is ismail karaosmanoğlu
215 şiiri ve 80 yazısı kayıtlı Takip Et

Beni israil’in sonu  1 





BENİ İSRAİL’İN SONU 



İsrail Yakup (a.s.) ın adı. Onu lanetlemek yanlış olur. Bu kavmin suçlarına onu ortak etmek yanlış olacaktır. O halde bu azgın kavme Beni İsrail yani İsrail oğulları demek uygun düşer. Aslında bu kavmin tümü de suçludur demek yanlış olur. Has adıyla Yahudilik Siyonizm’den farklıdır. Siyonizm’e karşı Yahudilerin bu cinayetlerde suç ortaklığı yoktur. Onlar da en az bizim kadar suçsuzdurlar ve bu cinayetlere karşı en ufak bir fırsatta tepkilerini bizim kadar ortaya koymaktadır. 
Beni İsrail son sürat sonunu hazırlamaktadır. Bu lanetlenmiş kavim kendisine iyilik yapan, onu Firavunun zulmünden kurtaran Musa’ya bile nankörlük etmiş, en ufak bir fırsatta ona ihanet etmiştir. Nil nehrinden mucize geçişlerini unutmuş, Allah’ın gökyüzünden indirdiği helva ve bıldırcın etinden şikayet etmiş, mercimek ve nohut istemişlerdir. Firavunun bin bir eziyet içinde, binlercesi hiç uğruna ölür, işkence altında yaşıyorlardı. Kıptilerin aşağılama ve eziyetlerine her an muhatap olmaktalardı. 
Onlar buna rağmen eski hayatlarına dönmek istiyorlar, tek tanrıya inançtan sonra put tapıcılığa dönüyorlardı. Kurtarıcısına ihanet ve isyan edecek, en ufak bir zorlukta sen ve Allah’ın gidin ve halledin demekteydiler. Firavunun zulmü altındayken bile ‘bizi nereye götüreceksin’ diyorlardı. 
O zaman kendilerine Allah ve peygamberleri Kudüs’ü vatan olarak va’d etmekteydiler. Bu va’d edilen vatanda bulunan putperest topluluk Amalika kavmiyle savaşmaları emr edilmişti. Ama onlar buna karşı çıkmışlardı. ‘Sen ve Allah’ın gidip savaşın. Biz seninle gelmeyeceğiz. Gidin onları oradan çıkarın biz savaşmak istemiyoruz’ demişlerdi. 
Beni İsrail’in yaptıkları bundan da ibaret değildi. Ondan sonra kendilerine gösterilen bir sürü mucizeyi inkar ettiler. Musa (as) dan dan sonra da kendilerine gönderilen peygamberleri de zora soktular. Çoğuna inanmadılar, bir kısmına iftira ettiler, bazılarını öldürdüler, hatta öldürdükleri peygamberin başıyla top oynadılar. 
Hahamlarını Tanrı edindiler, dinlerini az bir menfaat karşılığı sattılar. Zulmü hayat tarzı haline getirdiler. Kendilerine iyilik yapan herkese kötülük yaptılar. Kendilerini korumaları için öğretilen büyüyü başkalarına kötülük etmek amacıyla kullandılar. Faizi helal saydılar. Tefecilik alabildiğine arttı. Zayıfları ezdikçe ezdiler. İdarecilerinin zulmüne ortak oldular. Babil’de karışıklık çıkaran onlardı. Lanetlendiler. Dünyanın her tarafına sürgün edildiler. Babil hükümdarı onları bulduğu yerde öldürüyordu. İsa as ve bağlılarına dünyayı dar ettiler. Onların putperest hükümdarlar tarafından çarmıha gerilmemek için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Kendi kitaplarını tahrif ettikleri gibi İncil’i de tahrif ettiler. Tevrat’a sapık ideolojilerini onaylattıran Talmud adlı bir yorum kitabına bağlandılar. 
İslam’da ilk fitneyi onlar çıkardılar. İslam’a inanmadan inanmış gibi göründüler. Nifak tohumlarını saçtılar. Abdullah İbn-i Sebe; Müslüman görünen münafık Yahudi. Hz. Osman’ın şehadetinde başrolü oynadı. Sonra Hz. Ali döneminde karışıklarda en önemli etken oldu. 
Yıllar geçti. Siyonizm’in önderliğinde vatan edinmek istediler. Bu vatanın sınırlarını Nil’den Fırat’a olarak belirlediler. Ve bunun için ellerinden geleni yaptılar. Dünya sermaye kaynaklarını ve medyayı ele geçidiler. Büyün güçlü devlet yapılarına sızdılar. Birçoğunun felaketini hazırladılar, tarih sahnesinden çıkmasına yol açtılar. İşte olanlar ondan sonra oldu. En son Osmanlı devletinin sonunu hazırladılar. Parça parça ettiler koca imparatorluğu.

