n.asım
78 şiiri ve 15 yazısı kayıtlı Takip Et

Virginia woolf’la önemli bir anı



‘Kendine ait bir oda’ da oturuyoruz Virginia Ablayla
Abla diyorum genelde ben ona, o da ana Ahmet Bro diyor,( brother-erkek kardeş- kısaltması)
Oda, salonun sol kenarında, bahçeye akıyor, sonra deniz,
Erkekler egemen kültürün, kadına bakış açısını anlatsana Abla diyorum,
"Bütün bu yüzyıllar boyunca kadınlar, erkeği olduğundan iki kat büyük gösteren bir ayna görevi gördüler. Uygar toplumlarda hangi işe yararlarsa yarasınlar, bütün şiddet ya da kahramanlık eylemlerinde aynalar gereklidir. İşte bu yüzden Napoleon da Mussolini de kadınların erkeklerden aşağı olduğunda bu kadar ısrarcıdırlar, eğer onlar aşağıda olmasalardı kendileri büyüyemezlerdi. Bu da çoğunlukla kadınların erkeklere gerekli olduğunu kısmen de olsa açıklamaya yarıyor."Diyor bana,
Peki, bu ayna nasıl parçalanır ki Abla diye soruyorum,
O hüzünlü bakışları, sertleşiyor birden,
‘Aynayı parçalamanın yolu, kadının kendini ifade etmeye başlamasıdır.’
Diye pencereye doğru yürüyor, ’Deniz Feneri’ne doğru dalıyor gözleri,
"Kadınlar gerçeği söylemeye başlarsa erkeğin aynadaki görüntüsü küçülmeye başlar; yaşam karşısındaki uyumsuzluğu yok olur. Aynadaki görüntü son derece önemlidir, çünkü canlılığı pekiştirir. Bunu elinden aldığımızda erkek, kokaini elinden alınan bir uyuşturucu bağımlısı gibi ölüp gidebilir."
Diye söyleniyor, elindeki çay fincanından, küçük bir yudum daha alıyor,
Kadınların edebiyat dünyasındaki yeri, Abla bu işte yerli yerinde mi diye soruyorum,
"Hayal edildiğinde çok önemli, pratikte ise tamamen önemsiz." Diye iç geçiriyor,
Ahmet Bro ‘Kadınlar erkeklere benzememeli!’ diyor, sonra ekliyor,
"Kadınlar erkekler gibi yazıp erkeklere benzerlerse, çok yazık olur; çünkü dünyanın büyüklüğü ve çeşitliliği göz önüne alındığında, iki cins bile yetersiz kalırken, yalnızca bir tanesi ile nasıl idare ederiz? Eğitim, benzerlikler yerine farklılıkları ortaya çıkarıp güçlendirmemeli midir?"

Erkek canlıları, karşılar bize Brocan diyor,
‘Kadının varlığına katlanamayan zihniyet; elbette onun yazmasına, okumasına, düşünmesine de karşıdır’
Davamız, haklıdır, kadının kendi olma savaşıdır, kavgasıdır diyor,
Haklı davasından asla vazgeçmeyeceğini de şu sözlerle belirtiyor:
"İsterseniz kitaplıklarınıza kilit vurun; ama zihnimin özgürlüğüne vurabileceğiniz ne bir kilit var ne de sürgü, ne de kapatabileceğiniz bir kapı." Ahmet Bro, senden iyice kafana sok bunu diyor,

Kadınların şiir dünyasında yazan değil de yazılan olmaktan öteye gidemeyişinin en önemli sebebi olarak "maddiyatı" gösteriyor Woolf Abla,
"Entellektüel özgürlük maddi şeylere bağlıdır. Şiir de entellektüel özgürlüğe bağlıdır. Kadınlarsa hep yoksul olmuşlardır, sadece iki yüzyıldır değil, dünya kurulalı beri."

Güzel Ablam, mutlak tatmine ve mutluluğa ulaşmak için zihindeki iki cinsiyetin birleşmesi gerektiğini sorguluyor sonra:
"Ancak böyle bir birleşme olursa zihin eksiksiz döllenmiş olur ve bütün yetilerini kullanır. Belki de katıksız erkek olan bir zihin yaratıcı olamaz, katıksız kadın olan bir zihin de, diye düşündüm."

