Bir Eflatun Ölüm
73 şiiri ve 11 yazısı kayıtlı Takip Et

Asansör



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 27.11.2019 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Asansörün tepesindeki panelde, yeşil ışık -2’yi gösteriyordu. Bunun anlamını bilecek kadar tecrübe edinmiştİm. Her katta dakikalarca bekleyecek, ineceği kata gelip de kapıya en uzak noktada kalmış olanların homurtusuyla öndekiler kabinden inip, onlara yol verecek, sonra tekrar bineceklerdi. Kapı her açılışında; mutlaka birileri başını uzatıp gitmek istediği istikameti duymayı arzulayarak; “Yukarı mı?” ya da “aşağı mı” diye soracak, asansörün gecikmesine katkı sağlayacaklardı... O hengameyi sağ salim atlatıp en üst kata ulaşmayı başaranın çiçeklerle karşılanması gerektiğini düşünmüşlüğüm vardı...

Gözlerim paneldeki -2’ye sabitlenmişken duydum, sedye tekerleklerinin küçük rampada çıkardığı gıcırtılı sesi. İri kıyım bir hasta bakıcı, üstü beyaz örtüyle kapatılmış bir ölü ile gelip durdu yanımda.

Kuvvetle muhtemel, benimkiyle aynı yılgın bakışları dikmişti panele. Benim dikkatim ise, gelip sol yanımda duran ve aşağı yukarı bel hizasında bulunduğumu tahmin ettiğim ölüye kaymıştı. Bir iki adım gerileyip hasta bakıcının hizasına geldim. Şimdi yan yana, iki kişilik bir saygı duruşunda gibiydik. Sessiz, kıpırtısız...

Gayri ihtiyari, iri kıyım hasta bakıcıya kaydı gözlerim. Yaradılıştan hüzünlü bakışlarımla;

- Senin de işin zor be abi
Dedim

- Biz neler gördük, bu ne ki
Bakışıyla karşılık verdi bakışıma

Önümüze döndük. Bir ölünün ayak ucunda dikilirken, çok konuşulmazdı elbette. Gözlerle bile olsa...

Ona “ölü” dediğim için kendimi kınadım bir ara. Ama, yaşarken sahip olduğu tüm somut sıfatları kaybetmişti, ne yapabilirdim! Saçlarının, gözlerinin, teninin rengi, boyu, yaşı, hatta cinsiyeti... Hepsi tek bir sıfatta toplanmıştı artık. En azından, hayattayken onu tanımayanlar için.

Hastane, yaşamdan çok ölüme ihtimam gösterdiğini ispatlarcasına, bembeyaz, lekesiz bir örtü örtmüştü ölünün üzerine. Ya da belki, yaşayanlar kirletiyordu tüm beyazları. Bu konuyu ayrıca düşünmek için not ettim aklıma.

Göğsü olduğunu kestirdiğim bölgeye odaklandım önümde uzanan bedende. Belki de ölmemişti ve belki de nefes alıp verdiğini görebilirim diye düşündüm. Öyle ya, annemde görmüştüm mesela! Onun örtüsü hareket ediyordu. Evet, evet! Nefes alıyordu mutlaka ki, göğsü inip kalkıyordu. Yanılmışlardı işte, ölmemişti!

- Durun, bi yanlışlık olmuş, bakın yaşıyor işte, nefes alıp veriyor görmüyor musunuz!

Diye tepinmemi dikkate almadıkları gibi, karga tulumba uzaklaştırmışlardı beni yanından. Oysa emindim; bi yanlışlık olmuştu!

Şimdi aynı müjdeyi, ölünün yakınlarına verebilirdim. Ah kim bilir ne kadar sevinirlerdi!

Yeşilçam hepten uydurmuş olamazdı, belli ki yaşanan örnekleri vardı. “Bir yanlışlık olmuş, filmler karışmış” demiyor muydu o yüreklere su serpen replik?

Tüm dikkatime rağmen hiçbir hareket göremedim. Bu ölü, kesinlikle ölmüştü, hiç kuşku yoktu. İyi ki yakınlarına “sizin ölünüz gerçekten, tamamen ölmüş” demek zorunda olan ben değildim.

Nihayet, asansörün kata geldiğini bildiren ince melodiyi duydum. Kapı açıldı. İçeride alt kata inebilmek için her şeyi, hatta en üst kata kadar çıkıp geri inmeyi göze almış birkaç kişi vardı. Karşılarında birdenbire görmeyi bekledikleri en son şeyin, sedye üzerinde bir ölü olduğuna bahse girebilirdim. Sırtlarını kabine iyice yaslayıp sedyeye biraz daha yer açarak, ölüye; belki de yaşarken hiç görmediği saygıyı gösterdiler.

