halil_
30 şiiri ve 8 yazısı kayıtlı Takip Et

Kâinatı Okumak



’’Ey hıyanetten daha zalim merhamet’’
Hakikati kim söylerse söylesin
İster ehil ister papaz dilletsin...

Dedi alim!
’’Sin şin’e girince mim açığa çıkar
Sizin taptıklarınız benim ayaklarımın altındadır!’’
bilmeden hakikat zahir göründü
ayak altı denilen aslında bir gömüttü...

Zulme uğrayanda insan merhamet bekler. Bekler ki kendisi vakti-i zamanında ne kadar eyler?
Bir araç ki hedefe, menzile ulaştırmak için ulak olsun. Varlığında kıymeti ne kadar bilinir? 1000 km yol gideceksin eşek mi, deve mi, at mı? Yol patikaysa eşek dersin, düzse at, çölse deve… Ya hiçbiri yoksa? Revan olduğun yol ayaklarında tükendikçe tüketir yolcuyu; bir han, bir istirahat gâh, olmadı bir kuytu ararsın. En çokta uzun yolculukta bir yaren, bir dildaş olsa dersin. Olmayanlar bir anda nasıl da değerlenir.

Bir araç ki; ok olsun menzile varmaya… Yay yoksa, arbalet yoksa ok ne yapsın bir başına?
Kâğıt kaleme, kalem ele muhtaç, el akıla, akıl ki fikre, fikir ki düşünmeye, düşünmek ki kaynağa, kaynak ki inanca, inanç ki imana, iman ki ilme muhtaç.
(O kitap ki bize kâinatı anlattı)

Okuduk, kâinatı okuyamadıysak ‘’bilim’’ der dururuz ilimden habersiz. Bilim ki yıl geçmiyor değişken, ilim ki varlığı kati olup değişmeyen…. Ya bilimsiz ilim olur mu? İlmi anlayabilmek için bilim değişken olsa da ilim anlaşılabilir mi? İlimsiz de bilim olmaz güç olur zor olur yanılgı olur, birleşince her ikisi deriz ya ‘’cuk’’ oturur.
Basit bir misal: ‘’Yerde ve gökte her şey Allah’ı tespih eder!’’ Bu ayet ki neye delildir? Tüm varlıkların canlı oluşuna. Bunu anlayabilir miydi insanlık 1000 yıl önce? Ne zaman anladık? Maddeyi oluşturan yapı taşı atomdur ve o atomların etrafında dönen izotoplar olmasa madde oluşamaz. Fizik kuralı yani bilim. Bitti mi; hayır bitmedi atomdan daha küçük zerreler de zaman sonra keşfedildi.

Konumuza dönelim ‘’merhamet’’ nasıl olur da zalim olur. Hele ki o sözü söyleyen bir papazsa! O konuya girmeyeyim, adres verelim merak edenler oradan buyursun okusun yer kaplamasın. ‘’Papaz Odon’’ yazarlarsa arama motoruna çıkartacaktır sözün sahibini karşınıza vesselam.

Merhamet ki dinimizin en çok önem verdiği, kötülüğe dahi merhametli ve iyilikle yaklaşılması gerektiğini hep bize vurgular. İşte ahval o ki hasetlik varsa, kıskançlık varsa, ‘’ben olmalıyım’’ varsa, hele ki böbürlenme ve büyüklük duygusu varsa; merhamet öyle algılanır ki zülüm gelir zalim olur karşıya… Kabil’in kıssası gibi, Yusuf’un kuyuya kardeşleri tarafından atılması gibi, İbrahim’in Nemrut’u, Musa’nın Firavunu gibi.

‘’Sin şin’e girince mim açığa çıkar…’’ Meselesi ki. Muhyiddin İbnü’l-Arabi’nin acı hikayesi.
Yavuz sultan Selim Şam’a girince Muyiddin’in mezarı bulunur.
Bu da ilim sahibi olanın sırrı. İşte Kâinatı okuyunca alimler ki merhametin zalimliğini (Merhamet: Kötüye, zalime zulüm gelir elbet) görebilmekte.

Vah ki vah! Orucu bozanlarla, namazı bozanlar faslındayız! Bunlar ilmihal faslı. Ey iman edenler; ne zaman kâinat faslına geçeceğiz? Yoksa kâinat ‘’big bang’’ ile mi başladı?