Ahmet Bro, ben yalnızca, kadınların, erkeklere ne söylediklerinin değil; kendilerine ne söylediklerinin önemli olduğunu anlamalarını istiyorum, diyor.
“Neden erkekler şarap, kadınlarsa su içiyordu? Neden cinsiyetlerden biri öylesine varlıklı, öbürü öylesine yoksuldu? Yoksulluğun kurmaca yazın üzerindeki etkisi neydi? Sanat yapıtlarının ortaya çıkmasında gerekli olan koşullar nelerdi" diye soruyor, Abla ben bir çay alayım kendime diyerek, konu dışı kalıyorum, çünkü cevabı bilmiyorum,

“Kadınlar ve Yoksulluk” konusunda erkeklere şu soruyu soracağım Ahmetcan diyor:
"Profesörler, okul müdürleri, sosyologlar, din adamları, romancılar, deneme yazarları, gazeteciler, kadın olmamanın dışında hiçbir nitelikleri olmayan erkekler, benim o bir tek sorumu -kadınlar neden yoksuldur?- elli soru haline gelene, bu elli soru da çılgınca ana akıntıya atılıp uzaklaşana dek kovaladılar?”

Woolf Abla, zorla evlendirilmeye karşı çıkınca evinde dövülen kadınların, edebiyat eserlerinde baş tacı edilmesi gerçeğine şu satırlarıyla isyan ediyor:
“ ...bunun sonucunda son derece garip ve karmaşık bir yaratık çıkıyor. Düşsel planda kadın son derece önemlidir; gerçek yaşamda ise tümüyle önemsiz. Şiiri bir baştan öbür başa kaplar; tarihte hiç görülmez. Kurmaca yazınında kralların ve fatihlerin yaşamlarına hükmeder; gerçek yaşamda ailesinin parmağına bir yüzük geçirdiği herhangi bir oğlanın kölesidir. Kurmaca yazında en esin dolu sözler, en derin düşünceler onun dudaklarından dökülür; günlük yaşamda hemen hemen hiç okuyup yazamaz ve kocasının malıdır"
Eyvallah Ablam, ben müsaade istiyorum, iyi bak kendine, görüşmek üzere diyerek izin istiyorum,
Yalan dünya Ahmet Bro, gidip de dönmemek, gelip te görmemek var, hakkını helal et diyor,
Helal olsun Abla, ne hakkımız var ki, çay demledim sadece diyorum,
Çayında hatırı vardır Brom, çok iyi bak kendine deyip, bu dünyadan değilmiş gibi, bahçedeki ağaca doğru uzaklaşıyor,,,

n.asım,,,
A kuşağından, bir dünyevi’ye hürmetle,,:)

Beğen

n.asım
Kayıt Tarihi:30 Ağustos 2020 Pazar 11:56:26

VIRGINIA WOOLF’LA ÖNEMLI BIR ANı YAZISI'NA YORUM YAP
"Virginia Woolf’la önemli bir anı" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
İsabella
2 Eylül 2020 Çarşamba 12:18:50
Röportaj güzel olmus bro'can abi :)
Wirgina ablayı bende severim. Kendine ait bir oda, kitapligimda onu okumami bekliyor. Bu özet oldu galiba..
👌

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


n.asım Yazının sahibi 2 Eylül 2020 Çarşamba 18:22:11
broyum ama, yara bende,,:)
çok teşekkürle efendim,hürmetle,,,
YediYıldız
31 Ağustos 2020 Pazartesi 00:31:00
Bekleme yapma
Anlatma boşuna
Dört duvarın dışında
Yürekliysen
Buyur geç
Tam ortasına

Dursun
Bir elinde cımbız bir elinde ayna
Alış kaybetmeye sonra
Duvarlar arasında
Üstüne üstüne gelsin dünya
Her sonbahar son de esaretine
Öngörüsü bitmesin Adam olmayan adamların
Güç
Kimde ise öz’lük hakkı Şubat 31 de
Özetle
Tüm kadınları
İnsan olarak değil
Mal olarak gören
Bilmezden
Duymazdan
Görmezden gelenlerin
Kalplerindeki kara
Sürdürülen halâ

Ne acı
Ne doğru
Ne dev
Bir ✍ yazı

Ayakta alkışlıyorum👏👏👏
Dostlukla





1 cevap yazılmış Cevap Yaz


n.asım Yazının sahibi 31 Ağustos 2020 Pazartesi 00:35:21
Kadınlar insandır, biz insanoğlu.
- Neşet Ertaş
söylenmiş,söylenecek olan,
siz de,çok güzel söylediniz,,,
teşekkürler efendim,dostlukla,hürmetle,,,
nehir_e
30 Ağustos 2020 Pazar 17:09:52
İntihara öykünmek ve buna cesaret etmek.

