Albatros Piyal
6 şiiri ve 51 yazısı kayıtlı Takip Et

Morfin davası



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 11.12.2019 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

İşaret ve baş parmaklarımızı birleştirip halka yapıyoruz ve tek gözlüklü akademisyenler gibi gözlerimizi kısıp bakıyoruz ego bulutlarından. Kısa küt saçlar yahut kalın fauller, tok bir ses ve aynı fikirden mütevelli bir güruha cesaret konuşmaları yapmak kadar yapmacık şimdilerde dava bilinci. Çılgın kalabalık ağızlarından akan salya vari polen parçalarıyla tezahürat yapıyor, beyinleri uyuşturan kraliçe arıya. İdeoloji orgazmı yaşıyor toplum, dalga dalga, grup grup. Yazınsal kaynakların, atom bombası etkisi için gerek duyduğu dev fikir temelleri kimsenin umurunda değil. Hiroşima’da bir çocuk koşuyor çığlıklar içinde. Radyasyondan yanan vücudu, fırından yeni çıkmış ekmek gibi tütmekte. Gözlerinin akı erimiş akıyor toprağa, rafadan yumurta kıvamında. Oldu bittiye gelen kahvaltı masasından hallice vaziyet. Amerika devirdi tabağı ve masadan yere düşen zeytinler, ardında ince bir şerit bıraktı yağlardan. Kan izleri bunlar! Manyak mısın adamım! Sakin ol seni lanet olası! Kanalı değiştir! Midem bulandı!

Kravatlı bir adam çay içiyor onlarca kameranın önünde. Tuhaf! Çay içmek ne zamandır bu kadar gösterişli oldu? Allah Allah! Şimdi de elindeki fındıkları bir bir gösterip yutuyor. Yüzünde andaval gülüşüyle. Sanki gösteri yapan bir hokkabaz edasıyla, ’bakın, siz korkuyorsunuz ama bunları ağzıma sokuyorum’ der gibi. Az sonra dev puntolarla, alt yazıya anca takıldı gözlerim. ’Çernobil’ artık tehlikeli değil’miş! Askerliği de Karadeniz’de yaptık. İyi mi? Kurt düştü bir kere içime! Köylümüz sağolsunlar fındığı eksik etmezlerdi. Karakola çuval çuval bağış ederlerdi, askerimiz yesin diye. Var olsunlar. Ama bir kravatlı böyle deyince, ne bileyim işte! Lan arkadaş, iyice paranoyak olduk! Doksan beşte ’deli dana’ salgını olmuştu etlerden. Ülkeye giriş yeri Mersin Limanı’ymış. Tahmin et, ben kaçlıyım ve nerde doğdum? Güler misin ağlar mısın? Doksan beş, Mersin doğumluyum. Haydaa! Buyur burdan yak!

Teşbihte kusur olmaz imiş. Dananın kuyruğunun koptuğu yere gelelim: ne atom bombası, ne Çernobil faciası ne de etin delirmiş olması... Mesele algı! Bütün bunların sitkom dizi bölümleri gibi tekerrür ediyor olması, bizleri alıştırdı. Daha doğrusu ’uyuşturdu’. O kadar aşındı ki tahammülümüz, kıyamet kopmadığı müddetçe, ’bu günümüze de şükür’ der hale geldik. Bütün bunları, okyanus altı fiber kablolarla, halklara pompalayan korku baronları, sisler arasında böğüren gerçeği görmemizi istemiyor.
Eski Hindistan’da doğan ve bugün tüm gezegende hortlayan ’kast sistemi’ kene gibi emiyor geleceğe dair umutları. Orta tabaka, mitolojik kaynaklarda yerini aldı çoktan. Ya zenginsin ya da fakir. Ya güçlüsün ya da zayıf. Ve zayıfı koruması umulan ’demokrasi’ kavramı, adaletin terazisini parayla satın alanların elinde reklam malzemesi sadece. Bu güçlü korku baronları, artık bir üst seviyeye geçmek istiyorlar. Ne peki bahsedilen bu tecellisi yakın ütopya? Zaten tasmasını tuttukları yargı sistemini de ortadan kaldırmak! Aşikar bir şekilde hükmetmek. Orta çağa ’u’ dönüşü yapmak. Kulağa korkunç geliyor değil mi? Hastasınız siz! Ve ilaç diye verdikleri sadece ’morfin’. Başkalarının, burjuva artığı hayallerini gerçekleştirmeleri için kurduğu şirketlerde iş bulmak adına bitirdiğimiz üniversiteler... Kapitalizm değirmenine boynumuza asılı kovalarda taşıdığımız sular! Karşılığında, sadece onların izin verdiği kadar refah seviyesi. Arta kalan parayla biraz daha ’morfin’. Gerçekleri görmezden gelip, kafayı yemeden ertesi gün işe gidebilmek için.

