Den(iz)
107 şiiri ve 146 yazısı kayıtlı Takip Et

Egzistansiyalist çeviri







Öylesine kanıksamışsınız ki yalnızlığınızı farkında olmadan onunla yaşıyorsunuz. Diğerleri ile paylaştığınız şeyin bile yalnızlığınızın ta kendisi olduğunu bilmiyorsunuz. Kendinize inmeyi bilmiyorsunuz. Sadece çıkmakla ilgili bildikleriniz. Derinliğin yükseklikten daha güzel olduğunu bilmediğinizden korkuyorsunuz. İçiniz size öyle yabancı ki onunla karşılaşmaktan utanıyorsunuz. Öyle kalabalık, öyle çoksunuz ki kendi başınıza yapayalnızlığınızı bile göremiyorsunuz.


Her şey yolunda sanıyorsunuz. Hep aynı yolu yürümenin, hep aynı işe gitmenin, hep aynı tebessümün yüzünüzde asılı kalmasının, hep aynı insanlarla aynı sahtelikleri paylaşmanın yaşamak olduğunu sanıyorsunuz. İçinizdeki onlarcasının arasında size doğruyu söyleyen o cılız sese aldırış etmeden zamanın size ayrılan yolunda yürümeye devam ediyorsunuz.


Zamanın kalıcı olmayan tek yönü ruhunuza, yüzünüze attığı çentikler. Tik taklar eşliğinde bir yenisinin eklendiği takvim yaprakları gibi cildiniz, farkında değilsiniz. Siz ise içinizde bir çocuk olduğunu sanıp sürekli onun sizi ayakta tuttuğunu söylüyorsunuz. O çocuk ölmesin diye uğraşıp durdukça içinizden dışarıya kaç cenaze bıraktığınızı görmüyorsunuz. Orada bir çocuk falan yok. Tek bir bedeniniz olduğu gibi tek bir ruhunuz var. İster inanın ister inanmayın o ruhlarınız da yaşlanıp yıpranıyor. İçinizde yarattığınız kalabalık ise gömdüğünüz cesetlerin ayak sesleri.

Kaçıyorsunuz! Kendiniz mışıl mışıl uyurken belleğinizin nasıl acı içinde kıvrandığını umursamak istemiyorsunuz. Derinliğin korkulacak bir şey olduğunu sanmanız aslında kendinizi tanımaktan korkmanızdan kaynaklanıyor. Birkaç güzel anı için terk ettiğiniz, ötelediğiniz gerçek olanların hala orada öylece durduklarını görmek istemiyorsunuz. Kocaman bir yalan olarak yaşıyorsunuz.


Aşka bile ihanet ediyorsunuz mesela. Bir başkasının ağzında iken dudaklarınız aklınızdaki ile öpüşüyorsunuz. Aklınızdakini unutmak yerine unuttuğunuzu söylemeyi seçiyorsunuz. Bir başkasının gözlerinden anlatılan dünyayı sanki siz görmüşsünüz gibi şiirler yazıyorsunuz. Asla inemeyeceğiniz bir derinliğin tarifini okumaktan keyif alıyorsunuz. Asla yapmayı denemediğiniz bir tatlıyı satın alıp yemek kadar kolay geliyor size başkalarının duygularını yaşıyormuş gibi yapmak.


Gökyüzü mavidir, yağmur ıslaktır, denizler engindir, kuşlar ne sevimlidir, kelebekler ne güzeldir falan filan. Kelebekler güzel midir? Kundaktaki bebeklerine tecavüz etmek onlarda, kendi arkadaşlarını, kardeşlerini bile yemek onlarda. Kelebeklerin et yediklerini duymadınız mı? Pupa tecavüzünü duymadınız mı? Dünyayı kendi icat ettiğiniz matematikle formüle ettiniz. Uzayı ve evreni de aynı matematikle çözmek peşindesiniz. Belki de iki kere ikinin dört etmediği bir başka matematik vardır. Bunu hiç aklınıza getirmediniz.