Belki kendini doğuramayan
belki kendini gerçekleştiremediğine inanan
belki kendini gördüğü aynasında hilebaz bir ayrıntı
belki çoğumuzun aklından zamanla belki sıklıkla geçen intihar.

Virginia'nın ayakkabıları olmadan onu anlayamayacağız; halbuki her şeyi varmış gibi...

Ayrıntılar çok fazla

Dalgaları okurken ya da Deniz Feneri'ni sanki anlamaya şu kadar kalmıştı ( iki cm)

Düşündüren yazı. Metinler arasılık'a az kala güzel bir çay sohbeti

İlginç bakış açısına ihtiyacımız var.

eyvallah




1 cevap yazılmış Cevap Yaz


n.asım Yazının sahibi 30 Ağustos 2020 Pazar 21:57:02
intihar,inanıyorsanız uzak bir ihtimal,,
delilik hali midir yoksa,delilerin de sorgusu olmadığına göre,,:)
aslında,son yazdıklarını,özellikle intihar mektubunu okumalı woolfun,şifreler sanki orada gizli,,ayakkabılar,küçükken giydiğim,kara lastikleri yazmıştım,,:)anımsadım,,
çok teşekkürle efendim,hürmetle,,,
Bir Dünyevî
30 Ağustos 2020 Pazar 14:50:54
bahçe içinde olmalı, bahçenin demir kapısı, eğil salkım'ın dalları kenarda, söğütlerin altı çimen. bir konakta mı yaşıyordu. mekanın içindeki bir mekan ile yazıya çok güzel giren değerli yazar.. yazıyı ilk okuduğumda böyle bir merhabayla adım atmamıştım..:)

şöyle ki

wolf virgina; wolf: kurt, virginia; ne olabilir vildan mı; virjin'den mi geliyor kökü; temiz bakire kadın.. vildan ise; köle kul anlamında çıktı.

bir diğer boyutuyla, çok tutucuların yaşadığı ve abd'nin en çok başkan çıkaran eyaletinin ismi imiş, başkanların annesi, kuzey güney savaşının kuzeyde yer almasına karşın güneyin içinde mi kalmış öyle bir şeyler.

"el değmemiş kurt" da olabilir mi "virginiawolf" .. ne roman ne tiyatro ne şiir .. hepsinin bir olduğu kıtabı hangisiydi?? okusam aslında bir çok altı çizilecek kelimeler çıkar karşımıza ya.. bıraktırdır zamanla internet kitapları işte.. kitap kokusuymuş.. hayde..

*
konu konuyu açıyor intihardan mı geldik buraya, çok hızlı yazmışsın, şaşırdım, hürmet ettim yine ve yeniden. tipik y kuşağı davranışıdır. sıkıntının kendisi zaten doğumdur, ölüm en güzel olanı.
vildan abla intihar etmemiş, yeni çağın içine yolculuk etmiş, "kadınlar önden yürür" diye bir film vardı izlediniz mi, kızılderili hikayesi de taşıyordu içinde.

virginia wolf, yani vildan? yetmedi tanımlamaya, sence; türkçe isim karşılığı nedir?

sayın kurt; 59 yaşında demiş ben gidiyorum diye.. bilgi ve zihin çok çağırır suları.

ben tüm kadın konularına girdiğimde suların gözyaşını görürüm hikayenin her yerinde. buzların hırçınlığı göğe yenildiğinde zaten tufan demiyor mu bilim insanları. şanseseri değil midir yüzde 72 gibi su, geri kalan toprak. toprağın direnişi gereksiz. lakin suların altında toprak, toprağın altında ateş yok mu nesildaşlarım..

hayır hayır, kes sesini, vurun kellesini şu mendeburun, öyle kazmıyor bizim kitaplarımızda, ters mi çevirecek bunlar dünyayı.. toprak kadındır, gök erkek, kadın bahçedir, tarladır biz de sapan.. ulul emir böyledir.. kim başka derse sıkın kafasına.. eyvallah..

hayde, dedi virginia önce angilikana, sonra sesi bizim buralara kadar geldi.. ne büyükmüş ki klavye oynattırıyor kaç tane y kuşağına? :) büyük cesaret isteyen işler yapmış sonuçta..

en güzeli rüzgar olmak aslında..lay lay lom... umurumda mı dünya bir elimde cımbız pardon klavye bir elinde çokca hürmet bol komedi ve düşünce..

bu konu tam bir başka y kuşağı sitedaşımın konusu aslında ya...

