pomborya
115 şiiri ve 122 yazısı kayıtlı Takip Et

Umut fakirin ekmeği,en azından ücretli değildi..



UMUT FAKİRİN EKMEĞİ,EN AZINDAN ÜCRETLİ DEĞİLDİ..

Yaz sıcaklığı var gücüyle devam ediyordu. Pek çok kişi tatile gittiği için işimiz yerle bir olmak üzereydi; zor anlar yaşıyorduk ve kimse memnun değildi halinden. Dokunsalar hepimiz ağlayacaktık o derece moraller bozuktu. Tüm esnaf hep bir ağızdan konuşuyorduk, ‘’mahvolduk, mahvolduk ne olacak bu milletin hali?’ ,diye… Dolar almış başını gidiyor, ve avro çoktan uçmuş gitmişti bile. Bütün esnaf ‘’ay sonunu nasıl getireceğiz?’’ ,diye belki feryat ederek bağırmıyorduk ama hepimizin ağzını bıçak açmıyordu, figanımızı içimizde bir yere gömüyorduk,biraz gurur, biraz da utanarak.. Hepimiz bir telaş içerisindeydik..
Ben, ısrarla sabah erkenden iş yerimi açmaya devam ediyordum. Bir’ ben iş yerimi erkenden açtığımı zannediyordum. Oysa ben caddeye inene kadar, cadde de ki birçok esnaf dükkânlarını açmış oluyordu. Benim iş yerim oyun salonu olduğu için, erkenden açmaya gerek yokmuş, öyle diyorlardı bana. Dükkanı erkenden açmamın o ana kadar hiçbir zararını görmedim hatta karlı bile oluyordum, hani erken kalkan yol alır misali..
Sabah erkenden iki kişi gelmişse eğer, o gün işlerinin iyi olacağına inanıyordum ve moralim düzeliyordu. Hatta buna bayağı bayağıda inanmaya başlamıştım bile, ne yapayım umut fakirin ekmeği en azından ücretli değildi. Erkenden işyerini açıyor işlerimi bitiriyordum ve bana da kocaman bir gün kalıyordu. Nete girip sohbetler ediyor insanlarla da konuşmaya vaktim bulabiliyordum
Msn de kayıtlı olarak tek bir kişi vardı ve ondan da çok sıkılmıştım. Onu engellememe rağmen gene de bir yolunu bulmuş girmişti nasıl girdiyse artık. İnternetten pek anlıyor sayılmazdım, sadece açıp kapatmayı öğrenmiştim o kadar
Senden çok sıkıldım, diyemediğim için onun adeta dert duvarı olmuştum. Bir başlıyordu yazmaya eğer bir bahane bulup çıkmasam netten, adam akşama kadar yazacaktı. İşim var müşteri geldi deyip kapatıyordum, adam sanki dert fıçısı gibiydi. Kim demiş kadınlar dertleşmek konusunda daha rahatlar diye. Oysaki erkekler çok daha hazırlar dertleşmeye de, yeter ki onları dinleyecek birileri olsun
Öyle ki, eğer ona izin vermiş olsaydım en özelini bile yazacaktı neredeyse. ‘’Yaptığım en iyi şey,, uyumak için akşamdan bir iki kadeh içmek,içki benim rahat bir uyku çekmemi sağlıyor’. ‘’Böylece hiçbir şey düşünmeden sabah uyanıyorum’’,diyordu. Tabi ki de herkesin kendine göre sorunları vardı ama bu adamın en büyük sorunu karısıymış…. ‘’Karısının, önemli psikolojik sorunları olduğunu yazıyordu’.
Sadece karısı değil, karısının diğer kardeşlerinin de aynı sorunlar varmış. ‘Boşamayı düşünmüyormuş çünkü ona acıyormuş’.
