nedim demirbaş
133 şiiri ve 76 yazısı kayıtlı Takip Et

günümüz sosyolojisi



1
zaman geçtikçe ideolojilerin tanımı değişti.politik tavır almanın uzağındaki siyasetçiler için ideolojik mücadelede bir kayıp vardır.artık fikir cereyanları kendi savunucularını bulmanın uzağında.geçmiş yüzyıllardan farklı olarak bir kanunsuzluk var ülkeler arasında.terör örgütleri devletlerin kıskacında kendi halkına silah doğrultuyor.halkçılık adına haksız tutuklamalar yaşanıyor türkiye gibi ülkelerde.15 temmuz direnişi fetö örgütlenmesine karşı olduğu kadar benzer hadiseler diğer islam ülkelerinde yaşandı.din adına cinayetler işlemenin bahanesi oldu modernliğin küfür olduğu bahanesiyle suriye ve ırakta yaşananlar arap baharı sonrasında terör örgütlerinin devreye sokulmasıdır.din karşıtlığını körükleyenler için inanca sarılmanın adı oldu her türlü bağnazlık.bu realite nasıl hoş görülür insanlar tarafından.nasıl göz yumulur bu tür barbarlıklara.siyasetin kirlenmesine rıza gösterenler herhalde din farkı gözetmenin yanlışlığı içinde.bir zamanların mücahitleri hilafet için halkın canına kıymış kimin umurunda.onların büyüttüğü dikenlik şimdi canavarların karşı konulmaz gücüne dönüşmüş durumda.ihvan-ı müslimine siyaset olanağı tanımayan hainler mısırın geleceğini kukla yönetimlerde gördü.meşru yönetimler bu şekilde siyasetten el çektirildi.bu şekilde isyanı bastırma olanağı sağlanmış oldu
2
kemal batağın naturalizm çıkmazı kitabı tabiatçılık ekseninde ateizme reddiye şeklinde yazılmış bir kitap.özellikle yüzyılımızdaki düşüncede yaşanan değişikliklere eğiliyor.yazar önsözünde naturalizm özellikle willard van orman quine ile birlikte 1969dan itibaren daha fazla tartışılmaya başlanmıştır.biz burada özellikle 1980lerden itibaren gelişen konuları ele alarak eleştirel bir şekilde inceledik.daniel dennet richard dawkins gibi naturalistler teizmle daha çok hristiyanlık üzerinden giderek artan bir biçimde temaslarda bulunmaktadırlar bertrand russel döneminde görülen naturalizm -din-teizm arasındaki mesafe bugün çok daha fazla daralmıştır.epistemolojik yöntemi tartışmaya açıyor yazar daha çok.bilimsel bilginin dini açıklamada yetersiz kaldığı görüşünde.tabiki günümüz ideolojilerinin dayanağıdır naturalizm.marksın dini bir afyon olarak görmesinde vahyi inkarın tezlerini doğrulama inancını saklar.yazar naturalizm nedir bölümünü şu cümlelerle tamamlar.sonuç olarak naturalizmin ne olduğu ile ilgili tartışmalar olsa da,onun iki karakteristik özelliğinden söz edebiliriz.yalnızca bilimsel doğa tasavvuruna bağlılık anlamına gelen:1-.ontolojik izlek ve 2-metodolojik izlek.naturalizmin ontolojik bileşeni gerçeklik doğa üstü yada diğer doğa üstü varlıkları içermez.görüşünü öne süren gerçekliğin içeriğiyle ilgili bir tezdir.naturalizmin metodolojik bileşeni bilimsel metot için otorite iddiasında bulunan gerçekliğin araştırılma tarzlarıyla ilgili bir tezdir.
