İBRAHİM YILMAZ
0 şiiri ve 300 yazısı kayıtlı Takip Et

23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı



23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı

Mondros Ateşkes Antlaşması ile 30 Ekim 1918 yılında Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı’ından çekildi. Yenilgiyi kabul etti. Anılan antlaşma bizler adına sadece savaşı bitiren bir belge özelliğinden öte anlamlar içeriyordu. Osmanlı’nın ölüm fermanı imzalanmıştı. Resmen devletin yok edilmesinin yolu açıldı böylece.

İtilaf devletleri antlaşma koşullarını emperyalist çıkarları doğrultusunda yorumlayıp son vatan parçamızı paylaşma hazırlığına girişti. Ki, 15 Mayıs 1919’da Yunanlılar İzmir’e çıkarak işgaller başladı. İşgaller devam etti.

Antep, Urfa illerimizi Fransızlar işgal etti. Antalya, Burdur’a İtalyanlar girdi. İngilizler güneydoğu topraklarımıza yerleşti. Daha sonra başkent İstanbul savaş galibi devletlerce işgale uğradı.

Yıllarca süren, Trablusgarp, Balkan Savaşları ve 4 yıl süren I. Dünya Savaşı sonunda ordumuz büyük kayıplara uğramış, halkımız yorgun ve fakir düşmüştü. Ülke ufuklarını kara bulutlar kaplamıştı. İmparatorluğu savaşa sokanlar ülkeyi terk etmişlerdi. Padişah ve kukla hükümetleri galip ülkelerin insaflarına sığınıp koltuklarını koruma telaşı içinde debelenip duruyorlardı.

İnsanlık tarihi kurulduktan beri özgür yaşamış, bağımsız devletler kurmuş Türk Ulusu köleliği kabul edemezdi. İşte bu kara günlerde 19 Mayıs 1919 sabahında Samsun’da bir güneş doğdu. Çanakkale Savaşlarında ünlenen Mustafa Kemal Paşa’ydı Samsun ufuklarına doğan güneş.

Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkarken kafasında iki plan vardı. Öncelikle halkımızı örgütleyip yer yer başlayan işgallere karşı koymak. Vatan topraklarına giren yabancı güçleri yurttan kovmak; Nihai hedef olarak da yıkılan devletin yerine halkın idaresine dayanan yeni bir devlet kurmak.

Büyük bir askeri deha olan Mustafa Kemal aynı zamanda şaşmaz bir teşkilatçıydı. Samsun’a çıktığından itibaren ülkenin her tarafındaki savaş arkadaşları ordu komutanlarıyla iletişime geçti. Bir taraftan işgalleri karşı durulurken, durum hakkında halkımızı bilgilendirme çabasına girişildi.

Amasya Genelgesi ile “Milletin istiklalini, milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır.” Sloganı tüm dünyaya haykırıldı. Daha sonra Mustafa Kemal liderliğinde Erzurum ve Sivas kongreleri toplandı.

Kongrelerde güdülen amaç ulusal sınırlar içinde bulunan vatan parçaları bir bütündür. Birbirlerinden ayrılamaz. Her türlü işgal ve müdahalelere karşı konulacaktır. Manda ve himaye kabul edilemez… Benzeri kararlar kurtuluşa giden yolda atılan adımların bazılarıydı.

Mustafa Kemal gün gün planını büyük özveriyle uygulamaya koyuyordu. Padişahtan ve İstanbul hükümetlerinden ülkenin geleceği adına olumlu bir eylem beklemek hayaldi.

Halkı örgütleyip, dağılan orduyu toparlayıp işgalci düşmanlara karşı mücadele vermek gerekiyordu. Erzurum ve Sivas Kongrelerinde oluşturulan Heyeti Temsiliye kurulları önderliğinde çalışmalar hızla sürdürüldü.

Mustafa Kemal 27 Aralık 1919’da Ankara’ya geldi. İşgalci ve onların iş birlikçisi isyancılarla topyekûn mücadele etmek için Heyeti Temsiliyeden daha geniş katılımlı bir meclis toplamak gerekiyordu.

İşte ılık bir Nisan gününde Ankara’da 23 Nisan 1920’de Büyük Millet Meclisi açıldı. Böylece Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri atılmış oldu.