**

gidişat belli, hayali ömre bile değmez zihinlerin. yazının satır aralarında gezinmek güzeldi.

wolf abla camdan dışarı baktı, bro görüyor musun, bak; bir rahip, derviş, dilenci... masada duran meyvelere bakarak sana diyor ki; iki-3 tane al kaybolmadan yetiştir, aç kalmasın garip.. abla diyorsun; şamanlar kırda aç kalmaz, yaban elması armudu herşeyleri var onların, mutfaktan bir ekmek arası köfte yetiştirem olmaz mı diyorsun.. hiç olmaz der mi? koş bro,aklında bin yaşa diyor..

sen bahçe kapısınavardığında kimse yok,

sadece bir not bırakılmış:

y kuşağından hürmetler n. asım'a.:)


sanırım o elma, yaban elmasıydı, bir elma ve ısırık mecazında işte dünya.. şaka gibi hayat... o yüzden çok nesli zihiniz nesli kehkeşanız zihni avereyiz benim için.. kime ne; diyordu ozanlarımız..

wolf;un haykırışları demeyelim direnci bir dünya değiştiriyor. anglikan'ın sonu gelmeli dedi şaman. ha angilikan ha....
lakin acele etme diyor gökler; nasılsa buzlar eridiğinde sular karıncaları yutar mı dedi kızılderili ata.
bu çağ bizi aştı gider nesildaşlarım..

virginia wolf zamanındaki kuşaklara baktığımızda:))

saygı huzur ve sağlık dileklerini ilettiler
kalemine sağlık ustam.
eksik olma.

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


n.asım Yazının sahibi 30 Ağustos 2020 Pazar 15:54:02
pembeyi, black_sky kaptı,üzgünüm,,:)
yoruma, şapka çıkardım kardeşim, şapka dediysen, kalpak yani,,:)
çok teşekkürle, çok hürmetle,eksik olma hiç sende,,
black_sky 30 Ağustos 2020 Pazar 16:57:24
Pembe el değiştirir bizim için sıkıntı yok;)) bir selam veririz güzel yoruma...

Düşün ki ; bugün dünyaya eğilmeden bir güne gözlerimi açtım. Içimdeki acı bir o kadar derin..ben yine farklı gözlerle görüyorum her şeyi. Kafamı kaldırmak bana hiçbir gün zor gelmedi. Yürümek her şeye rağmen. Gözünle gördüğünün ötesindeyim zaten. Bir Inanç düşün demeye gerek var mı, inanç düşüncesin ötesinde yeşermez mi...ben ölümsüzum , ben bir bütünün sizin hiç göremediğimiz bir parçasıyım , en büyük parçası olmaya ihtiyacım yok çünkü en ufak parça bile kendinden şüphe etmiyor ...ki böylece bir parçası oluyor o bütünün ...bugün camdan bakarken evreni yine tüm görünmeyen kısmıyla görüyorum...icimdeki acı derin derin ama bir o kadar saygı duyulasi....ben vazgeçmiyorum ben tamamlıyorum...
Kimi vazgeçiş mi dedi buna...desin yine de bir adım atmak cesaret...oyle ki ben buna cesaret deme gereği duymayacak kadar kendimden eminim..artık gerek duymadığım ne çok şey var...her şey düşünce boyutunda yani tam da kuvvetli ve olmam gereken yerdeyim. Her ayrımın ötesinde, her pencerenin, her bakışın, her eteğin ve kıyafetin...

Ben black ama keşke o kararlı karanlığa yürüyecek kadar olgunlaşmış olsaydım...keşke....
Saygılar kuşakların ötesindeki güzel insanlar...
Düzenleme:30.8.2020 17:25:06
Bir Dünyevî 30 Ağustos 2020 Pazar 17:21:27
üstümde çok güzel bir mavi tşört var.. nasıl tarfi etsem gökmavi renginden hafif canlı, aslında gri de olsun isterdim mavinin arasında, mesela; boyun kısmında koltuk atına yani omzu çevreleyen bir gri bez arada, neyse; omuzlarından siyah bir bez parçası uzanıyor dirsek üstüme, sağ göğsünde gülücük bırakan cisim; baş parmanızla işraet parmağınız açıni diğerleri avuç içine kıvrılmış şekil işte.. z ler daha çok kullanıyor o hareketi:)) olsun..

gerek yok ya hu ha y ha y ... hepsi biz.

