KeLeBeK EtKiSii
720 şiiri ve 164 yazısı kayıtlı Takip Et

Tükürüğünüze yazık



Ayşe daha on dokuzunda, köyün en güzel kızıydı. Bir bakan bir daha bakar, köyün tüm erkekleri onunla evlenmek için birbirleriyle yarışırlardı ama Ayşe’nin gönlü Yusuf’taydı.
Yusuf der başka bir şey demezdi. Yusuf, düşman ailenin küçük çocuğuydu, İstanbul’da üniversite bitirmiş, babası hasta olduğu için işlerin başına geçmek için köye gelmişti.
Köy hayatına pek alışamasa da alışmaya çalışıyordu, bir taraftan da nasıl Ayşe ile evlenebilir onun planlarını yapıyordu.
Günler günleri, aylar ayları kovaladı.
Ayşe gün geçtikçe daha da güzelleşiyordu, suya bile gitse etrafı köylü delikanlılarıyla doluyordu. Bu durum Ayşe’nin abisini çok rahatsız etmiş olacak ki! Bir gün bir hışımla eve geldi Ayşe’yi gösterip -Gel buraya iki gözümün çiçeği dedi. Ayşe utana sıkıla, eliyle eteğini avuçluya avuçluya abisinin karşısına çıktı, abisi-Senin artık evlenme zamanın geldi yoksa başımı belada koyacaksın, kardeş katili olmak istemiyorum dedi.

Ayşe için hayat o anda bitmişti. Abisi heybetli takılır, dediği dedik, sırtında ceketsiz ve tesbihsiz gezmeyen bir adamdı. Çalışmaz, akşama kadar kahvede vakit öldürür, eve geldimide terör estirirdi. Ayşe’nin eti budu neydi ki, ona karşı gelsin ve sözlerine devam etti abisi -Seni kan kardeşim Keremle evlendireceğim. Harbi, has, mert çocuktur, sağlamdır ha deyince. Ayşe koşarak ağlaya ağlaya odasına kapandı. Evlenecek ti başka çaresi yoktu abisi Yusuf’u sevdiğini öğrense Yusuf’u da kendisini de öldürürdü. İsteme, nişan derken Ayşe Kerem ile evleniyordu istemeye istemeye annesi -Kızım eksiklerini tamamla haftaya haklılarını almaya gelecekler Keremin ailesi dedi.
Ayşe adeta yıkılmıştı hayır, bunu Yusuf’a yapamazdı.

Hemen annesinin tansiyon haplarını içti ve bir saat içinde de odasına düşüp bayıldı. Uyandığında bir hasta odasında başucunda ’da abisi vardı, burnundan soluyordu -Neden Ayşe neden diye duvarı yumrukluyordu, adeta kendinden geçmiş, ellerinden sızan kanları bile görmüyordu.

Ayşe çok korkmuştu kem küm etse de konuşamıyordu. Abisi bir hışımla Ayşe’nin boğazına sarılıp -Yoksa başkasını mı seviyorsun? Dediğinde, dili istemsizce çözülüyordu, kelimeleri yutsa da abisi Yusuf olduğunu anlamıştı. Taburcu işlemi bittikten sonra abisi, koşa koşa merdivenleri adeta zıplaya zıplaya çıktı, asma tavan katına orada rahmetli babasından kalma bir tüfek vardı tüfeği aldı, yanına da biraz mermi alıp tam evden çıkacaktı ki! Ayşe önüne karşı durdu -Tamam abi Keremle evleneceğim. Abisi bu lafın üzerine rahat bir nefes almıştı.
Nihayet düğün günü gelmiş Ayşe o beyaz gelinliğin içinde adeta bir kuğu gibi salınıyordu ama gözleri ağlamaktan mosmor ve kanlıydı. Adetlerinde gelin düğün yerine gitmez evde kocasını beklerdi. Erkekler eğlendiler, içtiler ve sıra halvet olmaya gelmişti. Keremi yumruklaya yumruklaya adettendir diye odanın kapısından attıklarında, gördüğü manzara karşısında adeta yıkılıp kalıyordu. Kırmızı ipek yatak örtüsü üzerinde beyaz gelinlik kan gölüne dönmüş ve yerde bir jilet duruyordu. Hemen yatakta cansız yatan Ayşe’nin boynuna elini koydu Kerem ve atmıyordu, iki elini başına kenetleyip ağlamaya başladı Ayşe intihar etmişti peki değmiş miydi?

Değmemişti.
O günden sonra köyde kim kimi istiyorsa, onla evlendirildi. Ayşe’nin abisi de kayboldu. Belki bir gün bir yerde karşılaşırsanız -Affet beni Kardeşim! Diye bağıran bir adama bilin ki o Ayşe’nin vicdansız, merhametsiz abisi tükürün yüzüne, gerçi böyle insanlar tükürüğünüzü bile hakketmez boş verin tükürüğünüze yazık.

Beğen

KeLeBeK EtKiSii
Kayıt Tarihi:2 Ekim 2020 Cuma 11:09:09

TÜKÜRÜĞÜNÜZE YAZIK YAZISI'NA YORUM YAP
"TÜKÜRÜĞÜNÜZE YAZIK" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Bedri Tokul
2 Ekim 2020 Cuma 22:55:06
Eski Türk filmleri gibi.
Maalesef toplumlarda oluyor böyle şeyler.
Sen de çok güzel anlatmışsın Kelebek.
Ayşe bir kuralın değişmesi için kendini feda etti desene!!!
Yazık oldu Ayşe'ye..
Selam ve Sevgiyle


Cevap Yaz
Den(iz)
2 Ekim 2020 Cuma 16:05:29
Böyle öykülerin sürekli günlük yaşamın içinden sıradanlıkla gelip geçiyor olması tüyler ürpertici değil mi? Üzülmekten fazlasını yapabilmeliyiz. Topluma koşulsuz itaat bir çeşit köleliktir.

Sevgilerimle...

Cevap Yaz
Duran çardak
2 Ekim 2020 Cuma 14:53:23
Güzel bir hikaye idi. Kaleminize sağlık.

Cevap Yaz
asude_vuslat
2 Ekim 2020 Cuma 11:30:26
evet çok yazık

eskiden zorla evlendirilen o kadar çok kız çocuğu vardı ki say say bitmez

erkek çocukları da vardı bunların arasında

ama her zaman kız çocuklarına çok daha fazla zulmedildi

günümüzde yok mu peki

var tabi ki

kız çocuklarının da bir kalbi olduğunu unutan bu zalimler onların insan olduğunu da unutuyorlar

bir gün gelecek kendi insanlıklarına tükürecekler

lakin o gün iş işten geçmiş olacak

bence de yazık tükürüğümüze

ceza olarak tükürük yetmez çünkü


Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.