3
bonaventura ne anlam ifade ediyor batı felsefe tarihi için.bu filozofu etkeleyen antikitinenin yorumlanuşında ibni rüşd ve gazali gibi filozoflarının varlığı inkar edilemez.ortaçağ filozofları nasıl bir düşünceyle tarih sahnesinde yerini almış bu çağın filozoflarının genel bakışı inceleniyor muammer iskenderoğlunun bonaventurada din felsefe ilişkisi kitabı.13.yy şartlarında henüz düşüncenin emekleme döneminde tercüme faaliyetiyle başlayan teolojik tartışmalar.ilk ilke ve çifte hakikat gibi konuları tartışmış ilk filozoflar.bu minvalde mutluluk bakışıyla din ve felsefeyi uzlaştırma çabası.vahyi anlamanın odağında aklın lüzümü merak edilen konular.o zamanda yaşayan filozofların felsefenin gelişmesindeki katkısı fazla.büyük albert,thomas aquinas,daçyalı boethius,brabantlı siger ve augustine.bunlar hristiyanlıkta tarikatlerin kuruluşunda öncülük etmiş ilk filozoflar olması yanında dinde çığır açmış azizleridir hristiyanlığın.tanrıyı tanıma ve iyiliğin bilgisi ele aldığı konular.zaman madde ilişkisi üzerinde düşünmüşler teorik bilgi çerçevesinde.klisenin düşünce üzerindeki baskısı gözlendiğinden sonraki dönemlere izlek tutuyor özgür düşünceye varılmasında.rönesansla birlikte din adamlarının reform hareketlerine katılması büyük tartışmalara yol açacaktır batıda.işte aydınlanmanın ilk tohumları atılmıştır bu filozoflarla.
4
farkettim ki yazdığım yazılar faşizm savunusu gibi algılanıyor.belkide kazanan faşizm olmuştur insanların kabullendiği rejimden arda kalanlara bakınca.nazi almanyası sosyalizme savaş açtığında hedefinde bütün düşman ideolojiler vardı.işte iki dünya savaşından sonra ideolojiler bir tehdit olarak görüldü egemenler için.türkiyede 60 ihtilalinden sonra solun güçlendiği görüldü.her alanda örgütlenme savaşı veriliyordu.üniversitelerde faşizme karşı sol ideoloji özgürlük için savunma savaşı veriyordu.artık devrime yaklaşıldığında ordunun tayakkuza geçmesi hayal kırıklığı yarattı.işte türkiyenin gerçek faşizmle tanışması gerçekleşti baskılar ve işkenceler dolayımında baskıya direnenler vardı o günün umut dünyasında.12 eylül ihtilali etkisini hissettirdi bütün ülkede.her daim bir kontrol mekanizmasına dönüştü etkinliği.devletin destek verdiği islamcılar için 28 şubat süreciyle yeniden fabrika ayarlarına dönüştürülmek istendi türkiye.15 temmuzla yeniden beka tartışmaları çerçevesinde eski hastalıkları nüksetti siyasetin.adım adım kemalist ideoloji kitlelere hatırlatılmak isteniyor çağdaşlık bahanesiyle.
5
cumhuriyet öncesi devre ait bilgiler sergilenen tarihi eserlerle sınırlı.bunlar son yıllarda bir kıymet kazandığından yüksek fiata alıcı buluyor.osmanlı resim sanatına ilişkin bir tetkik kurumu oluşturulmalı.bunlar bir kayda geçirilmek suretiyle sanat galerilerinde sergilenmeli.çünkü geçmiş döneme ait sanatçılar özgün eserler bırakmış bugün bunlar bir özenti olarak görülsede.sanat akımlar karşılığını geç bulmuş ülkemizde.bu konu birazda ekonomik gerilikten kaynaklanıyor.türkiye kendi kültürüyle barışması halinde bunların bir alıcısı olacağı kesin.türkiye kadar yabancılarda türk kültürüne merak duyuyor.rönesans sonrası sanat inancın şekillendirdiği bir yenilik olarak uzun yıllar dinsel temaları işler haldeydi.sonraki yıllarda toplumculuğun etkisiyle sosyal konuları göndeme taşıdı.ancak devletlerin güç kazanması ve kültürle ideolojik bir kavrayışa varılmasıyla sanat akımlarını doğacak sosyal çalkantılar yaşandı dünyada.büyük savaşlar faşizm ve sosyalizm gibi ideoojileri öne çıkardığından barışın egemen olması liberalizmin özgürlükçülüğünde görüldü son yüzyılda.bu düşünce ideolojik tavrın değişmesinde etkin röl oynadı
