güzergah
7 şiiri ve 1 yazısı kayıtlı Takip Et

Yalnız ve sessiz tüm yolların ahıyla...



Yalnız ve sessiz tüm yolların ahıyla...

Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 25.11.2021 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Doğduğum günden bugüne sırdır bu mektup.

Ey gökleri dumanla kaplanmış göçmen kuşlar, kınalı ellerinde fesleğen avutan anneler, sakalında gençliğinin çırpınışlarını yoklukla gizleyen babalar ve sarı sardunyalar, düğün halayları, hastane vedaları, şarkısız kalmış esmer bandocular, kalemine su damlamış berrak sayfalar merhaba…

Doğduğum günün huzursuzluğuna;

Doğduğum gün beni karşılayan yağmurun sesinin kesilmesi umudu, gariban bekleyişlerin kucağında teselli edilen ağlamam. Ben ağladım sel oldu yaşamın kıyısında, suskunluğumla büyüttüm yaşama gayretimi sonrası ağır ilaç ve cami avlusu korkusu. Yaşadım doğduğum günün hatırına saçlarımı fırtınaya verdim ve boynumda asılı emziğimdi yoksulluğun tavan arası.

Kaldırım taşlarının ağırlığı sadece evinin yolunu unutanları incitmez, göz kapağında ihtiyarlayan bir bekleyişin kavuşma anını da yaralar ve kaldırım taşları yalnız çocukların evi değildir, göğsümüzde uyuttuğumuz mırıldanmaların da meskenidir. Doğdum kaldırım taşında babamın umutsuz bekleyişiyle, doğdum beni bir kundağa sardılar kenarları annemin gençliğiyle işlenmiş…

Serçelerin avazına sakladığım çocukluğuma;

Hala avucumda, yuvasından alıp sakladığım serçenin yara izi. Annesinden ayrılmaya yeter mi bir çocuğun ömrü? Yarası mıdır özleyişlerin bu genzimde ki sızı yoksa şimşek korkusu mu? Buza kesilmiş yorganın altına saklıyorum çaresizliğimi annem geliyor aklıma bacaklarımda kimsesiz bir çırpınma anne diyorum beni boynunda sakla acımasın parmak uçlarım, annemin merhametinde salınan duaya gidiyor kulağım, büyüyorum ince bir acıyla ve hala dudağımda aynı mırıldanış “Allah’ım sen çocukları bağışla”.

Yorgun tren sesinde rayların arasında saklanmış umut, tren gıcırtısı umudun sırtında kaç çocuk gülümseyişi uzağa gidilir umudun sırtında? Bana anlatsın istiyorum soğuk molalarda buz tutan çeşmeler. Soğuk işliyor battaniyemin kenarlarına ellerimde aceleci bir üşüme annem olsa saklardım koynuna ellerimi, babam olsa dokunamazdım ama bakışının gölgesinde bile ısınırdım çevremde sadece karanlık köy yolları ve uğultusu umudun.

Mevsimlerin sonrasına;

Korkularımdan sığındığım merdiven altında saklıyorum oyunlarımı, rüzgârın alıp götürmesinden korktuğum uçurtmamın kenarında mavi bir kırgınlık, gökyüzüne dair hasret biriktiriyor kuyruğunda, ölmek için acele etmesin oyuncaklar. Kurumuş boğazım kana kana düşmek istiyorum yollara, yollara âşıktır merhemi ve çaresi olmayan ve ben tepeden tırnağa âşıktım patikalara. Yolların ötesinde güneşin cıvıltısı, derler ki güneşten sızan her bir ışık bir çocuğun gülümseyişidir tebessüm dolu bir oyun sonrası.
Merdiven altında saklanan misketlerim volta atıyor ceplerimde sesinde görüş günü neşesi, gülümsüyorum vazgeçiyor yağmur yağmaktan sokaklara, ben gülümsüyorum körebe oynuyor kuşlar, ben gülümsedikçe baharın şarkısı duyuluyor dağların ardından. Yanağımda solgun bir tebessüm kalıyor akşam ezanının sesiyle, yer mühürlendi, oyun bitti kımıldamayan bir yaprak kaldı sokağın ortasında.
Kaybedişlerin takvim yaprağına işlendiği günlere;

İki hece arasına sığıyor yaşam. Doğum - ölüm, anne - baba, sabah - akşam...

