HİDAYET DOĞAN
783 şiiri ve 189 yazısı kayıtlı Takip Et

Kalecik'li mehmet albay müdürümü de bugün kırıkkale'de dar-ı bekaya uğurladık..



Kalecik'li Mehmet Albay Müdürümü de bugün Kırıkkale'de Dar-ı Bekaya uğurladık..

Ölüm dostu dostuna kavuşturan bir köprüdür.Ölüm olmadan Sevgiliye kavuşmak mümkün müdür?
Ölüm güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber sav. diyen şairin dediği gibi hepimiz ölüm denilen gerçekle er geç bir gün karşılaşacağız.

Önemli olan ölmek değil de öldükten sonra başımıza neler geleceğini düşünmemektir demişler..
Hayatı sen aldıktan sonra ölmek şeker gibi tatlı şeydir Seninle olduktan sonra ölüm tatlı candan daha tatlıdır.

Herkesin korktuğu ürktüğü kaçtığı ölüme karşı Hakk aşıkları acı acı gülümser.
Kimsecikler onların gönüllerine bir zarar veremez, zira zarar sedefe gelir içindeki inciye gelmez.

Bir yanda ölümdür ama o yanda doğumdur. Ölüm batma gibi görünür, ama aslında doğmaya hazırlıktır. Hastalıklar (sana) ölümden elçi olarak gelmektedir; ölümün elçisinden yüz çevirme!

Ölüm, yaradana kavuşmaktır. Öğreneceksin yüreğim, Öğreneceksin...
Dünyanın hasret, ölümün vuslat olduğunu...

Misafir gelecekmiş gibi evini, ölüm gelecekmiş gibi Kalbini temiz tut.
Sağlık, zıtların sulhüdür; aralarında savaşın başlamasını da ölüm bil!

Ölüm bizi Allah’ımıza kavuşturan en ulvi hadisedir. Dünyaya geldik O’nun eserlerini gördük, O’nun emirlerindeki isabete inandık, O’nun eserlerine gönlümüzden vurulduk.

Şimdi de sevine sevine O’na kavuşmayı özlemeliyiz. Ölüm kâfirler için bir azap bir ıztıraptır. Müslümanlar için bir surur ve saadet olmalıdır.

Ölüm, ölümsüzlüğe giden yolun başı. Neyleyim öte yanda faydasız arkadaşı. Milyon sene gülsem, milyon sene ağlasam, Hakk yolunda olmadıkça neye yarar gözyaşı.

Ölüm olmadan Sevgiliye kavuşmak mümkün müdür?Ölüm güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber sav. diyen şairin dediği gibi hepimiz ölüm denilen gerçekle er geç bir gün karşılaşacağız.

Önemli olan ölmek değil de öldükten sonra başımıza neler geleceğini düşünmemektir demişler..
Ölüm bizi Allah’ımıza kavuşturan en ulvi hadisedir. Dünyaya geldik O’nun eserlerini gördük, O’nun emirlerindeki isabete inandık,

O’nun eserlerine gönlümüzden vurulduk. Şimdi de sevine sevine O’na kavuşmayı özlemeliyiz. Ölüm kâfirler için bir azap bir ıztıraptır. Müslümanlar için bir surur ve saadet olmalıdır.

Ey gönül! Gülü seviyorsan dikenini de seveceksin deryayı seviyorsan dalgalarını da seveceksin vuslatı seviyorsan firakını da seveceksin sevgiliyi seviyorsan nazını da seveceksin hayatı seviyorsan ölümü de seveceksin.

Allah ile olduktan sonra ölüm de ömür de hoştur. En son ölüm gelir yine de erken deriz. Aşık bir fedaidir. Aşığa göre; bir yerden bir yere göçmenin - ölümün yahut yaşamanın hiç bir farkı yoktur.