İlmihaller ve ansiklopediler. Veda Hutbesi ve de İnsan Hakları Beyannamesi. Kur’anı Kerim, İncil ya da Tevrat. Bir diğer parantez Ateistler. Hiçbiri, bu dehşetli zihniyetin umurunda dahi değil. Kukla ustası İblis ve iplerin ucunda politikacılar. Eski Yunan dili Grekçe’de ’poli’ ve ’tika’. Anlamı, ’iki yüzlü’. İronik değil, aksine aşikar. Ve bizler halen Atatürk’ü tartışıyoruz maalesef.

Hadi vuralım böğrümüze böğrümüze. Çıksın boğazımıza takılı ne kadar haykırış varsa diye. En sert tokatlarla dövelim bu örümcek ağından dizlerimizi. Düşürdüğü için bizi bizle tuzağa, siyasi ideolojiler. Birlikte yürüyelim o puslu tepenin ardından güneşe doğru. Gözlerimiz kör olsa da yeni doğan umutların ısısını hissetsin morfinden meçzup tenimiz. Niyet ettik mi halis olana, duramaz içi hava dolu korku duvarları önümüzde. Haydi! Ben kalktım! Ya sen?

Beğen

Albatros Piyal
Kayıt Tarihi:10 Aralık 2019 Salı 11:50:19

MORFIN DAVASı YAZISI'NA YORUM YAP
"Morfin Davası" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Konsantre Karanlık Madde
31 Aralık 2019 Salı 04:49:34
Şu sonu ''in'' ile biten bileşikler Dostum. Sevmedim. Kafein, nikotin, eroin, morfin, örnekler çoğaltılabilir ama en tehlikelisi dopamin ve serotonin aslında. Direkt hazlar ile alakalı, tedbili kıyafet dolaşan kötücül hormonlar. Bir insana biraz dopamin ve serotonin salgılatarak, ufak tefek de telkinle yaptıramayacağın şey yok. Adamlar (?) kitlelere yapıyor, ben artık saygı duyuyorum. Cidden. Suç homo sapiens frekanslarında. Tarihe bakarsak, bir noktada ''öyle mi, öyle...'' Denildiğini duyabiliriz.

Bir tarafım da hala mazlumlara çok üzülüyor. İç içe demiş miydim bu gece?

Cevap Yaz
Lütfiye_Çanacık
11 Aralık 2019 Çarşamba 18:03:55
Hayatın gerçekleri, kendisiyle, tarihiyle, toplumla, dinle, aslında yüzleşilmeyen, dokunulmayan birşey kalmamış, yorumlarda çok değerli ve yüzleşmiş yazıyla. Huzuru bulmak için yüzleşmeli, yeniden doğmak için yüzleşmeli.
İlk emir "oku" ile yeniden yüzleşiyor insan...
Zorda olsa Allah kolaylık verecek İnşa'Allah,sabır ve duayla...
Tebrik ederim, selam ve saygılarımla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Albatros Piyal 11 Aralık 2019 Çarşamba 23:29:49
O zorluğun adı 'imtihan' olunca, O'ndan gelene razı oluyoruz huzurla ve sükutla. Demek istediğinizi anladım ve çok çok teşekkür ederim.
Gülüm Çamlısoy
11 Aralık 2019 Çarşamba 17:22:42


Tebrikler, tebrikler...
Selam ve saygılarımla.