Sürekli gürültü yapıyorsunuz. Sürekli seslerin içinde olmayı seçiyorsunuz. Biraz sessizlik sizleri huzursuz ediyor. Doğanın sahip olduğu ne varsa size sunulduğunu düşünüyorsunuz. Onun sessizliğini bile çaldınız. Tüm o sahte gürültülerinizle gereksiz bir çoğunluğa dönüştünüz. Her biriniz diğerinin aynısı ifadelerle donattınız yüzlerinizi. Üzülmediğiniz halde üzülür gibi yaptınız, anlamadığınız halde anlamış gibi yaptınız, sevinmediğiniz halde sevinmiş gibi yaptınız. Öyle bencilsiniz ki her biriniz sevmeyi bile beceremediğiniz için sever gibi yaptınız. Çocuklarınızı bile yatırım olarak gördünüz. İnsan çocuğunu sadece sevmeli oysa. ‘’Yaşlanınca bunlar bize bakacak mı bakalım’’, cümlesini her duyduğumda hissettiğim kusma isteği ile nasıl baş edeceğimi bilemiyorum. İnsan çocuğunu sevmezse başka neyi sevebilir ki?


‘’Bulantı’’. Okudunuz mu bilmem ama sizi size anlatan iyi bir kitaptır. Nasıl olsa başkalarının felsefesini de seversiniz siz, okuyun gitsin… Mesela Zeki var bizim ya Tarkovski çakması derler bazıları, filmi izleyin anlarsınız.

Deniz...

Beğen

Den(iz)
Kayıt Tarihi:22 Mayıs 2020 Cuma 15:32:59

EGZISTANSIYALIST ÇEVIRI YAZISI'NA YORUM YAP
"Egzistansiyalist Çeviri" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
ersinbaşeğmez
30 Mayıs 2020 Cumartesi 21:58:40
Bulantı derin her ne kadar ince olsa da kitap

Aynadan sevmeyen ok’ları atmasını çok severiz derine inmekten ziyade

Tebriklerimle şair

Cevap Yaz
Serkan BOL
29 Mayıs 2020 Cuma 16:46:17
Yalnızlığın hikayesi sanırım herkeste var. Herkesin farklı olsada. Konuşmak... Çok zor. Uzun zaman oldu konuşmayalı birbirimizle ve en önemlisi kendimizle...

Belki kaçış bu. Mutlu masallar serisi üretiyoruz kendi içimizde. Sonra o masala kendimizde inanıyoruz gerçek olmadığını bildiğimiz halde.

Bir de zaman var tabi. Yenileceğini bile bile savaş açmak. Mümkün mü bu savaştan galip çıkmak. Elbette hayır.

Sonra başka sorular başka cevaplar. Ancak soruların cevaplarını duymak istemiyoruz her nedense.

Kaçmak... Gidebildiğin yere kadar kaçmak. Orada sükut var mıdır bilinmez.

Yüreğinize sağlık Deniz Hanım!

Saygılarımla...


Cevap Yaz
Serap IRKÖRÜCÜ
29 Mayıs 2020 Cuma 15:38:04
Birinci kişi ağzından ve 'sen' muhatabıyla yazılan yazıda 'sen' gerçekten yok musun Deniz?

Burada yazdıklarının hepsini zaten bilerek mi dünyaya geldin?...
Zaman içinde tamamladın da bunu yapamayanlar mı gözüne batıyor?
Yoksa 'sen' hitabında 'biz' mi var?...

Yazıyı birkaç kere okudum, içeriğinden çok buna takıldığım için önce senden cevap almanın daha doğru olacağını, buna bağlı olarak yorum yapmamın daha sağlıklı olacağını düşündüm... :)))

Sevgilerimle...

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Den(iz) Yazının sahibi 29 Mayıs 2020 Cuma 16:14:50
''Hz.Aişe'ye (ra) sormuşlar
-Ey müminlerin annesi. İyilerden olduğumuzu nasıl biliriz?
Cevap kıyamete kadar geçerli bir ölçü gibi "Kendinizi kötülerden zannedersiniz
-Peki kötülerden olduğumuzu nasıl biliriz?
-Kendinizi iyilerden zannedersiniz.''


Benimki ARAF hocam.

:))

Sevgilerimle...
Serap IRKÖRÜCÜ 29 Mayıs 2020 Cuma 16:41:48
:)))))

Canımsın sen benim....

