resulcivcik
979 şiiri ve 7 yazısı kayıtlı Takip Et

"karamanoğlu mehmet bey ve fermanı" 26 eylül türk dil bayramı kutlu olsun




"KARAMANOĞLU MEHMET BEY VE FERMANI"
_______ 26 EYLÜL _______
TÜRK DİL BAYRAMI KUTLU OLSUN..


Karamanoğlu Mehmet Bey Karamanoğullarının ikinci beyi olan Kerimüd-din Karaman Bey’in oğludur. Karaman Bey’in ölümünü müteakip yerine Selçuklu Sultanı Rukneddin Kılıçaslan kendisinin güvendiği vezinlerinden Hutenoğlu Bedreddin İbrahim’i Karamanoğullarının başına getirip ondan, Karaman Bey’in Oğullarını yok etmesini istedi. Hutenoğlu Bedreddin İbrahim, Larende’ye gelip oturdu ve Karamanoğlu Mehmet Bey’i annesini ziyarete geldiği bir sırada Yerköprü’de yakalayarak Konya’daki Gavele kalesine hapsettirdi. Mehmet Bey bu sırada 18 yaşlarında idi.
1264 yılında Rukneddin Kılıçarslan ölüp, yerine küçük yaştaki oğlu lll. Gıyaseddin Keyhüsrev başa geçti. Bu sırada Vezir olan Muiniddin Süleyman Pervane’nin yardımıyla hapisten çıkan Karamanoğlu Mehmet Bey, 1264 yılında Ermenek’e gelerek buradaki Karamanoullarının başına geçti. Karamanoğullarını yerle bir edip, topraklarına hakim olmak isteyen Hutenoğlu Bedreddin İbrahim hazırladığı büyük bir ordu ile Ermenek üzerine yürüdü. Karamanoğulları ile Göksu geçidinde çetin bir savaşa tutuştu. Ancak Kahramanca savaşan Karamanoğulları karşısında mağlup olmuş, silahlarını ve diğer malzemelerini toplamaya fırsat bulamadan geri çekilip, canını zor kurtarmıştır. Bu hareket Karamanoğullarının cesaretini artırmış, çevrede yaşayan Türkmenlerin de kendilerine katılması ile büyük bir güç haline gelmiştir. Bu şekilde güçlenen Karamanoğulları, üzerlerine gelecek Selçuklu ve Moğol kuvvetlerini mağlup edebilecek duruma gelmiştir. Bu durumdan cesaret alan Karamanoğulları 1264 yılında Konya üzerine yürüyerek Konya’yı zaptetmiştir. Mehmet Bey Konya’yı zabteddikten sonra bir yıl süre ile Konya’da oturmuş ve bu süre içerisinde çevresindeki adamları ile birlikte her gün Mevlana’yı ziyaret etmiş ve ondan feyz almıştır. Konya’yı ele geçiren Mehmet Bey Selçuklu tahtına sultan olarak oturmamış, Selçuklu Sultanı ll. Keykavus’un oğlu Siyavuş’u 12 Mayıs 1277 de tahta geçirmiştir. Bu zaferden sonra Mehmet Bey Konya hazinelerini Karaman’a taşımıştır.
Karamanoğlu Mehmet Bey’in Konya’yı elegeçirmesi, dağılan kabilelerin toparlanmasına vesile olmuş ve kısa zamanda çevredeki bazı beylikler (Eşrefoğulları, Menteşeoğulları ve Saruhanoğulları) Karamanoğullarının hakimiyeti altına girmiştir. Mehmet Bey bundan sonra uç Türkmen beyliklerinin başına kardeşi Mahmut Bey’i göndererek, Tarsus-Adana, Adana-Konya ve İç Anadnolu ticaret yolunun düğüm noktası olan Gülek Boğazındaki Gümrük Teşkilatının ve orada bulunan Garnizonun ele geçmesini sağlamış ve Venediklileri, Cenevizlileri ve Ermenileri vergiye bağlamıştır. Karamanoğlu Mehmet Bey Konya’ya Selçuklu Sultanı Sultan İzzeddin Keykavus’un oğlu Gıyaseddin Siyavuş’u başa geçirmiş, kendisi de vezir olmuştur. Önceleri Moğol baskısına başarı ile karşı koymasına ve bir çok defa galip gelmesine rağmen, sonunda yapılan bir savaşta Moğolların büyük bir ordu ile saldırmaları karşısında Mehmet Bey Ermenek ve Mut havalisine çekilmiştir. Mehmet Bey’in çekilmesinden sonra Konya Moğollar tarafından işgal edilmştir. Moğollar her tarafı yakıp yıkarak ilkbahar mevsiminde Mut taraflarına kadar inerler. Moğollarla yapılan bu savaşta Mehmet Bey iki kardeşi ile beraber 1280 yılında şehit düşmüştür. Şehit düşen Mehmet Bey’in başı kesilerek Konya’ya götürülmüştür (bir rivayette Karadağ’da, bir rivayette Toroslar’da) Genç yaşta iken şehit olmuştur. Kabrinin nerede olduğu belli değildir.
