Abdulkadir BOSTAN
107 şiiri ve 17 yazısı kayıtlı Takip Et

Mektupdaşım'a



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 2.8.2020 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

merhaba mektupdaşım çok uzun zaman oldu
biliyorum hiç bu kadar uzun bir zaman dilimi girmemişti aramıza
mutlaka dayanılmayan bir özlemin kapısını aynı anda aralardık ve buna hiç şaşırmazdık
dudak kenarındaki gülümsemeyi özgür bıraktığında İstanbul kuş cıvıltısından geçilmiyor derdim de
sen bütün kafeslerini açardın yüreğinin..
bi tanem hiç unutmuyorum tramvaya yürürken aramıştım seni
sana ilk cümlem dondurma mı yiyorsun olmuştu
sen o şaşkınlıkla nasıl da düşürmüştün o güzelim dondurmayı
sanırım fıstıklıydı demiştim üstüne üstlük
sonra tramvaya binememiştin gülmekten sahi kaç tramvay geçmişti o gün
bir türlü binmeyi becerememiştin, karanlığa kalmıştı eve kadar sesli sesli yürüyüşümüz
atlardan konuşurdun en çok, bakışlarındaki hüznü anlatırdın, o hüzünde kayboluşlarımız
birde serçelerin kalbine yaşamak istediğini hiç unutmuyor mecalsiz zihnim
senin kalbin demiştim zaten serçe sürüsü ne mahcup gülüşmüştük öyle
hatırlıyorum yüzünün kızardığını ve bunu sana söylemeyişimi
şimdi sevdiğin kiraz mevsimi bi tanem, kulağında küpe niyetine taktığın o kirazlar halen duruyor mu
sevdiğin gazoz artık öyle köpürmüyor, çok heyecansız artık içim
bir sürü anı geçiyor, camekanlarında yüzün öyle güzel ki, sanki orkide beyazlığı
Ben çocukları anlatırdım sen balonlardan bahsederdin, bir balona atlayıp gitme hayalimiz vardı
bir balona atlayıp sonsuzluğa kaybolmak, gökte bir ev kiralayıp, kuşlara komşu olmak
ellerindeki teri özledim, cam kenarındaki ikimiz için demlediğin çayı yudumlayışımızı…
saatlerce dünyayı kurtarmaya çalışır sonra da uykumuz gelince hep yarına kalırdı dünyanın kurtulması
sahi iyi geceler arasına kaç muhabbet daha sığdırırdık öyle, ellerinde gülümsemeyi özledim
cebinde tuz taşısaydın inan onu da özlerdim, keşke taşısaydın
keşke, hep ellerinde değilde birazda cebinde gülümseseydim, sonra onu da özleseydim
bir de, sözümü her kestiğinde "kusura bakma bal kalmamış evde reçelle kesiyorum" demeni özledim
öyle bir gittik ki birbirimizden içimizdeki kısraklar ayrı yönlere koşmaya başladı
bi tanem içinin şımarık serçelerini özledim, sesine konup konup havalanan
mülteci çocukları anlatırken gözyaşlarına dayanamazdım da ağlaşırdık, şarkıdaki gibi
ölen Leyla’nın anne yüreğine köprü kurarak, ben o yaşları özledim seninle gülerken ağlayabilmeyi…
bir kış günüydü, melemenlik domates ekiyordun kavanozlara
sen melemen derdin, hayır o menemen derdim de, siz şehirliler ne bilirisiniz derdin büyük bir övünçle
bir yandan da, melemen tarifi veriyordun, ağzımızın suyunu kısamamıştık da
sen faturaya yansır mı diye sormuştun, gülmekten kaç kavanoz kırmıştık hatırlamıyorum inan
birde en çoğunu sen kırdın demez misin, ilk kavgamızdı, senin tatlılığın tavana kadar yükselmişti
sen mutfağı temizlemiştin, ben İstanbul’u,..
yarın yeni iş yerinde ilk günüm, ya uyanamasam diye tatlı bir telaşe akıyordu çiçekli elbisenden
beni demiştin acaba biri uyandırır mı, nasılda unutmuştum seni uyandırmayı
kesin demiştim içimden işe geç kaldı ve günlerce gönül koyar
fakat ne işe geç kalmıştın ne de gönül koymuştun
on beş gün her sabah uyandırma cezasına çarptırmıştın beni, inan hayatımın en güzel cezasıydı…
ellerime bakarken aklıma geliyor okuduğun kitabın kokusunu anlatışın
bir ayna buluyorum kendime, sanki az önce saçlarını taramış olduğun bir ayna
hani o en sevdiğim dağınık ruhuma benzeyen dağınık saçlarını, dağınık dağınık izleyişim
aynada kitaba dokunuyorum kitap kalbime, her sayfada yüzünden bir anı
her sayfasında sevdiğin atlar koşuyor, yüzümü unutuyorum çoğu zaman yüzündeki aynada…
bi tanem, mektupdaşım, özledim senle şiir konuşmayı
şiirlerime dalıp dalıp gidişini, yazma böyle şeyler yorma kalbimin deliliklerini derdin de
her mısrasını öyle güzel yorumlardın ki, yazdıklarımdan beş-on şiir daha çıkartırdın
seni dinlerken anlardım şiir senin sesindi…
ah mektupdaşım, yine işten yorgun mu geliyorsun
kesin yemek telaşesindedir ellerin
biraz mola versene eski günlerdeki gibi omzumun çayır çimeninde
iki de kahve yap, şekeri her zamanki gibi gülüşün olan…

