Bir Dünyevî
506 şiiri ve 443 yazısı kayıtlı Takip Et

Hey z kuşağı





Derler ya, hedefi olmayan yelkene hiç bir rüzgarın faydası olmaz gibi. Öyledir biz nesillerin bir çok derya dalga ilişkisi. En güzeli nedir bilir misiniz, alıp valizi çekip gitmek, ardına bile bakmadan, hiç bir şeyi düşünmemek. Oysa bunu yapmak da dünyanın en cesaret isteyen işidir. Biri kovarken veya gençlikte bu yapılır da orta yaşta bunu yapmak ekstra bir enerji ister.

Bağları kuvvetli olanın gidebilme cesareti de bir o kadar kırılır. En bilmişlerin bildiğine, en yaşayanlar güler geçer hesabı. Öyle derler büyükler, siz daha ne yaşadınız ki; bu sözler, gençleri deli etmeye yeter. 20 yaşındaki bir gencin yüreğindeki dumanlar, 60 yaşındaki gencin gözlerinde yaş olur aslında veya tebessüm. Orta yaşın taşıdığı yükün haddi hesabı olmaz. Alttan da yer yumruğu üsten de. Kum torbasıdır orta yaş bizlerin serüveninde.

Çok güzel bir sözdü; gençlikte dünya, orta yaşta ülke, en kamil yaşta da yav ben kendimi düzeltsem yeter diye düşünmeye başlar insan aslında. Nesil yetiştirmek bu devirde çok zor, hele ki araştırmaya meraklı zihinleri bir şekilde bir düşünceye kanalize etmek imkansıza yakındır. Kanalize olanlar, gerçek şu ki cahildir be.

Büyükler gençleri çok güzel yönlendirmeyi bilir, oysa büyüklere olan güven yitirildiyse veya doğru sanılanlar yalan çıktıysa (kime göre yalan) o büyük küçülür gençlerin gözünde.

Sömürü düzeninin formülleri bellidir, Din, kendine meçhul davalar, idealler. Hani çok eleştirilir akademikler, çok yabancı kelime, terim, lügat katarlar cümlelerine. Ne çok biliyor kardeşim dedirtir insana. Oysa bir köylünün bildiğinden ileri de olan köylü kalıp akademik düşünebilmektir. İnsanların tabii olduğu kadim liderlerin hayatı tek şart üzerine kurulmuştur; zalime karşı çık, garibi koru, devingen ve çevik ol. Bu yolda gidersen gümbürtüye de, halk senin destanını yazar.

Bir balıkçının, bir çiftçinin, bir çobanın düşündüğünde olan gelecek ne olabilir ki bir başkanın, siyasetçinin, zenginin geleceği ve düşündüğü özde farklı olsun.

Robotik çağların kapısındaki en büyük meçhuliyet; sistem çarklarının bir yıkıma doğru döndüğüdür. Ya bu yıkımı desteklersiniz ya da yeni bir sitem kurarsınız. Sistemi eskiye döndürürseniz, zalimlerden olursunuz. Bilgi çağında istenilen sadece; kolay bir hayat, kolay ulaşılabilen ürünlerdir.

Ürünleri ne kadar yükseğe koyarsanız yeni nesiller bir o kadar ikiye ayrılır, bu ayrılma etçil ve otçul karakterler diye iki grup çıkarması lazım. Otçul karakterler ne kadar çoksa da etçil karakterlerin vahşeti veya kral olma arzusunu yenemez hayvani sistemde. İnsani sistemde ise çarkın bir şekilde kırılması lazım günümüz dünyasında.

Devletleri zenginler yönetir genelde, askeri sınıf alt tabakadan devlet çarkında yükselir ve sitem benim der, zenginler askerleri kontrol eder, siyasetçi ikili arasında tahterevallide değil mi görünende.

Bir öğretmenin, imamın, orta sınıf bir askerin, küçük esnafın karşısında bir vali önünü iliklemez veya yukarıdan bakabilir, lakin o vali o şehrin ileri gelen zenginin önünde el pençe durur. Çünkü bir telefonla sürebilme gücüne sahiptir o zengin veya siyasetle içli dışlıysa birde, yandı gülüm keten helva. Toplumu hizmet diye kandıranlar ise; aslında sistemden pay kapma yarışındadırlar. Allah ve Tanrı rızası falan hikayedir gerçekte.