İçime sinen bir yazıydı.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Albatros Piyal 11 Aralık 2019 Çarşamba 23:24:58
Teşekkür ediyorum can Ablam. Vakit ayırıp, 'burdayım' dediğin için teşekkür ediyorum.
Mesut Özünlü
11 Aralık 2019 Çarşamba 13:28:55
Ciddi kırılganlıklarımız, samimi bir sohbet tadında aktarılmış... Son derece ustalıklı bir üslup... Bin tebrik günün yazısını hak eden değerli kaleme...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Albatros Piyal 11 Aralık 2019 Çarşamba 13:44:42
Uyku arası bir irkiliş ya da hakiki bir diriliş. Acilen ihtiyacımız olan. Masiva gayrısı. İltifatınız sizden bir parça. Özünüzden. Her daim tebrik, gönlü güzel insanlara. Yani sizlere. Sağolun.
Ethem_Namık
10 Aralık 2019 Salı 13:00:51
Vay insanlığın haline vay!..

Demiyorum artık. Şunu çok iyi anladım; aldatılmak insanların hoşuna gidiyor. Din ile aldatılırsınız demokrasi ile aldatılırsınız,milliyetçilik ile aldatılırsınız, komünizm ile aldatılırsınız. Farketmez...aynı kapıya çıkar.

Çünkü halk aldatılmayı ister, bu tarih boyunca kesinleşmiş bir bilgidir. Sahipler de "bırakın aldatılsın" der.

Sorun nerde? Bence akılda...hayvani sahiplenme güdüsü ile akıl birleşince ortaya çıkan bu... çok genel olarak.

Madem Mersinlisiniz belki ilginizi çeker nükleer santral gelmeden sorunları geliyor ama herkes kafasını kuma gömmüş keyfine bakıyor. Öyle ekonomik ve sosyo-kültürel sorunlar geliyor ki bölgeyi yok edecek yabancılaştıracak ama kimin umurunda...zaten bölge mermer ocakları ve çimento fabrikası ile darbeyi yemişti ama onlar küçüktü bu kocaman...kocaman.

HAMDOLSUN!




1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Albatros Piyal 10 Aralık 2019 Salı 14:00:11
Tam da bu akşam balığa gitsem mi gitmesem mi diye düşünüyordum. Niye? Ne eski balıklar kaldı ne de eski hevesimiz. Deniz küstü bize. Küstürdük. Parmak basıp dikkat çektiğiniz konular hayati meseleler. Şimdilik maviyi görüyorum ama ya çocukarım, torunlarım?
Mavii KeLeBeK
10 Aralık 2019 Salı 12:40:41
Bende kalktım ama duvarları yıkmaya değil seni alkışlamaya
gerçekleri nasılda bir bir sokmuşsun körlerin gözlerine
nasıl da haykırmışsın sağırların kulaklarına
lakin kör göremez
sağır ise duyamaz
ama yinede ne diyordu deniz gezmiş
dar ağacına giderken bile haykır
belki duyan olur

uyuyan bir halkın uyunma anlarına şahit olur bu hırpalanmış bedenlerimiz kimbilir
hoca misali çal sende bir maya
hiç düşünmeden koca dünya maya tutar mı diye
ya tutarsa

mükemmel di
günümün yazısı ve güne gelmeli

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Albatros Piyal 10 Aralık 2019 Salı 14:18:49
Yazılanlar, onu okuyanların idraki kuvvetince değerlidir. Yani sizlerin naif fikir süzgeçi, iltifatınıza nail olduğum. Bu yüzden asıl ben teşekkür ediyorum.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.