Ana Karakterler:
Papaz, Alim, Kainat

Beğen

halil_
Kayıt Tarihi:22 Eylül 2021 Çarşamba 02:54:34

KÂINATı OKUMAK YAZISI'NA YORUM YAP
"Kâinatı Okumak" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Yeganem
25 Kasım 2021 Perşembe 01:40:39
Kainatı yaratan Allah ...
İnsanı her varlığı yaratan Allah.İnsan alemde bir zerre kainatı okumak tefekküre düşünceye yönelmek..İsterse binlerce kez okudum ilmim var desinler..
Alemi yaratanı tanıyıp o güce baş eğmiyorsa ne için yaratıldığından bihaberse o öğrendiği ilim yarımdır..
İslamı yaşayarak öğreten öğrensinler diye yazan islam alimleri Kuran ve değeri tam anlamıyla anlasalardı hayatlarına rehber edinselerdi insanlar hiçbir sorun klmazdı...
Olsada hak yolda olan Hakka yönelenin yardımcısı yöneldiği sığındığı ALLAH olurdu..İnsanlar daha huzurlu olurdu Kuran' ı Kerim oku diyerek başlamakta İKRA ..
Ve akıl etmez misiniz denmekte çoğu yerde..
Bir insanın inancını anlattığı gibi yaşaması örnek olurdu yetişen nesiller etrafı o aydınlıktan yararlanırlardı...
Aydınlatan mum olmaktan çok yetişenlere ışık saçan yol olurdu..
Gafletten uyanıp her bireyin kendisine gelmesi inandığını yaşaması gerek her yerde...Sözde kalmadan .O zaman o yetişen nesillerden aklı şuuru yerinde imanlı kendisini yaratanı tanıyan nice insanlar yetişirdi..
OLUR
Sır sırrın içindedir sır alemde bir zerre
Kula kul olmayanlar yaratana kul olur
Hak sırrına daldıkça gaflet hali yok olur
Ummanına daldıkça lutuflara gark olur...
***
Nigâr Bedirhan

Konunun önemini belirten yazı anlamlıydı Allah Hak yoldan Hakikatı yazmaktan uzak etmesin..Allah Hak yolda Hakk'ı hakikatı yazan konuşan anlatanları artırsın inşaAllah..
Selam ve dua ile..

Yeganem tarafından 1.12.2021 14:44:11 zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
Mehmet Burhan AKIN
22 Eylül 2021 Çarşamba 11:20:30
Menzile Varmak...

Konunun önemini belirten benzetmelere hayran kaldım, Halil Bey.
Bu konuda dili olan herkes konuşur, tartışır, eline kalem alan da yazar, çizer... Çok hassas bir konu, bilmeden söylemek insanı küfre götürür. Ama siz mükemmel örneklemelerle, ilim ve bilimi karşılaştırarak izah etmişsiziniz, çok yararlı gördüm.

Ezcümle...
Eğer İslam dini sahabeler devrinden sonra alimler tarafından anlatılanlar tam manasıyla insanların yaşama alanına yerleşebilseydi; bugün hiçbir soru işareti kalmayacağı gibi, ateistler, deizmiler türemezdi sanırım.

Saygılarımla Efendim.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


halil_ Yazının sahibi 22 Eylül 2021 Çarşamba 14:47:08
Eyvallah hocam!
Hakikati arayan o kadar çok insan var ki hepsi kafasında oluşan bir soruyla yola çııkıp bir vesileyle islama kavuşmakta.

Hakkınız var! Tam manasıyla anlayabilsek gerçeği ve düşünebilsek; ateizme, deizme sürükleyen şüpheler kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Cahil doktor candan, cahil hoca dinden eder boşuna dememişler. En çok kızdığım açizane, hazmedemediğim soru şu ki her birimiz müzdaribiz. ''Kur'an eksik mi?'' Bu soru kafa karıştırmaktan başka ne ola ki? Bizim için eksik değil elbette, ya Rabbimin ilmi 6666 ayet kadar mı? bize ruhtan ne kadar bahsetti? Sıfatından, zatından? Bu soruyu soran ahmak şunu düşünmez m? Allah'ın ilmi Kur'an'a sığacak kadar mıydı? Haşa!