Beğen

ismail karaosmanoğlu
Kayıt Tarihi:20 Ekim 2019 Pazar 21:35:41

BENİ İSRAİL’İN SONU  1  YAZISI'NA YORUM YAP
"BENİ İSRAİL’İN SONU  1 " başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Türk Kızı(Emine Sezek Akb
28 Ekim 2019 Pazartesi 02:09:13
Yaşadıkların sana bu günün yaşadıkları adların peygamber ve şehitler olduğunu anımsatmak istedim... Millet olarak sabitiz ama fikir olarak dönüyoruz mevlana hazretlerinin erdemlerinden en büyüğü belki de budur.Alimin sanatı ilime sorulmaz.
..Emine Sezek Akbaş Türk Kızı

Cevap Yaz
Konsantre Karanlık Madde
28 Ekim 2019 Pazartesi 01:07:44
Merhaba.

İbranice 'Bnei İsrael' olarak yazılır ve 'Bene İsrael' olarak okunur.
İsrael kelimesi de orijinali Yisrael (ישראל) olup, anlamı ise 'Tanrı ile uğraşan' dır.

''Ve Yaakov yalnız başına kaldı ve seher sökünceye kadar bir adam onunla güreşti. Ve onu yenmediğini görünce, uyluğunun başına dokundu ve onunla güreşirken Yaakov'un uyluk başı incindi. Ve dedi: Bırak gideyim,çünkü seher vakti geliyor. Ve dedi: Beni mübarek kılmadıkça seni bırakmam. Ve ona dedi: Adın nedir? Ve o dedi: Yaakov. Ve dedi: Ve sana artık Yaakov değil, ancak Yisrael denilecek. Çünkü Tanrı ile ve insanlarla uğraşıp yendin.''

Tora/Bereşit/Tekvin 32:24-28

Talmud olmadan Tora'da yazan bu. Kabalistlere göre ise orada Yakup'un yendiği benliktir, tanrı ile ise güreşmemiş, birleşmiştir seher vakti sökerken. Bunlar saykedelik kafalar. Dini kitaplarda bolca rastlanır.

Yine Kabalistlere göre, İsrail Oğlu ise kendini Rab'be/Tanrı'ya adayan herkese söylenir. O yola girmiş kimse İsrail Oğlu'dur. Bu durum ırklar ve dinler üstüdür. Tanrı'ya doğrudan adanma durumu kast ettiğim. Dinler üstü bir öğedir.

Musa açıklamasına da yapacağım ama pek okuyup kavrayacağınızı sanmam. Tora, özellikle şifre dolu bir kitaptır. Kitap demişken, Kuran'a baktığımızda da 620 yılına kadar, yine saykedelik, şiirsel ve daha Tanrısal enerjili ayetler inerken, sonrasında inen ayetler genelde Muhammed'in özel hayatı ile ilgili. Cariyeler, kuzenler, eşler ve saire... Hatice'nin ölümü ile konu değişiyor. Buradan bakınca Tora çok çok daha tutarlı ve Tanrı enerjisini içinde bulunduran bir kitap.

Zulüm zulüm diyorsunuz. Kitabınızdaki esinlenmeler gibi bu da esinlenme. İlk esinlenen Tora idi... Acı çekmek diyorsunuz, hiç Holokost'a girmeden bir şey soracağım, o ağlama duvarında insanlar neden ağlıyor, bilginiz var mı?

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.