İri kıyım hasta bakıcı, ölüye gösterilen saygıdan payelenerek ağır ağır asansöre doğru sürdü sedyeyi.

Ben de üstüme düşen nezaketi gösterip yine sadece, yaradılıştan hüzünlü bakan gözlerimle;

- Önden buyurun lütfen
Dedim. Sanırım hasta bakıcının gözleri teşekkür etmeyi bilmiyordu...

Her neyse, ben yaşıyordum, nezaketsizlikleri hoş görebilir ve asansörün bir sonraki seferini bekleyebilirdim. Henüz vaktim vardı. Oysa, ölünün zamanı bitmişti. Hem artık yanında bulunmama da gerek yoktu, emin ellerdeydi. İyi adamdı iri kıyım hasta bakıcı. Birlikte dakikalarca beklemişliğimiz vardı sonuçta.

Yavaşça kapandı asansörün kapısı. Gri, parlak metalde gördüm yansımamı. Hala saygı duruşundaydı bedenim. Yürüyerek inmeye karar verip merdivenlere yöneldim. Hem belki yorulursam, ölüye kendimi biraz olsun affettirebilirdim yaşadığım için.

Hayır hayır, ağlamadım! Yaradılıştan, öyle, hüzünlü bakar benim gözlerim...


Beğen

Bir Eflatun Ölüm
Kayıt Tarihi:26 Kasım 2019 Salı 08:49:21

ASANSÖR YAZISI'NA YORUM YAP
"Asansör" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Serap IRKÖRÜCÜ
28 Kasım 2019 Perşembe 21:44:48

Bir anlık gözlemlerden ve yaşanmışlıklardan 'an'ı dondurabilirseniz bir yaşam öyküsü bile çıkabilir. Yazarın kalemi bunu yapabilecek yetide ama 'an'ı değerlendirmeyi yeğlemiş.

Çok başarılı bir durum kesit öyküsüydü. Anlatım diliniz de tertemiz ve çok akıcı..

Gecikmeyle de olsa yazınızın güne gelişini kutlarım.

Sevgilerimle...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm 28 Kasım 2019 Perşembe 22:37:58
Tüm bunlar, toplasanız on dakika içinde yaşanıp hissedilip bitmiş şeylerdi... Bir ölünün “hamisi” gibi hissettim kendimi desem, inandırıcı gelir mi bilmiyorum...

Sanırım, yaşadığımız her “an”a çok daha dikkatli bakmamız gerekiyor. Kim bilir neleri gözden kaçırıyoruz!

Çok mutlu etti, işinin ehli bir öğretmenden bu güzel yorumu duymak. Teşekkür ederim!

Sevgilerimle...
İsabella
27 Kasım 2019 Çarşamba 22:05:46
Tertemiz bir yazıydı, ölüm giyinen kefen kadar.
Hem duygusal hem gerçek hem de eflatunsu.


İsabella tarafından 11/27/2019 10:09:54 PM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm 27 Kasım 2019 Çarşamba 22:10:42
Ve İsabella her zamanki gibi çok zarif.

Teşekkür ederim. Sevgilerimle...
İBRAHİM YILMAZ
27 Kasım 2019 Çarşamba 21:05:52
Ne desem fazla bir ifade etmez yazacaklarım. Farkındayım. böylesine hedefi 12'den vuran öyküler yazan bir değerli kalemle muhatap olmak bir şans benim için.
öykü o kadar etkileyici. Betimlenemez. Bir an kendimi aynı asansörde hissettim. Ölünün yüzü soğuktur. ve de ölümün. Tüm bu duyguları yaşadım.
Kutlarım algı gücünüzün enginliğini.
Emeğe ve sanata saygımla...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm 27 Kasım 2019 Çarşamba 21:08:55
Estağfurullah! Mahcup ettiniz Hocam...