‘’Ana baba ölmüş bir tane erkek kardeşi varmış, erkek kardeş ne kadar bakabilirmiş ki ona ve ayrıca çocukları annelerine çok sahip çıkıyorlarmış’’. Yazdıklarının ne kadar doğruydu vebali onun boynuna elbette ki. Ona neden katlanıyordum? Çok samimi ve de içten yazıyordu, ona bir türlü kızamıyor onu dinlemek zorunda kalıyordum. Öyle ki, adam mutlu olduğu anlarını da benimle paylaşıyordu en ince ayrıntısına kadar ve bu durum bana çok garip geliyordu.
Bazen karşılıklı çayda içiyorduk sanalda olsa. Adam, ‘’seninle konuşmak bana çok iyi geliyor ve beni çok mutlu ediyorsun’’diye yazıyor bunu sık sık tekrerlıyordu..
. Eğer benimle konuşmuşsa o gün akşama kadar mutlu dolaşıyormuş. Sabah beni nette yakaladığı zaman, bir çocuğun şeker ya da oyuncak bulması kadar çok seviniyormuş’. Ona terapi gibi geldiğimi ve beni daha yakından tanımak için ısrar ediyordu. Ona, tanışalım dediğim an koşup gelecek bunu biliyordum,buna rağmen bana açıktan geleyim diyemiyordu çünkü o teklifi yaptığı an benim ortadan kaybolacağım düşünüyordu, ara- ara çıtlatıyordu ama ben anlamazlıktan geliyordum
‘’Ben, sabırlıyım ve beklemesini bilirim, acele ederek çok hata yaptım bu kez o hataları yapmayacağım’’ diye yazıyordu. Ona, henüz benim böyle bir niyetim yok, aşmam ve de geçmem gereken bir sürü sınavım var hele onları bi atlatayım o zaman düşünürüm diye yazmıştım bir seferinde ayrıntıya girmeden. O da, ‘’belki demen bile beni umutlandırıyor ve çok mutlu oluyorum’’,diye yazmıştı
Sabah-sabah ısrarla msn de titreşim yollayınca açtım,’’ bu gün çok mutluyum artık çok rahat bir yaz geçireceğim’’. Uzun uğraşlar sonucu iş yaptığı firmadan karşılıksız epeyce bira almıştı ‘’Bunları nakit’e çevirirsem var ya, çok rahat edeceğim artık. ‘’Çok uzun zamandır bunun peşindeydim ve başarının mutluluğunu ilk önce seninle paylaşmak istedim; henüz eşimin bundan haberi yok’’diye yazınca..Ben sadece, zavallı kadın, diye yazdım..Adam,’’Kendime ait bir büfem var ve öte berinin yanında büfede içki de satıyorum’’ diye yazdıktan sonra biraz durakladı, sonra devam etti yazmaya
‘’Eskiden çok içiyordum ama artık içkiyi bıraktım ve düzenli, sağlıklı bir yaşam kurmaya karar verdim, bunun içinde kendine uygun bir eş arıyorum’’,deyince…
Kendine eş mi, yoksa metremsi arıyorsun? Bildiğim kadarıyla senin zaten bir eşin var dimi ,
’Yok, adam bir türlü bunu kabul etmiyordu, çünkü evlilikleri sadece kâğıt üzerindeymiş ve yıllardır sadece eve girip çıkıyormuş…
Ne olursa olsun, kâğıt üzerinde de olsa sen evlisin, desem de, yok, adam bir türlü bunu kabul etmiyordu, etmedi de.
Konuştuğum sadece o değildi elbette ki, başkaları da vardı, ama benim MSN’ de sadece o kayıtlıydı. Tamam, sadece yazışıyorduk ama aradan uzun zaman geçince iş yazışmadan çıkıyor konuşmaya dönüşüyordu. Beni kızdıracak, beni üzecek, ya da beni zor duruma düşürecek tek bir hareket yapmamıştı. Buna rağmen ona hiç kanım ısınmamıştı, sadece ona değil, hiç kimseye ısınmamıştı. Bu yer bana çok sıradan, çok basit geliyordu ama sonra da kendi kendime soruyordum, ‘’sen neden buradasın’’,peki…
