Necati Kavlak
260 şiiri ve 304 yazısı kayıtlı Takip Et

Bayrak Harekâtı!



Bayrak Harekâtı!

Türkiye’de akan kan durmuyordu! Birden çok İl de örfi idare ilan edilmişti. Memleketin hali perişandı.
Milletin oylarıyla TBMM giren, sözüm yabana siyasetçi, hem de parti lideri, tepsinin altı kızarsın diye, fırının altına ha bire gizli gizli odun atıyor, ateşi körüklüyordu.
Memleketin ahvali bu gün olduğu bibi o zamanda içler acısıydı. Ahval böyleyken, tepeden inme bir emirle, Doruk Kara Harp Okul Komutanlığında açılan 15 günlük İstihbarat kursuna katılma emri aldı.
Bu kursta nerden çıkmıştı?
Yüzü asıldı, keyfi kaçtı.
Askerlik yapanlar iyi bilir. (Elbette bu tespit eski askerlik için geçerli ))
Askerde emir demiri keser.
Verilen emre itiraz etme hakkı ve de seçeneği yoktur.
Sadece itaat edilir.
Doruk emri alınca, valizini hazırladı!
Kursa iştirak etmek için, vakit geçirmeden yola çıktı.
Uzun süren bir otobüs yolculuğundan sonra, başkente ulaştı.
İlk geceyi, Tandoğan Astsubay Ordu evinde geçirdi.
İkinci gün Kara Harp Okuluna intikal edip kursa iştirak etti.
Kursiyerlere, “Kara Harp Okulu” öğrencilerinin iki koğuşu tahsis edilmişti. Kalacak yer aramak zorunda kalmadı.
Kurs hocaları, daha çok MİT Müsteşarlığı ağırlıklı, akademik kariyerli istihbaratçılardı. Kısa süreli de olsa, yeniden öğrenci sıralarında oturmak heyecan vericiydi.
İşlenen konular, anlatılan dersler, daha önce gördüğü, aldığı eğitime hiç benzemiyor. Her devletin haber alma örgütü, kendi devletinin bekasını sağlamak, menfaatlerini korumak için, komşu, dost, müttefik, demeden diğer devletlerin, temeline dinamit koymak asli görevmiş…
Ülkemizdeki akan kanın, çıkan kargaşanın, temelinde yatan gerçek buymuş. Hatta bir dönem, Kıbrıs çıkartmasında, omuzunda mermi taşıdığı dile getirilen Libya’nın lideri Kaddafi’nin bile 6. Bölük adı altında, ülkemizde faaliyet gösteren istihbarat ağı ya da örgütü faaliyet içindeymiş.
Kurs ilk mektep müfredatı uzunluğunda. Sabah saat 09 da başlıyor, öğleden sonra saat 17’de sona eriyor.
Kursiyerler, ders biter bitmez, üniformaları çıkartıp soluğu Kızılay meydanında ya da daha başka hareketli yerlerde alıyor.
Hafta sonu olunca, Ulus Meydanında, Cebecide vs eski öğrencilik anıları ile baş başa kalmanın keyfi yaşatılıyor.
Bir hafta sonu, birkaç kursiyer Ulus meydanından Cebeciye doğru yürüdüler, akıllarınca öğrenciyken gittikleri sinemaya takılacaklardı.
Hevesleri kursaklarında kaldı. Silah seslerinden, Cebeciye doğru yürümek mümkün olmadı ve apar topar kışlaya dönüldü.
İlk hafta çabucak geçmişti.
İkinci hafta başından itibaren, öğrenci koğuşlarında hummalı bir faaliyet başladı. Koğuşlar bölünüyor, karyolalar değişiyor, sanki öğrenci koğuşu yerine mahkûm koğuşu hazırlanıyordu..
Kursiyerlerden kaldıkları koğuşları boşaltılması istendi. Kimseye olup biten hakkında bilgi sızdırılmadı. Kursiyer valizini topladı, Astsubay, Astsubay Ordu evinde, Subay da Subay ordu evinde kendilerine yer buldu.
On bir Eylül günü ders sonuna kadar, ser verdiler sır vermediler. 11 Eylül günü akşamüstü son ders bitince, Hoca, kurs bitmiştir. Kursiyerler en kısa zamanda birliklerine katılacak, dedi ve kursu bitirdi.
Doruğun içi içini yiyordu! Belli ki yine askeri bir darbe arifesiydi.
İlk aklına gelen Başbakanlığa gitse, ya da telefonla arasa başbakana ulaşabilir miydi? Sonra saate baktı, zaten mesai bitmişti.
Kendi kendine mırıldandı kimi bulacaksın oğlum? Ve Önce otogara gitti Bitlis’e/ Vana gidecek otobüs yoktu. Mecburen Orduevine döndü.
Sabah kalktığında ise, Ankara sokaklarında in cin top oynuyordu. Köşe başlarında Tanklar vardı. Türk Silahlı Kuvvetleri 12 Eylül 1980 günü, emir-komuta zinciri içinde; Bayrak Harekâtı adı altında askeri darbe gerçekleştirmişti.
Olan yine kadim Türk milletine olacaktı. Atatürk’ün İşaret ettiği muhasır medeniyete giden yolculuk, sekteye uğramıştı.
Açık denizde gemi rotasını kaybetmişti. Limana yanaşması kim bilir ne kadar zaman alacak ve ne fırtınalar atlatacaktı?
…/…