Çok teşekkür ederim. Saygıyla...
fransız
27 Kasım 2019 Çarşamba 14:16:55
"Gri, parlak metalde gördüm yansımamı. Hala saygı duruşundaydı bedenim."

belki tuhaf gelecek ama bu kısım daha etkileyiciydi..

ve haddim olmayarak küçük bir öneride bulunmak isterim ;

hasta bakıcının iri kıyım olması en başta belirtilip, defaten tekrar edilmesi anlatımın akışını bozuyor sanki


3 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm 27 Kasım 2019 Çarşamba 14:28:26
“Acaba kim takılacak oraya da, açıklama fırsatı bulacağım” diye merak ediyordum:)
Bu da sana tuhaf gelecek belki ama; tüm sessizliğine rağmen ana karakterim o hasta bakıcı idi. O sedyeyi, beklerken bile tutmaya devam etmesi, gözümde saygınlığını artırdı nerdeyse. Ona sadece “hasta bakıcı” demek yerine, bildiğim, gözlemlediğim bir sıfat da eklemek gereği duydum. Bu da ancak, fiziksel bir özelliği olabilirdi.
Umarım tam ifade edebilmişimdir...

Dikkatine sağlık Fransız:)

Sevgilerimle
fransız 27 Kasım 2019 Çarşamba 14:37:59
kaçmaz :)

hasta bakıcı değil de ölü bakıcı sıfatı daha uygun gibi ne dersin

herkesin günlük yaşamında başına gelebilecek sıradan şeyler olsa da
yazıyla canlandırmak maharet işi

nasıl desem,
kalemi fırça
kağıdı tuval olarak kullanabilmek mesela
Bir Eflatun Ölüm 27 Kasım 2019 Çarşamba 15:00:29
Anlaşılabilmek için her zaman doğru rengi bulamayabiliyorsun...
Mavii KeLeBeK
27 Kasım 2019 Çarşamba 13:14:46
Sen de ağlamadın bende şaire
zaten doğuştan buğulu gözler bizim değil mi

çok güzeldi yaşadım an be an kutluyorum yürekten

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm 27 Kasım 2019 Çarşamba 13:53:23
Teşekkür ederim... Sevgilerimle...
levent taner
27 Kasım 2019 Çarşamba 12:57:06
Merhaba

Korku/gerilim filmlerini izlerken uyanan bir merak vardır ya, gerilim tırmanır tırmanır ve "dağ fare doğurması" misali bir kedi miyavlar, süt dolu kâseyi devirerek uzaklaşır hızla, o kadar

Ben de ne hikmetse yazınızı okurken böyle bir merak duydum

Ne gelecek acaba arkadan!

Evet asansörler

Modern yaşamın parçaları

Cüneyt Arkın filmlerinde tehlike arz eder

Turgut Özatay'ın canlandırdığı karakteri bağırta çağırta ölüme gönderir hani

Abi yapma, yapma abiii! Diye bağıra çağıra, gırtlaktan bir senfoniyi dinletir insana

Asan söre dönüşür asansörümüz inceden

Bende ne anlatıyorum kalkmış ya!

Bu güzel yazının yanında kurusıkı Yeşilçam sahneleri, hayret bi şeyim yaa!

O değil de, asansör boşluğuna düşerek hayatını kaybedenler ya da yatalak kalanlar gelir aklıma kimi vakit

Allah saklasın öylesinden

Nihayet hocam

Yüreğinize, emeğinize, kaleminize, kelamınıza bereket

Gün başarınızı da tebrik ederim

Saygı ve selamlarımla...

levent taner tarafından 11/27/2019 1:07:50 PM zamanında düzenlenmiştir.

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm 27 Kasım 2019 Çarşamba 13:52:03
Hepi topu 10 dakika içinde yaşayıp hissettiğim ve dile getirdiğim bir anıdan neler çıkmış:)

Beklentiyi yükseltip sonunda da dağa fare doğurttuğum için özür borçluyum sanırım herkese.

Teşekkürler yoruma...
levent taner 27 Kasım 2019 Çarşamba 14:12:20
Yaptığım benzetmeden utandım bir anda

Bumerang misali döndü beni benzetti baksanıza

Özür borçlu değilsiniz hiçte

En azından bana

Saygılarımla efendim...

Ethem_Namık
27 Kasım 2019 Çarşamba 12:25:49
"Bu ölü,kesinlikle ölmüştü,hiç kuşku yoktu."

Üç kez okudum....
Korku filminden bir kesit gibi anlatımı var yazının.