Kökeni kadın kaçakçılığına ve köleciliğe dayanan abd başkanı ile kökeni devlet istihbaratında geçmiş putinin veya ortaçağdan gelen hanedanların ve dini söylencelerde beylik kovalayanların kendi içlerindeki alengirli ve kibirli oyunlarının en büyük destekçileri bir şekilde din adamları, ruhbanlar oluyor. Din bir güçtür halkı yönlendirmek için her devirde, her geçen an etkisi azalsa da hala önemlidir.

Kutsaliyet etkisinde ezilen ruhların ve zihinlerin; yüzde 90 ezilen ile yüzde 10 ezen arasındaki çekişmede yüzde 90’ın yanında olması görülse de aslında sadece yüzde 10’nun piyonlarından ibaretlerdir. Bilinmezi satarlar dinistler. Bundan da kendileri bir itibar kazanmaya çalışırlar ve kendilerini önemli bir iş yaptıklarını göstermeye çalışırlar. Nedir o önemli iş; bilinmezi bir şekilde tariflemek veya anlatmak oysa kendilerini kandırdıkları gibi halkı da kandırmaktadırlar.

Ticarette kullanılan paranın el değiştirmesi, üretiminin halka ve bireye inmesi sistemi çökertmeye yeter. O yüzden kimse bilmez bankalar aslında ne iş yapar? Banka sisteminin nasıl çalıştığını gittikçe sorgulayan gençler bu gidişe, balonları patlatacak, bu patlamaya üstekilerin cevabı da, ya devletler arası savaşla halkı dini yönden doyuma ulaştırıp cepheye sürmek ya da krizdir. Krizlerin gelmesi de yavaş yavaş olur aynı dünya ve ay arasındaki gelgitler gibi ya da tsunami şeklinde mi?

Peki gelen her konuda, bir gelgit olayı mı tsunami mi? Tsunami vurdu aslında dünyaya. Sadece ilk domino taşının düşmesi kaldı gibi...

Kadim asırlardan bugüne kullanılan altının serüveni belli, yakın zamana bakalım; 2000 yılında 250 dolar olan ons altın, 2020 yılında 2000 dolar oldu. Yaklaşık 8 kat yükseldi. Neden? Altının yükselmesinin nedeni; gerginliktir, savaşın yaklaştığının belirteçidir ekonomide mi?

Son bir yılda % 30 değer kazanan altın için sorulması gereken soru şu: Bu yükseliş halka altın çıkıyor hadi altın almaya mı, yoksa kadim değer saklama aracı olan altınların elden çıkarılmasını mı anlatıyor size. Devletler altın almaya mı başladı? Niye çıkıyor altın, kim çıkartıyor? Abd ekonomisi en kötü dönemini yaşıyorken bir de? Koronovirüsle dağılan zihinler veya hayatlarla perdelenirken çevrilen oyunun veya gerçeğin amacı ne?

İşin gerçeği şu dönemde belki de tahmini 2050 ye kadar yüzde 90 ya köleleştirilecek sisteme ya da yüzde 10nun gücü elinden alınacak. Dünya hiç olmadığı kadar tehlikeli bir viraja girdi.

Size de garip gelmiyor mu anlamadığınız dilde sizlere bilinmezi satanların çarka nasıl hizmet ettiği?

Biri de bana ne anlattığımı söylese de anlasam ya hu. Ne çağ arkadaş...

Hey Z kuşağı dostlarım, gardaşlarım, bacılarım; bana hayallerinizden bahsedin lütfen!


Beğen

Bir Dünyevî
Kayıt Tarihi:19 Eylül 2020 Cumartesi 03:29:43

HEY Z KUŞAĞı YAZISI'NA YORUM YAP
"Hey Z kuşağı" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
neneh.
27 Ekim 2020 Salı 20:51:32
Muhteşem!..Bu yazıyı nasıl atlamışım diye kendime çok kızdım Üstad.Hayatın gerçekleri bunlar gerçekten.Ama ipin ucunu kaçıdıkları için ağlanası hale gümeyle tepki vermeye çalışıyoruz..Siz yazınız.Takipteyiz...En büyük hayalim bir kedimin olması.. :)) Saygıyla..

Cevap Yaz
Kimbilir
19 Eylül 2020 Cumartesi 19:24:13
Söyleşi türünde güzel bir yazı olmuş, örnek olur mu...olabilir. Keşke vurucu bir soru ile giriş yapsaydın. İstiflenmiş halk kullanılabilir işe yarar şeyler barındırdığı için kullanılmak üzere sırasını bekler. Miadını doldurmuşsa tarihin hurdalığına atılır. Endüstri dönüşğmğnde işçi, Dosto'da memurcuk olursunuz hep. Bu böyledir... Yaşasın halkların kardeşliği, sınırsızlık, ya da proleterya he...he. En iyi senaryo yazanlar Rönesans'ta üretildi. Oscar ya da Nobel apoletli...

