Den(iz)
101 şiiri ve 127 yazısı kayıtlı Takip Et

Gazoz ağacından vatandaşlık öyküsü





İçinde bulunan bir yerde, bir hareket hasıl eden bir insan, afişlerdeki insanlardan daha mühimdir.
Gazoz Ağacı, Sabahattin Kudret Aksal

Mesela kasabasında gelecekten bir gün:

- Abi bir tane soğuk gazoz versene, içim yandı resmen sıcaktan.

- Niğde gazozu var olur mu?

- Olmaz mı abim benim, yapıştır.

- Mehmet biliyor musun biz de gazozun tarihi epey bi eskilere dayanır. O içtiğin gazozun mesela tarihçesini biliyor musun?

- Abi sen de bakkal mı işletiyorsun yoksa kütüphaneci misin belli değil valla. Bu kadar bilgiyi ne ara, nasıl öğrendin şaşırıp kalıyorum. Ne tarih öğretmenleri var halbuki kendi tarihinden bihaber. Kimisi de var okumuş, biliyor ama gerçeği değil kendine göre doğru olanı yansıtmak için türlü dalavere ile aktarıyor bizim tarihimizi bize. Sendeki şu objektif bakış açısı tüm eğitimcilere gereken bir şey Murat abi.

- Ah be, Mehmet’im ne güzel şeyler söylüyorsun. Bir eğitim yuvasında olup gül kokan çocuklarımıza bildiklerimi anlatmayı ben de çok isterdim. Ancak iyi bir vatandaş olabilmek için, iyi bir gözlemci olabilmek için, iyi araştırmacı olabilmek için, bildiklerini en sade haliyle aktarabilmek için hepimizin öğretmen olmasına gerek yok. Bunları yapabilecek öğretmenlerimizin olması kadar, bunları yapabilecek anne ve babaların olması da aynı derece de kıymetlidir. Bir ülkede iyi bir vatandaşım diyebilmek için içtiğin gazozun bile hikayesini öğrenmek zorundasın aslında. Eğer geçmişimizi iyi bilirsek, tarihimizi birinin bize anlatmasını beklemeden gidip araştırıp öğrenirsek bugünümüze gerçekleri taşıyabilmiş oluruz. Bence bundan daha iyi vatanseverlik olamaz.

- Haklısın abi, mesela şimdi ortada dolaşan bir sürü ATATÜRK düşmanı çakal var. İnsanların beyinlerini manipülasyonla yıkayıp bizi kendi ülkemizin kurucusuna düşman etmeye çalışıyorlar. En tehlikelisi de bunu bizim dostumuzmuş gibi davranarak yapıyorlar. İnsan tarihini öğrenmeli Murat abi.
- Elbette ki öyle. Hem bilgiye ulaşmak için artık çok daha basit yollar var. Sizin kuşak bizden çok daha şanslı. Benim bu Niğde gazozunu merak edip öğrenene kadar harcadığım süreyi sen Dünya gazoz tarihini öğrenmek için kullanırsın. Bizim elimizin altında böyle internet falan yoktu ki. Varsa da ulaşmak şimdi ki kadar pratik değildi.

- Abi, çok merak ettim, gazoz bitmek üzere sen daha hikayesini anlatacaksın.

- Tamam, anlatıyorum. Bak bu Niğde gazozu ilk olarak Niğdeli bir Rum olan Aleksandr Mısırlıoğlu ile doğmuş.Fransa’ya giderek gazoz yapımına yarayan makineleri satın almış. Bak Rum diyorum dikkat et. Aleksandr Mısırlıoğlu, Ligor Bazlamacıoğlu ve Leon Şar Karaköy de ortak olarak gazoz imalathanesini kurmuşlar. İlk gazoz Mısırlıoğlu adı ile satışa çıkmış. Aradan yıllar geçiyor ve elin Rum’undan sonra el değiştiren bu gazoz yerli ve milli içeceklerimiz den biri olarak Helal sertifikasını da aldıktan sonra meşrubatlarımızdan övgüyle bahsettiklerimizin arasına giriyor. Coca Cola milliciliği yaparken yıllarca Beyaz Rus, Amerikalı, Rum vs vs gazozları afiyetle içmişiz.Hem de yerli ve milli isimleri varmış bu gazozların.Ankara, Elvan,Cincibir,Recep gibi gazozların doğuşunda illaki yabancı yatırımcı parmağı varmış.Elbette ki Cumhuriyet gibi tamamı yerli üretim olan gazozlarımız da çokmuş. Osmanlıdan beri bizde bu gazoz kültürü gelişe gelişe büyümüş. Ama yediğine içtiğine duygusal manalar vermek ya cahilliktir ya da art niyetli bir yürüme şeklidir. Ne yani biz önce zafer gazozu içip savaşı kazandık, sonra da Cumhuriyet gazozu içip Cumhuriyetimi ilan ettik?Gazı kaçmış esprilerle maskelerini gizliyorlar insanlar. Yediğimiz içtiğimiz şeylerin milli olarak tek anlamı ekonomik olabilir. Yabancı menşeli ürünlerdense yerli üretimi tüketmek ülke çıkarlarının faydasınadır. Zaten vatanseverlik böyle hassas düşüncelerde kendini gösterir. Düşün ki yediğin eti, ektiğin tohumu bile sana getirip birileri sağlıyor. Bu ülke idaresinin vatansever olduğundan bahsedebilir miyiz? Tarım artık Dünyanın halledip sürdürdüğü bir mesele. Biz eskiden tarım ve hayvancılık ülkesi olarak anılıyorken şimdi bunları dışarıdan alır durumdayız.Bunları göremeyen, görüp de üzülmeyen hiç bana vatanseverim demesin.Ağır sanayi hamleleri yapmamız gerekirken, artık bilimde kendimizi göstermemiz, uzay araştırmaları yapmamız gerekirken biz gemiyle inek getiriyoruz, o ineklere bozuk aşı yapıp hasta hayvanları kendi genç çiftçimize devlet eli ile satıyoruz. Düşünsene devlet kendi vatandaşını dolandırıyor, daha ne olsun. İşte Mehmet, Ülke idaresinin güdümüzdeki basın yayın organları, bilinen ve bilinmeyen diğer çalışanları halkın arasına sızıp neyi, nasıl gösterirse ona inanıp öyle de yaşayıp gidiyoruz.

