Den(iz)
119 şiiri ve 158 yazısı kayıtlı Takip Et

Hub günlükleri





Edebiyatın en kurallı çağlarından gelir Divan Edebiyatı. Bugün yeraltı edebiyatına burun kıvıranlar Hünkarların bile mahlasları ile içlerini döktükleri şiirler ile şenlenmiştir. Arap alışkanlığı oğlanclılık elbetteki bizim saraylarımıza da sirayet etmiştir. Bir zenginlik göstergesi olarak kabul görmüştür. Ne enteresan! Oysa şimdi bir devlet başkanı eş cinsel olduğunu söylese yer yerinden oynar. Edep, edebiyat gibi sığ fikirleri olan insanların sanatın arka sokaklarına uğramamış olduklarını görüyoruz. Size iki mahlas ve iki örnekle anlatmak istediklerimi açıklamaya çalışacağım

“Bağlanmaz firdevse gönlünü Galata’yı gören

Servi anmaz anda ol serv-i dilara gören

(O servi boylu sevgiliyiyi Galata köprüsünde gören bir daha gönlünü Firdevse bile bağlamaz.)

Bir firengi şiveli İsa gördüm anda kim

Lebleri dirilmiş der idi İsa’yı gören

(Bir Batılı şiveli İsa gördüm, dudaklarını gören İsa dirilmiş derdi (sanki onu isa diriltmiş sanırdı)

Akl-ü fehmin din-i imanün nice zabteyleyesin

Kafir olur mu müselmanlar o tersayi gören

(Aklımı imanımı nasıl kısıtlayayım, onu o Hıristiyanı gören kafir olur )

Kevseri anmaz o içtiği mey-i nabi içen

Mescide varmaz o verdığı kilisayi gören

(Peygamber kevseri içse de o hıristiyanı gören mescide bile varmazdı)

Bir firengi dilber olduğunu bilürdi Avni ya

Bel-ü boynunda o zünnâr-ü çelipâyı gören

AVNİ

"Ol Hıta mahbubı gör kim turresin çîn gösterir
Nokta-i hali ile gül üzre pür çîn gösterir
Deyr içinde zülfini zünnar edip ol muğbeçe
Bana sundukda kadeh üstünde haçın gösterir"

Şair Muhibbi

Abi atalarımız Underground tarzın dibine vurmuşken şimdi karşımızda çıkmış badem bıyıklı bademciler bize edep öğretir olmuş. Bir de Neyzen Tevfik’i beğenmezler ya çok gülesim geliyor.

Deniz...

Beğen

Den(iz)
Kayıt Tarihi:30 Temmuz 2020 Perşembe 12:22:45

HUB GÜNLÜKLERİ YAZISI'NA YORUM YAP
"HUB GÜNLÜKLERİ" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
muslumbayram
2 Ağustos 2020 Pazar 11:25:24
Tarih sadece öğretilen müfredat değildir
Dünya arşivlerindeki saklı gerçeklerdir asıl
O saklı gerçekleri maalesef bilende anlatamaz
Şairler hariç😊👍
Nice bayramlara
Saygılarımla

Cevap Yaz
ersinbaşeğmez
31 Temmuz 2020 Cuma 22:20:10
Badem bıyıklılar neyi beğenir ki Ensar vakfı haricinde...

Neyzen Tevfik’in içtiği rakının anasonu, yediği leblebinin tozu olamazlar

sevgilerimle iyi bayramlar


Cevap Yaz
Billur T. Phelps
30 Temmuz 2020 Perşembe 21:40:45
Devir, o devir zira

Ama elbat devran döner, bu da biter....


