Aşkar...
12 şiiri ve 5 yazısı kayıtlı Takip Et

Allah (celle celâluhû)



Allah (celle celâluhû); Lafza-i Celâl, bütün isimlerin mânâlarını içeren celâl lafzıdır.
Allah Lafzı Celâli, diğer mübarek isimlerinin delalet ettiği bütün vasıfları, sıfatları ihtiva eder ve Vacibü’l-Vücud olan Yüce Rabb’in İsm-i Azam’ı (en büyük adı) olduğu hususunda İslam bilginlerinin ittifakı vardır.
Kur’an-ı Kerîm’de El Esmâ’ül Hüsnâ’dan ilk inen isim Allah ismidir, ilk inen ayet Besmele-i şerîf dir.

Bismi’llâh’irRahmân’irRahîm
Kâinatın sahibi, Âlemlerin sultanı,
Ve bu mülkün mâliki olan zatın adı Allah’tır.
Ve O, kitabında Kendinden bahsederken: "Enallah" / "Ben Allah’ım" buyurmaktadır.

Allah ismi; O’nun isimlerinin en geniş anlamını taşıyan, en özel olan ismidir.
Bu isimle çağrılan bir başka varlık olmamıştır, olmayacaktır da.
Yalnızca O’na mahsus olup başka hiçbir varlığa nispet edilemez.
Bildiğimiz ve bilemediğimiz, görebildiğimiz ve göremediğimiz,
Bütün âlemlerin ve “din gününün sahibi” olan, kâinatı yaratıp hükmüyle yöneten,
Tüm övgülere ve ibadet edilmeye tek layık olan Yüceler Yücesi Rabb’in, 99 isminin bütün özelliklerini kendinde toplayan isimdir.
Hakiki ve mutlak, kayıtsız, şartsız olarak Varlığı ve Birliği olan; eşi, benzeri ve ortağı asla bulunmayan Yüce Rabb’e has en kapsamlı ve en özel isimdir.
Yüce Yaratıcının diğer bütün isimlerini kapsar,
Kur’ân-ı Kerîm’de Allah ism-i şerîfi 2698 yerde zikredilir.
Allah isminden sonra Kur’ân-ı Kerîm’de en çok zikri geçen isim, Rab ismidir. 960 yerde zikredilmektedir.
Rab isminden sonra, Kur’ân-ı Kerîm’de en çok yer alan isimler ise; Rahmân, Rahîm ve Mâlik isimleridir.
Fâtiha sûresinde "Allah" isminden sonra sıra ile zikredilen bu dört ism-i şerîfe, Cenâb-ı Hakk’ın Rubûbiyet Sıfatları adı verilir.
Allah isminin Arapça kelime yapısındaki özelliği gereği, harfleri tek tek kaldırılsa bile anlamı bozulmayan “tek kelime”dir
Allah isminin lafzında bir camiiyyet yani toplayıcılık vardır.
Baştaki elif kaldırılırsa "lillâh’’ olur, bu da Allah demektir.
"Lillâh"daki birinci lam kaldırılsa "lehû" olur, bu da O’na işaret eder.
Bu "lam" da kaldırılsa "hû" olur ki yine Allah’ı ifade eder.
Hatta "hû"daki gizli "vav" kaldırılıp "he" kalsa yine Allah’a delalet eder. Çünkü "hû" isminin de aslı "he"dir. ’’Vav’’ asıl değil, ilavedir.

Allah ismi lafzı; Esmâ’ül Hüsnâ’nın bütün anlamını içinde toplar.
Sonsuz mükemmellik ve güzellik sıfatlarının hepsini akla getirir; Bir olan, hiçbir eşi, ortağı ve benzeri olmayan Yüce Varlığa, Mutlak Yaratıcıya işaret eder.

 Allah gerçek ilâhın özel ismidir. Daha doğrusu zat ismi ve özel ismidir. Yani Kur’ân-ı Kerîm bize bu en yüce ve en büyük Zatı, eksiksiz sıfatları ve güzel isimleriyle tanıtacak, bizim ve bütün kâinatın ona olan ilgi ve alâkamızı bildirecektir. Bundan dolayı Allah diye adlandırılan en büyük ve en yüce zat kâinatın meydana gelmesinde, devamında ve olgunlaşmasında bir ilk sebep olduğu gibi "Allah" yüce ismi de ilim ve irfan dilimizde öyle özel ve yüce bir başlangıçtır. Mümkün olan gerçekler üstünde varlığı zaruri olan Hakk, gerek ilmimizin, gerek varlığımızın ilk başlangıç noktası ve ilk sebebidir. Ve "Allah" O’nun ismidir. İnsan üzerinde etkili olan ve insanı kendine çeken hiçbir şey düşünülemez ki, arkasında Allah (celle celâluhû) bulunmasın.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır.