Özür dilerim... Seçki Kurulu ve yorumcularla aynı fikirde değilim.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm 27 Kasım 2019 Çarşamba 13:46:16
Rica ederim, özüre gerek yok, hiç önemli değil. “Herkes beğensin” gibi çocukça bir beklentim yok:)

Saygılar
esesligizem
27 Kasım 2019 Çarşamba 11:51:35
Bazen sela sesleri yükselir,Allah rahmet eylesin der geçeriz.Bazen sorgularız kim,nası yani,neden ölmüş ki vs gibi sonra bir duraksarız ve deriz ki bu sela bir günde en sevdiklerimiz için hatta benim için bile verilecek.Buz kesiliriz yaşam ve ölüm arası bir solukla başlayan,bir solukta biten bir serüvende.Enteresan bir hisse kapılmamak mümkün değil tabi.Vakti gelen gidiyor.Kalanlarda sırasını bekliyor.
Çok anlamlı yazınızı beğenerek okudum.Yüreğiniz dert görmesin.Gidenler rahmet içinde kalsınlar.
sevgi ve saygılarımla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm 27 Kasım 2019 Çarşamba 12:07:22
Çok teşekkür ederim.

Sevgilerimle
Aziz Remzi
27 Kasım 2019 Çarşamba 10:25:28
Tevafuk mudur bilmiyorum,daha biraz önce apartmanın asansöründe üç -beş dakika kapalı kaldım.Allah'tan vurduğumda kapıyı duyanlar kapıcıyı çağırdılar sağ salim indik.Bir de böyle kalmalar var.

Hayatta bir asansör değil mi inişli,çıkışlı.. artılar yukarı ,eksiler aşağı...

Hele hastane asansörleri ömür törpüsü...ustaca anlattığınız bu olayı defalarca yaşadım.Bazen sedyede (Hasta olarak,diğeri olsaydı bu yazıyı yazamazdım😁),bazen sedye yanında.

Rabbim tüm hastalara şifa versin.Ölenlere rahmet eylesin.Tebrik ederim.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm 27 Kasım 2019 Çarşamba 10:46:01
Size de geçmiş olsun o halde:)

Çok teşekkür ederim... Saygıyla
Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi
27 Kasım 2019 Çarşamba 10:19:12


Bir Eflatun Ölüm tarafından 11/27/2019 10:23:12 AM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
ilhanaşıcı
27 Kasım 2019 Çarşamba 10:12:56
yazını okurken babam geldi aklıma...
pankreas kaynaklı bir rahatsızlığından zamanında acil hastaneye kaldırılmış ve tüm müdahalelere rağmen kurtulamamış GÜYA ... anlatımındaki gibi üstü örtülerek tam morga indirilecekken asansörün önüne geldiğinden babamın eli sedyenin yanından sarkmış ve genç bir bayan doktor hasta bakıcıya hangi hastaydı v.s diye sorarken gözü babamın aşağıya sarkan eline ilişmiş ve parmağını hafifçe oynattığın fark etmiş... bir hışımla hemen üzerindeki örtüyü çekerek ve hastaneyi resmen ayağa kaldırarak babamı tekrar bize yani hayata tam 50 yıl daha bahşetmiş...

hayat tesadüflerle kamufle edilmiş çok ince bir çizgi.. her ne kadar yaşarken üzerimiz çizilse de önemli olan öldükten sonra altımızın çizilmesi, güzelliklerle anılabilmek..

yaşam kadar hafif olsa da bazı gerçekler ölüm kadar ağır gelir çoğu zaman insana..

yaşama dair duyarlı bir yazıydı...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm 27 Kasım 2019 Çarşamba 10:20:04
Hayretler içinde okudum!
Diyorum işte; "bi yanlışlık" hep oluyor. Ama her yanlışlık, bir müjdeyle sonlansın, babanda oluğu gibi..

Çok teşekkür ederim
Erkan Cem Arslan
27 Kasım 2019 Çarşamba 02:52:24
Çok etkileyici ve samimi bir anlatım.

Sizin ki gibi sürpriz bir şekilde olmasa da sevgili kayınpederimin yoğun bakımdan morga götürürken asansörde birlikte bulunduk.
Sarılıp sarmalanmış babamı seyrettim ben de belki bir ihtimal... Ama olmadı... Ağllayamıyorduk bile. Sadece ona bakıyorduk. En son morgda dolaba konulurken dokununca inandım...

Konuyu aktarışınız o kadar sade ki insan seyrediyor resmen. Hatta bir film sahnesi olarak birgün karşıma çıkar.mi diye düşündüm bir ara.

Anneniz ile ilgili anınız da içini burkuyor insanın. Üzücü...

Sabır diliyorum


Saygılarımla...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm 27 Kasım 2019 Çarşamba 09:56:49
Okuyan herkesi biraz üzdüm sanırım ama, içine hüzün bulaşmamış bir şey yazmayı başaramadığımı fark ettim.