Yorgun ellerinde hayatın serzenişi ve göğsünde ağrı ile uyuyor babam, rüyalarında beyaz tepeleri aşarak ulaştığı göl kıyıları susuzluğu zamanın acımasızlığı, annemin tülbendiyle siliyorum ağzını incinmesin diye evlat dediği dudakları, sonrası ümitsiz bekleyiş ve irkilerek uyanan yaşı benden büyük sabahlar. Çayın deminde ki acı tat yakıyor genzimi veya bahanem oluyor tüm sakladığım ağlayışlarıma. Göz pınarımda iki hece “ölme”.

Saatin tıkırtısı kulağımı tırmalıyor, parmaklarımı emiyor tüm öksüz kelimeler oysa kangrendi parmak uçlarım her bir satırda kan yuvası sonlandırıyor cümleleri, ey göğün ve yerin sonsuz hâkimi, çocuklar büyümesin ne olur ve ne olur korkunun ecele faydası olsun, olsun ki kurumasın göz pınarları çocukların. Beni yetim bir sonbaharın ortasında bırakıyor gecenin sessizliği bir türkü ilişiyor toprağa kazılan çukurda “ baba bugün dağlar yeşil boyandı”

Ve Elif, ve huzursuzluğumun sonrası ve yoksunluğumun özgürlüğe koşması;

“Gök gürültüsüyle uyanan sokakların baharı özleyişidir Elif”

Yüzünün masal olduğuna inandığım günden beri adının geçtiği her kitap başucumda nöbetliyor, seni anlatan ne varsa üç kere öpüp başıma koyuyorum haylaz bir çocuk gibi gülümsüyorum ve ben gülümsüyorum vazgeçiyor yağmur çocukluğumda olduğu gibi. Sonrası sükûnet ve göğsümde uyuttuğum saçların, hiçbir ilaç bu kadar güzel kokmuyor, merhametine sığınıyorum, gülümseyişinde soluklanıyorum yaşamak iki heceymiş şimdilerde anlıyorum. Gül goncasını avucuna sakladığın soğuk kasım ayının yirmi dördüncü sabahında cesaret ediyorum daha güçlü yaşamaya, umuda dair ninniler birikiyor gecenin sessizliğinde, büyümenin yorgunluk olmadığını anlıyorum bileklerimde taze bir bahar.

Sonbaharın selamlandığı Eylül’ü kucaklıyorum, Eylül sevimsiz bir sohbettir bayram sabahlarında. Dördüncü gününde güneş açıyormuş ve göğün kızı düşüyormuş kucağına bunu şimdilerde anlıyorum.
Hasretin koynunda büyüyorum yıllar, yollar bitiyor ve ben soluksuz yaşıyorum. Çocukluğum, hastane koridorları, umut, sevda ve yaşamak adına ne varsa ömrüme sığdırıyorum ince bir tebessümle.

Yalnız ve sessiz tüm yolların ahıyla...


Görsel kaynak: www.cutewallpaper.org

Beğen

güzergah
Kayıt Tarihi:24 Kasım 2021 Çarşamba 13:56:55

YALNıZ VE SESSIZ TÜM YOLLARıN AHıYLA... YAZISI'NA YORUM YAP
"Yalnız ve sessiz tüm yolların ahıyla..." başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
İbrahim Kurt
25 Kasım 2021 Perşembe 12:32:58
İnsanların yaşamı zaten mevsimler gibidir her mevsimin güzelliği ile hüznü ile yaşanır hayat kutluyorum saygılar

Cevap Yaz
neneh.
25 Kasım 2021 Perşembe 01:06:56
Muhteşem bir anlatım.Sürükleyici bir yaşam hikayesi..Akıcı, okuyucusunu sıkmayan bir tarz..Hayatın yükledikleri ve hayata yüklenenler..Acımasız dünyada acıyarak ve ıslanarak yaşamak..Günü hak eden bir eser..Kutluyorum.Saygıyla..

Cevap Yaz

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Bir Eflatun Ölüm
24 Kasım 2021 Çarşamba 20:30:15
En az şiirleriniz kadar güzel, anlamlı ve derindi.

Dilerim yarın ana sayfada herkes okuma fırsatı bulur eşsiz anlatımınızı. Zira, okumamak büyük kayıptır...

Sevgilerimle

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


güzergah Yazının sahibi 24 Kasım 2021 Çarşamba 23:29:01
Teşekkürler kelimelerle yaptığınız yol arkadaşlığı için...
Bir Eflatun Ölüm 24 Kasım 2021 Çarşamba 23:57:48
Hiç şaşırmadım... Kutluyorum!
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.