 Bütün büyüklük ve şeref kaynağı, bütün çokluk yönlerinden uzak olan ve ancak "O" diye ifade edilebilen tek zattır. O’nun zatı, sıfat ile kemale ermiş olmayıp, bilakis zatının kemali, sıfatlarının da kemalini gerektirmiştir. İşte "O" ifadesi, O rahmet ve şeref kaynağına, O birliğin yüce başlangıcına ulaştırır. Bunun için "hüve" kelimesi bir zamir olduğu halde O’nun zatına işaret eden en büyük ismi gibi olmuştur.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır.

 Tevhid denizine dalmış olan ve kalbini yalnız Allah’a bağlayan velilere göre bu ismin önemi pek büyüktür. Buna ism-i âzam (Allah’ın en büyük ismi) diyenler de vardır. Bununla beraber ism-i âzam Allah ism-i şerifidir, diyenler daha çoktur. Çünkü "Allah" ismi, zat ve bütün sıfatların toplamına delalet etmesi itibariyle daha geniş kapsamlıdır. "Hüve" ise tevhid makamında âzamdır. "O, ey O, Ey O’ndan başka O olmayan zat-ı kibriyâ" tabiri rivayet edilegelen tevhid zikirlerindendir. Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır.

 Bu Rubûbiyet sıfatları ile müttesif, gerçek varlığı ile münferit olan varlığın ismidir. Çünkü O’ndan başka her varlık bizatihi varlığa müstahak değildir. Zira varlığı kendinden değildir. Zatı itibari ile helâka (yok olmaya) mahkûmdur. Allah’tan başka her varlık helâka mahkûmdur, yok olacaktır. Bâki kalacak olan, ancak ve ancak O’dur.
İmam-ı Gazâlî

 Allahü teâlâ zâtı ile vardır. Varlığı kendi kendiyledir. Şimdi var olduğu gibi, hep vardır ve hep var olacaktır. Varlığının önünde ve sonunda da yokluk olamaz. Çünkü O’nun varlığı lâzımdır.
Saadettin Teftezânî

 Allahü teâlâ madde değildir. Cisim değildir, sayılı değildir. Ölçülmez. Hesab edilmez. O’nda değişiklik olmaz. Mekânlı değildir. Bir yerde değildir. Zamanlı değildir. Öncesi, sonrası, önü arkası, altı-üstü, sağı-solu yoktur. İnsan düşüncesi, insan bilgisi, insan aklı, O’nun hiçbir şeyini anlayamaz.
Mevlâna Hâlid-i Bağdâdî

 Allah isminin sonundaki H harfi hüviyeti Zât’a işaret eder ki, bunu HÛ ismi olarak da bilir ve bu hususa HÛ ismiyle işaret ederiz.
Abdülkerim Geylânî (Ceylî) Hazretleri

 Hazreti Ali (radiyallahu anh)’nin “H۔ ismini çokça ve özellikle; “Yâ HÛ ya men HÛ, lâ ilâhe illâ H۔ şeklinde zikrettiği nakledilmiştir.

“Allah” ismi, toplayan bir isimdir.
Allah’ın hem Zât’ını, hem vasıflarını, hem de sayısız özelliklerini içerir.
Allah’ın Zât’ının hüviyetine “H۔ ismi işâret eder.

Ahadiyyet sıfatıyla idrâk edildikten sonra, gerçek manâsıyla “Allah’a imân” dır.
Allah ve HÛ bu iki isim birbirinden ayrı değildir, bir olarak kabul edilir.

Bismillâhillezi lâ ilâhe illâhû / Kendisinden başka hiçbir ibâdet edilecek ilâh olmayan Allah’ın adıyla.

Huvallâhullezî lâ ilâhe illâ hû / O, öyle Allah’ tır ki, Kendisinden başka hiçbir ilah yoktur.

