Ahmet Zeytinci
657 şiiri ve 1223 yazısı kayıtlı Takip Et

Bityeniklerinin durumları hakkında tespitler



Bityenikleri bunlar, her ne kadar çoğu zaman gözle görmeseniz de bitler var ve insana da bayağı huzursuzluk verirler... M.Ö Yani milattan önce üçüncü yüzyılda ilk defa mısırda ortaya çıkmışlar. Daha sonra biber, patlıcan, hatta soğan ve patates de bile görülmeye başlamışlar... Tabi oradan da insana sıçrama yapmışlar...

İki türü var bunların bir sarı kafalı bitler bir de siyah kafalı bitler... Bu iki grup da birbirini hiç sevmezler, hiç de çekemezler... Durmadan her gördükleri yerde birbirlerine saldırırlar... Milattan Önce üçüncü yüzyılın ortalarında ’’Bu böyle olmayacak bu dünya size de bize de dar gelin düello yapalım aramızda kim yenerse diğeri öbürüne itaat etsin.’’ diye aralarında anlaşmışlar...

Offf bak ben bile şu bitleri yazarken pirelendim de kaşınmaya başladım hay Allah! Neyse lafı uzatmayalım sarı kafalı bitler ile siyah kafalı bitler eşit biçimde saflarına geçmişler... Her iki tarafta da bir trilyon sekiz yüz yetmiş iki milyar yedi yüz on beş milyon dokuz yüz seksen üç bin beş yüz altmış dört tane bit sıralanmış... Bir şimşek çakması ile bunlar birbirine bir girmişler pir girmişler... Sabah başlayan mücadele akşam güneş batana kadar devam etmiş... Her iki tarafta milyarlarca kayıp vermiş. Neticede sarı kafalı bitler siyah kafalı bitlere üstünlük sağlayınca, siyah kafalı bitler de ’’Bundan sonra artık bizim bağrımıza taş basmak düşer ve adımızda Bityenikleridir.’’ diyerek sarı kafalı bitlere itaat eder olmuşlar...

Bu arada yenik bitlerin bir sözcüsü de ’’Biz yenildik ama hem de ezildik. Ezilmedik dersek yalan olur. Dünya yuvarlak biz de güçüçüğüz. Keser döner sap döner gün gelir hesap döner.’’ diyerek insanların her işte bir bityeniği aramasının doğru olmadığını söylemiştir... Tabi bu bitlerin yenilmiş ve ezilmişliği, onların insanlar ile uğraşma huyunu da asla geriletmemiş, daha da bir hırslandırmıştır...Ta ki nereye kadar? Onu da aşağıda anlatalım...

Ta ki o kutunun içinde düğmesine bastığınız zaman fısssss fıssss diye ses çıkarıp da bizim üzerimize boca edildiği zaman işte biz o gün hepten yenik sayıldık hem sarı kafalı bit yenikleri olarak hem de siyah kafalı bit yenikleri olarak... Bundan sonrada hep yenik olarak devam edeceğiz hayatımıza...

Buradan insanata pardon insanoğluna hatta kızına sesleniyoruz. Artık her işin altında da bir bityeniği aramayın. Nedir bu bizim sizden çektiklerimiz yahu! Kendiniz edip bir sürü haytalığı sonra da yok efendim bunda bir bityeniği var diye bizim soydaşlarımızı karalıyorsunuz... Vallahi İnsan Hakları Mahkemesine başvuru yapacağız ama, çekincelerimiz var, bitiz diye güççücüğüz diye bizim başvurumuzu da kesin kabul etmezler....

Beğen

Ahmet Zeytinci
Kayıt Tarihi:7 Şubat 2020 Cuma 12:16:07

BITYENIKLERININ DURUMLARı HAKKıNDA TESPITLER YAZISI'NA YORUM YAP
"Bityeniklerinin Durumları Hakkında Tespitler" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
yakuphan kılınç
7 Şubat 2020 Cuma 20:28:19
Valla abi benim de bir kene hikayem var. Kenenin bir bölümü maskeli bir bölümü maskesiz. Maskeli kenelerin büyük baş hocası varmış. Hocanın çalışma ünü 70 ülkeye yayılmış. Tabi bu hocanın kurnaz mı kurnaz bir de öğrencisi varmış. Hocanın bu öğrencisiyle başı dertteymiş. Öğrenci tutturmuş bende hoca olacağım demiş ve birbirlerine girmişler. Öğrenci hocasını kovmuş kendi onun yerine geçmiş. Maskesiz keneler de bunların pençesine düşmüş. Maskesiz keneler maskesiz olduğu için polise de gidememiş. Çünkü kene polisler, maskelilere çalışıyormuş. Velhasıl maskeli keneler yurdu ele geçirmiş. Yakuphan Kılınç

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Afet İnce Kırat 8 Şubat 2020 Cumartesi 00:05:17
maskeliler dışarıda maskesizlerin dosyaları anayasa mahkemesinde çilelerini dolduruyorlar nasıl gitsinler polise.
Ahmet Zeytinci 8 Şubat 2020 Cumartesi 09:37:54
Teşekkür ederim Yakuphan verdiğin katkıları senin hikayede ilginçmiş.... Teşekkürler tekrar...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.