BayBuhar
0 şiiri ve 62 yazısı kayıtlı Takip Et

Lanetlenmiş öykü 1



Lanetlenmiş Öykü 1

Llllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllll Llllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllll Llllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllll Llllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllll Llllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllll Llllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllll Llllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllll Llllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllll Llllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllll Llllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllll Llllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllll

Beğen

BayBuhar
Kayıt Tarihi:8 Kasım 2019 Cuma 15:28:37

LANETLENMIŞ ÖYKÜ 1 YAZISI'NA YORUM YAP
"Lanetlenmiş Öykü 1" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Hacer SARIGÜL(yitik şair(
13 Kasım 2019 Çarşamba 14:16:51
Esenlikler sağlık sizinle olsun

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


BayBuhar 13 Kasım 2019 Çarşamba 14:20:25
Sağolun efendim, sağlıcakla kalın.
Bir Dünyevî
9 Kasım 2019 Cumartesi 07:12:26
ne anladığımı anlayamadan okudum, bazı bölümleri atladım, lakin neden atladım bilmiyorum, yoksa hızlı okuma mı yaptım.. ? sonradan başlığa baktım, ilk başta da bakmıştım sonra unutmuşum başlığı, tekrar hatırladım..

anlamak için okumak
korkarak okumak
umut ederek okumak
okumak için okumak
zaman kavramını yitirerek okumak


usta be, orta kuşak kayboluyor, sahi mi, yoksa gözümün önünde kıl mı var,
en nefret ettiğim seyirler, korku filmleri... ilk seyrettiğim korku filmi halka olmalı 2001-2004 arasında... o filmden bana kalan sadece kuyudan çıkan kız... başka da hatırlamıyorum...

seyirlik bilgi var mıdır? okunur bilgiden daha mı etkilidir, onca bilgiye rağmen hala aynı boyuttayız...

internet bir hastalık veya teknoloji...

sizi hayatınızda şaşırtan ilk teknolojik yenilik neydi mesela???

bazı zaman düşünüyorum, ilk ödümü koparan olay neydi?? köpek kovalamıştı,
sonra yine bir köpek karanlık bir izbeden yürürken öyle bir hırlamıştı ki...

karanlık gece küçük bir hışırtı doğal zamanlarda...

ışıklar çoğaldıkça azaldı tüm korkular.. çoğaldı umutlar...

hayatta en nefret ettiğim sanırım dini takvim yaprakları.. bir de türkiye gazetesinin verdiği yalanlar dolu kitaplar..

lakin şöyle bir şey var; ben nefret ettikçe daha çok sevmem gerektiğini düşünmekten de nefret ediyorum..

sanırım gün gelecek, ben bunları nasıl yazdım, yazabildim diyeceğim zamanlardayım..akıl işi değil , sonuçta duygularımız akıl içeriyor olabilir? veya aklımız duygu içeriyordur..

soyut olanlan nefret ettim şimdi de.. nasıl sevilebilir ki soyutlar..

sevgi bile soyut aslında.. görüntüsüne dönüşenler lakin çok mutlu ediyor..

mutluluğun kökleri kuruyor ülkemde..

dediğiniz gibi yine, yazı da geçiyor bir bölümde.. o bölümü hatırlıyorum sayılsam da giydirdiğiniz bölüm işte, veya ben öyle algıladım..

bu internet çok garip.. ışık, fiber ve kablosuzluk..

bu arada yazının bir yerindeydi yine, orayla alakalı olabilir ama ikinci el alışveriş çoğalarak artıyor ülkemizde, insanlar sıfırına göre yüzde 500,1000 indirimli fazla eskimemiş mal malzeme eşya satıyor...

tüketim toplumu sanırım elden ele dolaştırmaca toplumuna dönüşüyor mu desem tam karşılamaz..

eskiden derdim ki; iyi ki koç kurban hikayesi var yoksa babalar evlatlarını boğazlayacaktı her sene bir oğul kurban et nereye kadardı?

oysa daha daha çok önce kurban edilmiş, kimin haddineydi beni kurban etmek, bana sormadılar ki, en büyük soru en acıtıcı soru baba ve anneyi.. hiç birevlat sormamalı aslında..lakin bu sorular daha da çoğalıyor sanki...

usta günaydın.. burada gün aydı..dün gece kan dökülmüş kızıl şafak.. öyle derlerd, oysa herhangi bir gece kan dökülmeden güne dolanmıyor ki... gece avlanan hayvanlar sürüngüenler kuşlar bizden habersiz ..döngü bu olsa gerek...dünyada kan dökülmeden geçen en küçük bir an yoktur herhal..

iyi günler dilerim..

esenlik ve umutla...

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


BayBuhar 9 Kasım 2019 Cumartesi 11:31:32
Merhabalar Ekrem bey,

Burası edebiyat platformu ya da ben öyle biliyorum çünkü tam da emin değilim. Benim yapmaya çalıştığım sadece bu yani edebiyat adına birikimimizi paylaşmak niyetim.

Burada edebiyat yapılması gerekir ama bakıyorum sansanyonellik daha önde tutulur hale gelmiş hele tarihi yazılar al bir olayı ya da kişiyi kendi zihnine göre şekillendir yazı diye as. Hele içine biraz da sinsilik hainlik katarsan ama her an çark edebileceğin şekilde hoca da olursun üstad da. Övgülerin, beğenilerin ve okuma sayısının hızını kesemezsiniz.