Mehmet Bey Konya’yı ele geçirip, Siyavuş’u Selçuklu tahtına geçirdikten sonra 13 Mayıs 1277 tarihinde Konya önünde aktedilen bir toplantı ile Türkçe’yi resmi dil olarak ilan eden ünlü fermanını yayınlamıştır.
Karamanoğlu Mehmet Bey’in ünlü fermanı İbni Bibi’nin Evamirü’l-Alaiyye adlı Farsça eserinde Farsça olarak yer almıştır.İbni Bibi’nin eseri Yazıcıoğlu Ali tarafından Tevarih-i Al-i Selçuk adıyla 15.yüzyılda Türkçeye çevrilmiştir. Çevirinin yazması, Topkapı sarayı Revan bölümü, 1391 numarada kayıtlıdır. 13.yüzyılın dil özelliklerini yansıtan bu yazmada ferman şu şekilde Türkçeye çevrilmiştir:
“Şimden girü hiç kimesne kapuda ve divanda ve mecalis ve seyranda Türki dilinden gayri dil söylemeye”
13.Yüzyılın dilini yansıtan bu cümle bugünkü Türkçeye Karaman Valiliğinin başvurusu üzerine Türk Dil Kurumu tarafından şu şekilde aktarılmıştır.
“Bugünden sonra hiç kimse sarayda, divanda, meclislerde ve seyranda Türk Dilinden başka dil kullanmaya”
Karamanoğlu Mehmet Bey’in, 13 Mayıs 1277’ de, Türkçe’yi korumak amacıyla yayınladığı ünlü fermanı, O dönemdeki Anadolu’nun durumunu bilmeden değerlendirmek doğru olmaz.
XII. yy ve sonları, Anadolu Selçukluları’nın hüküm sürdüğü; Türk olmalarına rağmen, devletin her alanında İran hakimiyetinin apaçık görüldüğü ve Türklüğün değerlerinin devlet eliyle unutturulmaya yüztuttuğu yıllardır. İşte bu dönemde Karamanlılar, Anadolu’da sadece dil alanında değil; Türk değerlerinin yaşatılması için, her alanda, büyük mücadeleler vermişlerdir.
1238 ‘de, Selçuklular’ın İranlaşması karşısında, Karamanlıların atası, Nure Sofi’nin de katıldığı, Türklüğün savunması denilebilecek, Kırşehir’in Maliya Ovasın’da gerçekleşen savaş; Karaman-oğulları’nın Anadolu’da verdikleri mücadelelerin ve değerlerin korunması savaşının en açık delilidir.
Karamanoğlu Mehmet Bey, Anadolu’da Türklüğün, mücadelesini vermiştir. 1277’ de yayınladığı fermanın özünde, bir milletin birlik-beraberliğinin ilk adımının, dil birliği olduğu vurgulanmaktadır.
Orta Asya’dan Anadolu’ya göçen, burada devlet ve beylikler kuran Türk boylarının, başka milletlerin değerlerini kabullenip, kendi öz yapılarını terk etmeye yöneldikleri bu dönemde, sadece Karamanoğulları’nın, Türk değerlerine bağlı kalma savaşı vermeleri ve Karamanoğlu Mehmet Bey’in bu gerçeği, tarih sayfalarına fermanıyla yazması, Anadolu Türk tarihinin en önemli adımlarındandır.
Bugün Anadolu’da Türk değerleri yaşıyorsa ; Türkçe çeşitli devirlerde, insafsız saldırılara uğramasına rağmen, hala dipdiri ise, bunda Karamanoğulları’nın mücadelelerinin ve Karamanoğlu Mehmet Bey’in payı büyüktür.
1071 Malazgirt Meydan Muharebesi ile Anadolu topraklarının Türklere açılmasından sonra
Anadolu’ya gelen Türk boyları tarafından Karaman Türk topraklarına katılmıştır. Karaman 1165
yılında Anadolu Selçuklu Devletinin idaresi altına girmiş ve uzun yıllar Selçukluların idaresi altında
kalmıştır. Ancak Anadolu Selçuklu Devletinin Moğolların hakimiyeti altına girmesinden sonra,
Karamanoğulları isyan ederek 1230 yılında bağımsız Karamanoğulları Beyliğini kurmuşlardır.