İNŞALLAH!!!!1


Cevap Yaz
himmet aygüt
30 Temmuz 2020 Perşembe 15:13:09
:)
"saray'ın" sayın sözcüsü " biz masalları olan bir coğrafyanın çocuklarıyız" deyu eli kılıçlıdan alırken bayrağı anladığımca, kendi adıma benden ve benim atalarımın yaşantısından onca uzak zatı şahanelirinin hiç birini, edebiyatları da dahil olmak kaydıyla baştan kabullenmediğimi, anlattığınız konunun realite olup, şanlı denilen geçmişin bu günlerdeki sürdürücülerine de anladığımca ilham olduğu görülmektedir. ve bu coğrafyanın gerçek insanları o dili anlamadıklarından belki(!) Hızır paşa denilene hala lanet ederken Pir Sultan'lar yaşamları, edepleri, bıraktıklarıyla bayrak olup dalgalanmaya devam ediyor, edeceklerdir benim mahzun, boynu bükük Anadolum da...

gerçeğe hü demek sevaptır benim yurdumda.

eyvallah.

Cevap Yaz
Canan Köksal
30 Temmuz 2020 Perşembe 13:47:39
Yeraltı edebiyatı en genel ve basit tanımıyla kurulu düzene karşı çıkan, sistemi sorgulayan, şiddet, cinsellik gibi tabu olarak nitelendirilebilecek konuların en açık haliyle okuyucuya sunulduğu eserlerdir. Kitaplar, “normal” olarak nitelendireceğimiz yaşamlar yerine aykırılıkları olan insanların hayatlarına ve psikolojilerine odaklanır. Konuşmaya ve hatta belki de düşünmeye çekindiğimiz konuların açıkça ele alındığı kitaplar aynı zamanda kurulu düzene bir isyan niteliği taşır. (Alıntı)


İngilizcede “Underground Literature” olarak anılan bu türe hangi eserlerin dahil edilebileceği konusu tartışmalı olsa da pek çok görüş türün sadece eser ve yazar kıstaslarıyla değerlendirilemeyeceği yönünde. Ülkemizde bir kategori gibi değerlendiriliyor olsa da dünyaya baktığımızda bunun bir edebiyat türü olmadığı, bu yasaklı kitapların yayımlanma tekniğini açıklayan bir ifade olduğu en yaygın görüş. (Alıntı)



Avni mahlası ile şiir yazan Fatih Sultan Mehmet 'in gazeli yeraltı edebiyatı'na örnek teşkil edecek bir özellik göstermemektedir.Çünkü şu sayılanlardan hangisi mecut? '
'Yeraltı edebiyatı en genel ve basit tanımıyla kurulu düzene karşı çıkan, sistemi sorgulayan, şiddet, cinsellik gibi tabu olarak nitelendirilebilecek konuların en açık haliyle okuyucuya sunulduğu eserlerdir.''

Fatih'in de Kanuni' nin de avukatlığını yapmıyorum, sadece yaklaşım tarzındaki yanlışlık haksızlığa varmış. Bir şiirin şerhi yapılırken ele alınacak kıstaslar vardır. Söz konusu edilen şiirin kaleme alındığı devrin zihniyetine ters bir izah olmuş.






1. Galata'yı gören gönlünü Firdevs'e bağlamaz.
2. Oradaki gönül okşayan selviyi gören (artık) selvi (ağacını) anmaz olur.

3. Orada yabancı şiveli bir İsayı gördüm ki,
4. İsa'yı görenlerin dili, "(bu onun) dirisidir," derdi.

5. Akıl ve fikir, din ve imanını nasıl zaptetsin,
6. O Hıristiyanı gören, ey Müslümanlar, kafir olur.

7. Onun içtiği süzülmüş şarabı içen (artık) Kevser'i anmaz olur,
8. Onun gittiği kiliseyi gören (artık) camiye gitmez olur.

