Sâde
0 şiiri ve 1 yazısı kayıtlı Takip Et

Otuz dakikada yaşananlar



Otuz dakikada yaşananlar


Uzun yolculukları sevmezdi, ama bu kez yol yetmedi ona.Yol boyunca ağaçlara baktı. Kavak ağaçları dedi içinden , bizi hatırlatıyor. Düşündüğü bir adam vardı. Çok severdi kavak ağaçlarını.Gectiği köylerdeki küçük evlerde yaşadığını hayal ederdi zaman zaman. Ne kadar huzurlu olurlardı. Ama bu küçücük hayal bile imkansızdı. Onu hatırlatan şarkıları dinliyordu. Ya da bütün şarkılar ona onu hatırlatıyordu.
Gecenin bir vakti indiği otobüsten durağa giderken bir numara aradı ; araba sesleri , rüzgarın sesinden tam duymamış olacak ki kimsin kardeşim diye bağırdı karşıdan karşıya iki valizle geçmeye çalışırken. Yanlış aradım dedi telefondaki. Üslubunun kötülüğünden mi kapattı yoksa gerçekten yanlış mı aramıştı diye düşündü bir an alnındaki yağmur damlalarını silerken . Her ne olmuşsa önemi de yoktu o an.
Stresli zamanlarda nasıl davrandığını çok da kontrol edemezdi. Durağa yaklaştı , gözlüğünü de takmamıştı. Gözlerini kısarak baktı 14 numaranın kaç dakikasi olduğuna , bu sırada duraktaki çift de ona bakıyordu. Böyle durumlarda asla insanların yüzüne bakmazdı. Onlara öfke duydu o an sebepsiz. Neden oradaydılar ?
Genç adamı birine benzetmiş olacak ki daha da çekilmez bir hal aldı bu bekleyiş. Bir kaç dakika sonra kızın otobüsü geldi ve onlar vedalaşırken sesini duyabildi. O değildi. Ama olabilirdi de. Bu iki yabancı , birbirini tanıyan iki insanın yabancılaşmasının provasını yapmıştı fark etmeden. Başına böyle bir şey gelirse ne yapacağını biliyordu zihni artık.
Beş dakika boyunca bekledi, hava da buz gibiydi. Önünde yavaşlayan arabaları görmemeye özen gösteriyordu sinirlenerek. Sonunda otobüsü geldi. Valizlerini otobüse çıkarırken epey zorlandı ; arkadaki diğer otobüsün korna sesi ve bindiği otobüstekilerin bakışları ona acele ettirmiş olacaktı ki belini incitmişti.
Evin önünde indi otobüsten. Bir bekleyeni vardı onun da. Her anında yanında olan bu kişiye karşı ne hissediyordu ? Zaman zaman öfke , bazen sevgi , bazen şefkat... Telefonunda bir sürü mesaj birikmişti. İlgi duyulan birisiydi bunun da farkındaydı. Hiç birine cevap vermedi. Lüks arabalarla eve bırakılmaya , ya da pahalı restaurantlara gitmeye ihtiyacı yoktu.
Peki kapının önünde bekleyen kimdi ? Onun farkı neydi ? Ona maddi manevi hiç bir şey vaad etmiyordu, belki de sırf bu yüzden kendini daha iyi hissettiriyordu. Hiç kimseyle iletişim kurmayan bu kadın , birileriyle bir şeyler paylaşıyordu. Yoksa delirecekti, farkındaydı.
Oturup güzelce yemeklerini yediler, kahvelerini içtiler. Kadın ara ara uzaklara dalıyordu. Genç adam bilirdi , bir derdi vardı ,düşündüğü biri belki de... Hiç bir şey sormazdı. Oturur sohbet eder, biraz olsun yaralarını sarar , giderdi.
Bu adama bile öfke duyardı zaman zaman. Niye bu kadar iyiydi? Onu önemsemeyen bu kadının neden hep yanındaydı ? Hata kendisindeydi . Buna izin vermemeliydi. Ama her seferinde izin verirdi. Yalnızlık bahane değildi olamazdı da. Duygusal yönden hiç bir şey vaad etmiyorlardı. Aralarında bir yakınlaşma da yoktu. Ama zaman zaman bu arkadaşlık kadını rahatsız ederdi.
Gecenin ilerleyen saatlerinde kadın evde yalnızken onu arayan numara geldi aklına kaydetti. Tahmin ettiği gibi arayan yabancı değildi . Yine de hiç bir şey yapmadı bu durumla ilgili. Yorgundu.
Hiç kimse olmaya cesaret ediyordu , sıradanlıktan hoşlanmayanların
yarış atı gibi koştuğu , kazananın en rağbet gören ve aynı zamanda en sıradan olduğu bu toplumda.

Beğen

Sâde
Kayıt Tarihi:21 Kasım 2020 Cumartesi 12:28:49

OTUZ DAKIKADA YAŞANANLAR YAZISI'NA YORUM YAP
"Otuz dakikada yaşananlar" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
gültekin
21 Kasım 2020 Cumartesi 14:04:35
Karakaplı hüzünlü bir romanın sayfası gibiydi.
Bazen bir an'ı anlatıyoruz bazen de birkaç dakika.
Bazı şeylerde kazanmak veya kaybetmenin önemi yoktur.
Bazen bir yalnızlığı paylaşırsın, bazen de iki kişilik bir yalnızlığı.
Zamanın ve mekanın sürüklediği hayatlarımızda malesef ki her şeyi durdurup hiçbir şey olamadan bakamıyoruz bir şeylere.
İşte bu yüzden bir yazıda, şiirde yada türküde kayboluyoruz.
ve beş dakika sonra yine kartopu misali sürükleniyoruz.
Gizemli bir mecra tabi ama yine de o an'ları elimizden geldiği kadar durdurabilmek lazım.
Bence gayet güzel bir yazıydı.
Tebrikler.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Sâde Yazının sahibi 21 Kasım 2020 Cumartesi 14:15:25
An'lar ve bu güne kadar gözümüzden kaçan her şey artık daha önemli bizim için... Yorumunuz için teşekkürler.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.