Şamil Gökcen Gri
1 şiiri ve 37 yazısı kayıtlı Takip Et

Mezar turizm



Ezel iklimi estirince varoluşsal meltemlerini, başı döndü ademoğlunun. Tarih ağacından kopup da gelen yapraklar, tekerrür etti takvimlerde. İki bilet verildi biri gidiş biri dönüş. Sayın Mezar Turizm yolcuları, yaslanın ve selamlayın arş-ı ala’yı. Her kabristan dinlenme tesisi. Mecazi betimlemelere bolca malzeme veren ölüm, nasibini aldı alıyor herkesten. Trajedik bir söylem mezarcıdan : ’Müşterilerimiz bizden çok memnun. Daha hiç şikayet etmeye gelen olmadı’. İnan bana geri gelme fırsatı bulabilen olsaydı, bırak sana şikayette bulunmayı, bir salise dahi başı kalkar mıydı acaba secdeden? O uğruna eriyip ölüyorum dediği aşkının simasını bir an için hatırlamazdı bile. Peşinden koştuğu dünya namına ne varsa, elinin tersiyle itip, çürütürdü alnını makam-ı ilahide. Bunu varsayıyoruz aciz olduğumuzdan mütevelli. Düşündüm de, geri gelenlerin içinde, yine nefsine hakim olamayıp, başını kaldıran ve acaba ne olup bitiyor etrafta diye zikrullahtan alı konan olurdu. Yoksa, insan değil, melek idi adımız. Bu bizi en mesul yapan cüz-i irade meselesi, görmezden gelmeyeceğimiz kadar derin. Yoksa bir elmaya tenezzül etmezdi Hz. Adem ile Hz. Havva annemiz. Bir şeyler bir şeye vesile olmalıydı ki, yaşam denen iklim tezahür etmeliydi. Zıttıyla bilinen her kavram, yaşamsal kodları yazıyor birer birer. En mühimi, iyi ve kötü. Bana göre elbette.

Kitap kokusu, deniz manzarası ve demli bir çay. Küllükte, birbiriyle ikiz izmaritler. Masanın üzerine kurulu bir temaşa dar ikindi. Sohbetler, varsayıyorumlar, yok abi ya’lar. Garsonun ezbere kurduğu cümleler, masadakilerin samimiyetsiz söylemlerinden daha bir cana yakın. Bu kendi seçimi olmayan hayatı ustaca yaşamaya, mizacının iplerini fazla kaptıran genç adam, baygın zannettiği bakışlarını etrafa fırlatırken birinin dikkatini cezbetmişti. Böyle başladı onların hikayesi. Çoğunun olduğu gibi. Olmaktan haz duymadığı kafe ortamında, iki çift gözün hapsindeydi. İşte o an, derin bir tiksinti duydu akranı olduklarından. Ona göre, bir bakış dahi, uzunca hasretlerin sonucunda verilen hediye gibi olmalıydı. Hayatında ilk defa gördüğün birine, hangi mantıkla hangi hisle bu denli manalı bakmaya çalışırdı ki insan? Olsa olsa bu hissin adı, şehvet duymak olurdu. Hiç tereddüt etmeden eli sigara paketine uzandı. Bir dal çıkardı ve yaktı. Başını tavana dikip ilk dumanı püskürdü, uzunca bir süredir bu pozisyonda bekledi ve tekrar aşağı eğdiğinde başını, ’bana müsaade beyler’ dedi. Kısa bir hal hatırdan sonra ayrıldı. Sigarasının yarısına kadar gelmişti, müziksiz yürüdüğünü fark edip kulaklığını çıkardığında. Sahilden arka sokaklara doğru süzülürken. Fazla detaya girmedi Azrail(a.s). İlk karşıdan karşıya geçtiği sırada, acı bir fren sesi. Trafik kazası sonucu hayatını kaybetti, özetle. Ruhu bile duymamıştı deyimine bir acayip vaka daha. Meğerse, kafede ona bakan genç kız, onun son imtihanı imiş. Nefsini bir an cezbetmiş olsaydı kaybetmişti. Hz. Ali’nin de dediği gibi : ’göz kapakları, tesettürü oldu’ ve bir pencere açıldı Cennet-i Ala’dan. Ne mutlu o gence.

Belki de bu son batırışımız güneşi. Ve son kez göz ucuyla bakışımız mehtaba. ’Ah keşke’ demekte gelmiyor içimden artık. Çünkü, ben ilk önce, kendimi affettim. Diyebilmeli insan. Bin bir türlü akıl oyunlarıyla dikkatini çekmeye çalıştığımız o sevgililere en içten itirafları etme zamanı, helal dairede. Yanı başımızda kalmaktan gocunmayan, adına ’aile’ dediğimiz her kimse, ona daha bir sıkı sarılma vakti. Ve hazırda bulundurup ahiret bohçasını, uzun yollara revan olduğumuzda perişan olmamak için, kırıklıkları süpürme vakti kalbin kapısından. İnandığın her ne varsa, dikilip hayatın karşısına, çatır çatır söyleme zamanı tüm aleme. Kalk ve uyan. Derin uykulara dalıp, kaldırılmadan önce.

Yazımın isim babası olan ’Mezar Turizm’ youtube kanalına minnetle.

Beğen

Şamil Gökcen Gri
Kayıt Tarihi:15 Ekim 2019 Salı 17:56:39

MEZAR TURIZM YAZISI'NA YORUM YAP
"Mezar Turizm" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.