O ki peygamberler'e gerek yoktu neden suhufları Kitapları peygamberler vasıtasıyla bize bildirdi? Her birimize ayrı ayrı bildiremez miydi? Haşa buna gücü mü yetmez idi! Bir başka zihniyette bu ne yazık ki... Peygamberimizi yok saymak. Hemen mırıldanırlar. ''Yok saymıyoruz da sahi hadis, ekleme hadis, hurafe v.s. v.s. bunlara karşıyız!''

Öyle ya Nostrodamus'un kehanetleri acaba nerdendir? Buna daha çok kafa yorulurken ''Gaybı Allah'tan başkası bilmez!'' Şüphe yok elbet, peki Yüce Mevlam dilediği bazı kullarına bildirmişse? Musaya falanca yere git orda seni seçtiğimiz kul bekleyecek dediğinde gaybin bir anı dahi olsa Musa'ya bildirmedi mi?

Çok uzar hocam açizane bilgimde yetmez kelamımda. Yüreğinize sağlık selam dua ve saygılarımla...
ŞÜKRÜ ATAY
22 Eylül 2021 Çarşamba 10:55:08
Üstâdım ciltlere sığmayacak bir konunun özünü bir yazıya sığdırma becerisiyle bizim için belki üstünde durmadığımız konularda bir işaret fişeği, bir kıvılcım oluşturduğunuz için kutluyorum tebrikler, son derece faydalı bir yazıydı.
Kalemine ve yüreğine sağlık diliyorum.
Sonsuz selam ve dua ile.
Allah'a emanet olun.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


halil_ Yazının sahibi 22 Eylül 2021 Çarşamba 14:01:09
Saygıdeğer Hocam.
Bize verilenden, lütfedilenden başka kelam bilmeyiz. Öyle ki an ötesi yaşanmamış, an öncesi geçmiş. Varlığımız ancak an içinde.

Çok uzar anlatmak sayfalar sürer ki. Okuyucuya da küflet olmasın diye naçizane kısa tutmaya çalıştık.

Dilimiz dönmez, kalemimiz yazmaz kainatı okumaya lakin gayret bizden olmalı taktir elbetteki Allah'tan.

Okuyan gözünüze zahmet eden elinize, değer katan yüreğinize sağlık. Selam dua ve en içten saygılarımla...
kader hamağı
22 Eylül 2021 Çarşamba 07:18:59
Doğru malzemeleri doğru şekilde pişirip doğru biçimde tüketmek. Doğruya sahip olmak yetmiyor, onu doğru pişirmek, doğru muhafaza etmek, doğru tüketmek gerekiyor. Merhamet duygusu çok değerli, çok güzel ama hakikati görmeye engel, doğru söylemeye engel, birilerine iyilik başkalarına kötülük yapmaya neden olabiliyor. Çok kitap okuyan birinin bir paylaşımı sayesinde, yabancı bir yazarın "Tanrı 6.gün soru işaretini yarattı ve yaşam başladı." diye bir cümlesine rastlamıştım, Erdem Bayazıt'ın karanlık duvarlar adlı şiirinde "Baktığımız her şeyde yalan kabuğu. Bir mercek düzenine bağlanıyor gözlerimiz." dizeleri geçiyordu. Kuran'da Hz. Musa ile Hızır aleyhisselamın yolculuğunu anlatan kıssa Peygamber bile olunsa yanlış bilebileceğini işliyor sanırım. Bu dünya şu şudur denebilecek bir yer değil galiba. Ya da dememiz gerekmiyor. Rabbimiz sanki soru işaretlerine fazla dokunmayan bir yaşamın içinde olmamızı istemiş. Soru işaretlerinin olması evrene daha da bir genişlik katıyor olmalı.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


halil_ Yazının sahibi 22 Eylül 2021 Çarşamba 14:50:57
Farklı bir bakış açısı hocam. bunu biraz düşünmek sonra cevaplamak isterim ki yanlışa mahal vermeyelim. O ki Musa dahi bilmezken biz nasıl bilelim...
Her zaman düşündürdünüz beni, yüreğinize sağlık hocam...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.