Bu cümle El Esmâu’l Hüsnâ’nın sayıldığı hadiste geçer,
O’nun ismini, El Esmâu’l Hüsnâ’nın ilki olan Allah (celle celâluhû) ismini zikreden bu cümle Kur’ân-ı Kerîm ayetlerinin de bir parçasıdır; (59/Haşr Sûresi-22. ve 23. ayetler).

Huvallâhüllezî lâ ilâhe illâ hû. Alimül ğaybı veşşehâdeh. Hüverrahmânurrâhîm.
/ O, öyle Allahtır ki, O’ndan başka ilah yok. Gaybı da bilir şehadeti de. O Rahmândır, Rahîmdir. (59/Haşr Sûresi-22. ayet)

Huvallâhüllezî lâ ilâhe illâ hû. Elmelikül kuddûsüs selâmül mü’minül müheyminül azîzül cebbârul mütekebbir. Sübhânellâhi ammâ yüşrîkûn.
/ O, öyle Allah’tır ki O’ndan başka tapılacak yok. Öyle Melikki, Kuddüs, Selam, İman ve emniyet veren Mümin, Gözeten, koruyan, Müheymin, Aziz, Cebbar, Mütekebbir, Allah müşriklerin şirkinden münezzehdir. (59/Haşr Sûresi -23. ayet).

O tektir. Tek ve eşsiz kudrettir eşi ve benzeri, başlangıcı ve sonu yoktur.
Allah zâtı itibariyle tefekkürü mümkün olmayan; hatıra gelen her şeyden münezzeh varlıktır.

O, zâtında birdir ve zâtının ismi Allah’dır;
Sayı olan bir gibi eşi ve benzeri bulunabilecek şekilde bir birlikle değil, eşi ve benzeri bulunmayan üstün bir birlikle birdir.
Zatında yalnızca Vahid değil, Birdir.
Diğer isimler O’nun fiilleri, sıfatları ve tecellileri ile ilgilidir.
Diğer isimlerin hepsi belli köklerden türediği ve belli mânâları Allah (celle celâluhû) ’ın zatına izafe ettiği halde Allah lafzı türetilmemiş bir isim olup herhangi bir kök anlamı taşımaz.

Allah isminin tam anlamıyla başka dillere tercümesi, çoğulu ve türetmesi yapılamaz.
Diğer isimler gerçekte zâtı niteleyen sıfatlardan ibarettir;
Esmâ’ul hüsnâ’nın nitelediği yüce Zâtın özel ismi olan Allah ismi ise bütün sıfatların muhtevasına delâlet eder.
Lafza-i Celâl ulûhiyet hakikatidir
Allah ismi, O’nun gibi eşi ve benzeri olmayan bir isimdir.
Sıfat ve isimlerin çokluğu, zatın çokluğunu gerektirmeyeceğinden o isim ve sıfatların her biri eşsiz özelliklerinden birine delalet eder.
Hazreti Âdem (Aleyhi’s-Selâm) ’e öğretilen de isimlerin en güzelleridir.
Şüphesiz Allah (celle celâluhû)’a mahsustur en güzel isimler.

Ve lillâhil esmâü’l hüsnâ
/ En güzel isimler (el-esmâü’l-hüsnâ) Allah’ındır. (7/A’râf Sûresi-180. ayet).

Sübhanallahi adede halkıhî.
“Ben Allah’ı uluhiyyet makamına yakışmayan sıfatlardan, yarattıkları sayısınca tenzih ederim”
Sübhanallahi rıdâ nefsihî.
“Ben, Allahı, O’nun rızasını kazanmak için kendisinin hoşnut olacağı sayıda tesbih ederim.”
Sübhanallahi zinete arşihî.
“Ben, Allah’ı arşının ağırlığınca tesbih ederim.”
Sübhanallahi midâde kelimâtihî.
“Ben Allah’ı O’nun bitip tükenmeyen kelimeleri sayısınca tesbih ederim.”
Hazreti Muhammed Mustafa (sallâllahû aleyhi ve sellem)’nın tesbihi - Müslim, Zikr 79, (2726); Tirmizî, Deavât 117, (3550); Ebû Dâvûd, Salât 359, (1503); Nesâî, Sehv, 93.

