Necati Kavlak
213 şiiri ve 234 yazısı kayıtlı Takip Et

J.nın not defteri-3/ insan uçar mı?



J.NIN NOT Defteri-3/ İnsan Uçar mı?


Doruğun göreve başladığı yıllarda: Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Mustafa Kemal Atatürk’ün; ilke ve inkılâplarıyla vücut bulan, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin; fabrika ayarlarıyla oynanmamış ve çivisi çıkmamıştı…
Türk milleti Muhasır medeniyete giden yolda, düşe kalka, kendi çizdiği yolda emin adımlarla, sapmadan yürüyordu.
Devlet kadrolarına alınan personel, Anayasa, yasa, tüzük ve yönetmelik çerçevesinde: kurum ve kuruluşlarının, kendi personel kanunlarına bağlı kalınarak; liyakat esası gözetilerek seçilir ve istihdam edilirdi.
Devletin her kurumu, kendi ihtiyacını karşılayacak bütçe imkânına da sahipti.
Yakacak, kırtasiye, demirbaş vs ihtiyaçları, dairelere aktarılır, daire amirleri bu bütçe imkânlarıyla, kendi yağında kavrulur giderdi.
Atamalarla birlikte, Doruk kendi dairesinin bütçesini sarf etme, kullanma yetki ve mecburiyetiyle yüz yüze geldi
İlçe Jandarmaya Atanan personel Siirt Sason’dan atanmıştı.
Gelişi Eylül’ ayını bulacaktı.
Bu yüzden, kışlık yakacak vaktinde alınacak, ödenek sarf edilecek, evrakları da saymanlığa ulaşacaktı.
Şimdiye kadar böyle bir evrak hazırlamamıştı Doruk! Tecrübe eksikliği gözünde büyüdükçe büyütüyordu.
Her gün daha önce neler yapılmış, nereden ne alınmış, hangi işlemler yapılmış evrakları didikleyip dururken, Orman İşletme Müdürü Oktay bey telefonla aradı. Önce rutin bir hal hatır muhabbeti ve arkasından birlikte çay içme daveti ilaç gibi geldi.
Hiç vakit kaybetmedi.
Şapkasını aldı, santrale not bıraktı, Orman İşletme Müdürünün davetine icabet etti.
İşletme Müdürü, kırk, kırk beş yaşlarında, 170/175- boyunda, beyaz tenli, 90/95 kilo ağırlığında; hafif göbekli, güler yüzlü, Orman Yüksek Mühendisi kariyerine sahip, mütevazı bir kamu görevlisiydi.
Mesai saatleri dışında, diğer kamu görevlileri gibi, şehir kulübüne takılan usta bir briç oyuncusuydu. İçeri girer girmez o babacan haliyle ayağa kalktı, hoş geldin komutan diye elini sıktı, yer gösterdi…
Selahattin Bey gitti yalnız kaldın, işin zor olmalı. Sıkıldığın zaman her zaman beklerim, çekinme diye lafa girdi.
Muhabbet devam ederken tavşankanı çaylar geldi. Ve çaylar yudumlanırken, komutan sana bir iyi bir kötü haberim var, diye gözlerinin içi gülerek başladı söze.
Doruk, Müdürüm önce iyi olanı isterim, kötü sonraya kalsın. Mesleğimiz gereği hep acı ve kötü haber bizim davetsiz konuğumuz, diye espri yaptı.
Oktay Bey gülümseyerek olur tabi önce iyi haberden başlayın, biliyorsun, bölgemizde kesim başladı. Arkadaşlarla, Jandarmanın kışlık odunu ihtiyacını, ücretsiz karşılamayı kararlaştırdık.
Bu iyi haber!
Yalnız tahsis edilen yerden odunu kendiniz toplayacaksınız; bu da sizin için kötü haber dedi gözlerinin içi gülerek.
Doruk, her kötü haber odun toplamak gibi olsun müdürüm. Bizim için sıkıntı olmaz, seve seve toplarız ve yakacak ödeneği ile de Mefruşat alırız deyiverdi.
Dudaklarında dökülen cümle sanki önceden provası yapılmış gibi dökülmüştü dudaklarından. Ağzından çıkan söze kendi de şaşırdı.
Oktay Bey!
O zaman hayırlı olsun.
İstersen hiç vakit kaybetme.
Bölge şefimiz yüksel beyi gör.
Yüksel Bey size yardımcı olacak diye muhabbete noktayı koydu.
Uçmuştu doruk!
Oktay Beye teşekkür edip ayrıldı.
Bölüğe geldi, İl Jandarma Alay komutanını aradı. Müdürle aralarında geçen konuşmayı aktarıp, odunu kendi imkânı ile toplayacağını, kışlık yakacak ödeneği ile bölük komutanlığındaki eski mefruşatı yenilemek için harcayacağını coşku ve heyecanla anlattı.
Alay Komutanının ilk tepkisi, sen bunları yapabilir-misin sorusu oldu. Cevap hazırdı, siz asker göndermeme izin verirseniz, yaparım.
Aldığı cevap, Öztoprak Albayın hoşuna gitmişti.
Yüzü görünmese de, ses tonundan gülümsediği fark ediliyordu.
Tamam, toplayabilirsin yalnız askeri başıboş bırakma! Yakından ilgilen, bir ihtiyacın olursa çekinmeden beni ara dedi ve hattan ayrıldı.
İnsan uçar mı?
Doruk uçuyordu hem de kanatsız.