Birinci Türk Dil Kurultayının toplandığı gün olan 26 Eylül, kurultayda alınan kararla Dil Bayramı olarak kutlanır. Bu kurultay, Atatürk’ün kurduğu Türk Dil Kurumu’nun (o zamanki adıyla Türk Dili Tetkik Cemiyeti) ilk kurultayıdır.

Atatürk, dil konusundaki çalışmalara halkın katılması gerektiğini düşünüyordu. Birinci Tarih Kurultayı çalışmalarının sürdüğü 10 Temmuz 1932 gecesi, Çankaya Köşkünde birlikte olduğu dil ve tarih uzmanlarına, “Dil işlerini düşünecek zaman da gelmiştir. Ne dersiniz?” diye sordu. Bu öneri sevinçle karşılanınca Atatürk düşüncesini şu sözlerle açıkladı:
“Öyle ise Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti gibi bir de ona kardeş dil cemiyeti kuralım. Adı Türk Dili Tetkik Cemiyeti olsun.”
Hükümete başvuru yapıldı ve 12 Temmuz 1932’de Türk Dil Kurumu kuruldu. Kurumun başkanı Samih Rıfat, genel yazmanı Ruşen Eşref Ünaydın oldu; Yakup Kadri Karaosmanoğlu ile Celal Sahir Erozan da kurucu üyelerdi.

Türk Dil Kurumu’nun Türkçe Kurultay adı verilen ilk genel kurulu 26 Eylül 1932 günü Dolmabahçe Sarayında başladı. Daha önce yapılan çağrının da etkisiyle kurultaya 814 üyeyle birlikte katılanların sayısı 917’ye ulaştı. Katılanlar arasında saz şairleri ile yeldirmeli köylü kadınların sergiledikleri görüntü toplantının ulusal niteliğinin simgesi sayılabilir.
Başkan Samih Rıfat, kurultayın açış konuşmasında, amacın Türkçeyi ulusal dil düzeyine çıkarmak, yazı dili ile halk dili arasındaki ayrılığı gidermek olduğunu belirtmiş, bu amaca da ancak halkın katılımıyla ulaşılabileceğini söylemişti.

Kurultayda, Türk Dil Kurumu’nun tüzüğü üzerinde çalışılmış, tüzüğün birinci maddesinde şu yargıya yer verilmişti:
"Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Hazretlerinin yüksek koruyucu başkanlığı altında 12 Temmuz 1932’de Türk Dili Tetkik Cemiyeti adlı bir cemiyet kurulmuştur."
Derneğin amacı da şöyle belirlenmişti:
"Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, Türk dilinin öz zenginliğini meydana çıkarmak, onu dünya dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmektir."
Kurultayın son gününde, her yıl 26 Eylülün derneğin Dil Bayramı olarak kutlanması önerisi oybirliği ile kabul edildi. Biz de her yıl 26 Eylülü, Dil Derneği’nin düzenlediği etkinliklerle, Dil Devriminin yıldönümü olarak coşkuyla kutluyoruz.