Z mi? I...ıhhh.

Belki başka bir kuşağa kısmet olur insanlık...ya nasip.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Dünyevî Yazının sahibi 20 Eylül 2020 Pazar 00:54:02
Yazı da mantık hatası var, kimse demedi. Yaşadıktan sonra öğrenince hayata geç kalıyor insan. Nedir bu Rönesans eleştiriniz bir türlü anlayamadım, ha rönesans hayranı da değilim de, okuyunca bir çok konuyu artık yargı kuramıyorum.

Vurucu bir soru sorun, ekleyeyim yazının başına..
Eksik olmayın üstadım.
Saygılarımla.

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
LookandLearn
19 Eylül 2020 Cumartesi 13:55:17
Z kuşağı olmak... Çılgınca ve olası hayaller ile yetişkinlerin kendi istek çerçevesinde onların hayalleri için yaşadığını fark edip kendininkilerden vaz geçmek olur bir yandan . Bize hayallerimizi gerçekleştirmeyi öğretirler. Asla olmayacak bu hayaller gibi gelir sonra Başkaları tatmin olmalı der Z kuşağı . Düz beyaz duvarlarda test kağıtları görür ve ona yaratıcı ol derler . Z kuşağı biraz da karmadır aslında Y kuşağının pişmanlıklarıdır . Tatmin olmaz Z kuşağı . her şey kolay gelir ona . Z kuşağı 1000 yılda yaşasa 3 yaşında bir çocuk gibidir her zaman.
-Z kuşağı mensubiyezadesi Püsü hanım :)

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Dünyevî Yazının sahibi 19 Eylül 2020 Cumartesi 16:04:27
sizi o kadar iyi anlıyorum ki...
az önce aşağıda dedim ki kuşaktaşıma; yorgunum.. biz Y'ler fazla yorulduk kardeşim, sizlerin enerjisi lazım ülkeye de millete de dünyaya da...
z'lerin her zaman yanındayız, elimizden geldiğince, geçin öne bir ardınızda...

güneş ufuktan şimdi doğar
yürüyelim arkadaşlar

https://youtube.com/watch?v=xKzZ8izBSYI
çok teşekkür ederim, en güzel yorum başlıkla bağlantılı olarak bakarsak da sizindi..
eksik olmayın
Kimbilir 19 Eylül 2020 Cumartesi 19:43:08
Z kuşağını anlamak için soruyorum"püsü" ney abi ya...
Bedri Tokul
19 Eylül 2020 Cumartesi 10:47:57
Sevgili kardeşim.
Bu yazını okuyunca şöyle bir mizansen kurdum.
Bir salonda dinleyiciler sessizce oturmuş seni dinliyorlar.
Sen bunları anlatıyorsun.
Konuşman bitiyor.
Bir kısım dinleyicinin eli şakağında düşünüp kalıyor.
Diğer kısım dinleyicide elini boşluğa sallıyor.
"Amann sende, laf mı yani şimdi bu?" diye söyleniyor.
Ben eli şakağında olanlardanım.
Peki şimdi soruyorum sana.
Hangi grup çoğunlukta?
Evett... Bildin.
" Amann sende" diyenler...
Öperim gözlerinden.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Dünyevî Yazının sahibi 19 Eylül 2020 Cumartesi 16:01:00
bedrim abim, çeviriciler gün geçtikçe artıyor gibi, yazıyı bir tuşla sese çeviren sistem var mı bilmiyorum ama... bilgisayar konuşsun derim.. yormasınlar bizi..

şakağımız düşünüyor evet ama elimizi şakağımıza götürecek enerji kalmadı neredeyse bizlerde..

teşekkür ediyorum güzel katılımınıza.
eksik olmayın.
black_sky
19 Eylül 2020 Cumartesi 10:37:59
Bir hayalim var nesildaşım lakin çok yorgunum artık hayal kurmak da anlatmak da zor;))
Sağlıcakla kalasın

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Dünyevî Yazının sahibi 19 Eylül 2020 Cumartesi 15:58:43
yürümekten yorulduk beklemekten..
insan ya uçmalı ya da ölmeli bu çağda..
hayal bile kalmadı y'ler için kurulacak bu artık..
iyi dayanıyoruz yine de bu çağa..
artık gülücük bile bırakamıyorum ne şiire ne yazıya
eksik olma
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.