…/…


Beğen

Necati Kavlak
Kayıt Tarihi:15 Mart 2020 Pazar 11:25:21

J.NIN NOT DEFTERI-3/ İNSAN UÇAR Mı? YAZISI'NA YORUM YAP
"J.NIN NOT Defteri-3/ İnsan Uçar mı?" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Serap IRKÖRÜCÜ
15 Mart 2020 Pazar 22:09:43
"Akılsız insan sorun, akıllı insan çözüm üretir." sözünün ispatı gibiydi bu bölüm.

Doruk, kanatlarının yerini bulduğu için uçtu bence...

Yazının giriş paragrafı ve ardından açıklayan bölümler, sosyal değerlndirmeler adına çok bilgilendirici ve gerekliydi de bence...

Kaleminize sağlık Necati Bey.

Saygılarımla.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Necati Kavlak 17 Mart 2020 Salı 09:51:12

İçten Yorumunuz, karanlığa yakılan mum misali ışık saçıyor Serap Hocam.

İyi ki Varsınız.

Çok Teşekkür ederim.
Saygılarımla.
İBRAHİM YILMAZ
15 Mart 2020 Pazar 16:20:38
Merhaba Necati Kavlak Beyefendi, bakir topraklarda kudretten çıkan pınarların tatlı suları gibi hoş yazılarınızı okumak benim için tanımsız bir güzelliktir. Bilin isterim.
Evet, geçmişe öykünmek hoş karşılanmaz. sürekli ileriye bakmak önemli yaaşmı güzelleştirmek adına. lakin olmuyor. Düşe kalka da olsa geçmiş güzeldi. devletimizin kuruluş ayarlarıyla oynanmıyordu. anımsattığınız gibi.
Olanaklar kısıtlıydı. Fakat bilgi, tecrübe ve liyakata önem verilirdi bu topraklarda. kendimizde ülkemiz için, çağdaş uygarlığa ulaşabilmek adına çalışma azmi ve heyecanı vardı.
Dilerim maziye değil atiye güvenle bakacağımız günler yakındır.
Emeğe ve sanata saygımla dostça ve sevgiyle selamlarımı iletirim soylu gönlünüze.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Necati Kavlak 17 Mart 2020 Salı 10:16:59
Günaydın Yılmaz Hocam!

Bu gün 17 Mart, Yarın dünyanın en büyük donanmasına karşı kazanılan Çanakkale Deniz savaşının 104. yıl dönümünü kutlayacağız.
Çanakkale zafer kutlamaları üstüne de corona virüsü düştü. Sanki Çanakkale zaferini hiç can vermeden kazanmışız gibi. Unuttular, bir söyleme göre 250 bin / resmi kayıtlara göre 57 bin 236 kayıp verdiğimizi. Devleti yönetenler kutlamalara katılmayacakmış.
Demem o ki Bu sene Çanakkale Zaferinin gerçek mimarı, Türk Ulusunun ölümsüz lideri Mustafa Kemal Atatürk'ü daha çok anacak, daha çok yaşatacağız yüreğimizde.
Değerli hocam, aslında ben sizin naif içten yorumunuza cevap yazmak için oturmuştum klavyenin başına.
Lakin içimden bir ses sizin son yazılarınızdan çağrışım yaptı ve ilgisiz bir cevap düştü.
Ne demek istediğimi Yeni nesli emanet alan, cumhuriyet öğretmeni anlar dedim ve kayda geçtim.
Yorum için Teşekkür ederim.
Saygılarımla.
ishakaras
15 Mart 2020 Pazar 12:03:06
muhabbet de, yapılan icraatlarda güzel, zaman değişti araya dağlar girdi, sefalet vardı ama
insanlıkta vardı, arıyoruz eski günleri, kaleminize kuvvet saygılar selâmlar üstad

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Necati Kavlak 15 Mart 2020 Pazar 21:04:42
Değerli Dost!

Anıları kaleme alma amacı sizin yorumunuzda altını çizdiğiniz, arıyoruz diye ifade ettiğiniz güzellikleri yaşamak ve yaşatmaktı.
Yorumunuzu görünce, bir nebze de olsa hedefe isabet var diye düşünmeden edemedim.
Çok çok teşekkür ederim.

Selam saygılarımla.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.