Beden testisi ab-ı hayatla dopdolu bu beden testisi ise ölüm zehiri ile. İçindekine bakarsan padişahsın kabına bakarsan yolu yitirdin. Herkes bedeninin ölümünü düşünüyor. Kalbinin ölümünü düşünen yok. Asıl önemli olan kalbin ölmesidir.

Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız. Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir. Herkes ölümden ürker korkar. Sufiler ona bıyık altından gülmektedir.

Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü inananlara bayram günüdür öküzlere ölüm günü. Unutma ki nefret ve kinin ertesi pişmanlıktır. Ve her canlıya ölüm vardır.

İnsan ölür ama ölmeyen insanlıktır. Güçlük kolaylıkla beraberdir kendine gel ümidi bırakma! Akıllı insan bilir ki ölümün arkasında bile daha güçlü bir hayat beklemektedir. Olumsuzlukları hoş görmek ne iyidir.

Zira bütün ırmaklara su veren deniz bile her çöpü başının üstünde taşır ama deniz bu kereminden dolayı eksilmez. Zaten sevgi ve hoşgörü insanlıktır. Başkalarının bahtiyarlığına imrenme. Çok kimseler var ki, senin hayatına gıpta ediyorlar.

Hayat sana arka arkaya dikenleri gösteriyorsa sakın üzülme, aksine sevin. Çünkü çok yakında gülü de gönderecektir. Ölüyüm ama mezarda değilim. Diriyim ama hayatta değilim. Bazı öldürmeler, kesmeler, darbeler hayat verir.

Bahçıvan ağaçları budamasa dallar gelişir mi? Terzi kumaşı parça parça etmese elbise çıkar mı? Hayat avucundaki su gibidir; sen tutmaya çalıştıkça o akıp gider.

Gel gitlerin olmadığı bir hayat düşünebilir misin? Hüzün olgunlaştırır. Kaybetmek sabrı öğretir. Senin belirtin olmadan hayat belirtisi yoktur.

Hayat bir uykudur, ölünce uyanır insan; sen erken davran ölmeden önce uyan. Aşk’ı yaşamak istiyorsan; önce yaşamayı öğreneceksin.

Güzel günler sana gelmez, sen onlara yürüyeceksin. Ney sükutu anlatıyorsa neyzene yakışanda sükutu yaşamak olur.

Mumundur karanlık veren sana. Anlatırdım bunu ama gönlünün beli kırılıverir. Gönül şişesini kırarsan artık, yaşamak fayda vermez. Yaşamak direnmektir, sevmek güvenmektir.

Unutma, insan çoğu zaman dünyanın hakimi, bazen de küçük bir kalbin esiridir.’’

Hz.Mevlana’nın KSA.ölümle ilgili özlü güzel sözlerinden bir demet sundum sizlere..

***

KALECİKLİ MEHMET ALBAY MÜDÜRÜM..

Öğrenci babası ,öğretmenlerin sevgili dostu,çaresizlerin çaresi,yardımsever, vefalı,çalışkan,şefkatli, merhametli, fedakar,sırdaş,yoldaş, mütevazı bir insandı...

Bütün güzel hasletleri bünyesinde barındıran güzel insanı ,mesai arkadaşımızı,ağabeyimi ,dağ gibi adamı ,adam gibi adamı büyüğüm, kardeşim eğitimci Kalecikli Mehmet Albay Müdürümü bugün koronadan kaybettik. Allah gani gani rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun inşallah,Menzili mübarek olsun..

1994-1998 yıllarında Yozgattan Kırıkkale’ye ilk geldiğimde Battalgazi Ilköğretim Okulunda (Kale Okulu) birlikte çalıştığım ,Okul Müdürüm Kıymetli Mehmet Albay ,Arkadaşım, Kardeşim, Gönül Dostum,Ulkudasim çok Değerli insan , çalışma arkadaşlarını çalıştığı sürece hiç üzmemiş, incitmemiş, iyi bir idareci ve engin bir gönül insanıydı.