23 Nisan egemenliğin padişahtan alınıp halka verildiği gündür. 23 Nisan yıllarca padişahlara kul kabul edilen halkımızın özgür yurttaş olma iradesine sahip olma hakkını elde ettiği bir gündür.

Nihayet 23 Nisan, Sakarya Savaşı, Başkomutanlık Meydan Muharebelerini muştulayan bir kutsal gündür. Evet, 23 Nisan yarınlarımızın güvencesi çocuklarımıza armağan edilen ulusal bayramlarımızdan birisidir.

Ankara’da açılan meclisle ortalık gül gülistanlık olmadı elbette. Gün gün işgaller devam etti. Meclis başkanlığına seçilen Mustafa Kemal önderliğinde gazi meclis ordunun teşkilatlandırılması, işgallere karşı dururken bir taraftan da padişah ve işgalcilerce yönlendirilen iç isyanlarla mücadele etti.

Padişah ve İstanbul hükümeti Mustafa Kemal ve arkadaşlarına idam fermanları ilan etti. Tüm bu olumsuzluklarla mücadele edinildi. “Ya istiklal ya ölüm” ilkesiyle halkımız maddi manevi tüm gücüyle yeni kurulan meclis ve onun hükümetine, idari kadrosuna destek verdi.

Evet, tam 100 yıl geçti TBMM’nin açılışının üzerinden. Büyük bir ulusal bayramdır 23 Nisan. Ulusumuz 23 Nisan 1920’de açılan meclisle birlikte Ata’sının önderliğinde yıkılan imparatorluğun temelleri üzerine yeni çağdaş bir devlet kurdu.

Bizler bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, devletimizin kuruluş ilke ve hedeflediği çağdaş uygarlığa ulaşma ülküsünü ne derece anımsayıp içselleştirirsek o ölçüde yarınlarımıza daha güvenle bakarız.

100. Yılını idrak ettiğimiz 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı ulusça içtenlikle kutluyoruz. Bu güzel bayramı bizlere armağan eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere O’nun silah ve dava arkadaşlarını saygıyla yâd etmek hepimiz için bir yurttaşlık görevidir. Ruhları şad olsun…


Beğen

İBRAHİM YILMAZ
Kayıt Tarihi:22 Nisan 2020 Çarşamba 12:38:24

23 NISAN ULUSAL EGEMENLIK VE ÇOCUK BAYRAMı YAZISI'NA YORUM YAP
"23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Suat Zobu
23 Nisan 2020 Perşembe 12:59:16
Eyvallah Ustam VAR ol.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun.

Ne mutlu Türküm diyene.

Selam ve saygımla sağlıklı günler dilerim..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


İBRAHİM YILMAZ Yazının sahibi 23 Nisan 2020 Perşembe 14:51:38
Merhaaba saygın kalem dost Suat Beyefendi, ilginize ve güzel dileklerinize teşekkür ederim.
Emeğe ve sanata saygımla benden de selam olsun soylu gönlünüze, sağlıkla kalın.

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Necati Kavlak
22 Nisan 2020 Çarşamba 14:05:01
İbrahim Yılmaz Öğretmenim!

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı,başlığıyla yayımladığınız, burcu burcu eğitimci kokan makalenizi okuyunca, 23 Nisanı düşük profilli kutlamayla geçiştirmeye çalışanlara rağmen, umutlarım
yeniden yeşerdi.
Muallimler yeni nesil sizin eseriniz olacak diyen Mustafa Kemal Atatürk gözlerimin önünde canlandı
ve" tasalanma Ben Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayacak dedim, bu sözü boşuna söylemedim dedi...
Bana bu duyguları yaşatan kalemi bütün kalbimle kutluyorum.

Selam ve saygılarımla.

Bu da Kavlak'tan.

100.NCÜ YIL!