Yıllarca anlatıldı, konuşuldu üzerinde yorumlar yapıldı, boşanmalar oldu, hatta cinayetler bile işlendi, bu durumlara neden olan gerçek sebep neydi? Bu durumları yaşamanın asıl nedenini neydi? Onu merak ediyordum ve perde arkasında durup oradan araştırmak yapmaktı niyetim, yoksa kimseyi incitmek ya da aşağılamak asla aklımın ucundan dahi geçmemişti. Şunu hemen itiraf edeyim ki, öyle perde arkasına saklanarak istediğin sonucu elde edemiyorsun. Kendimce bir konu başlığı bulmuştum ve önümdeki deftere her şeyi anında kaydediyordum. Erkekler neden eşlerini aldatıyor?, Ya da erkekler neden eşlerini aldatma gereği duyuyorlar?,diye
Başlık bu idi. Ben bu amaçla buradayım ama çok daha bambaşka bir gerçekle karşı karşıya kaldım; erkeklerin süper birer yalancı olduklarını, korkak ve yakalandıklarında nasıl inkâr ettiklerini öğrendim.
Adama, en sonunda itiraf etmek zorunda kaldım benim burada olmamın gerçek sebebini yazdım, adam şaşırdı, şoke oldu.
Bana ‘’Bu konu da her hangi bir eğitim alıp almadığımı’’ sordu. ‘’Yazdıklarınla, konuşmalarınla çok farklı biri olduğunu görebiliyorum, ‘’ne üniversiteli insanlar tanıyorum iki cümleyi arka arkaya kuramayanlar var aralarında’’dedikten sonra.
‘’Ben sana hiç yalan söylemedim’’ diye yazdı.
Evet, biliyorum yalan söylemediğini, bu yüzden buradasın ve seninle konuşuyorum sohbetler ediyoruz, diye yazdım.
Adam artık yazmakta zorlanıyordu ve kafası iyicene karışmıştı çünkü adamın niyeti bambaşkaydı ve bunun için mücadele veriyor sabrediyordu, şimdi bu nerden çıktı der gibi yazılar yazıyordu ve allak bullak olmuştu zavallı adam… Onunla kaç ay yazışmıştık hatırlamıyorum ama o zaman zarfında tek bir yalanını yakalayamamıştım.
O sıralar bir yazı okumuştum, en uzun yalan üç veyahut altı ay sürermiş, o da, eğer çok usta bir yalancıysan. Bu aylar sonu da konuşmalar biteceği için mutlaka geri dönüşler olacaktır ve erkek altı ay önce ne yazdığını hatırlamayacağı için başka şeyler söyleyecektir. Erkekler daha çabuk unuturmuş kadınlara oranla ve bu yüzden de kadınlara kolayca yakalanıyorlarmış… Hayatında ne olmuş ne bitmiş her şeyi en ince ayrıntısına kadar anlatmıştı bana, sanırım artık bundan sonra böyle bir şey düşünmeyecektir. Ona her şeyi çok abartarak yazmıştım ki, sırf benden umudunu kessin, benimle böyle bir birliktelik olmayacağını anlayıp kendisi çıkıp gitsin istiyordum. Sanırım bunu oda anlamıştır ve bir daha ısrar etmeyecektir diye düşündüm ve onu hemen engelleyip silmiştim. ’Ben çok inatçıyım, sonuna kadar direteceğim’’ diye yazmıştı bir seferinde. Benimle yeniden iletişim kurmak için yeni bir meyli adresi alması gerekecekti, bunu yapar mıydı? Hayır, kesinlikle yapmazdı ve yapmayacaktır da.

Beğen

pomborya
Kayıt Tarihi:24 Kasım 2019 Pazar 22:13:24

UMUT FAKİRİN EKMEĞİ,EN AZINDAN ÜCRETLİ DEĞİLDİ.. YAZISI'NA YORUM YAP
"UMUT FAKİRİN EKMEĞİ,EN AZINDAN ÜCRETLİ DEĞİLDİ.." başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.