Sevgilerimle....
muslumbayram
22 Mayıs 2020 Cuma 22:58:25

Bu yazıyı anlamak ve yorumlamak için
Sanki bana hitap ediyormuşsunuz gibi düşünerek yorum yazmaya çalışacağım 😂bilginize rica olunur
Dedikten sonra...
İyi bir gözlemcisiniz
Çünkü bende öyleyimdir
Herkes önce kendini kandırır
Seni beni asla
İki yüzlü yapmacık davranışı iyi oyuncusu değilim asla beceremem
Yalnızlık zaten benim işim benim hayatım
Derinliğine erdim
Aşık olduğum tek kişi eşim
Sevişirken de kimseyi düşünmüyorum 🤣
Başka ne demiştiniz
He çocuklar
Vallahi hayatımı onların eğitimine harcadım ve halada devam ediyor
Sevmek göreceli bir durum bende
Öyle şapur şupur yapamam
Ancak sevgimi hissettirdiğimi düşünüyorum
Asla bana baksınlar mantığı olmaz bende
Onlara tek söylediğim en az iki lisan öğrenin dedim öğrendiler
En az bir enstrüman oda oldu
Benden çok daha kaliteli bir üniversite bitirmelisiniz dedim
O da oldu sayılır
Başka He Doğaya çok çok saygılıyımdır
Matematik çok iyi değil bende
Güzel olan herşeye sonuç olarak saygılıyımdır
Dünyevi gibi kafama sıkmayı hiç düşünmedim
Onunda bu düşüncesine saygım olmaz bilsin😂
Benden bu kadar
Hatamla kusurumla bil
Bende bir insan oğluyum
Eksiklerim illaki bol
Rehberim okyanussa
Bırak orada boğuluyum😊

İlk defa uzun bir yorum yazdım galiba affola
Nice saygılarımla

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Dünyevî 22 Mayıs 2020 Cuma 23:26:41
deniz hanm müsaade eder diye düşünüyorum..

abi sen hiç boğulma tehlikesi atlattın mı?? bartın inkumdayım, fazla uzaklaştım kendime güvendiğim için..inkum meşhurdur boğulma vakaalarında...

yedi ayetel kürsi bir amenerresülü indirdim çabalarken dalgaların arasında..:)) hayat veya hayattakiler sahildekiler çekiyor insanı bir şekilde. ha gayret iki kulaç daha , ha gayret nefes al...ölüme en çok yaklaştığım yer orasıydı..

o yüzden ölüme çabuk götürecek aletlerden uzak duruyorum.

diğer düşüncemin kaynaklarını zaten biliyorsun, sevgi varsa yaşamak güzel.. kaybedilirse düşünürüm tekrar... veya o zaman kadar belki gideriz kim bilir??

saygı ve huzurla..
bayramda aramama gerek var mı:)) ararım..
bayramın kutlu olsun şimdiden..
Den(iz) Yazının sahibi 29 Mayıs 2020 Cuma 16:15:52
Sohbetiniz bol olsun beyler :))

Uzun yorumunuza ve yoruma yapılan yoruma teşekkür ederim.

Sevgilerimle...

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Bir Dünyevî
22 Mayıs 2020 Cuma 21:41:01
bilgilendiğim yazıları seviyorum, lakin okuması zordu..
"bulantı" sarte'nin olması lazım yanlışım yoksa 20 yıldır durur kitaplıkta, 4-5 sefer de niyetlenmişimdir okumaya bir türlü okuyamamışımdır..

kelebekleri öğrendim.
başlık tamamen beynimi yaktı diyebilirim, hangi dil bu dedim, varoluşculuk muş sanırım..
lakin yine unuturum..

kimi zaman sorarım, niye yaşıyorum?? sevenlerim olduğu için yaşıyorum biraz da seviyorum işin açığı o yüzden yaşıyorum..

yoksa şimdiye kadar sıkardım kafama.

velhasılı; zor...

her şeye rağmen insanlar yaşıyor, yaşamaya çalışıyor.. günlük gelen giden bitmiyor dünyaya. kültürel yanlışları bu çağa da taşımak istiyoruz inatla. çok fazla fark var, şu son 40 yıl ters yüz etti tüm düşünceleri.. ne diyebilirim..

kaleminize sağlık deniz hanım.
sağlık ve huzurla..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Den(iz) Yazının sahibi 29 Mayıs 2020 Cuma 16:17:10
Öğrenmek bir araç olsun, öğrendiklerimizle ne yapacağımıza karar veririz nasıl olsa.

Sevgilerimle...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.