Beğen

Necati Kavlak
Kayıt Tarihi:21 Temmuz 2021 Çarşamba 14:39:10

BAYRAK HAREKÂTı! YAZISI'NA YORUM YAP
"Bayrak Harekâtı!" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
mirim
22 Temmuz 2021 Perşembe 16:23:36
Necati hocam ben o günleri bizzat yaşayanlardan biriyim.
Henüz çocuk yaşta olmama rağmen kısa sürede içeriye alınmış ve sabaha kadar boyu omuzuma gelen bir tüysüz teğmenden dayak yemiş adamım. En zoruma giden ise beni yoruluncaya kadar dövdükten sonra ağzına bir sigara alıp yak lan o. çocuğu diyerek titreyen ellerimle bana sigarasını yaktırmasıydı.

Sağcı solcu ayırmadan yapılan işkencelerin haddi hesabı yoktu. Yani benim yediğim dayaklar kasırga yanında meltem gibiydi. Allah'ın yardımıyla ucuz kurtuldum.

Olayın siyasi boyutuna girmek konuyu çok fazla dallandırıp budaklandıracağından girmeyeceğim.

Yazınız için tebrik ve teşekkürler.

Ozan Arif'in bir şiiri vardır. Durumu bu kadar güzel özetleyen bir yazı ya da şiir daha olamaz.


C-5

Hakim bey...Hakim bey.. bütün dünyamı,
Yıkarak yaptılar benim sorgumu.
C-5 denen yere gözleri bağlı,
Tıkarak yaptılar benim sorgumu.

Savcının ağzından şu okunanlar
Benim suçum değil hep yalan bunlar!..
Dövdüler hakim bey,ağzımdan kanlar,
Akarak yaptılar benim sorgumu.

Düştüm ki bir sürü moskof piçine
Biri de demedi bunun suçu ne?
Tabancayı ta ağzımın içine
Sokarak yaptılar benim sorgumu.

Döve döve işettiler altıma
Bayıldıkça sarıldılar hortuma
Islatıp ıslatıp tekrar sırtıma
Çıkarak yaptılar benim sorgumu

Kimi vurdu,kimi baktı seyrime
Cop izleri oluk oldu böğrüme,
Sigaranın ateşiyle bağrıma
Çökerek yaptılar benim sorgumu.

Kimi şarap içti,kimisi rakı,
Karma karış oldu her türlü koku.
Döverek pisletip ağzıma *oku
Dökerek yaptılar benim sorgumu.

Jileti vurdular ileri geri
Dilim dilim oldu yarıldı deri
Yarılan yere tuzu biberi
Ekerek yaptılar benim sorgumu.

Tırnağım söküldü kelpeten ile
C-5 ler konuşsa gelse de dile
Su diye yalvardım,hep güle güle
Bakarak yaptılar benim sorgumu.

Şişe ile zorladılar gıçımı
Tuzlu su verdiler yaktı içimi
Derisinden kopanaca saçımı,
Çekerek yaptılar benim sorgumu.

Allahsız-kitapsız sekiz on ayı,
Suçsuzum dedikçe vurdu sopayı,
Burnuma soktular tornavidayı
Bükerek yaptılar benim sorgumu.

Biri bu Soyer`de domuzun dölü!..
Sesinden tanıdım değilim deli.
Tenasül uzvuma ceryanlı teli
Takarak yaptılar benim sorgumu.

Hakim bey,erkeklik kalmadı daha
Ölem diye çok yalvardım Allah`a.
Avuç içlerimden tutup çarmıha
Çakarak yaptılar benim sorgumu.

Babamı almaya eve gittiler
Anama avradıma neler ettiler
Çocuğum boğazından tuttular
Sıkarak yaptılar benim sorgumu.

Yavrumu görünce çıldırdım dedim(!)
Ne derseniz kabul saldırdım dedim.
Atatürk`ü bile öldürdüm dedim
Yakarak yaptılar benim sorgumu.

Ozan Arif anlatamaz kaygımı
Yitirdim kanuna olan saygımı
Velhasıl `devlete güven` duygumu
Sökerek yaptılar benim sorgumu.

Ozan Arif

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Necati Kavlak Yazının sahibi 23 Temmuz 2021 Cuma 12:48:38
Üstadım!

Ozan Arif ‘i okuduktan sonra, yoruma cevap yazmak işgüzarlık olurdu.
Ziyaret ve yorum için teşekkür ederim.
Saygılarımla
Suat Zobu
22 Temmuz 2021 Perşembe 10:56:50
Öncesi kötü.
Sonrası kötü günlerdi.

İyi bayramlar. Sağlıklı günler komutanım.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Necati Kavlak Yazının sahibi 22 Temmuz 2021 Perşembe 12:39:48
Haklısınız Üstadım!

Ne yazık ki bu milletin yüzü hiç gülmedi.
Güzel dilek ve temenniler için teşekkür ederim.
Bende sizin bayramınızı içtenlikle kutlarım
7TEPE
21 Temmuz 2021 Çarşamba 15:37:00
🙈 utanç günleri

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Necati Kavlak Yazının sahibi 21 Temmuz 2021 Çarşamba 20:10:28
Ne yazık ki öyle…
🙁
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.