Eşi ilkokulda derse girerdi.Fen Bilgisi dersi branşı olan Hocam idareciydi.Çok güzel bir ekip vardı sabahçı ve öğlenci şeklinde ikili öğretim yapılırdı.

Biz sabahcılar ortaokul 6.7.8 derslerine girer öğleden sonra ilkokullar devam ederdi.Okulda yılların birikimiyle oturmuş bir arkadaş çevresi eğitimci topluluğu vardı ve bu eğitimde güzel meyvelerin alınmasına imkan veriyordu.

Yıllarca o okulda çalışıp henüz yeni emekliğini isteyen eğitimci arkadaşlarım var.22 yıl olmuş ondan belki de on yıl önce orada idiler ve yeni emekliye ayrıldılar.

Bu ortamın güzelliğini oturmuş kadroyu ve birlik beraberliği gösteren bir göstergedir.Ben evime uzak iki vasıta değiştiriyorum diye 1998 de evime yakın bir okula Ö.Muhittin Ardahan İ,lköğretim Okuluna tayinimi istemiştim.

Ama gelin görün ki ordaki saygı sevgi ve huzur ortamını bulamadım.Hayatın ya da kaderimin akışına bıraktım kendimi bir başka okula tayinimi isteyip vakti saati gelince de emekliliğimi istedim.

Mehmet Albay Müdürümle en son bir kac yıl evvel Kutsal topraklarda hacdan veya umreden döndüğünde Nur camiide namaz sonrasında görüşmüştük.Bir kaç defa da Nur camiide öğle namazı sonrası karşılaşmıştık..

İkimizin bir ortak noktamız derdimiz vardı bir evladımızın olmayışı ilerde yaşlanınca neler olcağı buna benzer bazen geleceği aramızda konuşurduk.Ne olacak bizim sonumuz Müdürüm dediğimde:Hocam dert ettiğin şeye bak burda kalacak değiliz ya ölünce eş dost ahbap ölene kadar bakarlar sonra da ölürsek götürüp güzelce defnederler derdi..

Maalesef o da bugun korona viruse yenik düşmüş Kaletepe’de Hayırseverler Camisinden 11.30 da namazı kılınıp defnedilmiş.Haberim sonradan oldu haberdar olsam bile karantinada olduğum için gidip te iştirak edemezdim.

Mehmet Albay Müdürüme Allah’ın Rahmeti üzerine Olsun. Mekânı Cennet Olsun. Ailesine ,Yakınlarına, sevenlerine ve özellikle hayat Yoldaşı,Meslektaşımız ,Arkadaşımız, Hülya AlbayKardeşimize ve enistesi Metin Özdemir hocama bassagligi diliyorum.Rabbim Sabrını versin...

Hocamızın mümin-i kamil olduğuna,muvahhid,Allah yolunda hayatı boyunca çevresine yakınlarına öğrencilere hep iyilikler yaptığına herkes şahittir.Sizlerden Hocamız adına helallik diliyorum.Onun bizim üzerimizde çok hakkı var.Allah kendisinden ebedi razı ve memnun olsun..Bizden yana helal olsun onunda bizlere hakkını helal edeceğini umuyorum.

Bize düşen onu ve onun gibi değerli kimseleri hayırla yad edip arkasından dua zikir ve ilticalarla memnun etmektir diyor sizlerden onun adına tüm geçmişlerimiz içinbir fatiha 11 ihlas-i Serif okumanızı istiyorum.

***
Evden dışarı pek cikmiyorum bu günlerde koronadan dolayi çarşıda pazarda isim olmadıkça da çıkmamaya gayret ediyorum.
.
Bir nevi kendimi karantinaya aldım evde dışarısı virüs kaynıyor diyorlar.
Karantinada isen garanti altındasın demek.Karanti=Garanti yani..

Bizim binada sekiz on kişi karantinada binayı ilaçlama yapacakmış yönetici yazmış Watsapta...
Daha çok binalarda yayıliyor asansörden ortak kullanılan alanlardan bu virüs.