6
kuşlar süzülüyor boşlukta ama yapraklar kımıldamıyor.çocukların şenlendirdiği sokaklara akşamın yalnızlığı çöküyordu.gölgesiyle başbaşa kalan kedilere sırnaşıyordu oğlanlar.işte yazın geldiğini müjdeliyordu havalar.burası ne kadat tenhaydı gönlüne dokunan kimsesizliğe anlatıyordıu gölgelere bakışı.unutulmuşluğu kabullenmek zordu.ondan yaşlandığını anlamak istemiyordu.okul arkadaşlarıyla bağını koparmıştı nedense.tahsil hayatını yarım bırakmadı maddi sıkıntı nedeniyleydi.yoksa sorun değildi zorlandığı dersler.yeniden planlamak gerekiyordu bu semti.varoş duygusu tiksindiriyordu kendini yoksul hissetmeye başladığında.insanoğlu mal mülk konusunda fazlasıyla bencildi çevresine karşı.hiç bir ideoloji bu konuda ikna edici değildi.bütün insanların ortak sorunu olarak görülebilirdi mülkiyet.kazanma hırsı hayat boyu süren bir hengameydi insanlar için.eskiden iflas korkusuyla yaşardı tüccarlar.şimdi milyonerlerin terk korkusu biriktirdiği servetiydi.bu konular anlaşılınca insan kendini kafkanın roman kahramanı samsa gibi görmeye başlıyor.
7
nefs-i emmare denilen doymak bilmeyen insan egosudur.ali taşçı hocamız yazılarında sık sık bu kavrama yer veriyor.şüphesiz insan nefsiyle imtihan olunuyor.nefsine tabi olanlar dünyayıda kaybederler.gazaliye göre nef ve aklın debgelendiği bir yaşam için kalbin mutmainliği esastır.işte gönül dünyamızla şahip olduğumuz acılar.tasavvuf erbabı bunu gaflet olarak görmüş insanı maleyaniden haz aldıran.nefsi öldürmekte dinin aykırı gördüğü bir tutum.nefsin terbiyesiyle insan kötü yönlerinden kurtulur güzel ahlaka uygunluk göstermesiyle.işte üstün insan bu düşüncelerin yaşatılması için tartışılmış bir konudur.insan duygu bütünlüğü içinde kendini bir gayeye hasreder.bu vatan müdafaası da olabilir.kendi ihtiyaçlarını karşılamada bir örgüt altında birleşme düşüncesi.hayırlı bir topluluktan murat edilen budur.dayanışma içinde bir hak arayışında olmak gibi bir sorumluluk yükler insana.bir tarağın dişleri gibi eşit görmek insanları islamın emrettiği bir özelliktir
8
kültür emperyalizmi kültür farklılığını istismar aracı olarak kullanır.özgürlükler bu tür hegomonya içinde kaybolur gider.yerini çatışmaların aldığı bir kavganın içinde bulur kendini.bizim siyasete bakışımız bu eksende yaşanmıştır daima.eksik bir hayata mahküm edilmiş düşüncemiz.ayrıca uygarlaşma adına kendi benlik ayarlarımızı bozmuş bu yozluk.batının kendi toplumundan görmediğine reva gördüğü sömürü bu tür çağdaşlığın iktidarı olma avantajında gizli tutulmuştur daima.az gelişmiş ülkeler bir pazara dönüştürülmüş dünyanın bir çok yerinde.tam bağımsızlığı tanımayan bu ülkeler milli politika üretemez durumdadır.bugün türkiye yabancı şirketler için en elverişli ülke konumunda kendi kültürüne duyduğu düşmanlıkla yaşadığı esareti her alanda hissettiriyor adeta.sinemadan tiyatroya kültür emperyalizmin izlerini görmek mümkün.bir metaya dönüşmüş özgürlükle kendini pazarlıyor halka.bu durum bir infial yaratmıyor toplumda.celladına aşık aydın sınıfı beyinlere batının üstünlük yalanını pompalıyor her daim.
