Albatros Piyal
6 şiiri ve 49 yazısı kayıtlı Takip Et

Kahrolsun şemsiyeler



Kahrolsun Şemsiyeler

Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 25.12.2019 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Kim anlatabilmiş en güzel haliyle ıslak sokakları, bir gece vakti? Ben anlatamam mesela. Parmak izi vari, herkeste farklıdır tezahürü. İnce demirden iskeletinin bir parçası kopuk şemsiyesiyle, akşam vakti bakkala ekmek almaya gönderilen çocuklar gibiyim. O çok güvende hissettiğim sobalı odadan çıkıp, kapkara bir aleme yollandım. Tanrının acıdığı küçük balık bendim. Zifiri okyanusa geri salıverdiği. Acının eşiğini atlayıp durduğumu zannediyorum, daha beteri başıma gelene kadar. Olması gerekenin olduğunu bildikleri halde ’duygusal’ dedikleri bu deveye, daha kaç hendek atlatmak istiyorlar? Evrenin şımarık yardımcı yönetmen perileri.

Üstü başı yırtık pırtık, sakalları saçıyla sevişen bir adam bağırdı ezelden, ’herşeyi biliyorum artık’ diye. Gözleri iri iri açılmış vaziyette, yüzünü döven damlalara aldırış etmeden, kolları hınca hınç açık, göğsü yırtılacak sanki. Ağlayarak kahkahalar atıyor. Genzinden tükürükler savurarak. Müthiş bir zamanı donduruş. Aklınızda canlanan bu sima kime ait? Beyaz tenli mi? Siyahi mi? Ne önemi var? Karanlık ıslak sokaklarda hepimiz biraz zenci değil miyiz zaten?
Hem yağmur yıkıyor rüzgarlarla beraber, zahiri kirleri. Çıkıp arınmak zamanı. Zeytinli yeşil sabunla kafamı sürte sürte yıkadığını hayal ediyorum annemin. İçimde zerre nifak yok. Dışım mis gibi. Toprak kokusu da öyle bir şey. Gecesi gündüzü fark etmez, dünyanın annesi tam olarak kim bilmiyorum ama onu sevdiği kesin. Bugünlerde sürekli yıkıyor çocuğunu. Çok kirlenmişse zahir.

Ve bir ahmak çıkıp fısıldadı kulağıma : ’dünyaya bir daha gelsem lezbiyen olurdum dostum, kadınlara doydum ama kadınlığa henüz değil.’ Tam bir kavram karmaşası. Haftada üç gün restoranda yemek yedikten sonra, Afrikalı çocuklar için dua etmek gibi.
Kahrolsun şemsiyeler! Mahrum ediyor yağmurdan. Ve kimileri, kamburu çıkkın, salyaları akan, duygu katili canavarlar gibi geziniyor, masumiyet ormanlarında.

Öpüşürken dudağım titremiyor artık. Aldılar içimden şehveti. Arzularımla birlikte. Yalnızca bas gitarın tınıları, durduk yere orgazm yaşatır oldu. Kulaklarıma! Elmanın, betona vuran gölgesini yalayıp, haz yaşamaya çalışıyor dışarıdakiler. Benimse elimde son bir çekirdek kaldı, yağmurlarla yıkanmış kestane rengi toprağı bulursam, ekeceğim.
Şu an fark ettim: parfümümü seviyorum. Henüz fark etmedin: çok sevmiyorum, zor seviyorum. Kolay unutuşların, siyah paltolu adamıyım ben. Ciğerimi söküp attığımdan mütevelli. İçine dolacak bir gökyüzüne ihtiyaç duymuyorum. Ve endişelenmeyin, hallediyorum. Kedi gibi dünya. Oyalansın diye geçmişten yumaklar atıyorum önüne. O, ’yalansın’ dese de ben gerçeğin ta kendisiyim. Sadece yüzleşmekten korkuyor.
Dört bacaklı yıldıza benzeyen demirden diskleri ustalıkla fırlatan ninjalar gibi, sağa sola atıyorum sigara paketlerini. Hepsi otopsi olmuş kadavralara benziyor, içleri bomboş.
Küf cumhuriyetleri kuruluyor, dünden kalmış pizzalarımın üstünde. Haftada bir gelen temizlikçi kadın devrim yapıp, siliyor hepsini kısa tarihlerinden. Tıpkı yağmur gibi.
Ve ittire kaktıra sürdürdüğümüz arkadaşlıklar, bahanesi oluyor meyhaneye gitmenin. Maddiyat umurumda değil. Bana, korkmadan yağmur birikintilerine çizmesiyle basacak kadınlar lazım.