Size ve eşinize sabırlar diliyorum ben de.

Çok teşekkür ederim nazik ve yüreklendiren yorumunuz için.

Saygıyla...
mirim
27 Kasım 2019 Çarşamba 01:57:29
Öğlede telefondan okumuştum.
Şimdi yorum yazabiliyorum.
...
Konuşma tarzlarının 2. aşamasındasınız. 3. aşama Aborjinler gibi telepatiyle konuşma, 4. aşama ölülerle konuşma :)

Hastane asansörlerini iyi bilirim. O nedenle 3 katı geçmediği sürece merdivenleri tercih ederim. Ama bundan sonra bu tecrübeyi yaşama ihtimali nedeniyle en büyük asansörün önünde bekleyeceğim.

Bu arada, bir haftada 3. asansör muhabbetim.
1. perşembe günü asansörde kaldım. Klostrofobim yok ama uzayınca çıngar çıkardım.
2. Bir paylaşım okudum ve çok güldüm. Asansöre dobermanla binen birisinin, asansörde halihazırda bulunan birine, "korkmayın, bir şey yapmaz" şeklindeki uyarısına, "oldu olacak ejderhayla binseydiniz. Bırakın sizi, köpek kendisi söylese inananın anasını....." diye bir diyalogdu :)
3. de sizin bu gerçekten yerine çok yakışan paylaşımınızdı. Kah tebessüm ettiren, kah hüzünlendiren...

Kendi adıma teşekkürler ve tebrikler.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm 27 Kasım 2019 Çarşamba 10:04:04

Babamın, birine benden bahsederken; “çok erken başladı konuşmaya, o gün bugündür de hiç susmadı” dediğine çok şahit olmuşumdur:)

Gözlerle; bırakın konuşmayı, Kastamonu şivesi yapabiliyorum:)

Hayat doğal, zihinler bomboş, Aborijinlerin olayı bu:) Gelsinler bakalım Türkiye’de kendi dediklerini bile duyabilecekler mi? Hem, hissi kablel vukularımı ve gizli gerçekleri ortaya döken rüyalarımı düşününce görüyorum ki Aborijinleri çoktan sollamışım:)

“Olmasaydın
Ölülerle konuşuyor olacaktım hala”
Demiştim bir karalamamda (bkz. Yazıldığı Gibi Okunan Şiir:))

Demem o ki; konuşmak konusunda Nirvana’ya ulaşmış durumdayım:)
Eh, bunu ispatladığıma göre, teşekkür faslına geçebilirim:)

İtiraf etmeliyim ki; bildirimlerde adınızı görünce “ahaaa” dedim, “Ahmet Hocam, Ustura Kemal gibi dalacak şimdi yazıya”:) (zor beğenirliğinize binaen elbette) Yanıldığıma sevindiğim ender anlardan biriydi. Hatta, gün kraliçeliği vakarına hiç yakışmayan bir kahkaha attım:) şaka bir yana, günlerden beri, ilk içten gülüşümdü. Bunun için ayrı teşekkür borçluyum size.

Ve elbette güzel yorumunuz, beğeniniz için de...
Biri beni susturabilir mi artık?:)

arel.
27 Kasım 2019 Çarşamba 01:21:33
çok iyi bi anlatım yazının başlığını okurken nedense gri olarak değiştirdim grinin ölü tonu
bi arkadaşım demişti üstümdeki kazağa -modeli çok iyi ama rengi ne öyle ölü grisi gibi
yadırgamıştım ama soğukluk daha iyi ifade edilemezdi
tebrikler Sevgiler

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm 27 Kasım 2019 Çarşamba 09:53:11
Başlık konusunda hep sıkıntılıyımdır. Bunda da, içinde en çok geçen kelimeyi alıp başlığa koymak kolayıma geldi galiba. Ama, arkadaşının tabirini çok sevdim:)

Beğenin benim için çok önemliydi Arel, teşekkür ederim.

Sevgilerimle...
KurşunKalem
27 Kasım 2019 Çarşamba 00:28:20
Öyle güzel kaleme almışsınki sanki bende oradaymışım gibi, yanındaymışım gibi hissettim kendimi.

Kalemini, yüreğini sevdiğim Lilam, 0-5 lere rağmen SEN HEP GÜLÜMSE E Mİ

Sevgilerimle

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm 27 Kasım 2019 Çarşamba 09:49:00
Çok teşekkür ederim canım, hep birlikte...