- Hahhaha! Abi, bu durumda Levent Kırca parodisi gibi yaşıyoruz demek lazım. Güleriz ağlanacak halimize. İstanbul bir şöyle hafiften sallandı. İletişim hatlarından tut da trafiğe kadar felç olmayan hiçbir şey kalmadı. Zaten çürük olan okullar varmış baksana hemen ıskartaya çıktılar. Yahu elin Japonu sürekli beşik gibi sallanıyor. Deprem bitince ülke yaşamaya kaldığı yerden devam ediyor. Bizim eğitim yuvalarımız çürükmüş abi, tüylerim diken diken oluyor. Küçücük çocukları tabuta gönderiyormuşuz bildiğin, bu nasıl sistem abi?

- Bu çok Müslümanlı , çok vatanseverli bir sistem Mehmet. Meyveli gazoz gibi bir şey işte. Arılar bal yapsın diye korumasız kıyafetle kovanların başında dua etmeye kalkan bir yönetim arılar sokunca arıları ateist ilan edebiliyor. Güler misin ağlar mısın durumu bu işte. Dünya milletlerinin önünde boy gösterip, küçük Emrah filmi çevirirsin ama deniz aşırı ülkesi başkanı yüzüne bakmaz,on dakika görüşemezsin, rezil olur geri gelirsin. O konuşmaya tarihi konuşma, o insana dünya lideri dersin. Dua ile deprem savarız, yine de deprem olunca suçu münafıklara atarız. Dinci, liboş müteahhidin yıkılan okullarda hiç suçu olmaz. Biz buna vatanseverlik diyerek alkış tutarız, hiç vicdan azabı da duymayız. Üstelik ülkenin gerçek yurtseverleri ile bi güzel dalga bile geçeriz.

- Yalnız Niğde gazozundan nefret etmeye de ramak kaldı abi. Mısırlıoğlu dedin ya şu geberik, yunan sevici, şerefsiz mısır koçanı geldi aklıma. Belki de ataları ’’lı’’ düşmesi ile Türk olmuştur bu soysuzun. Yahu adam daha çocuk yaşta ATATÜRK düşmanı imiş. Okullarda bile vukuatları olmuş öğrenci iken. Zaten böyle milli ve insani değerlere saygıyı çocuk yaşta, ilk önce aileden almaya başlar insan.Bir an da hiç kimse hain olmaz. Temeli sağlam olmalı insanın temeli.Nasıl bir insan diyebilir ki abi ’’keşke düşman kazansaydı’’ diye. Kendi bayrağın gökten inecek, kendi halkın esir düşecek, kendi ulusunun onuru, özgürlüğü elden gidecek. Nasıl bir insan böyle bir şeyi keşkeleştirir ki abi?

,- O adam belli ki bir vatan haini de kendine yurttaş, yurtsever diyen kişiler nasıl böyle bir adamı onaylayabilir? Kimse kusura bakmasın da bu insanlarla ben aynı bayrak altında olmaktan utanç duyarım. İşte bir gazozun bile nereden geldiğine bakınca ne kadar helal, ne kadar yerli, ne kadar milli olduğunu görüyorsun. Zamanında Rockefeller’in sevdiği adamlardan ulananlar bugün bize yurttaşlık dersi vermeye kalkıyor Mehmet kardeşim. Marshall yardımlarının kime ve neye hizmet ettiğini de, bunlardan hala kimlerin torunlarının nemalandığını da gerçek vatanseverler çok iyi bilirler. Bazı kavramların sana göre, bana göre diye tanımı olmaz. Bir vatansever için önce toprağı ve bayrağı, sonra o toprağın sınırlarının devamlılığı, o toprak sınırları içinde huzur ve güvenin devamı, halkın refahı ve gelecek teminatı önceliklidir. Kendi cebini doldurmak için bu değerleri kim satıyorsa sapına kadar vatan hainidir, bu vatan satanları kim sevip destekliyorsa sapına kadar vatan hainidir. Bazı değerlerin korunması için öyle hatır gönül tanınmaz. Eğer bu millet aklını başına almazsa bugün cebindeki parasının gün gün eridiği gibi yarın özgürlüğünün de aynı hızla yok olduğunu da görebilir. İşte o zaman her şey için çok geç olacak.