Tam o esnada kalçama bir çimdik atıp ’şişt yakışıklı! Hadi sahile gidip bir şeyler içelim’ dedi. Anladı sanki bir derdim olduğunu. ’Bir mi? Güldürme beni. Hem ben huzurla doluyum. Kaç defa söylemem lazım? Bana yetecek kadar huzur. Kapiş?’ Tüm dişleri parladı gülerken, sokak lambasının tam altında. Güçlüydü. Zira birkaç gün önce geçirdiğim nöbetten dolayı acile yattığımda da aynı şekilde gülüyordu, moral olsun diye. Klişe olduğunu bilsemde, o söyleyince çok haklıymış gibi geliyordu.
’Acınacak haldesin. Kalk ve kendine gel. Hayatını sil baştan yaz. Hiçbir şey için geç değil. Sinir etme beni. Yarından itibaren, gelecek adına ne varsa yapıyorsun. İstediğin kadar destek olurum sana.’ Bunları söylerken, tembih alan bir çocuk gibi şaşkın şaşkın bakıyordum yüzüne. Sanki ablamdan azar yer gibi. Sabah uyandığımda, geleceğe açılan dört boyutlu kapılar vardı zihnimde. Aldığım kararlar. Geçmişten birkaç parça bir şeyler götürmek istedim yanımda. Ama bıraktığım yerde yoktu. Hayatın sillesini yemiş İblis dedi ki: ’herşey yerinde güzel.’

Beyaz güvercin besliyormuş iki tane. Birinin bir bacağı yok. Birinin tek kanadı kopuk. Kahve içmek için mutfağa gittiğimde gördüm. Sonradan anladım, belindeki güvercin dövmesinin anlamını. Serumum bitip dışarı çıktığımda kimse yoktu. Otoparka gidip arabasını aradım. Yan kapıyı açıp oturunca fark ettim uyuya kaldığını. Dizlerini karnına çekmiş, üzerine paltomu örtmüş uyuyor. Beli hafif açılmış. Yarım kanatlı güverciniyle göz göze geliyoruz. Bende kıyamadım. Uyuduk arabada öğlene kadar.

Beğen

Albatros Piyal
Kayıt Tarihi:24 Aralık 2019 Salı 11:18:18

KAHROLSUN ŞEMSIYELER YAZISI'NA YORUM YAP
"Kahrolsun Şemsiyeler" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Konsantre Karanlık Madde
31 Aralık 2019 Salı 01:49:17
Haftada bir gelen temizlikçi kadın ''yukarıda'' bir devrim yapıyor ama mikroorganizmalar katında bir kıyamet, bir kıyım. Melek melektir. Aşağıda ölüm meleği, senin katta hijyen meleği.

Rengarenk asansörlerle bir aşağı kata mikroskop penceresinden önemimiz ve komplikeliğimiz, bir yukarı kata teleskobun camından zerreliğimiz ve hiçliğimiz, iç içe. Asansör de ondan rengarenk. Tüm renklerin içinde ''her şey yerinde güzel''

Bu senden okuduğum en iyi şey olabilir. Profil fotoğrafındaki arkadaşın gözlükleri çok güzelmiş. İkisi için de tebrik ederim.

Selamlarımla.

Konsantre Karanlık Madde tarafından 12/31/2019 4:43:18 AM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Albatros Piyal 31 Aralık 2019 Salı 01:57:27
Az önce bir kokoreçciden geldim. Saçlarım ıslak, bir de paltom. Şu siyah olan. Daha önce hiç bu kadar lezzetli bir kokoreç yememiştim. Çünkü, yirmi saattir açtım. Ve biliyorsun, benim için açlığın derecesi de haz sebebi, yediğim şeyin ağzımda bıraktığı tat cümbüşü de. Sigaramı yaktım ve 'Sessiz sessiz ağlar gibisin vay aman, zaman geldi gidecek misin vay aman, bırak ay gitsin sen kal bu gece vay aman, umudumsun sen...' ne andı ama. Bu huzuru bana hiç kimse hiç bir 'şey' yaşatmadı. Uç notlardaki hayatımdan enstantaneler dahi. Demem o ki, kokoreç güzel şey. Tavsiye ederim. Ayrıca, o gözlüklerin aynısı bende var. Cidden.
M. Sadık Uyan
25 Aralık 2019 Çarşamba 18:46:22
Tebrik ediyorum Amelie Plath

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Albatros Piyal 25 Aralık 2019 Çarşamba 19:20:26
Adımla seslendiğinizden mütevelli, mahçup bir saygı duyuyorum size. İnceden inceye seviniyorum vakit ayırıp yorum yapma nezaketinde bulunduğunuz için. Çok şanslıyım ki sizlerle burda buluştum. Hep sağolun yazdıklarınızla ve hep varolun.
yön
25 Aralık 2019 Çarşamba 18:40:09
yüreğine sağlık harika bir yazı okudum
yürekten kutluyorum saygılar selamlar

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Albatros Piyal 25 Aralık 2019 Çarşamba 19:17:47
Aynı saflıkla, selamınızı en yürekli yerinden alıyorum saygıdeğer defter arkadaşım. Vakit ayırıp yorum yapma nezaketinde bulunduğunuz için asıl ben teşekkür ederim. Selametle.
Gülüm Çamlısoy
25 Aralık 2019 Çarşamba 17:52:26


Yaşasın, yaşasın.