9. Ey Avni, onun bir frenk (ve) kafir olduğun bilirdi,
10. Belindeki zünnarı ve boynundaki haçı gören herkes.


Sonuçlar:

*Galata öyle muhteşem bir yerdir ki insana Firdevs'i (Cennetlerden birinin ve en itibarlısının adı) bile unutturur(1).
*Orada selvi boylu öyle bir bir dilara vardır ki (2),
*Onu gören artık selvileri bile küçümser (2).
*Onu gören İsa'ya benzetir (3,4).
*Onu görende ne akıl kalır, ne fikir, ne din ne de iman (5).
*O Hıristiyanı bir Müslüman görse, kafir olur (6).
*O şarap içer (7).
*O ne şaraptır öyle! İnsan o şarabı bir içse artık Kevser'i (Cennetlerin ırmağı) bile istemez (7).
*O kiliseye de gider (8).
*O ne kilisedir öyle! Onun gittiği kiliseyi bir gören artık camiye de gelmez olur (8).
*Ah, Avni ah! Onun belindeki zünnarı ve boynundaki haçı kim görse, onun bir Hıristiyan olduğunu anlardı(9,10).


Kişinin eğer hüsn-ü zannı yoksa yukarıda söz konusu şiirdeki ''Selvi ''mazmununu bir hatun kişi olarak düşünmeyebilir, fakat başka bir okuyucu yani Divan edebiyatı ile hemhal olan bir okuyucu bu mazmunu ''oğlancılık'' olarak asla algılamaz.Uzun bir döneme damgasını vurmuş Divan klasiğimizden ucundan kıyısından okuyup ön yargı ile böyle bir sonuç çıkarılmasına sessiz kalamam.


Sert kuralları olan, uzun bir geleneğin mahsulü ile yazılmış şiirde döneme aykırı bir tutum bir tavır ve asla fantezi (!) yoktur.

Aklıma gelmişken, Mevlana ve Şems arasındaki aşkı da böyle izah edenleri de kınıyorum.
Aşk 'ı kirletenleri de. Ki aşk akıl ve gönül merkezlidir. İlimdir AŞK, kitapta yazmaz,ilham olunur.
















Canan Köksal tarafından 7/30/2020 1:26:03 PM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Den(iz) Yazının sahibi 30 Temmuz 2020 Perşembe 14:37:00
''Kişinin eğer hüsn-ü zannı yoksa yukarıda söz konusu şiirdeki ''Selvi ''mazmununu bir hatun kişi olarak düşünmeyebilir, fakat başka bir okuyucu yani Divan edebiyatı ile hemhal olan bir okuyucu bu mazmunu ''oğlancılık'' olarak asla algılamaz.Uzun bir döneme damgasını vurmuş Divan klasiğimizden ucundan kıyısından okuyup ön yargı ile böyle bir sonuç çıkarılmasına sessiz kalamam.''

Yoruma açık bir şiir değil. Çünkü o devirde şiirde bahsi geçen kuşağı sadece erkekler takardı. Kuşak konusuna ayrıntılı gireceğim.

Diğer yazdıklarına da bir anlamda hak versem de çoğunlukla yazdığımın arkasindayim. Ancak cepten uzun cevap vermek zor oluyor. En uygun zamanda daha doyurucu bir cevap vereceğim.


Ucundan kıyısından okunmak kısmı önyargı dır! Beni tanıyor musun ?

Değerli yorumun için teşekkür ederim Canancığım

Iyi bayramlar

:)

Sevgilerimle...
Düzenleme:30.7.2020 14:41:22
Esra_A
30 Temmuz 2020 Perşembe 12:39:12
Önce zihinlerin edepli olması gerekir. Şunu da biliyorsundur ahlaktan en çok bahseden insanlar aslında en ahlaksız kişilerdir.
Sesini kısmaya çalışanlara daha yüksek sesle karşı çıkmana bayılıyorum. Hep böyle ol, sonuna kadar yanındayım!

Cevap Yaz
Adnan Bilgiç
30 Temmuz 2020 Perşembe 12:36:06
Daha sonra gelerek
Detaylı bir yorum bırakacağım bu yazınıza
Değerli şiir dostum Den(iz) 😊

Ama bu günlükler seri olarak
Farklı alt konularla devam etmeli bence.


Daima Huzurla sevinçle kalın lütfen



Adnan Bilgiç tarafından 7/30/2020 5:17:16 PM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.