Hanım komşu kadından (koku duyusu kayboldu en önemli gösterge o bana göre bende koku alma var hala)kapmış testi pozitif çıktı.Ona ilaç başlandı ben de temaslı olduğumdan evde karantinaya girdim mecburen.

Pazar günü bahçeye gitmeden önce Hastanenin Acil kısmında test kuyruğuna mesafeye dikkat ederek girdik.Küçük çocukta kızımız da yanımızda kimseye bırakamazdık.

Bir form doldurup doktorun muayenesine girdi eşim ve numune aldılar.Bu esnada bu hastaların hepsinin coronalı ya da virüs pozitif olanlar olacağını doktor ikaz ederek bizi uyardılar.

Sıradaki yaşlı bir amcaya sen pozitifsin burada gezme başkasına bulaştırma dediğini duyduk.Seni biraz sonra yukarıya alacağız dedi doktor ve bir görevli ilaçlama işlemini koridorda gerçekleştirdi.

Bu esnada yakından tanıdığım bir müdür arkadaşımı gördüm corona temaslısı olduğunu söylediler.Gerçekten hasta değilseniz hastanelere bugünlerde gitmeyin derim.İnsanlar daha çok hastanelerden kapıyor bu virüsü.Bir de toplu yerlerden fabrika apartman düğün cenaze ve camilerden,pazaryerlerinden..

Doktora kalp hastası tansiyon hastası olduğumu dört ilaç aldığımı günlük söyledimse de gerek görmeyerek tahlil numunesi aldırmadılar.

Öğlen verdiğimiz testin mesajı gece geldi 11.00 sularında iki sağlık görevlisi gelip hanıma Favilikür hap ile bir başka ilacı 10 adet kadar açık olarak verdiler.Ertesi sabah hanım ilaçlarını kullanmaya başladı.

Odalarımızı tabaklarımızı telefonlarımızı ayırdık maske kullanmaya çocuğu okula göndermemeye evde ders verme yoluna gittik okulda öğretmenine haber verdik.Kızımız bu yıl İlkokul bire okuma yazmaya başlayacaktı varsın biraz geç öğrensin ama sağlıklı olsun..

Eşimden bir gün sonra bende de geniz burun akıntısı grip nezle belirtisi başladı koronadan şüphelendim.Verilen numarayı Kriz Merkezini aradım sabah bir kaç saat sonra öğleyin evde benden numune aldılar.Ertesi sabah arayıp durumu sorduğumda negatifsiniz evde kalın verilen ilacı muntazaman aynı vakitlerde kullanın dediler.

Bu işin şakası yok gerçekten Çin’de Abd’de Istanbul’da derken kapımıza kadar geldi yayıldı bu virüs.
Insan evde sıkilıyor sosyal medya televizyon namaz yemek neyse günler geçiyor..

Korona virüsten Kırıkkalemizde 70-80 kişi vefat etmiş basından okuduğumuz kadarıyla.Murtaza Dönmez Hocam yaşlıydı emekli din dersi öğretmeni şu meşhur İkbal Gürpınarın sunucu babasıydı.

Yine meşhur ses sanatçısı Kırıkkalemizin yetiştirdiği Taner Olgunu kaybettik.Eski binamızda komşumuzdu yakınen hiç görmedim.Bu binamızda kız kardeşi var ordan biliyorum.

Kaleciğin Samanlık Köyünde bir düğünde birisinden virüsü el dokunmak suretiyle kapmış olabileceği söyleniyor.
İstanbulda ikamet eden Dayım dediğimiz Yaşar Akyıldırımı da geçtiğimiz hafta koronadan kaybettik o na da eşinden bulaşmış.

Daha kimler var kimler sessizce kalabalık olmayan bir törenle aramızdan ayrılıp gittiler birer birer.
Bizim köylü Suat Özyurt amca babamla bağ komşusuymuşlar,eski müşterimizdi geçen ay bir cuma günü defnettik koronadan.