Kutluyorum.

Biliyordum ve yanılmadım.

Selam ve saygılarımla.

Günün sözüne ilişti de gözüm...

İşte bunun bilincinde olmak süper bir duygu.

Sevgi de yazmak da sonsuz madem.

Yaşasın Edebiyat.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Albatros Piyal 25 Aralık 2019 Çarşamba 19:16:14
Çocuklar gibi şeniz. Sen ve benlikten çıkıp, biz olabilmenin haklı gururunu paylaşıyoruz hep birlikte. Tabii ki edebiyat sayesinde. Hayat kısa, biz uçuyoruz kalem kaleme. İyiki varsın Ablam. Sağlıcakla.
Bir Eflatun Ölüm
25 Aralık 2019 Çarşamba 15:52:14
Adınızı ana sayfada gördüğümde şaşırmıyorum. Dün okumuş ve çok beğenmiştim. Hayranlıkla takip ettiğim birkaç kalemden birisiniz.

Bir rüyada olduğunuzu, ancak uyandığınızda fark edersiniz ya, yazdıklarınızın içinde öyle kayboluyor ki insan, ancak bittiğinde fark ediyor okuduğunu.

Uçsuz bucaksız tebrikler öyküye! Ve, yazarına sevgiler...

Bir Eflatun Ölüm tarafından 12/25/2019 3:57:08 PM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Albatros Piyal 25 Aralık 2019 Çarşamba 17:51:31
Bu ne içtenlik, ne hoş bir samimiyet? Sanki hasbihal ediyormuşuzcasına. Bu yorumun ağırlığı altında ezilmemek için, cevap yazıp hemen kaçmalıyım. Sağolun. Hep hoşçakalın.
gelincik
25 Aralık 2019 Çarşamba 15:13:59
Yüreğinin cümlelerine ses ,koku ,renk veren gök gibi mavi adam. Her bi'kelimen ayrı ayrı' en çOk da 'güvercin dövmesi...İçime dokundu.


Şairler neden kıskanır ,şimdi daha iyi anlıyorum.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Albatros Piyal 25 Aralık 2019 Çarşamba 16:35:05
'Gökyüzü bazen ciğerime doluyor' ve bir solukta üflüyorum içimi dağlara. Zirveye yakın bir yerde, bir gelinciğin yaprakları irkiliyor esen rüzgara. Sonra bu yazının altına yorumunu bırakıyor. Ne diyebilirim? Köklerin ayrılmasın, edebiyat kokan bu topraklardan. Bizde uzaklardan seyredip, bir umut baharı bekleyelim. Sağlıcakla.
Mavii KeLeBeK
25 Aralık 2019 Çarşamba 10:42:29
Her şey yerinde güzel
ve senin elinde anlam bulan kelimeler

yüreğine sağlık harika bir yazı okudum güne gelmeliydi ve gelmiş de
yürekten kutluyorum

bir insan dokunduğu herşeyimi güzelleştirir
marifet parmaklar da mı
yoksa o büyük yürekte mi

saygılar

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Albatros Piyal 25 Aralık 2019 Çarşamba 11:24:21
Bir söz işitmiştim: 'beni, erişenlerin çocuklaşamayacağı bir yere koyun' diye. Senin, o saf ve dobra mizacın, benim için öyle bir yerde. Bir adam niye yazar? Sen ve senin gibiler duysun diye figanını. Değerli yoldaş, sağol, varol. Günüme doping oldu yorumun. Sağlıcakla.

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Ömergrsy
25 Aralık 2019 Çarşamba 10:11:42
Sevgili dostum:
Hiçbir şey yapmayarak, aslında çok şey yaptığına defalarca şahit oldum. Yazdıkların evrenin mürekkebinden. Ama yazmadığın ve konuşmadıklarınla, sen evrenin silgisi oluyorsun. İradene şaşkınım. Bundan otuz yıl sonra da, yine birlikte susmak dileğiyle.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Albatros Piyal 25 Aralık 2019 Çarşamba 10:47:24
Geçmişin argo gardiyanı olarak, yine aynı mizah anlayışıyla: 'artık önemi yok' demek dahi gereksiz geliyor. Hem 'gözlüklü deve' ile görüştüm geçenlerde. Selamı var. Tuttuğumuz evin balkonunda çaya bekliyormuş seni. Kapiş :)
Güfranı Nejva
24 Aralık 2019 Salı 11:33:00
Betimlemelerin harika, dövme yi sevmem ama senin anlatımından sonra beldeki güvercin dövmesi hoşuma gitti...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Albatros Piyal 24 Aralık 2019 Salı 12:16:19
Naifliğin, papatyadan taç gibi, hep üstünde. Teşekkürler :)
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.