Herhalde bu mutlu ediyor insanları. Din adına abuk subuk fikirler savunursunuz okumadan bile överler sizi, ya da tam tersi olur insanların cahilliğine kızıp öğretiyi çürütmeye çalışırsınız bilge tavırlarla etki tepki yaratır ve seyredersiniz olup biteni. Aynı şekilde spesifik bir olayı alırsınız ajiteye de uygunsa ağlamaklı yaparsınız insanları öfkeyle birlikte. Düzene içsel başkaldırı yaptırmaksa amacınız…

Bunlar edebiyat adına mı…hiç sanmıyorum, bireysel tatmin olsa gerek. Hele o günlerde yazılmış güzel bir yazı varsa “güme” gider bu tartışmaların arasında. Tabi bir de ahbap çavuşluk var onu söylemeye bile gerek yok. Alın size Edebiyat Defteri’nin genel manzarası.

İkinci el ekmek ya da simit olur mu… evet gerçekten şahit oldum bir çok kez. Buharda yumuşatıp yiyorlarmış el Turkolar. Kendi vatanında parya duruma düşenler. Spesifik ve analitik bir olay olarak görürüm tepkim de düşüncem de buna göre oluşur. Lap diye atlamam… İnsanımıza yapılan en büyük saldırı analitik düşünce diretmesidir böylelikle bütünü bilmenin önüne geçmiş oldular bence. Ayrı bir konu başka sefere yazabilirim.

Ben burada sadece edebiyat yapmak için yazıyorum başka bir amacım yok, rahatsızlık veriyorsa benim sorunum değil, çünkü o sorun üreten zihin benim değil ki çözmeye uğraşayım.

Yaklaşık on beş yıldan fazla taşra yaşamı yaşıyorum. Tükettiklerimin çoğunu üretmeye çalışıyor (dum). Bu yıla kadar…yılın başında basit karın ağrısını biz ve taşra doktorunun hafife alması yaşamımın ışığı… gücüm… kaynağım… sevgili eşimi bir anda ölümün eşiğine getirdi, kayıp gitmesine müsaade edemezdim çabalarım sonuç verdi çok şükür kurtuldu, derken onun ısrarı ile kendimi de kontrol ettireyim, yoklatayım dedim. Sonuç; ağır bir operasyonla Tanrı’ya en yakın olan cerrahi melekler kalbime dokundular içine sevgi bırakarak. Onlara şunu söyledim “Azrail’e sözüm kendisni gülümseyerek karşılayacağım, gülümsetin beni,”dedim. Ha bir de “sigara molası vereceğiz mi?” dedim.
Yani ben ikimizi birden almaya çalışan bu (2019) yıldan da nefret ediyorum…(şaka şaka). Tanrı’ya inanırım ve yobazların tüm cahilliklerine ve din cambazlarının tüm kullanmalarına rağmen Kuran’daki Tanrı’ya inanırım ben. Tanrı hangi inançta olursa olsun ortaktır…tüm bunlar kişiyi bağlar ve bir başkasını ilgilendirmez.

Tabi ki kısıtlandık yaşamda zaman bir başka geliyor şimdi. Yabani miyim?... evet modernlere göre biraz yabaniyim, ilkelim ben. O kadar çok kitap okudum ki sayısını unuttum, geçmişimde sırf kitap okumak için yıllık iznimi alıp eve kapatmışlığım vardır benim. Çok ta kitap yazdım eğitim öğretime yönelik sayısını bilmiyorum. 2004 -2006 arası ilköğretim sınıf öğretmenleri belki de tanırlar beni hemencecik adımı söylesem, çünkü yok sattı kitaplarım.

Lakin her şey geçmişte kaldı… az bir yaşam kaldı önümde, sağlıkla ve keyif alarak katetmek istiyorum.
Ve onurlu bir şekilde.
Hepsi bu…

Sizi okumayı da seviyorum bu arada birkaç yazarla birlikte.

Bir Dünyevî 11 Kasım 2019 Pazartesi 02:46:33
bildirimler gelmez oldu bana takip ettiklerimde, teknik olay sanırım..

:) kalite kendini gösterir hocam...bu kalite bana uğramadı daha:)) bu internet afedersiniz manyak bir şey..

tepsitleriniz on numara ve giydirmeyi çok güzel yapıyorsunuz..şahsen diyeyim rengarek boyadınız beni..elbette her boya kendini gösterir zamanla.. hakkınızı vermeliyim haddimce..


lakin hayatın ve dahi bu dönemlerin ve internet edebiyat ortamlarının müdavimlerinden bir kuşak gerçeği sonsuz veya başka bir tür yaşam formu için yola koyuldular nşa'da.

umarım siz hem uzun hem de bereketli yaşarsınız daha, kalbinizden yaşama sevinci ve söze değer katma aşkı çoğalarak artsın..63 yaşıma daha epey var25 yıl gibi, beni oraya ulaştırın öyle çıkın yolculuğa... veya birlikte çıkalım, ben pek takmam veya takmamaya doğru gidiyorum yaşam ve ölümü..

bu dönemi anlayabilmek zor.. yani daha sayfalarında şiirleri yazıları duran bir çok büyüğüm veya sanal muhabbetdaşım şimdi yok dünyada.. bıraktıkları genelde çok güzel bilgiler ve duygular.. bir seda bırakıp geçtiler ve bunu sanal gerçeklikte resmen görüyoruz..

saygı ve sevgilerimle efenim..
bir tebessüm sıcaklığında
Bir Dünyevî 11 Kasım 2019 Pazartesi 02:51:32
bu arada 2004-2006 dönemi ?? biraz araştırsam üslupdan çıkarırım belki..aklımabir kişi de geliyor ama sanmıyorum o değilsinizdir, ki önemli değil bu konu..

siz hep giydirin efendim.. baş tacı...
tekrar sevgilerimle..

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.