Melyepares
29 şiiri ve 39 yazısı kayıtlı Takip Et

Adı meryem! ‘’ ölüm saati 15.40…’’




‘’Ne kadar pedofili, sapkın insan var. Kadınları cinsel obje gören, beyinleri sulanmış karakter yoksunları var…
Adilikte sınıra ulaşmış, hayatlarını sadece yapacağı pislikler üzerine kurmuş ve beyinlerinde sadece iğrenç fanteziler kuran, çocuklara dahi istismar uygulayan yaratıklar ‘’GEBERİN’’.
Allah Razı Olsun’ diyebileceğimiz biri bile kalmadı şu günlerde. Herkes ya uçkurunun ya da menfaatinin derdinde.
Abilik, babalık kalmamış…
Dostluk, kardeşlik kayıp…
Aşk, sevgi hikâye…
Herkes kullanma peşinde…
Sadakati, onuru, gururu saymıyorum bile… Bu devirde karaktersizlik, şerefsizlik bir adım önde…
Namuslu bir kadın olmak! Ayaklarının üzerinde durmak zor, bu içgüdülerine kurban olmuş yaratıkların içinde.
Bir kadının hikâyesini anlatacağım sizlere; Adı’ Meryem Soyadı’ Nazilli. O’ da bu yaratıklarla mücadele eden biri, anlattıkları derinden etkiledi beni…
Üç çocuğu ile hayat mücadelesi veren Meryem ve yıllar önce bir trafik kazasında kaybettiği hayat arkadaşından sonraki feryadı.
Hem ağlayıp hem konuşurken benimle, iki lafından biri ‘’BENDE EŞİMLE ÖLSEYDİM BARİ’’ Kim bilir nelerle kimlerle mücadele etmişti de böyle kendine beddua eder olmuştu zavallı…
‘’Ölene olmuyor kalana oluyor olan’’ diye başladı sözlerine. Hem ağlıyor hem de titreyen bacaklarını gizlemeye çalışıyordu. O kadar acı travmalar yaşamıştı ki! Toplumumuzda yalnız, boşanmış veya dul kalmış kadınlara hep farklı gözlerle bakılsa da, belki de en namusluları onlar. Çünkü onlar hayata karşı en dirençli ve en güçlü insanlar.
Gerçi günümüz toplumunda ahlak diye bir şey kalmadı ya hani! Evlilerinde artık gözü oynaşta, kimi tanısam iki gözü iki çeşme;
-Ne oldu ?
-‘’ALDATILDIM’’.
-Eee boşan!
-Yooo! Bende onu aldatacağım.
Ama! Yalnız ve namuslu kadınların önce ayakta durma ve varsa çocuklara onlara bakma çabası var. Zaten yalnız ve namussuz olan kadınlardan hiç bahsetmiyorum, çünkü onlar üçüncü boyuttan. O kadar kalitesiz ve ucuzlar ki! Allah onları ıslah etsin… Gerçi herkese en çok yaranan da onlar değil mi?
İşte! Toplumun ve insanın ahlak seviyesi. Biraz merhamet biraz sevgi.
Evden çıkıyoruz hangi zebani bize ne yapacak korkusu. Oysa kanatsız melekler uçuşsa, herkes herkese iyilik yapma peşinde olsa…
Nerde!
Ben hep derim ucuz erkekler ve kadınlar kendilerini bulsunlar ve bizler kendi dünyamızda rahat edelim. Yıkmasınlar hayallerimizi umutlarımızı, kötü insan olmaya zorlamasınlar bizi.
Zoraki hiçbir şeyde olmaz, ama devamlı şiddete ve tacize uğrayan kadın sayısı da günden güne artıyor!
Ve Meryem!
Hemen hemen her gün onlarca sırtlanın tacizine uğrayıp hala ayakta kalma mücadelesi veren güzel bir kadın.
En son girdiğin işte başına gelenleri anlattır mısın? Dediğimde ağlayarak ve dişlerini sıkarak utana sıkıla anlatmaya başladı…
‘’ Çok korkmuştum, sıradan bir takı toka mağazaydı ve ben sadece çocuklarıma ekmek parası götürmenin derdindeyken, işverenim daha ilk günden bana sözlü ve elle tacizlere başlamıştı. Korurum kendimi ne yapabilir ki! Diye düşünerek, bana anlattığı seks fıkralarını ve yanında çalıştırdığı basit kadınlarla olan ilişkilerini duymak istemiyordum ve içimden onu sadece öldürmek geçiyordu. Sabır dedim korurum kendimi ve bir gün yemek yaptığım sırada arkamdan sarılı verdi. O iğrenç sesiyle ve paranın verdiği öz güvenle bana ‘’ Sana daha çok para veririm ne istersen yaparım. Hem çalışanım ol, hem sevgilim’’ dedi. Ben o an elimdeki bıçakla üzerine yürüdüm ve bacağına sapladım. Sonrası polisler ve olaylar. Benden şikâyetçi olmuştu. Fakat beni üzen bu şikâyeti değil, bana attığı iftiraları olmuştu. Neymiş ben ona ilişki teklif etmişim, ben onun parasını almışım. Durumum yok diye acımış vermiş, bende o parayı vermeyeceğim deyince kavga çıkmış, bıçaklamışım. Ben burada namusumu, canımı kurtarmanın derdindeyken O’uçkurunun peşindeydi. Babam yaşındaki pis sapık bilmem neyinin derdindeydi. Sonra benim suçsuzluğum anlaşılmıştı, kamera sistemi dahi yoktu dükkânında. Allah’tan telefonuma attığı birkaç mesajdan ve benden önce yaşı 18 dahi olmamış genç kızlara yaptığı taciz davaları vardı da yırtmıştım. İşte yalnız kadın olmak zor, durumunda yoksa daha da zor. Bu tip adamlar paralarına güveniyorlar ve ulaşamadıkları ciğere iftiralar atmaktan hiç çekinmiyorlar. Sonra Müslümanız deyip birde beş vakit camiye gidiyorlar. ‘’Ben zina yapar günaha girer, camiye gider o günahı temizlerim’’ diyen bir işverenimde olmuştu. Evli arkadaşlarımda vardı, onlarda ufak tefek tacizlere uğruyorlardı ama genelde onlarla bu kadar rahat uğraşamıyorlardı. En azından ileri gidemiyorlardı.’’ Diyerek ‘’artık konuşamayacağım’’ dedi.
İşte yine benim dediğim olaya geldi karakter meselesi. Ucuz insan ucuz insanı bulsun ya!
Kendi cehennemlerinde yansınlar, bırakın şu namusu ile hayat mücadelesi veren kadınları ve Meryem Nazilli, ne mi yapıyor şimdi? Onunla bu konuşmayı yaptıktan üç ay sonra intihar etti.
Ev temizliğine gittiği bir gün pislik sapkın bir adamın tecavüzüne uğradı ve 12.ci kattan atladı. Şuan o artık yok…
O namuslu, namus abidesi Meryem yok.
Bu kimin suçu?
Bu bizim suçumuz…!
BU TOPLUMUN SUÇU…! “MERYEM NAZİLLİ’ ÖLÜM SAATİ 15.40…’’

Beğen

Melyepares
Kayıt Tarihi:25 Ağustos 2020 Salı 22:08:57

ADI MERYEM! ‘’ ÖLÜM SAATI 15.40…’’ YAZISI'NA YORUM YAP
"ADI MERYEM! ‘’ ölüm saati 15.40…’’" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.