özledim seni
en çok da kıraç dan şarkılar söylemeni
hadi çık gel de "olur ya" mırıldan yine kulağıma....

(Mayıs 2018)

Beğen

Abdulkadir BOSTAN
Kayıt Tarihi:1 Ağustos 2020 Cumartesi 19:31:29

MEKTUPDAŞıM'A YAZISI'NA YORUM YAP
"Mektupdaşım'a" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Nar-ı Çiçek
2 Ağustos 2020 Pazar 22:30:27


Mektuplar içlerin harfleşmiş hâli özlemin mürekkep rengidir, dökülür hisler, mürekkep kokar geçmiş..

Çok güzel bir yazı, çok etkili.


Tebriklerimle değerli şair.

Cevap Yaz
meleksukan
2 Ağustos 2020 Pazar 21:02:09
Çok güzel. hatta çok güzel demek yavan kalır
elimi çenemde unutuşum ne güzeldi sizi izlerken
o kadar yalın
içten
ve
sıcaktı ki

gıpta etmek ayrı. özeldi
söz gümüşe bıraktı yerini

kutlarim Arkadaşım

uzun zaman olmuştu
hayran hayran bakmayalı
...

Cevap Yaz
deniz_tayanç
2 Ağustos 2020 Pazar 19:40:16
Kutlarım değerli bir eserdi.
Çok saygımla.

Cevap Yaz
Gülüm Çamlısoy
2 Ağustos 2020 Pazar 16:18:49
Tebrik ederim değerli yazar.
İyi bayramlar diliyorum.
Daimi saygılarımla

Cevap Yaz
Sebahat Şahin
2 Ağustos 2020 Pazar 16:14:14
Hep naif hep iyi hep dokunur bana....
Uzun zaman oldu bir şiire yaziya yorum yapmamalı guzeldi arkadaşım 😊

Cevap Yaz
Özer YILMAZ1
2 Ağustos 2020 Pazar 06:22:57
Gençlik duygularının dışa vurumu, özlemlerin dile getirilişi ve kavuşma isteğinin ateşini yansıtmışınız, yazınıza, tebrik ediyorum. Ayrılık ile ilgili tasviriniz harika olmuş.

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.