Şol gökleri kaldıranın
Donatarak dolduranın
"Ol" deyince olduranın
Doksandokuz adı ile"
Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

*derleme kitabımdan bir bölüm
/ Gazabından rızasına, hatam varsa cezasından affına sığınırım.

Aşkar...

Beğen

Aşkar...
Kayıt Tarihi:22 Mayıs 2020 Cuma 01:07:10

ALLAH (CELLE CELÂLUHÛ) YAZISI'NA YORUM YAP
"Allah (celle celâluhû)" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
n.asım
23 Mayıs 2020 Cumartesi 14:33:53
Allah var, Allah yar,,
nakış nakış işlenmiş,, deste deste derilmiş,, el emeği göz nuru,,,
Allah, emeğinizden razı gelsin Abi,,,
hayırlı bayramlar, hürmetle, Aydına selamlar,,

Cevap Yaz
yok,sul
22 Mayıs 2020 Cuma 20:36:09
muazzam yazılmış tebrik ederim

selam muhabbetle...

Cevap Yaz
Gülüm Çamlısoy
22 Mayıs 2020 Cuma 20:24:51


Teşekkür, tebrik ve takdirlerimle sayın Aşkar Hocam.

Verdiğiniz emeğe ve yüreğinize sağlık efendim

Cevap Yaz
Aygün Deniz
22 Mayıs 2020 Cuma 11:31:23
Çok faydalı çok güzel bir yazıydı. Saygılar.

Cevap Yaz
Yeganem
22 Mayıs 2020 Cuma 03:41:13
Allah ın selam ve rahmeti bereketi tüm inananların sizin ve insanların üzerine olsun,
Allah razı olsun hakkı yazan kalemlerden Hakkı anlatanlardan.Allah Hak yoldan ayırmasın..
ALLAH C.C. TEKTİR MÜLKİYETİN TEK SAHİBİ YARATANDIR .Yoktan var edendir Künfe yekün demesiyle ol demesiyle olur herşey..
Yarattıkları herşey fanidir ölücüdürler.Allah daima diridir.
Allah kutsal kitabı Kuran ı Kerimde defalarca Allah, Rab diye bildirmektedir..Ben sizin Rabbinizim Allah der..İsmi azamlar bir çok ayetlerde geçmektedir.
İhlasda ,Ayetel Kürsi de..İsmi azam anılarak Allah a edilen dualar kabul olunur demiştir sevgili Peygamberimiz s.a.v..
İnsan önce kendisine emaneten verilen bedenin mükemmel haline etrafındakilere baktığında ibretle yaratan güce ALLAH A defalarca secde eder.Allah a hamd ve şükrü artar.
NİYETLER HAYIR OLDUĞUNDA AKİBETLERDE HAYIR OLUR..
Ameller niyetlere göredir.İnşaallah kitabınızdan feyz alanlar yararlananlar çok olur gafletten uyanmalara neden olur..
Allah a ne kadar şükür etsek azdır güzel beldede mümin anne babalardanız en ücra bir yerde cahil bir toplumda hiç bilmeyende olabilirdik..
ALLAH ı anmak ne güzel.İnkar edenler dahi her nefeste yaratan ALLAH I anarlar inatcı
hallleriyse perdeler zahirde gaflete dalmaktadırlar....Sayılı nefesleri dilleri demesede daima ALLAH der..Tüm varlıklar hal diliyle Allah I anarlar

Selam ve dua ile..

Cevap Yaz
Aziz Remzi
22 Mayıs 2020 Cuma 03:36:40
Değerli kalem dostu, o kadar güzel ve bir o kadar dolu yazı ki .....konuya binaen ; Bizi yoktan var eden,yarattıklarından haberdar eden o Aziz, Kerim,Rahim ,Rahman olan Allah"a sonsuz şükürler olsun.

Evet, dünyanın yaratılış gayesi Hz.Ademin yaratılışı ile başlayan ve şeytanın itirazı ile devam eden,cenneten çıkarılış ve maratonunda başlaması...o maraton ki tasavvufta ismi seyri sülük, günümüzde yaşam,hayat vs...tek amaç var KULLUK...gerisi hep araç..

Maalesef günümüz insanları olarak araçlar arasında bir ping pong topu gibi oradan oraya zıplıyoruz...

Tebrik ve saygılarımla

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.