Gülüm Çamlısoy
2148 şiiri ve 1659 yazısı kayıtlı Takip Et

Hala gülümseyebilmek asla zor değil...



HALA GÜLÜMSEYEBİLMEK ASLA ZOR DEĞİL...



‘’Körlük insan aklının körlüğü için kullanılmış bir metafor. Ya körüz ya da deliyiz.’’
(Saramago)

Bilinciyle dirilen ve deliren bir yengecin ayaklarından dökülüyor parçacıklar ve toz bulutuna karışan aklın iklimlerinde ter döküyor gecenin işçileri.

Renklerin buhranına talip olan bir veryansın adeta ve çer çöp karışan rüyalarımız elbet gerçeklerin delirtirken isyan eden yalanlar gibi ve sözcükler dikiyoruz yakalarımıza sonra da yakalarımız bir araya gelmiyor tıpkı iki ayrı yakada birbirini özleyen semtler gibi mutsuzluğa gölge düşüren bir çıyan ve mutlak özgürlüğe atıfta bulunan bir isyan.

Körelen deyişler var sağanakta saklı ve mevsimler var asla rüştünü ispat edemeyecek…

Eriştiğimiz mevsime atıfta bulunan baharlar ve kışı yaşayan cehennemde cennet yolcusu kimse aramıza karışan zebani ve gölgelerin de müridi iken zalim ve zulüm yüklenmiş sıfatlar elbet bahşedilecek yeni günde açacak da gelincikler ve nazlanan mutluluk eninde sonunda çalacak kapımızı.

Yüreği ihya eden sevgiden yana katıksız ihbar ettiğimiz yamalı yüreklerimiz ve yarım ağız sevdiğimiz bir ömrü uğurlayıp da kendimizle ve ölümle yüzleştiğimiz.

Fakir tininde rest çektiğimiz mutluluk kadar da yabani bir dürtü adeta içgüdünün esaretinde doluşan hikmet ve rahmet aşkın da arka penceresinde rüzgârın tüttürdüğü yalnızlığın dumanı tüm dünyayı kaplamışken.

Billur sesi özlemin.

Akışkan kıvamında yetersizliğin.

Ve sevgiden yana kastımız olmuşken koca bir ömür şimdi acele ile sevmekten yana tüm derdimiz belki de inkâr ettiğimiz kadar da iddia ettiğimiz iç sesimiz her halükarda tepişen dış sese olan rağbetle yok sayıldığımız kadar yok saymanın de meali kimsesizliğimize düşen gölgede kayıt açtığımız bir defter elbette ölen duygularımıza taziye ziyareti yapıp da açık mezarın başında beklerken misafirimizi belki de uğurladığımız her şey için derin bir özlemle kazıyoruz adımızı satırlara ve ölümü değil umudu sahipleniyoruz ki payımıza düşen de illa ki bu.

Her yanlışta saklı doğruluk payı ve doğruluğun da doğradığı gerçekler ve açılacak her artı parantezde insanın insana ve evrene ihaneti nihayetinde evrenin kustuğu her acıdan nasiplenen yine nice iyi ve masum insan elbet mazlumların ahı yerde kalmazken nasiplenen iyi yürekli nidalar ve solan imgelerin tutarsızlığında çetrefilli bir yolculuk.

Renkler solan.

Işıklar aksayan.

Aksıran dış ses ve çaput b/ağlayan iç ses.

Mağdur kimlikler ve imleci olmayan bir anlatı aşkın da habis bir ur olarak teşrif ettiği ve ihtiyaçlar hiyerarşisinde tüm ihtiyaçların bir şekilde karşılanmayacağı iddiası ile yüzleşip gerçeğe dönen bunca kâbusun aslında insanlar için de yeni bir dünyanın ilk evresi olduğu.

Günümüz gerçekleri.

Gerçeklerin hep inkâr edildiği.

Yalanların refüze ettiği güneş gibi ve ışıktan beslenen hayat ve sevgi denen imla gereksinimleri elbet kendi bacağına kurşun yağdıran bir yeis ile çatlak sesinde iblisin yeniden doğabilmenin gücü ve umudun ara ara firar etmesine rağmen hayattan, bir şekilde dayanmayı şart koşan insanoğlu ve yardımcısı iken İlahi Güç, her şerde saklı hayrın da yardımı ile güneşin ısısında eriyen nice buz dağı en çok da sevgiyi ve umudu hayata katık yapan insanların inancı ile aşamayacağı tek engelin de olmadığı gerçeği.

Körlük kadar delilik.

Deliliğe vurup da hayatı hala gülümseyebilmenin de asla zor olmadığı.

Metaforlar sarmalında aşkın ve inancın da himayesinde açacağımız ve aşacaklarımız elbette kalp gözümüzle önceki hayatımızda yaptığımız tüm yanlışlardan da arınacağımız gerçeği ile taşa dönmüş yüreklerin bile yumuşayacağının da garantisi iken vicdanlı insanların ve mazlumların ve çocukların hatırına ihya ettiğimiz iç dünyamız kadar dünyayı da saran körlük ve ihanetten kurtarmak adına elbet İlahi Gücün yardımıyla aşacağımız ne çok dağ ne çok tepe.


Beğen

Gülüm Çamlısoy
Kayıt Tarihi:23 Mart 2020 Pazartesi 16:13:17

HALA GÜLÜMSEYEBİLMEK ASLA ZOR DEĞİL... YAZISI'NA YORUM YAP
"HALA GÜLÜMSEYEBİLMEK ASLA ZOR DEĞİL..." başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
HASAN ÇAPRAZ
23 Mart 2020 Pazartesi 19:58:42

toz bulutuna karışan aklın iklimlerinde ter döküyor gecenin işçileri....


nazlanan mutluluk eninde sonunda çalacak kapımızı....



Billur sesi özlemin....


Aksıran dış ses ve çaput b/ağlayan iç ses......


güneşin ısısında eriyen nice buz dağı en çok da sevgiyi ve umudu hayata katık yapan insanların inancı ile aşamayacağı tek engelin de olmadığı gerçeği....


Dikkatimi çeken güzel satırlardı,sözlerdi,,

Pozitiflik hakimdi,güzelliklerin enerjisi vardı

Güzel akşamlar diliyorum

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Gülüm Çamlısoy Yazının sahibi 23 Mart 2020 Pazartesi 20:01:49
Olmalk zorundayız.
Hepimizin olumlu düşünmeye ve mutlu hissetmeye ihtiyacı var.
Sevgiyi de ilk sıraya yerleştirdik mi...
Hayat yaşamaya değer ve sevmek için milyonlarca nedenimiz var.
Ve yapacak daha çook işimiz var.

Çok teşekkür ederim yürek dolusu

Mutlu akşamlar diliyorum
Gülüm Çamlısoy Yazının sahibi
23 Mart 2020 Pazartesi 19:36:37


Gene de bir iştir beklemek. Bekleyecek bir şeyi olmamaktır korkunç olan.-- CESARE PAVESE

Cevap Yaz

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
saf şiir
23 Mart 2020 Pazartesi 17:17:23
Gerçekten zor değil... Hatta bu yazıyı okurken ben tebessüm ettim de. Güzel yazını tebrik ederim Kardeşim. selam ve dua ile.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Gülüm Çamlısoy Yazının sahibi 23 Mart 2020 Pazartesi 17:32:47
Hepimiz bir bir tebessüm edelim İnşallah.
Heybemiz dolu ağabeyim
Allah çok büyük
Çok sağ olun

Selam ve dua ile
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.