- Bu söylediklerinin dışında kim ne söylüyorsa gazozuna gazoz ağacıdır abi. Sen sağ olasın.

- Gazoz ağacı yerli ve milli servetimizdir Mehmet kardeşim.

- Hahaha! Abi çok alemsin. Abi Saim’le Melahat ayrılmışlar duydun mu?

- Mehmet’im bu ülkede ne gazoz ağacı biter ne de öyküleri. Sen sen ol neye sahipsen kıymetini bil. En çok da memleketinin kıymetini bil.

- Eyvallah abi!

Deniz...

Beğen

Den(iz)
Kayıt Tarihi:2 Ekim 2019 Çarşamba 15:30:48

GAZOZ AĞACINDAN VATANDAŞLIK ÖYKÜSÜ YAZISI'NA YORUM YAP
"GAZOZ AĞACINDAN VATANDAŞLIK ÖYKÜSÜ" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
muslumbayram
3 Ekim 2019 Perşembe 10:07:49
Sabah şerifleriniz hayır olsun Deniz hanım
Bu gazoz içilir şerefe...

Yazı baştan sona bir harika
ustaca göndermeler var, herkese eşit oranda
elinde teraziyle mi geziyorsun bire kardeşim
bu nasıl bir tutuştur
tek milim kaymaz yerinden
bu ancak tek bir şeyle mümkün olabilir
''AŞK''
Vatan AŞKI
VİCDAN AŞKI
AKIL ve SAĞDUYU AŞKI
Yani arı anne sütü kadar AK olan her türlü AŞK la mümkündür
şimdi sana aşık mı olmalı insan? Evet olmalı ruhundan, kaleminden, neferinden bir pay almak şartsa eğer
SANA AŞIK OLMALI HER İNSAN

NİCE SAYGILARIMLA
Eğildim önünde
TEBRİKLERİMLE

MÜSLÜM BAYRAM.

Cevap Yaz
Sakıncalı Piyade
2 Ekim 2019 Çarşamba 23:10:33
Ağacdan ağaca fark var tabi
Kimisinden kereste bile çıkmazken kimisi ne işlere yarıyor
Aslında bazı şeyler maya meselesi
Mayasında yerine göre kıvrılıp yerine göre doğrulmak varsa işte o en işe yaramazdır.
Niye dersen mayası bozuk olanın zaten derdi bellidir
Oysa mayası kıvrak olan dost mu düşman mı anlamak bile çok zaman ister
O yüzden kıvrak mayalardan uzak durmak en iyisi
Gerçi bu mayalar hamuru şişirmeye bile yaramazya artık moda oldu yerine göre kırılmak o yüzden sıkıntı.

Sana on yüz bin milyon baloncuklu gazoz alacam pikachum.

Cevap Yaz
KurşunKalem
2 Ekim 2019 Çarşamba 21:38:07
Şu sitede senden 5-10 tane olsa, yaşadığın şehirde 50-100, memleketimizde 500-1000.... Olsa yani, keşke...

Çok sevgimle deniz yüreklim, hep var ol dileğimle.

Cevap Yaz
Bedri Tokul
2 Ekim 2019 Çarşamba 20:42:52
Neymiş yazının başlığı?
"GAZOZ AĞACINDAN VATANDAŞLIK ÖYKÜSÜ"
Yani Nuri Alço'nun gazozunu mu anlatıyor Deniz?
Anlayana sivri sinek saz...
"Gazoz olma kendin ol."
Teşekkürler Deniz.
Bu yazı sivrisineğin sazından öte bir orkestra aslında.

Selam ve Sevgiyle...

Cevap Yaz
üçrenk (Italia)
2 Ekim 2019 Çarşamba 19:34:21
Her kelimeye ayrı ayrı alkışlarımı bırakıyorum ki sağırlar da duysun artık...

Yüreğine kalemine sağlık Deniz..


Sevgilerimle


Cevap Yaz
Gülüm Çamlısoy
2 Ekim 2019 Çarşamba 19:11:37


Güzeldi.
Teşekkürler paylaşım adına.

Cevap Yaz
Bir Dünyevî
2 Ekim 2019 Çarşamba 19:05:58
Güzel bir yazı.


Cevap Yaz
BKaraer
2 Ekim 2019 Çarşamba 17:09:15
Günümüzün güncelliğinde değerli bir yazı

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.