öyle dedi şaman; y lere selam olsun, gökten alsınlar yere versinler.:))
bu hafta çok sıcak olacak diyorlar..

sözün özü; vildan kurt'a hürmet. robotları göreydi neler neler düşünür yazardı acep?

işler yoluna girsin kafamı kazıyacağım ilk başta..:))

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
black_sky
30 Ağustos 2020 Pazar 13:38:43
Yaradılış tarihi kadar eski...cok ilginç durumlar mevcut aslında din tarihi bakımından...hani bildik cennetten kovulma durumu vardır ya; yasak elmayı yeme..erkek ve kadın çatışmasının taaa bu döneme dayandığı söylenir. Erkeği baştan çıkaran kadın ve cennetten kovulmasına sebep olan o çekicilik. Her zaman içten içe yanan bir intikam ateşi..sonrasinda lilith ile devam eden cadı kavramı ve belli bir döneme kadar resmedilen oldukça çirkin, korkunç bir cadı anlatısı...der ki ; içten içe duyulan bu nefret kadını resmederken cadı denilen kavram içine sızdırıldı..neden mi hiç erkek cadı yoktu cadı sadece kadındı...sonrasi yakılan kadınlar...neden mi fazla soru sormak ve eşine karşı gelmek...kesin cadıdır..yakın...
Böyle özet anlatınca durumu mantıksız gelebilir lakin arastinca hiç de mantıksız gelmekyecektir...
Zaten yazıda da bahsi geçen kitabı okurken de benzer zihniyetin anlamsız durumlarına birçok örnek çıkıyor karsımıza...
" çocuk doğurmak gözden düştüğü zaman bu kadını nereye koyacağız acaba...." şeklinde cümleler kuran güya profesör unvanlı kişilerin sözleri gibi...( tam cümle olmasa da çokça özeti oldu)

yaradılış çatışmalı sanki, kuşak çatışsa ne olacak...
Orjinali y kuşağı gönül olarak a kuşağı ( ki gönlümde y her zaman vardır) selamlar olsun güzel ADAM..
şiirinden geldim yazıya...guzel oldu benim için.
Eksik olma dilerim GÜZEL ADAM.
sevgi ve selâmlarımla

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


n.asım Yazının sahibi 30 Ağustos 2020 Pazar 13:47:27
Virginia woolf’u, intihara sürükleyen neydi,üzerine konuşmuştuk,bir dünyevi kardeşle,,:)
eden mi,ettiren mi,sebep sonuç,,haram olması dışında, cesaret diyen de var,
Çehov'un izinde bir Camus'da;
Anton Çehov'un "Ne kadar harika bir gün. Çay mı demlesem, kendimi mi assam karar veremiyorum…” sözüne karşı Albert Camus da şunları söylüyor: "Kendimi mi Öldürsem yoksa bir fincan Kahve mi İçsem?",,:)
Ölüm aslında bu kadar yakın, bilindik...Mesele ise mücadele etmekte,
Camus'un dediği gibi ya umut et ya da intihar...
erkek kadın, sonuçta elmadan birer ısırık almış,ortak ve eşit olmuşlardır,,
bu kavga niye,,:)
kuşak olayı,sıkıntılı,ona girmeyeceğim güzel Adam,,:)
çok teşekkürle,çok hürmetle, hep olman dileğimle,,,
Kimbilir 30 Ağustos 2020 Pazar 17:12:22
He...anladım.

İyi de Fatmagül'ün suçu ne?
black_sky 30 Ağustos 2020 Pazar 17:29:57
Sanırım hep suçlular cezalandırılır sanılır.
Evren şans üzerine kurulmuş da olamaz...yanlis zamanda yanlış yer..ee sırf inanarak bir şeyler düzelmez...denklem oldukça çoklu...
Her şeyden biraz kıvamına getirmek mi lazım yemeği...
Yemek yemekten hoşlanmayan ne yapar...hep su içerek dayanabilir mi..herkes kalmak için gelmediği kesin buraya...sonunda kimse kalmayacaktı zaten.
Ustad bir soru sordun ben aldım yürüdüm
Aslında bir selam vermek için bahane;))
Saygılar ve selamlarımı bırakmak istedim.
neneh.
30 Ağustos 2020 Pazar 12:03:23
Süperdi..Katılmamak mümkün değil..Saygıyla..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


n.asım Yazının sahibi 30 Ağustos 2020 Pazar 12:08:31
teşekkürle efendim,,,çok hürmetle,,,
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.