Şamil Gökcen Gri
1 şiiri ve 35 yazısı kayıtlı Takip Et

Baklarıma göz



Biçim biçim eyledik canımızdan soluduğumuz bu kadar derdi. Ne kazandık ne de kaybettik. Parmaklarımın arasındaki boşluklardan intihar etti tutunmaya protest keşkemler. Hayat, çift kişilikli. Duygu durum bozukluğu olmuş size mizaç. Beli bükük keşiş, suallere cevap ararken anlamış hakikati: ’soru sorabilmek imiş işin özü.’ Ve saçmalamış düşünür: ’yazılabilecek herşey zaten yazıldı’ diyerek. Yedi milyar insan ile binlerce farklı harfin kombinasyonunu kavramadan. Bir tuhaf matematik yaşam. Yirmi dört’ün saati bozulmuş iken, elli iki derde düçar yıllar. Mekandan sıyrılmışların işe ihtiyacı yok fezaya çıkmak için Nasa’da. Doldurulmaya müptela defter masada, kalem henüz bir nutfe iken ağacın gövdesinde. Henüz satın alınmamış telefonlar ve sevgili olmamış iken aşıklar, Grahambell mezarında ters dönüyor. Bobin telleri öfkeyle devri daim motorun içinde, hızlandıkça makina. Buna şahit olmasa da, huzurla uyuyor Tesla. Bilmem kaçıncı ruha ilham verirken Monalisa, açılmamış boya tüpleri hasretle bakıyor, fırçaya dargın ressama. Kurşun gibi vızır vızır temaşa gökyüzünde uçaklar, Hezarfen’e gülenlerin torunlarını taşıyor deniz aşırı diyarlara. Çöpe giden tonlarca ekmeği pişiren dev fırınlardan farksız, binlerce kitabı güneş batmadan basan modern matbaalar. Sanayi devrimi devirdi dominonun ilk taşını, hala yıkılıyor insanlık. Buharlı makinayı icat eden farkında mıydı binlerce yahudinin yakma kamplarına trenle taşınacağını? Mucite tecelli etti Rahman’ın sıfatları, vesilenin de vesilesi. Anlayana ibreti alamet, daha demli Dede Korkut’tan hallice hikayeleri. Ve Hitler’in intiharı kadar trajikomik. Kara komedi.

Düzensizlikten doğan muntazamlık. Kaoslarla ayakta duran intizam timsali koca evren. Evrim teorisi de bir hizmetkar, kıyamete evrilirken ’herşey’. Deccal’in yumurta ikizi, derin derya ’internet’. İçinde aradığını bulana yardım etmekte, kişinin niyetiyle paralel. Ve bunların hepsinden bi haber Afrikalı çocuklar. Sözde medeniyetin beşiğinde sallana sallana büyümüş Avrupalı çocuğun ataları kesip biçerken onların dedelerini, bahsetmekteler İnsan Hakları’ndan. Komedi ve türevleri gırla dolduruyor televizyondan kareleri, uyku vakti gelen şuurlara ithafen. Ağlamak isterken haline, gülmek zorunda ahaliyle. Ceplerindeki hacıyatmazlar boğuldu Feridun’un. Ne yağmuru yağdı ne de uykusu kaçtı konserden konsere koşan robotik şarkıcının. Ve ben. Ah ben. Öyle mahcubum ki Yaradan’a. Bu kaynağı bellisiz huzur nehrinin kenarından, kana kana içtiğimin haddi hesabı yok. Anlıyorum ki, Rahmet’i sonsuz. Acımaktan da ötede, şefkat duyuyor bize. Şükür.

İster işit ister duyma. İster gözlerime bak ister baklarıma göz. Bu ilahi tembih, kalplere çığlık, körlere bir giz. Ve sen, ah sen! En az aciz zaatım kadar zanneyliyorsun, bilindikleri tekrarlarken. Anlattım, kurtuldum. Sıra sende.


Beğen

Şamil Gökcen Gri
Kayıt Tarihi:23 Ekim 2019 Çarşamba 00:54:37

BAKLARıMA GÖZ YAZISI'NA YORUM YAP
"Baklarıma Göz" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.