Ali Rıza Malkoç
257 şiiri ve 160 yazısı kayıtlı Takip Et

Kıssadan hisse



Kıssadan hisse

Cümleleri bire bir olduğu gibi aktaramayabilirim. Yıllar önce şöyle bir hikâye okumuştum. Bilim ve teknolojinin geniş bir uygulama alanı bulamadığı bir devri betimleyen bir anlatımdı bu.
Komşu ülkelerden birinden, bir paket içinde padişahımıza hediye gelir.
El bombası olacak değil ya, lokum, fındık, fıstıktır düşüncesiyle açarlar paketi.
Aaa o da ne? Kocaman kutudan çıka çıka incecik bir bakır teli çıkar.
Önce bir anlam veremezler duruma.
Kimi kahkaha atar, kimi tebessüm eder, kimi kızar.
Bir derviş var ki, bilim ve felsefeye yatkındır. O ise, bu pakete nasıl bir cevap verelim diye düşüncelere dalar.
Padişah kutunun başındaki heyete sorar:
"Sizce bu ne anlama geliyor, buna nasıl cevap vermeli" der.
Çoğu saçma sapan, kindar ve ukela cevaplar verir.
Bilime yatkın dervişe sıra gelince:
"Hünkarım kutuyu bana emanet ediniz.
Bana on beş gün müsade ediniz. Nasıl cevap vereceğimizi, uygulamalı olarak göstereceğim" der.
Dervişin yüzüne anlamsız mimiklerle bakan padişah; "al kutu senin olsun, ne yapacaksan yap, kılla telle uğraşacak vaktim yok" der.
Kutuyu alan derviş. Kütüphanesine ve atölyesine kapanır, düşünür, yorum yapar ve karar verir. İnce bakır tel üreterek şov yapan komşu ülkeye şaşkına çevirecek bir şey yapmak niyetindedir.
"Tamam buldum" der ve atölyesine kapanır.
Bazı kimyasal madde ve mekanik aletler kullanarak, bakır teli, boydan boya içinden delmeyi başarır. Bu aslında, anlayan için yeni bir rekordur. Durumu padişaha iletirler.
Padişah tebessüm eder fakat, gündeminde böyle bir şey olmadığından içinden şöyle düşünür "altı üstü bir bakır tel, içinde delik olsa ne olur, olmasa ne olur"
Kutuyu paket yapıp, diğer hediyeleri de ekleyerek bir elçiyle geldiği ülkeye gönderirler. Kutuyu merakla açan ustalar.
Kendi gönderdikleri teli görünce, önce bunu bir hakaret gibi algılarlar.
Diğer kişi teli eline alınca, şaşkınlıkla gözleri fal taşı gibi açılır. "Bu olamaz" der.
"Teli delmeyi kim başarmışsa, bizi teknikte geçtiğinin kanıtı bu" diye yorumlar.
Bu hayranlık algısı ülkemize ulaşır.
Vezir de padişahın huzuruna çıkarak:
"Padişahım, bizim dervişte iş var, yaptığı üretim komşuda şaşkınlık yaratmış.
Onu teşvik için ödüllendirmenizi öneriyorum" der.
Padişah düşünme gereği bile duymadan,
"Becerisinden dolayı yüz altın verin, boş işlerle uğraştığından dolayı da yüz sopa atın" der. Ferman aynen uygulanır.
Günümüzde boş işlerle uğraştığından dolayı yüz sopa atılacak insan çoktur.
Fakat geleceğe odaklanan, anlık ve bireysel menfaati düşünmeyen derviş, yüz sopa değil de bin altınla ödüllendirilseydi, belki bugün biz füze, uydu, jet, uçak, nükleer teknoloji satan, çağa meydan okuyan ülkelerden biri olacaktık.
Samsun, 19.12.2020
Ali Rıza Malkoç

Beğen

Ali Rıza Malkoç
Kayıt Tarihi:19 Aralık 2020 Cumartesi 19:20:26

KıSSADAN HISSE YAZISI'NA YORUM YAP
"Kıssadan hisse" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Sevil Sev
20 Aralık 2020 Pazar 19:51:37
İlk kez okudum teşekkür ederim...

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.