Gökteki hilali yıldızı kopartıp göndere çektin
Zifiri karanlıktı ufuk şafak oldun aydınlattın
Estin rüzgâr gibi kirli havayı sisi dağıttın
Dumanlı hava sevene kaçacak delik arattın

Kurduğun laik cumhuriyetin yüzüncü yaşı
Sağlında göğe değmişti asil Türk’ün başı
Gülmedi bırakıp gittiğin günden beri yüzü
Dağ’a düşmüş Siluet’in sel olmuş gözyaşı

Saltanat hortladı geldi Osmanlı sultanı
Yağma hasanın böreği oldu devlet malı
İşgal etti inanç turistleri kalenin burçlarını
Tatile girmiş meclis öyle demiş başkanı

Kurulduğunda meclis işgal altındaydı vatan
Dağıtılmıştı Türk ordusu arınmıştı silahtan
Daha mı güçlü silahsız virüs düşmandan
İhanet değilse korkulur mu küçük mikroptan

Her kim yok sayıyorsa egemenlik bayramını
Bir kaşık suda boğ Deniz’im o ezeli düşmanı
Akmasın toprağıma bir damla pis kirli kanı
Kutlu olsun 23 Nisan egemenlik ve çocuk bayramı.

Hayal Denizi
22.04.2020

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


İBRAHİM YILMAZ Yazının sahibi 22 Nisan 2020 Çarşamba 20:42:41
Merhaba saygıdeğer kalem dost Necati Kavlak Bey, öncelikle ilginize teşekkür ederim.
Necati Bey, karamsar olmamıza gerek yok. Türkiye Cumhuriyeti sonsuzluğa kadar yaşayacaktır. Cumhuriyet 1923'te kuruldu. CHP'nin 1946-46 yılları siyaseti maalesef cumhuriyetin kuruluş ilkelerine karşı hatalı planlar uygulamaya başladığı yıllardır. demek ki, 20 yılın üzerinde yeni bir devlet kuruluş ilkelerine uygun siyaset uygulanmış.
1950'den başlayan karşı devrim hala sürüyor. yine de en az %50'nin üzerinde yurttaşımız cumhuriyetten yana. belki daha da fazla bu oran. Demekki karşı devrimciler cumhuriyeti yıkamadılar uzun yıllar hükümet etmelerine karşın. ve yıklamayacaklar.
İlk seçimde güzelliklerden yana iyi sonuçlar edinileceğine büyük bir güvenim var. Dilerim yanılmıyorum.
Bu duygularla
Serkan BOL
22 Nisan 2020 Çarşamba 13:54:27
Değerli bilgilerdi üstad. Bilgilerimizi tazeledik. Teşekkür ederiz.

Saygı ve selamlarımla...

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


İBRAHİM YILMAZ Yazının sahibi 22 Nisan 2020 Çarşamba 20:49:18
İlginize çok teşekkür ederim saygıdeğer kalem dost Necati Kavlak Beyefendi.
Necati Bey, cumhuriyet 1923de ilan edildi. Sağlam temeller üzerine, bilim ve akıl rehberliğinde inşa edildi devletimiz.
1950'den sonra gelenler yıl yıl karşı devrim faaliyetlerinde oldular. geçen uzun yıllara karşın başarıya ulaşamadılar. Halkımızın en az %50'si hala cumhuriyetten, demokrasiden yana. Demek ki, bu devlet sağlam temeller üzerine kurulmuş.
karamsar olmamıza gerek yok. Türkiye Cumhuriyeti sonsuzluğa kadar yaşayacaktır.
Bu duygularla 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk bayramınızı içtenlikle kutlar soylu gönlünüze selam ve saygılar sunarım.
İBRAHİM YILMAZ Yazının sahibi 22 Nisan 2020 Çarşamba 20:50:44
İlginize teşekkür ederim saygıdeğer klaem dost Serkan BOL Beyefendi, Emeğe ve sanata saygımla esen kalın.
Ahmet Zeytinci
22 Nisan 2020 Çarşamba 12:42:38
Adeta kısa bir Türk Tarihi özeti olmuş. Çok zor şartlarda kuruldu bu ülke ... Cumhuriyete emeği geçen başta devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını şükran ve minnet ile anıyoruz. Çocuklara bayram armağan edilen ilk ve tek ülkeyiz. Onlar yarının büyükleri ve geleceğimizdir. Kutlu olsun 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm çocuklara ve milletimize... Yürekten kutlarım Hocam...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


İBRAHİM YILMAZ Yazının sahibi 22 Nisan 2020 Çarşamba 20:52:22
Merhaba saygın kalem dost Ahmet Beyefendi, ilginize ve yazımı daha da anlamlandıran düzeyli yorumunuza teşekkür ederim.
Emeğe ve sanata saygımla esen kalın.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.