Evine uğrayıp acılı çocuklarına taziyede bulundum cumadan evvel kaldırmışlar ve avluda bizden başka kimsecikler yok sayılırdı.Millet aman virüs bulaşır bize de diye cenazeye düğüne toplu yerlere katılımıyor eskisi gibi,doğru olan da bu zaten..

***

Demin bir kaç yaşlı arkadaşımı arayayım hal hatır sorayim dedim..Önce Cahit Balaban abiyi aradım.Ulasilamiyor şu anda sesi geldi.

Ardından Kaman’da ara sıra dua etmesi için telefonla aradığım yakın köylüm Merdeseli Arif Duru Hocamı aradım.
Yine aynı ses kaydı aradığınız kişiye ulaşılamıyor cevabı gelmez mi!!

Aradığınız kişiye ulaşılamıyor yanıtı geldi telefondan..Uc gün öncede o vefat etmiş.. Sonra Deliceli hanımı geçen yıl vefat eden Zeki Degirmenci dayimla doyasıya görüştüm duasını aldım tecrübeli ihtiyardan..

Başka bir arkadaşıma sordum ne yapar ne eder bu Cahit abimiz dedigimde:-Hocam o iki ay oluyor yazın gittiği Yalova Armutluda kalpten vefat etti buraya getirdiler defnettik demez mi!!

Hanimi hastaydı en son gördüğümde hastaneye gidip geliyordu.Telefonda mesajların gelmiyor demişti.Eskiden rehberimde olan herkese düz mesaj yollardım cuma günleri.

Şimdi sadece Watsaptan herkese mesaj yolluyorum cumaları. Kimileri kızsalar da cumaları bayramlarda özel günlerde insanın dostlarına mesaj yollaması güzel bir şey..

Bazı arkadaşlar illa mukabele ederim şeklinde mesaj yolluyorlar.Zahmet etmeyin içinizden geliyorsa sizde bir mesajla yaşadığınızı iyi olduğunuzu belirtiniz.

Dediğim gibi onlarca eşi dostu yaranı vefat nedeniyle rehberden silmek çok acı..
Artık ne bir ses ne de bir sada gelmiyor karşıdan..

Sait Duyar amcamız,Mehmet Ulutaş hocam Mehmet Ertaş hocam Mehmet Yavuz Abim daha kimler geldi geçti bu yalan dünyadan bir sene zarfında.

Sanki hiç yaşamamışlar gibi hafızalarda çok güzel izler anılar bırakıp gittiler..
Dua etmekten başka bir şey gelmiyor yarın gün gelecek unutacağız birer birer onları tüm önceden ölenler gibi..

Cahit Balaban abimi cok da severdim Kırıkkale’ye kışın geldikçe hasbihal eder konuşurduk.
Bir Kız Kuran Kursunda o nöbetçi olurdu gittiğimizde bulur ziyaret ederdik.

Hey gidi günler haberim olmamış hiç değilse cenaze namazında saf tutup yakınlarına taziyede bulunurduk.
O da nasip değilmiş.

Bu korona virüs Kırıkkalede 80 kadar can aldı bu dünyadan ahrete götürdü diyorlar..
Cahit abide bunlardan biri..

Buna benzer bir çok dost insan bu hastalık günlerinde gittiler sessizce birer birer..
Sessiz sedasız kimler aramızdan ayrıldılar bilmiyoruz..

Belki birgün Yahsihan Kabristanında dolaşırken mezar taslarini görüp te onlara bir dua yasin okuyabileceğim.
Yoksa ancak sevdiğimiz dostlarla ancak ahirette bir araya gelip te görüşmek mümkün..

Ölmeden mezara girmeden sevdiklerinizin dostlarımızın kıymetini bilelim.
Ayda bir olsun arayalım.Vakit çok geç olmadan..

Hususi liste yaptım hanımı olan ölen tüm yaşlı amcaları özellikle arada sırada arayıp hal hatırlarını soracağım.
Özellikle akrabalarımı teyze,hala, emmi oğlu vb.Bir gün de biz aynı durumda olacağız..
Aranilmak hatırlanmak çok güzel bir şey..

