırgınlıkları Ben on bir yıllık beraberlik de süslü hediyeleri almamak için onun cüzdanını korur iken pekiyi ya! Rakibe hanımın doğum günün de bakın nasıl dokuz orkide gidiyormuş
Az önce dedim ya bizim adam teknoloji kibarı çok beceremez ne öğrenmişse bu güne kadar hepsi kazar an olmuştur. Sipariş vereyim derken fazla tıklanma hatası ile dokuz orkide rakibe hanıma yollanır mı?
Büyük aşkın ilişkileri renk verince kızlarına ailesine ve çalışanlarına ne değildir konusunda açıklama yapılarak o günün akşamı büyük aşkın etrafında toplanmışlar ve yemekler yenilmiş.
Bizim adam yeni ailesine uyum sağlaya dursun ya rakibe hanım ben yüreğine talip sonrası neye mal olacak başka bir sevda var mı yüreğinden? Der mi? rakibe hanım dili alışkın nerede ne söyleyeceğini çok önce tasarlayamayan tiplerdendi.
Çünkü kadına nasıl bir algı operasyon yapmış bizim adama da ki! elinde ki ganimeti pay etmeyi benle halen sindirememektedir.

Netice itibari ile" kol kırıldı yen kaldı içinde". Rakibe hanımın boyu kadar kızlarının gözleri önünde allanıp pullanıp ve nişan takma görüntüsüne yenilikçi bir kadın unvanı; o yetmez kına gecesi ,gelin saçı ve arabası resim karelerine bindirim kuponu vereceksiniz ki !...tekrarına bir daha düşünmesin
Arsız insan hepimizin karşısına çıkmıştır zaman za-man ses tonuna göre şekil alır kısaca taklit yetenekleri çok gelişmişlere kişilik analizi yaparken. babası akranı damat olan kadar kaynanasının yaşıtı gelin gelip çok el öper….

Beğen

Şadiye gürbüz(zaralıcan
Kayıt Tarihi:13 Ocak 2022 Perşembe 19:52:32

YETMIŞLIK RAKIBE HANıMA NIŞAN TAKıNDı.... YAZISI'NA YORUM YAP
"Yetmişlik Rakibe hanıma nişan takındı...." başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.