Derleyen ve Fotoshop:Resul Civcik 2013

Beğen

resulcivcik
Kayıt Tarihi:26 Eylül 2020 Cumartesi 20:50:56

"KARAMANOĞLU MEHMET BEY VE FERMANI" 26 EYLÜL TÜRK DİL BAYRAMI KUTLU OLSUN YAZISI'NA YORUM YAP
""KARAMANOĞLU MEHMET BEY VE FERMANI" 26 EYLÜL TÜRK DİL BAYRAMI KUTLU OLSUN" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Gülüm Çamlısoy
8 Ekim 2020 Perşembe 21:14:56
Teşekkür ve tebrik ve takdirlerimle değerli hocam

Selam ve dua ile

Evet, yeniden okumak ve demlenmek istedim çünkü defalarca okunmayı hak eden bir yazı üstlik bilginin ve edebiyatın ışığında okuyana ışık tutan yazmak zaten deryanın ta kendisi

Gülüm Çamlısoy tarafından 10/8/2020 9:33:38 PM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
neneh.
27 Eylül 2020 Pazar 14:01:53
Muhteşem!..Saygıyla..

Cevap Yaz
Aşkar...
27 Eylül 2020 Pazar 01:23:24
Merhaba Şair
Geceye güzel çok güzel bir yazıyla merhaba demek aydınlattı gecemizi.
Güne özel ve çok güzel bir çalışma
Karamanoğlu Mehmet Bey'in ruhu şâd Türk Dil Bayramı'mız kutlu olsun.
Dili korumak ve sahip çıkmak öncelikle ozanlarımızın, aşıklarımızın ve şairlerimizin yazarlarımızın görevidir. Ve topyekûn bu ülkenin her evladının.
Ve ne güzel söylemişlerdir;

“Türkçem benim, ses bayrağım..”
Fazıl Hüsnü Dağlarca

Türkçe ağzımda annemin ak sütü gibidir.
Yahya Kemal BEYATLI

Başka dile uymaz ananın sesi,
Her sözü ararsan vardır Türkçesi.
Ziya Gökalp

Ve o güzel kahraman, Başkomutan;
Ülkesini, yüksek istiklalini korumasını bilen Türk Milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.”
Mustafa Kemal Atatürk

Türk Milletinin dili, Türkçedir. Türk Dili dünyanın en güzel, en zengin ve en kolay dilidir.”
Mustafa Kemal Atatürk

Var olun siz
saygı sevgi ve esenlik dileklerimle.
Aşkar...


Cevap Yaz
Gülüm Çamlısoy
26 Eylül 2020 Cumartesi 23:27:10
Teşekkür, tebrik ve takdirlerimle çok değerli hocam

Var olunuz.

Sonsuz saygı ve selamlarımla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


resulcivcik Yazının sahibi 26 Eylül 2020 Cumartesi 23:45:19
Okuyan gözlerinize
Hisseden yüreğinize sağlık.
Değerli Şair Dostum.
himmet aygüt
26 Eylül 2020 Cumartesi 22:27:37

kendi adıma sonsuz bir gurur duyduğumu söyleyebilirim usta.

eyvallah.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


resulcivcik Yazının sahibi 26 Eylül 2020 Cumartesi 23:46:09
Okuyan gözlerinize
Hisseden yüreğinize sağlık.
Değerli Şair Dostum.
nehir_e
26 Eylül 2020 Cumartesi 20:57:04


Eylülü güzelleştiren bir gün.

Kutlu olsun.


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


resulcivcik Yazının sahibi 26 Eylül 2020 Cumartesi 23:47:37
EVET BUGÜN EYLÜLÜN EN GÜZEL GÜNÜ.
BUGÜN DİLİMİZİN TÜM DÜNYAYA HAYKIRIŞ GÜNÜ.
KUTLU OLSUN.
Okuyan gözlerinize
Hisseden yüreğinize sağlık.
Değerli Şair Dostum.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.