Sevgilerimle çok
Ç aylak
27 Kasım 2019 Çarşamba 00:22:02
Bir film sahnesi gibi canlandı gözümde ve ürkütücüydü.
Ama ürkütücü olan kısmı ölü ya da ölüyle yan yana gelmek falan değil
(kendi şahsıma konuşuyorum) zamanımı boş yere geçirdiğimi anlamam ürkütücüydü.

Güzel yazınıza arada bi uğrayacağım o ölü'den fazla yaşarsam.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm 27 Kasım 2019 Çarşamba 09:48:02
"Her neyse, ben yaşıyordum, nezaketsizlikleri hoş görebilir ve asansörün bir sonraki seferini bekleyebilirdim." bu cümleyle anlatmak istediğim de buydu aslında... "Henüz vakit varken"

Çok teşekkür ederim...
ikiodabisalon
26 Kasım 2019 Salı 16:52:05


ikiodabisalon tarafından 12/4/2019 3:04:15 AM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm 26 Kasım 2019 Salı 19:21:28
Hemen sonrasında, beni en iyi anlayacağını düşündüğüm, dünyanın en özel insanına anlatmıştım. “Bugün bir ölü ile asansör bekledim” diye söze başlayarak... Hepimizin ağırlığını koymuştum onun omuzlarına, bir bakıma.

Anlayacağınız; en büyük ağırlığı, hikayenin görünmeyen kahramanı kaldırmak zorunda kaldı.

Teşekkürlerimle...
Heidi
26 Kasım 2019 Salı 15:17:05
Yazı iyi de, hastanelerde malzeme asansörü,hasta asansörü, ameliyat asansörü ayrı diye biliyorum.Teşekkürler.

Saygılar.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm 26 Kasım 2019 Salı 15:19:51
Bizim hastanelerde, ölüyü görünce kimse binmiyor asansöre, doğal bir ayrışım oluyor yani:)

Teşekkürler...
muslumbayram
26 Kasım 2019 Salı 12:08:46
Benim takıldığım aklıma yer eden, sizin yaşadığınız ve de unutamadığınız bir anı tekrar yaşamanız
ve kendinizin çok çok yıllar öncesi bir olayı izah edemeyip, inandırıcı olamayışınızın sancılarıydı okuduğum
derin izleriydi hatıraların

yanılıyor muyum??? Umarım yanılıyorum dur

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm 26 Kasım 2019 Salı 12:23:23
Aslında, başta tamamen bağımsız olaylardı. Ama insan beyninin, çağrışımlar konusunda öyle garip atlayışları var ki! Ne kadar uzağa itmiş olursanız olun, hiç beklemediğiniz bir anda, elinde o anıyla çıkıp geliveriyor karşınıza.

Teşekkürlerimle...
sonlu_34
26 Kasım 2019 Salı 11:56:27
Selam,

İlgiyle okuduk yazıyı.Hastanelerin asansör sıralamasında bile ölüm eksi (_) katlarda genelde.Bir an önce gideni hayattan eksiltmek için midir ? Yoksa ölümün kaçınılmaz gerçekliğini gözlerden ırak etmek için midir bilinmez.

Farklı bir senaryoda ölümü seyreyledik kaleminizden.


Saygımla.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm 26 Kasım 2019 Salı 12:21:01
Görmediğimizde, yok saymayı başarabiliyoruz ancak galiba...

Teşekkürlerimle...

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
uğurdemircan
26 Kasım 2019 Salı 09:42:50
O kadar gerçek ki ölüm.
Bunca formüller, mısralar, bilançolar, nutuklar arasında insanın yalan söyleyemeyeceği tek konu, delip geçemeyeceği tek duvar, tek gerçek.

Sanki asansörle başlayıp sürecek bir kitabın girişi gibiydi. Devam eder bence.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm 26 Kasım 2019 Salı 10:27:57
İnsanın, aklına yığılan cümleleri bir nizam içinde hizaya sokması, üstüne bir de bunu kağıda dökmesi o kadar zor ki! Bu konuda benim için bir idolsünüz.

Teşekkür ederim varlığınıza...
Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi
26 Kasım 2019 Salı 09:25:54


Bir Eflatun Ölüm tarafından 11/26/2019 9:29:17 AM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
HASAN ÇAPRAZ
26 Kasım 2019 Salı 09:08:33
Sağlık çalışanlarımıza sabırlar diliyorum,,Mevlam yardımcıları olsun

GÜNAYDIN

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm 26 Kasım 2019 Salı 09:27:24
O da ayrı bir konu tabi...

Teşekkürler, günaydın!
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.