9
inkılap yayınevinden çıkan kenan tuzcu imzalı aşkın kursağında kalan romanı.sümeyye koçun hercai aşk isimli kitabıyla seda dikerin aşkın galibi kitabının ne anlatmak istediğine dair tahminler.bunlar gerilim ve macerayı iç içe yaşatan hayat hikayeleri.ideolojik roman için sol yayıncılığın kitaplarına bakmak gerekiyor.orhan pamuk yeni kitabı mavi saçlı kız kitabını okuyucuların ilgisine sunmuş.belki zülfü livanelide bulabiliriz aradığımız ideolojik çelişkileri.yine iskender pala yeni kitabıyla anlam yolculuğuna çıkarıyor okurları.oda divan edebiyatıyla başlayan yazarlığı islam tarihini anlatmayla sürdüren yazarlardan.okuyucu oranı arttıkça ilgide fazlalaşıyor doğal olarak.bir zamanların yasakçı anlayşı kitaplara düşman kesilmişti.bunun yansımaları en çok feride çiçekoğlunun uçurtmayı vurmasınlar kitabında görülür.daha nice yazarlar için bu konu işlenmiştir edebiyatımızda
10
türkiye yeniden kendi içi meselerine çözüm bulmanın uzağında.aydınların dikkat çektiği rejim sorunu ülke gündemine oturdu.ak parti güç zaafiyeti yaşadığından hiç bir mesafe alınmadığı ortaya çıktı.irtica fetöyle sınırlı değil kuşkusuz.çağdaş yönetimler için uygarlaşmanın halkı düşman görme alışkanlığı bir hastalıktır toplumlar için.ihtilaller bir sınıfın egemenliğini devirme rejimi değiştirme idealini iktidara taşıma sevdası içindir.menderesi idama götiren nedene bakıldığında tam bağımsızlığı savunan deniz gezmişin idamla sonuçlanan davasından farksızdır.günümüzde sol ideoloji irtica tehlikesini öne sürmekte.rejim tartışmaları türkiyenin kuruşunda bir sorun teşkil etmiştir her zaman.yeni cumhuriyet çağdaş uygarlığı modern kültürün gerisinde kalmış halkla kavgalı olmanın ısrarıyla yasakçılık sorunu içinde sağa sola savrulmuş dış müdahalelere açık demokrasisiyle.son darbe teşebbüsü etkilerini göstermeye başlayınca kadim meselere yönelmiş aydın sınıfı
11
islamda hars denen ama günümüzde kültür diyebileceğimiz ilim dalı var.islamın anlaşılması için hazırlanmış vesika hükmündeki bilgiler ilhamını tarihi vakıalardan alır.bunlar edebi metinler ve kuranın hikmeti mucibinden anlaşılan tevillerdir.islamın ilk dönemlerinde yazılan şiirler için bir belagat ustalığından söz edilir.insanoğlu cennetten dünyaya indirildiğinde çıplak durumdaydı.bir halife olmasının bilgisini elde etmek.işte şeytanın meydan okumasına bir yanıttır fıtratına uygun yaşaması.bu konuyu açtıkça içinde tasavvuf kelam ve islam felsefesi olduğu görülür.ehli sünneti savunan alimlere meşayih-i kiram denmiştir.ilmi kalıplara sığdırmak insan belleğinin işi.ama nazariyeler bunun tersini söyler.mevlanadan aziz mahmut hüdaiye islami gelenek muarızlarına cevap vermiştir.günümüz fikriyatı bunların anlaşılmasına katkı verir.ancak bazı din alimleri dünyaya amel penceresinden bakınca insanın yükümlülüklerini hatırlatır.bu da toplum adına örgütlenmenin adıdır tarikatlar ve cemaatler.islamın ruhlarda inkılap yaşatması sahteliklerden vaz geçmeyle mümkün.bunun için içtimai hususların dikkate alınmasına öncelik tanımış bilginler.
