Necati Kavlak
199 şiiri ve 212 yazısı kayıtlı Takip Et

Yel değirmeni ve donkişot!



Yel Değirmeni ve Donkişot!


Deyim yerindeyse İzmir alev alev! Temmuz sonu, Ağustos’un ilk gününe, sımsıcak merhaba demek istermiş gibi çok sıcak. Foça’ya gidecek araç, otobüsten küçük, minibüsten biraz büyük, toplu bir taşıma aracı ve kliması yok.
İçeri Türk hamamı sanki sırf bu yüzden, yolcular kalkış saatine kadar, yazıhane önünde kimi gazete kimi elleriyle kendini yelpazeleyip durdu.
Otobüse binmek yerine dışarıda oyalandı, ceza evindeki mahkumlar gibi kısa olta attı
Şoför direksiyona geçip motoru çalıştırınca, alelacele binip yerlerine oturdu.
Karşıyaka, Menemen güzergâhını takiben, yaklaşık bir saat kadar sonra, Foça yarım adasındaydı Doruk!
Bütün dikkatini toplayarak yolun topografik haritasını çizdi aklına...
Foça’ya inen yokuşa gelince, tarihi yel değirmenleri karşıladı otobüsü.
Yel değirmenleri görünür de, Donkişot, atı Rosinante ve uşağı Sanco Panza hatırlanmaz mı?
Doruk yel değirmenlerine bakarken, Donkişot’un Rosinante üzerinde kılıcını çekmiş, yel değirmenlerine saldırdığını görür gibi oldu ve dudağında bir tebessüm belirdi.
O Sanco Panza ile tanışıp hayalleriyle yüzleşirken, otobüs garaja girmişti.
Oturduğu koltuktan kalktı.
Bagajdan valizini aldı.
Jandarma Komando Er Eğitim Alay Komutanlığının yerini sordu ve sahilden kışlaya doğru yürüdü.
Nizamiye girişine geldiğinde, kursa katılacakları karşılamak için görevlendirilmiş, bir rütbeli personel karşıladı.
Kısa bir selamlaşma, hal hatır sormadan sonra, kalacağı, yeri ve katılan kursiyerlerden kaç kişi olduğu hakkında bilgi verdi ve bir rehber eşliğinde Rütbeli kursiyerler için ayrılan koğuşa gönderi.
J. Komando Eğitim Alay Komutanlığı geniş bir alanda konuşlanmış, sırtını Top Dağı’na yaslarken ayakları denizde tatil yapan kendinden emin insan gibi görünüyordu.
Doruk kursiyerlere ayrılan koğuşa girdi, kendine ayrılan gar dolaba valizini boşalttı, valizi üstüne yerleştirdi, çıktı.
Kapıdan çıkarken onun gibi kursa katılmak için gelen sınıf arkadaşı Erşan’ı gördü.
Her ikisi de çok sevinmişti sarılıp, kucaklaştılar.
Doruk, arkadaşını bekledi, o da valizini bıraktı ve birlikte çıktılar.
Sahilde birlikte yürüdüler.
Öğrencilik günlerini, kıta’da geçen bir yılı konuştular.
Sonra sahilde bir balıkçıya oturup, İzmir’in slogan haline gelmiş, rakı levrek’in keyfini çıkarttılar.
Yine zaman yetmemişti.
Saat koşmuş 23 00’e doğru gelivermişti.
Hesabı ödediler, sahilden kışlaya doğru yürüdüler. Koğuşa girdiklerinde kursiyer 6 meslektaşları daha gelmişti. Onlarla da sarmaş dolaş oldular.
Hal hatır derken gece yarısı olmuştu.
Herkes ranzasına çekildi, sabah kim bilir ne sürprizlere gebeydi. Sabah ola hayrola deyip, istirahate çekildiler.
…/…


Beğen

Necati Kavlak
Kayıt Tarihi:16 Kasım 2019 Cumartesi 11:58:21

YEL DEĞIRMENI VE DONKIŞOT! YAZISI'NA YORUM YAP
"Yel Değirmeni ve Donkişot!" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Aygün Deniz
18 Kasım 2019 Pazartesi 12:58:46
Güzel bir hatıra güzel bir yazı idi.Tebrikler.Saygılar.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Necati Kavlak 19 Kasım 2019 Salı 12:41:10

Deniz Hocam
Ziyaretinizle Onurlandırdınız çok Teşekkür ederim.
Saygılarımla.
İBRAHİM YILMAZ
18 Kasım 2019 Pazartesi 12:41:46
Merhaba Necati Bey çok saygıdeğer kalem dostum, geç kalmış bir yorum, şöyle bu özgün yazınıza yorum yazarken konuklar geldi. Yorumu bitirememe durumu oldu. Yarım yazmak da olmazdı...
Necati Bey, ne kadar hoş duru pınarlar sular gibi tatlı anlatımınız var.Kutlarım yazım sanatındaki yakaladığınız övülesi düzeyinizi.
seri anı öykülerinizle beni yatılı okula girişteki gençlik günlerime götürüyorsunuz. hayallerimin uçsuz olduğu anımsaması bile kalp atışlarımı hızlandıran kaygısız olduğum yıllara.
Ne yıllardı o yıllar. ülkemin Atatürkçü çizgide ilerleyeceğini, çağdaş uygarlık düzeyini kısa sürede yakalayacağını umduğum yıllar. İdealist duygular taşayan bir öğretmen adayıydım. Halkımız aydınlanması için okulu bitirip halkım, ülkem adına çalışmayı amaçlamıştım.
Ya şimdi (!) Dilerim güneş doğacak yakınlarda ülkemiz ufuklarında. Halkımızın aydınlanması adına.
Bu bağlamda da yazılarınız gönlümü ferahlandırıyor saygın kalem Necati Bey dost,
Emeğe ve sanata saygımla esen kalın.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Necati Kavlak 19 Kasım 2019 Salı 12:47:26
İbrahim Yılmaz Hocam!

İnce ince dokuduğunuz yorumunuzla, Foça'nın tarihi yel değirmenleri
rüzgar alıp dönmeye başladı.
Donkişot’un Kılıç darbeleri onu etkilemez. Dudağımızda ki gülümse de bitmez.
Çok çok Teşekkür ederim.

Selam ve saygılarımla.
muslumbayram
18 Kasım 2019 Pazartesi 10:54:10
Anlatımı çok hoş bir anı
gezelim görelim tarzında
okurken okura hemde o anları yaşıyor gibi bir his uyandıran bir yazı
tebrikler
saygılarımla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Necati Kavlak 18 Kasım 2019 Pazartesi 11:09:31
Ziyaretinizle, Yel Değirmeni şevkle dönüyor.
Donkişot'un Kılınç sallaması değişti, renklendi.
Bu kalemin İlhamı Siz değerli Ozanların.
İçten yorum için çok teşekkür ederim.

Selam ve sevgilerimle.


Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.