***
Bir öğretmen abim var Kirsehirli Akpınar Sallobasi köyünden Musa Yapar hocamla pandemiye kadar hep beraber gezeriz benden 15 yaş büyük o bilenler bilir.

Nerede bir yaşlı hanımı ölen akrabası varsa ziyaret eder gönüllerini dualarını alır..
Köydeki eşi dostlarını ziyaret eder Hastanede olanlarla alakalanir işlerini takip eder..

Emekliliği dolu dolu yaşar bir anlamda bir VEFA GONULLUSU o üşenmeden elinden gelen neyse onu mutlaka yapar.
Dinimizde akrabaya din kardeşine yardım etmeyi emretmiyor mu?

Hanı şu hocaların her cuma namazı sonunda Innallehe ye’muru bil adlı vel ihsani ve iyta izil gurba...diye hutbede okudukları Ayet-i Kerime..Gurba akraba yakın akraba demektir.

Emeklilik emekleme bir nevi çocukluktan yani yaşlılıktan bebeklik dönemine geçiştir.
Ondan sonra bebeklerin emekledikleri dönem sonra altlarına bez bağlanılan ilk dönemi gibidir.

İnsanın hayatı bebeklik-çocukluk-gençlik-orta yaşlılık-yaşlılık-tekrar çocukluk-ikinci bebeklik devrelerinden oluşur bir bakıma..

Sonunda istemeden ağlayarak geldikleri dünyaya geldikleri gibi beş parasız elbisesiz giderler.
Kimisi gülerek gider kimisi de aglayıp pişman olarak gider..Gitmemeye asla bir çare yoktur.

Emekli olduktan sonra Devlet bir ikramiye veriyor memurlara, evide,arabayı da çoktan almış oluyor insanlar, çocuklarda yuvadan uçtuysa aklı olana Allah cc.diyor ki artık maaşını al, cemaate namaza devam et,kurbanı kes, zekatını ver, haccida yaparak muhlet verdiğim zamana kadar yaşa..

Birgün habersizce Azrail meleğini gönderip ya uyanık ya da uykuda görerek senin ruhunu kabzettirip seni buraya alacağım.Ona gore hazırlık yap diyor bir bakıma..

Bak senin yaşıtların bir bir ötelere gittiler.Koyde şehirde emsalin kalmadı.
Hâlâ niye ek işte çalışacağım diye beş vakit kılmıyorsun.

Neden hac, umre ibadetinde gevşeklik gösteriyorsun saçın sakalin ağardı belin bukuldü diyor aynalar da Rabbimiz de....
Ama hala kahvede okey oynayıp namazı geçirenler var,günahta ısrar edenler de var..

Işte böyle Musa hocam eşi dostu yalnız akrabasını ziyaret eder.
Onlarda çok memnun kalırlar bir kaç defa beni de götürdü.

Yaşlı adam bir başına evinde yemek yapıyor bulaşık yıkıyor namaz kılıyor ne yapsın..
Kendimi hep empati yaparak onların yerine koyarım gerçekten kimsesizlik çok zor..

Dostlarınızı aman arayın hal hatır sorun derim..
Aradığınız kişiye ulaşılamıyor sesini telefonda duymadan.

Tüm geçmişlerimize Rabbim rahmet eylesin..

23.09.2020//KIRIKKALE
HİDAYET DOĞAN

Beğen

HİDAYET DOĞAN
Kayıt Tarihi:23 Eylül 2020 Çarşamba 23:38:44

KALECIK'LI MEHMET ALBAY MÜDÜRÜMÜ DE BUGÜN KıRıKKALE'DE DAR-ı BEKAYA UĞURLADıK.. YAZISI'NA YORUM YAP
"Kalecik'li Mehmet Albay Müdürümü de bugün Kırıkkale'de Dar-ı Bekaya uğurladık.." başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.