12
darul bekaya irtihal edeceğiz cümlemiz.bir mümine sui zanda bulunmak islamın şecaatine yakışmaz.lütfedin kereminizine talib olayım diyorum lakin asrı zaman şenaatle dolu.çirkefin bin türlüsüne bulaşmış ademoğlu.efkari umumiye bir vazife addetmek babında sulha davet ediyor miralay denen zat-ı muhteremi.bu kabil işlerde enaniyetten hicap duyulmaz.gönlümüzün inkisarından feyz almak icap eder.esasen bu mevzulara hiddetinden ötürü bigane kalmış demekle kadirşinaslığını göstermesi evladır.lakin beşer olarak addedilmesi insana takat bırakmıyor el aman.şafakla çılgına dönmüş bu evsafa kandiller el pençe divan.umumiyetle sekeretülmevti bahane etmiş galeyana gelen halk.çün ki hüdaya lakayt kalanda irfandan bir hisse yoktur.ilhamını vessas şeytandan almıştır.mesul tutulduğu vazife duyunu umuiyece karşılanır.çünkü leb-i deryada imandan ala bir tat bulunmaz.vakti gelince bu eşhasa bir ibret gibi peydah olur.işte ümmete bunun gibi deyyuslar çatar.devlet ricali bunun belayı defetmekte çareyi müştemilatta gördüler.hasmını bekleyedursun küffar.adl-i ilahide davacıdır hazreti kuran ona.
13
günah-ı kebairden bahseden ulema tasavvuf ehliydi.tacettin dergahında ney sohbetleri yapılırdı.ümmet 72 fırkaya bölünmüş teenniyle meşk edilirdi ilahiler.istanbul o yıllarda mahzundu.ince bir alay gibi cephelerden yenilgi haberleri geliyordu.medrese ulemasını kara kara düşünderen feylosofları aşmıştı bu bela.söz tesir etmeyince suküta gark oldu post nişin.kadere rıza göstermeli ama tedbiri elden bırakmamalı.ilim sohbetleri münakaşalarla geçiyor asriliğin fravunlaşması tenbihleniyordu.ümmeti kurtaracak şifahaneye talipti zaruret ehli.mağripten gelen cereyanlara göğüs germişti asımın nesli.herkes kabiliyeti miktarınca feyz alıyordu kemalattan.mizan ve ölçü tanımazlar komiteler vucüda getirmiş ehli salibin yolundan gidiyordu.nerde mahyalara bakıp yaşaran gözler.bir tekkeden bir arif çıkmaya görsün.nazar-ı hiddetinden dağlar titrerdi.işte maşuka kavuşma andıyla hissesine düşen kerametten feyz alıyordu talebe tayfası.malihülyayla sarhoş gezen fodullar gibi arz-ı endam ediyordu paşazadeler.işte bu tablonun terennümüyle geçti asırlar ve ziyan olan bizlerdik o nesil içinde.kanaatta görürken ikbalimizi hep horlandı iklim-i bekada çare gördüğümüz elfaz.
14
matematiğe göre fizik göreceli bir tanımla förmüle eder gücün makinede nasıl bir harekete dönüştüğünü.bunun logaritmasını çıkarmış fizikçiler.quantum fiziği zerreden kürreye evreni anlama olasılığıyla maddenin nasıl yön kazandığını açıklar.elektronik hafıza için yazılım imkanı en doğru şekilde verim almaktır teknolojiden.nasanın uzay araştırmaları uzayda hayatın var olma olasılığıyla meşgülken henüz yeterli bir sonuç alamamıştır evreni keşfe çıkma adına.bazı islamcı aydınlar kuranı bu tür terminolojiyle açıklamaya yönelmiş durumda.ahmet hulusi bu konuda örnek verebileceğimiz şahsiyetlerden biri.o da adnan oktar gibi bilimi bir mucize olarak görüyor.evrenin anlaşılması varlık felsefesinin bir konu mahiyetinden.sanat bir zaman öncülük etmiş bu konulara.amerikan sinemasında bilim kurgu vazgeçilmezdir hayal gücünün bir anlam taşıdığı söylenebilir bu tür filmografiler için.bu konuda ustalaşmak kurgulama tekniğine bağlı.geleceğin şehirleri bu tür düşünceye örneklik ediyor.roman kahramanları bu tür planlamanın bir aracı gibi.akıllı telefonlar zaman makinesini müjdeliyor sanki

Ana Karakterler:
sanatçı film senaryo

Beğen

nedim demirbaş
Kayıt Tarihi:24 Kasım 2021 Çarşamba 20:28:00

GÜNÜMÜZ SOSYOLOJISI YAZISI'NA YORUM YAP
"günümüz sosyolojisi" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.